Çin ticaret savaşında ABD’ye pençelerini gösterdi

Çin Devlet Konseyi'ne bağlı Basın Ofisi Başkan Yardımcısı, Pazar günü Pekin’de düzenlediği basın toplantısında “Beyaz Kitap” isimli bir rapor sundu (EPA)
Çin Devlet Konseyi'ne bağlı Basın Ofisi Başkan Yardımcısı, Pazar günü Pekin’de düzenlediği basın toplantısında “Beyaz Kitap” isimli bir rapor sundu (EPA)
TT

Çin ticaret savaşında ABD’ye pençelerini gösterdi

Çin Devlet Konseyi'ne bağlı Basın Ofisi Başkan Yardımcısı, Pazar günü Pekin’de düzenlediği basın toplantısında “Beyaz Kitap” isimli bir rapor sundu (EPA)
Çin Devlet Konseyi'ne bağlı Basın Ofisi Başkan Yardımcısı, Pazar günü Pekin’de düzenlediği basın toplantısında “Beyaz Kitap” isimli bir rapor sundu (EPA)

Pekin, Washington ile arasındaki ticaret savaşındaki söylemini, Çin Savunma Bakanı’nın iki ülke arasındaki ‘vergi savaşının’ gerçek bir savaşa dönüşmesi halinde, ülkesinin çıkarlarını savunmaya hazır olduğunu vurgulaması ile en üst seviyeye taşıdı.
Bununla birlikte Pekin, ABD ile Çin arasındaki müzakerelerin başarısızlığa uğramasından Washington’ı sorumlu tuttu.
Bazı madenlerin yasaklanması tehdidi, yabancı şirketler için ‘kara liste’ oluşturulması, gümrük vergilerindeki artış ve ‘savaş söylemleri’... Pekin, Washington ile girdiği ticaret savaşının başlamasının üzerinden bir yıl geçtikten sonra geçtiğimiz günlerde ABD’yi hedef alan sert söylemlerde bulunmaya başladı.
“ABD artık ticaret savaşının baskın tarafı değil”
Çin Devlet Konseyi'ne bağlı Basın Ofisi Başkan Yardımcısı Guo Weimin, dün, Pekin’de düzenlediği basın toplantısında, “ABD artık ticaret savaşının baskın tarafı değil” dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Temmuz 2018’de Çin ürünlerine yönelik vergi tarifelerini artırmasının ardından Pekin’den benzer bir karşılık almıştı. Gazetecilere, “Çin-ABD Ticaret Sürtüşmesi Hakkında Çin’in Tutumu” başlıklı, ‘Beyaz Kitap’ isimli bir raporun sunumunu yapan Guo, o tarihten bu yana ABD'deki ürün fiyatları ve üretim maliyetlerinin arttığını, ABD'nin Çin'e yaptığı ihracatın düştüğünü ve büyümesinin küresel tehdit altında olduğunu söyledi.
Rapor, ABD’nin özellikle Çin ithalatını hedef alan son gümrük vergilerinin iki ülke arasındaki ticaret sorunlarını asla çözemeyeceğine işaret etti. Buna karşılık rapor, Çin’in sürdürülebilir ekonomik gelişimi için söz konusu vergilerin, güçlü bir ivme olabileceğine, çünkü ülkenin ekonomik görünümünün ‘oldukça iyimser’ olduğuna dikkat çekti.
Çin’in tutumlarını özetleyen 21 sayfalık rapor, ABD’nin Mayıs ayının başlarında 200 milyar dolar değerindeki Çin ürünlerine uyguladığı vergi artırımına karşılık, yıllık olarak Çin’e ithal edilen 60 milyar dolarlık Amerikan ürününe zamlı vergi tarifesi uygulanmasından bir gün sonra duyuruldu.
“Ortak bir karar alınana kadar herhangi bir anlaşma olmayacak”
Öte yandan Çin Ticaret Bakan Yardımcısı Wang Shouwen, düzenlediği basın toplantısında, ABD’yi sorumsuzca davranarak, Çin’e verdiği sözleri yerine getirmemekle suçladı. ABD ile Çin arasındaki müzakerelere katılan heyette yer alan Wang, “Eğer ABD, Çin'i tavizler vermeye zorlamak için azami baskı uygulamak ve ticari anlaşmazlıkları artırmak istiyorsa, müzakerelere devam etmek imkansız olur” ifadelerini kullandı. Açıklamasını İngilizce olarak sürdüren Wang, “Tüm noktalarda ortak bir karar alınana kadar herhangi bir anlaşma olmayacak” dedi.
