Avrupa Parlamentosu seçimlerinde sonuçlar belli oldu

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde sonuçlar belli oldu
TT

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde sonuçlar belli oldu

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde sonuçlar belli oldu

Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri için birçok ülkede sandığa gidildi. Resmi olmayan sonuçlar belli oldu.
Polonya'da zafer sağcı iktidar partisinin
Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri için sandığa gidilen Polonya'da zafer iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi PiS'in oldu. Birleşik Sağ (Zjednoczona Prawica) listesiyle girdiği seçimlerde PiS oyların yüzde 42,4'ünü alırken, muhalefet partilerinin oluşturduğu Avrupa Koalisyonu (Koalicja Europejska) ise yüzde 39,1 seviyesinde oy aldı. Ülkede AP'ye parlamenter göndermeye hak kazanan diğer iki parti ise İlkbahar (Wiosna) ve Konfederacja oldu.
AP'ye gönderilecek 52 parlamenteri belirlemek için sandığa gidilen Polonya'da resmi olmayan ilk sonuçlara göre zaferi iktidar partisi PiS göğüsledi. Birleşik Sağ listesiyle girilen seçimlerde PiS yüzde 42,4 oranında oy alırken AP'ye 24 vekil göndermeye hak kazandı. Ana muhalefet partisi Vatandaş Platformu (PO) liderliğinde Modern Parti (Nowoczesna), Polonya Halk Cephesi (PSL), Demokratik Sol İttifak (SLD) tarafından oluşturulan Avrupa Koalisyonu (Koalicja Europejska) ise seçimlerde yüzde 39,1 oranında oy alarak 22 parlamenter çıkardı. 
AP seçimleri 5 ay sonra yapılacak genel seçimlerin provası niteliğinde 
Sandık çıkış anketlerine göre üçüncü sırayı ise yüzde 6,6 ile eski milletvekili ve bir önceki dönem Slupsk Belediye Başkanlığı görevini yürüten Robert Biedron'un partisi İlkbahar (Wiosna) aldı. Buna göre eşcinsel haklarını, kilisenin egemen olmadığı bir siyaseti, laik devleti savunan, lideri de eşçinsel olan Wiosna AP'ye 3 vekil göndermeye hak kazandı. Radikal sağcıların oluşturduğu Konfederacja grubu ise 6,1'lik oy oranı ile 3 parlamenter çıkardı. 29 milyon 994 bin seçmenin bulunduğu ülkede seçime katılım oranı ise yüzde 43 olarak açıklandı. Söz konusu seçim sonuçları ülkede önümüzdeki sonbaharda yapılacak genel seçimlerin provası olarak görülüyor. 
Polonya'da iktidarda bulunduğu üç buçuk yıllık süre içerisinde göçmen karşıtı, AB karşıtı söylemleriyle dikkat çeken milliyetçi muhafazakar parti PiS'in listesi Birleşik Sağ'dan AP'ye gidecek parlamenterler şöyle:
Beata Szydlo, Jadwiga Wisniewska, Tomasz Poreba, Patryk Jaki, Beata Kempa, Witold Waszczykowski, Adam Bielan, Elzbieta Kruk, Karol Karski, Beata Mazurek, Jacek Saryusz-Wolski, Joachim Brudzinski, Zdzisaw Krasnodebski, Anna Zalewska, Zbigniew Kuzmiuk, Izabela Kloc, Ryszard Legutko, Bogdan Rzoca, Dominik Tarczyski, Anna Fotyga, Kosma Zotowski, Krzysztof Jurgiel, Andzelika Mozdzanowska, Grzegorz Tobiszowski. 
Liberal demokrat çizgideki partilerin oluşturduğu Avrupa Koalisyonu listesinden AP'ye seçilen parlamenterlerin isimleri ise şu şekilde: 
Jerzy Buzek, Janina Ochojska, Ewa Kopacz, Roza Thun, Bartosz Arlukowicz, Wlodzimierz Cimoszewicz, Magdalena Adamowicz, Marek Belka, Danuta Hubner, Adam Jarubas, Radoslaw Sikorski, Tomasz Frankowski, Krzysztof Hetman, Jaroslaw Kalinowski, Leszek Miller, Andrzej Bula, Jan Olbrycht, Elzbieta Lukacijewska, Janusz Lewandowski, Boguslaw Liberadzki, Kamila Gasiuk-Pihowicz, Marek Balt.
Robert Biedron, Sylwia Spurek, Tomasz Kohut ise İlkbahar Partisi'nden AP'ye gidecek isimleri oluşturuyor.
Aşırı sağcı grup Konfederacja'dan seçilen 3 isim ise Jacek Wilk, Konrad Berkowicz, Janusz Korwin-Mikke oldu. 
Resmi sonuçların ise 27 Mayıs Pazartesi akşamı, en geç 28 Mayıs Salı sabahı açıklanması bekleniyor.
Avusturya'da iç siyasetin gölgesinde AB seçimi
Avusturya'da AP seçimlerinde oylarını kullanan halk 2014 de seçmen katılım 45,39 luk orana göre, bu günki oylamalarda katılım yüzde 55 lik artış kaydettiler. Avrupa'da 23-26 Mayıs tarihleri arasında Avrupa Birliği'nde AB Parlamentosu için seçimler yapıldı. AB parlamentosu için 751 üye seçildi. AB içerisinde uzun süredir tartışılan reformlar artık gerçekleştirilmeyi bekliyor. 
6.4 milyon Avusturyalı, bu gün gelecekteki Avrupa Parlamentosu'nun oluşumuna karar verdiler. AP seçimlerine Avusturya'dan 9 parti katıldı. ÖVP, SPÖ, FPÖ, Yeşiller, NEOS, JETZT (ŞİMDİ), Avusturya Komünist Partisi (KPÖ) ve AB'den Çıkış Partisi (EU-Austrittspartei-EUAUS) partilerden ouşlmaktadır. 
‘‘Avusturyalılar seçimini yaptı‘‘ 
Avrupa Parlamentosuna, Avusturya Halk Partisi (ÖVP) yüzde 34,50 oranla 7 milletvekil, Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) yüzde 23,5 oranla 5 milletvekil, Avusturya Özgürlükcüler Partisi (FPÖ) yüzde 17,50 oranla 3 milletvekil, Gürünne (Yeşiller Partisi) yüzde 13,50 oranla 2 milletvekil, NEOS yüzde 8,00 oranla 1 milletvekil, Toplamda AP'ye 5 parti temsil hakkı elde edereken AP'na 18 milletvekili gönderiyor.JETZ (Şimdi) partisi yüzde 2,00 ve diğerleri yüzde 1 oranında oy alarak AP dışında kaldılar. Türk asıllı Avusturya vatandaşlarıda oylarını istedikleri partiye oylarını atarak demokratik haklarını kullandılar. 
Yaklaşık 6 milyon 416 bin seçmenin bulunduğu ülkede AP seçimleri için 8 parti, 260 milletvekili yarıştı. Ülkede 2014'de yapılan seçimlerde yüzde 45,39'luk bir katılım sağlanırken, 5 parti AP'ye milletvekili gönderebilmişti. 
Vatandaşlarına yeterince değer vermeyen, sosyal alanlarda politika üretemeyen 28 üye ülkeden oluşuyor. AB parlamento seçimleri sonuçlarına ilişkin ilginç senaryolar ve tahminler yapılıyor. Seçimlerle ilgili yaşanan ilginç bir çekişme ise seçim sonrasında kimin AB komisyon başkanı olacağına dair. 
Organize ve kabus gibi Avrupa'nın üzerine çöken bir aşırı sağ ve düşük katılım sorunu gölgesinde yapılan seçimlerde, merkez partilerinin seçim kampanyaları, yaklaşmakta olanı değiştirecek söylemlerden ve bir umut vaat etmekten uzak şekilde kendini gösteriyor. 
Ülkede 2014'de yapılan seçimlerde yüzde 45,39'luk bir katılım sağlanırken, 5 parti AP'ye milletvekili gönderebilmişti. Avusturya AP 2014 seçimlerinde katılan partilerin aldıkları oy oranları:ÖVP yüzde 27 0y, SPÖ yüzde 24.1oy, FPÖ yüzde 19.7 oy, Grüne yüzde 14,5 oy, NEOS yüzde 8,1 oy ve KPÖ yüzde 2,1 oranında oyları vardı. 
Bu gecelik geçici sonuçtan sonra bir sıkıntı olursa, birçok posta seçmeni son sözü verebilir. Tahmini 600.000 oy Pazartesi'ye kadar sayılmayacak. ÖVP adayları için özellikle heyecan verici olanı, tercih oyu sonucudur. Çünkü bunlar arasında, adaylar bundan sonra kesin olarak verilecektir. Bu değerlendirme İçişleri Bakanlığı tarafından Salı veya Çarşamba günü yayınlanacak. 
Danimarka için Avrupa Parlamentosu sonuçları
2019 Avrupa Parlamentosu seçimleri için sandığa giden Danimarka seçime giren 10 parti 135 aday arasından 14 adayı Avurpa Parlamentosuna vekil olarak seçti. 
Danimarka tarihinin en yüksek katılımlı Avrupa Parlamentosu seçimi olarak gerçekleşen oyalamada halkın yüzde 66'sı sandığa giderken açılan sandıklardan toplam da 2.752.993 oy pusulası sayıldı. 
Seçimde en büyük başarıyı elde eden ise Danimarka'nın hükümet partisi (Venstre) Sol Parti oldu.(V) sol parti en son seçimlere göre oyunu 6.8 oranında arttırırken, en büyük mağlubiyeti ise ırkçı söylemlerle ön plana çıkan (DF) Danimarka Halk Partisi 10.7 alırken en son yapılan Avrupa parlamentosu seçimlerine nazaran -15.9 oranında geriledi. (A) Sosyal Demokratlar 21.5 oranında oy alarak geçen seçimlerle karşılaştırıldığında oyunu 2.4 artırarak ikinci sırada yerini aldı. Diğer kalan oy dağılımları ise şu şekilde: 
Sosyalist Halk Partisi (SF) \%13.2 alırken bir önceki seçimlere göre 2.2 oranında ilerleme kaydetti. 
Danimarka Sosyal Liberal Partisi (B) \%10.1 oy oranına ulaşırken 3.6'lık ilerleme kaydetti. 
Muhafazakar Halk Partisi (C) \%6.2'lik oy alırken -2.9 oy oranında geriledi. 
Kırmızı Yeşil İttifak partisi () ise \%5.5 oranında oy aldı. 
Danimarka'da Avrupa Birliği'ne karşı siyasi birliktelik olan Halkın AB'ye Hareketi partisi (N) 
\%3.7 oranında oy'a ulaşırken geçen seçimlere göre -4.4 oranında geriledi. 
Alternatif () Danimarka'da yeşil bir siyasi parti olarak bilinen parti seçimlerde \%3.4 oranında oy aldı. 
Liberal İttifak (l) \% 2.2 oranında oy alırken -0.7 gerileme kaydetti. 
'Danimarka 14 vekille Avrupa Parlamentosunda' 
Avrupa Parlamentosunda Danimarka'yı temsil edecek olan 14 vekilden 13'ü göreve hemen başlayacakken sonuncu aday ise İngiltere'nin birlikten ayrılması ile parlamentoya katılacak. 
Vekil olarak görev yapacak adaylar ise gün içerisinde kesinleşecek
İtalya AP seçimlerinde aşırı sağcı Lega zafer kazandı
Avrupa Birliği Parlamentosu (AP) milletvekili seçimleri için oy verme işlemi İtalya ile son buldu. Sandık çıkış anketleri ve gece ilk gelen sonuçlara göre aşırı sağcı Lega Partisi yüzde 30 civarında oy alarak zafer kazandı. 
Farklı sandık çıkış anketlerine göre Demokrat Parti yüzde 20 ila 25 arasında oy ile ikinci sırada yer alırken hükümetin diğer ortağı 5 Yıldız Hareketi'nin oy oranı ise yüzde 20 ila 23 arasında oldu. 
Anketlere göre Silvio Berlusconi'nin lideri olduğu Forza Italia için yüzde 9,8, bir diğer sağ parti Fratelli d'Italia yüzde 6 oranında oy aldı. 
Lega Partisi lideri ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, partisinin AP seçimi zaferini twitter üzerinden yayınladığı fotoğraf ile kutladı. Salvini fotoğrafında "İtalya'nın birinci partisi, teşekkürler" yazısını paylaştı. 5 Yıldız Hareketi, ilk seçim sonuçları yenilgi olarak kabul değerlendirmediklerini ve sandıktan çıkan kesin sonuçları bekleyecekerini açıkladı. 
21 AB ülkesinin sandık başına gittiği pazar günü İtalya'da oy verme işlemi sabah 7 ile 23 saatleri arasında yapıldı. Sandığa katılım oranı yüzde 56 olarak belirlendi. 2014 seçimlerinde katılım yüzde 59 oranında olmuştu. 
28 ülkeden yaklaşık 400 milyon AB vatandaşının oy verme hakkının olduğu seçimlerde 751 sandalyenini 73'ü belirleniyor.  
AP seçimleri : Belçika 21 milletvekili seçti
Belçika'da yaklaşık 8 milyon seçmen AP seçimleri için sandık başına giderek 21 milletvekili seçti. Yeni Flaman İttifaki yüzde 14 oyla liderliğini sürdürdü. 
Oy kullanma zorunluluğu olan Belçika'da yaklaşık 8 milyon seçmen AP seçimleri için aralarında 12 Hollandaca konuşan bölge milletvekili, 8 Fransızca konuşan bölge milletvekili ve 1 Almanca konuşan bölge milletvekilinin bulunduğu 21 milletvekili seçti. 
Yeni Flaman İttifaki yüzde 14 oyla liderliğini sürdürürken Flaman çıkarlar Partisi Vlamms Belang yüzde 12,1 oyla ikincilikte yer alıyor. Üçüncü sırada yer alan Liberaller ve açık Flaman Demokratlar partisi oyların yüzde 12,7'sini aldı. 
Belçika'da AP seçimlerinin yanı sıra federal ve bölgesel parlamento seçimleri bugün yapıldı. 



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.