Cezayir’in Merhamet Sofraları: Burada kimse haksızlığa uğramaz

Merhamet sofralarındaki çeşitli yemekler (Independent Arabia)
Merhamet sofralarındaki çeşitli yemekler (Independent Arabia)
TT

Cezayir’in Merhamet Sofraları: Burada kimse haksızlığa uğramaz

Merhamet sofralarındaki çeşitli yemekler (Independent Arabia)
Merhamet sofralarındaki çeşitli yemekler (Independent Arabia)

Mübarek Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Cezayir’de sebze, meyve ve diğer ihtiyaçlardaki pahalılık, yolda kalmış ve ihtiyaç sahipleri için; hayır kuruluşları, aileler ve lokantaların sıcak yemek bağışlarına engel olmadı.
Cezayir’in 48 vilayeti de bu etkinlikten mahrum kalmadı ve geçim zorluğu çeken ve güler yüzlü aile ortamlarında sağlanan bu imkan dışında başka imkan bulamayan kişilerin ihtiyaçlarının bir kısmını giderdi. Cezayir’de pek çok sosyal medya hesabı, arkalarında Cezayirli genç gönüllülerin bulunduğu fakir ve muhtaç ailelere iftar dağıtan hayır kuruluşlarının yardımlarıyla taçlandı.
Mübarek Ramazan ayında bu faaliyet için bazı hayırseverler ve işadamları bağışta bulundular. Yardım kuruluşları Ramazan ayı boyunca oruç tutanlara hayırseverlerin bağışlarıyla iftar dağıtma kampanyası düzenlediler.
Gönüllüler
Çok sayıda farklı yaştaki gönüllü, yemek pişirme, dağıtma, iftar sofrası hazırlama gibi görevleri üstleniyor. Bağış yapan bir lokantanın günlük iftar yemeği firik çorbası, salatayla verilen her gün değişen ana yemek, yoğurt, hurma, içecek ve tatlılardan oluşuyor. Bu sahne Cezayir’in pek çok vilayetine dağılmış “merhamet lokantaları”nda tekrarlanıyor ve ihtiyaç sahipleri iftara birkaç dakika kala nasiplerini almak için bu lokantaların önünde bekliyor.
Kalitos kasabasında bir lokanta sahibi olan Muhtar, her sene Ramazan ayında kapılarını ihtiyaç sahiplerine açmayı beklediğini ve iftar edenlerin sayısı arttıkça da sevincinin arttığını söylüyor. Başka bir lokanta sahibi, zenginlerin Ramazan ayının bereketinden faydalanmak için infakta birbirleriyle yarıştığını belirtiyor ki bu ay müminler arasında yardımlaşma ve sevginin olduğu bir ay. Fakirleri doyuran zenginlere rağmen yardımlarda aslan payını ihtiyaç sahiplerine mükellef “merhamet sofraları” sunan Cezayir Kızılay’ı sahip oluyor.
“Merhamet lokantaları” yalnızca fakirlere has değil. Aynı zamanda buralar bazı şehirlerde üniversitenin veremediği kaliteli yemek hizmetine karşı aile ortamını arayan üniversite öğrencilerini de cezbediyor. Bir üniversite öğrencisi İbrahim’in hali de bu şekilde. İbrahim, Nisan ayında başlayan genel grevden dolayı işlenmeyen dersleri bitirmek için Cezayir’in başkenti Cezayir’de kalmak zorunda.
Merhamet sofralarıyla ilgili dikkat çekici olan şeylerden biri, bütün gençleri başkalarına hizmet etmek için bir araya getirmesidir. Bu öğrenciler, sabahtan akşama kadar yolda kalmışlara ve ihtiyaç sahiplerine yemek hazırlamak için çalışıyor. Gönüllüler, sofra hazırlama, bulaşık yıkama gibi görevleri aralarında paylaşıyorlar ve bu görevler onları aileleriyle iftar etmekten ayrı koyuyor. Ancak “İndependent Arabiyye” ye konuşan gençler, rahmet ve dayanışma ayı olan Ramazan’da fakirler için çalışmaktan çok mutlu olduklarını ifade ediyorlar. Merhamet sofraları yalnızca iftar yemeği sunmuyor aynı zamanda birbirini tanımayan insanlar arasında sevgi ve muhabbet kazandıran iyi bir ortam kazandırıyor. Sen de onlarla haşır neşir  olursan Ramazan ayı boyunca yanlarında mutlu olursun.
Kollektif katılım
Cezayir’de dikkat çeken başka bir dayanışma olgusu, ülkenin doğusu ve batısını birbirine bağlayan ana yollarda yol boyunca oruçlular için hazırlanmış iftar sofraları. Sofranın başında duran gençler yoldan geçenleri ve şoförleri iftara çağırıyor. Davet, evine geç saatte ulaşmak zorunda kalanlar üzerinde yoğunlaşıyor. Bu girişim yolcuların yüklerini hafifletiyor. Yine Cezayir polisi de Ramazan ayı boyunca şehrin giriş ve çıkışlarındaki kontrol noktalarında akşam ezanı okunmadan birkaç dakika önce iftar yemeği veriyor. Böylelikle iftara yetişmek için hız yapılması engellenmeye çalışılıyor.
Yoksulluk sertifikası
Cezayir’de Ramazan ayında görülen bu sinerji ve kardeşlik görüntüsünü bazı belediyelerin halk meclisleri tarafından verilen “yoksulluk belgesi” iddiaları bulandırıldı. Bu, Ramazan ayında yardım talep edenlere idare tarafından verilen daha önce yapılmamış bir uygulama. Bu uygulama içinde gıda ve temel ihtiyaç malzemelerinin bulunduğu Ramazan kolilerini en fazla almaya hak kazananları tespit etmek için yapılıyor. Bu olay Cezayir’de sert eleştirilere neden oldu. Vatandaşlar bu belgenin Cezayirlileri küçük düşüren sorumsuz bir davranış olduğunu belirtti. Ancak Cezayir İçişleri Bakanlığı Ramazan boyunca yardımdan faydalanacaklara “yoksulluk sertifikası” verildiği iddialarını yalanladı ve “Sivil statü ofislerinde” böyle bir belge imzalanmıyor” dedi. Sosyal medyada Ramazan ayında dayanışma amaçlı yardımlardan yararlanacak olanlar için “yoksulluk sertifikası” verildiğine dair iddiaların ardından açıklama yapan Bakanlık, sosyal medyada yayılan bu haberlerin aslı olmadığını belirterek haberi kesin bir dille yalanladı.
*Independent Arabia



Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
TT

Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)

Bu hafta Lusaka'da düzenlenen Gana-Zambiya İş Forumu'na Batı Afrika ülkesinin lideri John Dramani Mahama da katıldı. 

67 yaşındaki Gana Cumhurbaşkanı, Afrika'nın güneyindeki Zambiya'nın başkentine çarşamba günü ulaştığında üstünde "fugu" diye bilinen geleneksel bir kıyafet vardı. 

Üç günlük devlet ziyaretine panço benzeri bu kıyafetle başlayan Mahama'yı, Zambiya Devlet Başkanı Hakainde Hichilema ve beraberindeki yetkililer takım elbiseleriyle karşıladı.

Gana Cumhurbaşkanı, Zambiya'da yaşayan yurttaşlarıyla bir araya geldiğinde de üzerinde aynı kıyafet vardı

Haftanın bir gününü "Fugu Cuması" ilan ederek geleneksel kıyafetlerin giyilmesini teşvik eden Mahama, sosyal medyada alaycı yorumlara konu oldu. 

BBC'nin yorumunu aktardığı Zambiyalılardan Malama Mulenga, "hamile bluzu" derken Master G, meşhur Cazcı Kardeşler (Blues Brothers) filmine gönderme yaparak "Bluz kardeşlerimizi seviyoruz" ifadesini kullandı.

Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa bu kıyafetin sosyal medyada ses getirmesinin gençlerin kültürel miraslarına sahip çıkmaya niyetli olduğunun göstergesi olduğunu savundu. 

45 yaşındaki siyasetçi, fuguyu bir kıyafetten ibaret görmediklerini, Afrika kimliği, onuru ve mirasının bir sembolü olarak saydıklarını söyledi:

Sosyal medyada bu elbiseyi merak eden gençlere: Bu kıyafeti 6 Mart 1957'de ülkenin bağımsızlığını ilan eden, Gana'nın kurucusu Osagyefo Kwame Nkrumah giyiyordu.

63 yaşındaki Zambiya lideri de mevkidaşının kıyafet tercihini destekledi. Hichilema cuma günü yaptığı açıklamada Mahama'nın kendisine bir adet fugu hediye ettiğini hatırlattı. Ancak daha fazlasını almaya niyetli olduğunu da sözlerine ekledi: 

Sosyal medyadaki yorumlardan sonra Gana'dan daha fazla fugu isteyeceğiz.

Independent Türkçe, BBC, News Ghana


David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
TT

David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)

David Beckham, Brooklyn'in ailesiyle barışma planı olmadığını açıklamasından sadece birkaç hafta sonra, en büyük oğlu hakkında düşük profilli bir gönderme paylaşmış gibi görünüyor.

26 yaşındaki Brooklyn, ocak ayında Instagram'da yayımladığı bomba etkisi yaratan açıklamada, babası David ve annesi Victoria'yı, oyuncu ve mirasyedi eşi Nicola Peltz Beckham'la ilişkisini "durmaksızın sabote etmeye" çalışmakla suçlamıştı.

"Tüm hayatım boyunca, ebeveynlerim basında ailemiz hakkındaki anlatıları kontrol etti" iddiasında bulunmuştu.