Müzakereler sırasında Çin’in birçok zorluk yaşadığını ve bunlara karşı pratik çözümler geliştirdiğini belirten Wang, “Fakat buna karşın ABD geri çekildi ve onlara bir inç verildiğinde bir yarda talep ettiler” diye konuştu. ABD’nin abartılı taleplerde bulunduğunu ve iki ülke arasındaki anlaşmaya ‘Çin’in egemen haklarıyla ilgili talepler’ eklemek konusunda ısrarcı davrandığını söyleyen Wang, vergi tarifelerinin artırılmasının gerginliği daha da artırdığını ve müzakerelerin ciddi şekilde zarar görmesine neden olduğunu sözlerine ekledi.
Wang’ın açıklamalarıyla aynı saatlerde Çin Savunma Bakanı Wei Fenghe de Asya’nın en büyük güvenlik zirvesi Shangri-La Diyaloğu’nda bir açıklama yaptı.
“ABD savaş istiyorsa hazırız”
Dünya’nın ikinci büyük ekonomik gücünün Washington’ın saldırılarına vereceği cevapla ilgili konuşan Wei, “Eğer ABD müzakere isterse kapımız açık, yok eğer savaş istiyorsa buna da hazırız” dedi.
Öte yandan Çin Devlet Konseyi'ne bağlı Basın Ofisi Başkan Yardımcısı Guo açıklamasında, ABD-Çin ticaret müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerinin üzerinden bir ay geçtikten sonra söz konusu başarısızlığın sorumlusunun ABD olduğunu, çünkü Washington’ın taleplerini birkaç kez değiştirdiğini söyledi.
Bununla birlikte Çin, müzakerelerin Pekin'de henüz belirlenmemiş bir tarihte devam edeceğini doğrulamıştı. Ancak Guo, dün, Pekin’de düzenlediği basın toplantısında bu olasılığa ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Haziran ayının sonunda Tokyo’da gerçekleşecek G20 zirvesinin oturum aralarında yapılması planlanan ikili görüşme hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını söyleyen Guo, gazetecilere tanıttığı ‘Beyaz Kitap’ta Çin’in mümkün olan tek seçenek olarak ‘işbirliğini’ sunduğunu, ancak aynı zamanda, ‘temel ilkelerden ödün vermeyeceğini vurguladığını’ söyledi. Bununla birlikte Guo, Washington’ın fikri mülkiyet hırsızlığına ilişkin iddialarını ise ‘kesinlikle temelsiz’ olarak nitelendirdi.
Öte yandan ABD, iki ülke arasındaki Pekin lehine olan büyük ticaret açığının yanı sıra kamu şirketlerine teknoloji ve devlet mali desteği sağlama yükümlülüğü gibi Çin'de faaliyet gösteren yabancı şirketlerin karşılaştığı bir takım engellere dikkat çekiyor.
Diğer yandan ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşına bir de teknoloji alanındaki bir çatışma eşlik ediyor. Washington, geçtiğimiz ay, Çin merkezli Huawei Teknoloji Şirketi’ni ABD menşeli teknolojiye erişimi engellenen şirketlerin bulunduğu ‘kara listeye’ almıştı. ABD’nin bu adımı, cep telefonlarını tedarik etmek için ABD üretimi çiplere ihtiyaç duyan Huawei için ciddi bir darbe oldu.
Pekin ise bu hamleye Cuma günü ‘güvenilir olmayan’ yabancı şirketlerin bulunduğu bir ‘kara liste’ yayınlayarak yanıt verdi. Aynı şekilde Çin hükümeti, ABD teknoloji endüstrisinin ihtiyaç duyduğu bir takım ‘nadir madenlerin’ ihracatını durdurabileceğini ima etti.
Çin Savunma Bakanı Wei ise Huawei ile ilgili olarak, “Huawei, kurucusu Ren Zhengfei’nin orduda görev almış eski bir mühendis olmasına rağmen askeri bir kurum değil” ifadelerini kullandı. Şirket kurucusunun eski bir ordu mensubu olmasının, şirketin orduya ait olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Wei, “Bu mantıksızca bir düşünce. Çünkü ordudaki askerler emekli olduktan sonra, dünyanın dört bir yanında çeşitli şirketler kurabilirler” diye konuştu.
Bununla birlikte Wei’den bir gün önce konferansta konuşan ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan ise Huawei’nin Çin hükümetine ‘çok yakın’ olmasının şirketin güvenirliliğine gölge düşürdüğünü söyledi.



İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.


İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
TT

İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Ramallah’taki Hollanda Temsilcilik Ofisi’nde görev yapan Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal ettiğini bildirdi. Kararın, Hollanda hükümetinin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklama kararına misilleme olarak alındığı belirtildi.

Bakanlık, söz konusu diplomatların diplomatik statüsünün yedi gün içinde sona ereceğini açıkladı.


Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
TT

Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, basınla yaşadığı son gergin diyalogda bir kadın muhabire "sessiz olmasını" söyledi ve ardından kadınların erkeklerden daha iyi yönetim sergilediği fikrini "çok saçma" bularak reddetti.

80 yaşındaki başkan bu ifadeleri cumartesi günü Tennessee'de oynanacak üniversite düzeyindeki Amerikan futbolu maçı için yola çıkmadan önce, Beyaz Saray'ın önünde gazetecilerle konuşurken dile getirdi.

Başkanın geçen hafta CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a girişini yasaklamasının ardından bir kadın gazeteci Trump'a Beyaz Saray basın havuzunda sadece kendisini "destekleyen" yayın organlarının mı yer almasını istediğini sordu. Federal bir yargıç perşembe günü bu kararı engellemiş olsa da Trump cumartesi günü CNN'in başkanlık uçağı Air Force One'a alınmasını engelledi ve bu kanalın yerine LindellTV'yi dahil etti.

Trump, "Hayır, hayır" diye yanıt verdi.

Sizinki gibi yalan haberler değil, doğru haberler istiyorum. Dinleyin, doğru haberler istiyorum. Açık ve özgür basını severim. Sevmediğim şey yalan haber.

Trump sözlerine CNN ve MS NOW'ın reytinglerinin düşük olduğunu öne sürerek devam etti. Aynı muhabir, yani MS NOW'dan Akayla Gardner, "Zor sorular istemiyor musunuz?" diye ek bir soru sorduğunda ise Trump onun sözünü kesti.

Trump işaret parmağını kaldırarak, "Bekle, bekle, sessiz ol" dedi.

Sevmediğim şey yalan haberler. Ve onlar yalan haber yapıyor.

Gazetecileri taraflı ve adil olmayan haberler yapmakla suçlayan Trump basınla uzun süredir kavgalı. Ayrıca daha önce gazetecilere yönelik kişisel hakaretlerde bulunmuş ve bazılarının cezalandırılması gerektiğini ima etmişti.

Trump sıklıkla kadın muhabirleri hedef alıyor. Haziranda CNN muhabiri Kaitlan Collins'e sert tepki göstermiş, onun "gözlerinde nefret olduğunu" ve "yüzünde hiç gülümseme görmediğini" söylemişti. Daha önce de Collins'in Beyaz Saray balo salonuyla ilgili sorular sormasının ardından onu "aptal ve edepsiz" diye nitelemişti.

Geçen kasımda Trump, Jeffrey Epstein hakkında soru sormaya çalışan Bloomberg muhabiri kadına "Sessiz ol, domuzcuk" demişti. Beyaz Saray'ın bu söze getirdiği açıklama, Trump'ın "herkese karşı son derece açık ve dürüst" olduğuydu.

Cumartesi sabahı Trump'a eski ABD Başkanı Barack Obama'nın kadınların yönetimde olmasıyla ilgili bu haftaki yorumları da soruldu.

Obama pazartesi günü, "Kadınları iki yıl kadar bütün hükümetlerin başına getirseniz ve ardından işlerin nasıl gittiğine baksanız, her şeyin mükemmel olmayacağına ama daha iyi olacağına güçlü biçimde inanıyorum" demişti.

Trump bu konuda, "Bu çok saçma" yorumunu yaptı.

Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade.

Trump başka birçok konuya da değindi. Bir kez daha "süper zeka" diye tanımladığı yapay zekanın geliştirme çalışmalarını Birleşik Devletler'in "frenlemeyeceğini" söyledi.

Bunun yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını sona erdirmek için "bir anlaşma yapması" çağrısında bulundu ve ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu öne sürdü.

Independent Türkçe