Yapmacık sosyal medya paylaşımları, aile etkinlikleri ve sahte ilişkiler, içine doğduğum hayatın değişmez bir parçası oldu.

Beckham ailesi henüz Brooklyn'in açıklamasına doğrudan yorumda bulunmadı ancak 50 yaşındaki eski futbolcu, son sosyal medya paylaşımında oğluna ince bir gönderme yaptı.

İngiltere milli takımının eski kaptanı, kariyeri boyunca kullandığı kramponların "arşivinin" fotoğrafını paylaştı; bazılarının üzerinde Brooklyn'in adı yazılmıştı.

Kramponların çoğunda Brooklyn'in küçük kardeşleri 23 yaşındaki Romeo, 20 yaşındaki Cruz ve 14 yaşındaki Harper'ın da adları yazıyordu.

sdfv
David Beckham, kişiselleştirilmiş krampon "arşivinin" fotoğrafını paylaştı (Instagram/Davidbeckham)

David, futbol kariyerine 1992'de Manchester United'da başlamış, 2003'te Real Madrid'e transfer olmuş ve daha sonra LA Galaxy'de oynamak için Atlantik'in ötesine geçmişti.

Bu hafta, Brooklyn'in babasına adanmış bir dövmesini kapattırdığı iddia edildi.

Gelecek vaat eden aşçı Brooklyn'in kolunda daha önce "Baba" kelimesi yazılmış bir çapa dövmesi vardı.

Ancak Brooklyn'in yakın zamanda çekilen bir fotoğrafında, yazının soyut şekillerle kapatıldığı anlaşılıyordu.

Brooklyn'in kayınpederi milyarder Nelson Peltz, yakın zamanda bir soru-cevap etkinliğinde aile dramasına değinerek, izleyicilere "uzun ve mutlu bir evlilikleri olmasını" umduğunu söyledi.

"Kızım ve Beckham ailesi bambaşka bir konu ve bugün burada bunun hakkında konuşmayacağız" dedi.

Şunu söyleyeyim, kızım harika, damadım Brooklyn harika ve onların uzun ve mutlu bir evlilik geçirmesini çok istiyorum.

Independent Türkçe


Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
TT

Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)

Netflix, 2024'ün hit Fransız filmi Paris'in Altında'nın (Sous la Seine) devam projesi için nihayet harekete geçti. Platform, yeni filmi yönetmesi için korku türünün tanınmış isimlerinden Fransız yönetmen Alexandre Aja'yla anlaştı.

İlk filmin yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyordu.

Mutant köpekbalığı dehşeti

Bérénice Bejo'nun bir deniz araştırmacısını canlandırdığı filmde karakter, hem travmatik geçmişiyle yüzleşmek hem de Paris'i, tatlı suda yaşayabilen "mutant" bir köpekbalığı ve yavrularından kurtarmak zorunda kalıyordu. Üstelik şehir, belediye başkanının iptal etmeyi reddettiği bir triatlona hazırlanan vatandaşlarla birlikte paniğe sürükleniyordu. 

Gens'in yönettiği ilk film, Netflix'te İngilizce olmayan filmler arasında 102,3 milyondan fazla izlenmeyle platformun rekor kıran yapımlarından biri olmuştu. Köpekbalığı saldırısı temalı bu korku filminin şoke edici finali de devam hikayesi için merak uyandıran bir kapı aralamıştı.

Film, absürt eğlence dozuyla kısa sürede viral hale gelip o yıl platformda dünya genelinde en çok izlenen yapımlardan biri haline gelmişti.

Bejo'nun devam filminde de rolünü yeniden canlandırması bekleniyor. Yapımcı Vincent Roget de projeye yeniden dönüyor.

İlk filmin ortak senaristlerinden biri olan Gens'in ise neden geri dönmediği net değil. Devam filminin senaryosunu kimin kaleme aldığı şu aşamada bilinmiyor. 

Korku türünün tecrübeli ismi

2003 tarihli Fransız yapımı korku filmi Yüksek Tansiyon'la (Haute Tension) çıkış yapan yönetmen, ardından ABD'de Wes Craven klasiği Tepenin Gözleri'nin (The Hills Have Eyes) yeniden çevrimine imza atmıştı.

Aja ayrıca, 2010'da kana susamış tropik balıkların Arizona'daki küçük bir kasabayı dehşete düşürdüğü Piranha 3D'yi çekmişti. 2019 yapımı Ölümcül Sular'da (Crawl) ise Kategori 5 kasırga sırasında su altında kalan Florida'daki evlerinde kapana kısılan bir baba-kızın, aç timsahlardan kaçma mücadelesini anlatmıştı. Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan filmde Kaya Scodelario ve Barry Pepper rol almıştı.

Aja'nın son yönetmenlik çalışması ise Oscarlı yıldız Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, hayatta kalma temalı Asla Bırakma (Never Let Go) olmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting