ABD, Türkiye'ye Rus S-400 hava savunma sistemlerinin iptali için 2 ay süre verdi

ABD, Türkiye'ye Rus S-400 hava savunma sistemlerinin iptali için 2 ay süre verdi
TT

ABD, Türkiye'ye Rus S-400 hava savunma sistemlerinin iptali için 2 ay süre verdi

ABD, Türkiye'ye Rus S-400 hava savunma sistemlerinin iptali için 2 ay süre verdi

ABD, Türkiye’nin iki ay içerisinde S-400'lerin alımından vazgeçmemesi durumunda F-35 programı kapsamındaki işbirliğinin tamamen durdurulacağı uyarısının Türk yetkililere bildirildiğini açıklarken, Rus yetkiler ise dün yaptıkları açıklamada, Türkiye’nin S-400 füzelerini iki ay içinde teslim alacağını duyurdu.
ABD Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan yaptığı açıklamada, “Değerli ilişkilerimizi korumaya çalışırken” ifadesini kullandığı Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akkar'a Cuma günü yazdığı bir mektupta, Ankara'nın Rus füze sistemini satın alma planlarını gerçekleştirmesi halinde ABD'nin iki ay içinde F-35 programını ve bu kapsamdaki pilotların eğitimini durduracağını açıkladı. Mektupta, Türkiye'nin S-400'leri alması halinde F-35 programından çıkarılacağı bildirilirken, Ankara’nın Rusya’dan söz konusu füzelerin alımını durdurmadığı sürece Türkiye'nin F-35 programına katılımının 31 Temmuz’a kadar dondurulacağını ekledi. Shanahan ayrıca, Akar'a programın nasıl durdurulacağına dair ayrıntılı bir zaman çizelgesi de gönderdi.
Türkiye, ABD'den teslim alacağı 100 adet F-35 savaş uçağının ikisini teslim aldı ancak bu uçaklar Amerika Luke Hava Üssü’nde bulunuyor. Türkiye iki askeri pilotunu eğitim için buraya göndermişti. Türkiye, ABD şirketi Lockheed Martin tarafından üretilen savaş uçaklarının eğitiminin Ankara tarafından iptal edilmeyeceğini defalarca vurguladı. Hulusi Akar ise konu hakkında yaptığı açıklamada ülkesinin ABD yaptırımlarıyla yüzleşmeye hazır olduğunu belirtti.
Ankara ve Washington arasındaki ilişkiler, Türkiye'nin Temmuz ayında alacağı S-400 füze anlaşmasıyla gerildi.
Türkiye, Rus füzelerini alma konusunda ısrar ederken ABD bu anlaşmanın iptal edilmesi için baskı yapıyor. ABD, S-400 savunma sisteminin bir NATO üyesi olan Türkiye’ye kurulması durumunda oluşabilecek tehlikelere dikkat çekiyor ve alımın yapılması durumunda Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılması ve ileride ABD yapımı Patirot savunma sistemine erişmesinin de engellenmesini planlıyor.
ABD Savunma Bakanı Yardımcısı Vekili Andrew Winternitz, Perşembe günü düzenlediği dış politika konulu konferansta, Türkiye'nin S-400 satın almasının ABD için kabul edilemez bir tehdit olduğunu ve konuyla ilgili olarak görüşmelerin sürdürüldüğünü açıkladı.
Yunanistan'dan S-400 açıklaması
Yunanistan Savunma Bakanı Evangelos Apostolakis, ülkesinin Türkiye'nin Rus hava savunma sistemleri satın alma konusundaki endişesini dile getirdi. Apostolakis aynı konferansta yaptığı konuşmada, “Ankara’nın bu sistemleri satın alması Yunanistan’ı silahlanma sistemini yeniden gözden geçirmeye zorlayacaktır” dedi.
Türkiye'nin bu satın almayı gerçekleştirmesi halinde Yunanistan'ın savunma altyapısını yeniden planlama yapmak zorunda kalacağını söyleyen Yunan Savunma Bakanı, “Türklerin F-35 jetlerini ve Rus S-400'leri satın alınması bölgedeki güç ve istikrar dengesini eşzamanlı olarak tamamen değiştirecek” dedi.
Raporlar, Türkiye’nin diğer seçeneklerinin yanı sıra S-400'leri Kıbrıs ile petrol ve doğalgaz arama çalışmaları konusunda çekişmenin yaşandığı Doğu Akdeniz’e konuşlandırmayı düşündüğünü ortaya koyuyor.
Kıbrıs ve Akdeniz'deki durum
Apostolakis yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin Kıbrıs’a ait kıta sahanlığında arama çalışmaları yapması bölgede olağanüstü bir hale yol açabilir” dedi.
Yunan bakan ayrıca, Türk savaş uçaklarının ülkesinin hava sahasını sürekli olarak ihlal ettiğine dikkat çekti ve "Olumsuz sonuçlara yol açabilecek kaza olasılığı konusunda endişelenmeliyiz” dedi.
Konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs’taki varlıkları nedeniyle Doğu Akdeniz’de hakları olduğunu belirterek, “Bu hakkı kimseye talan ettirmeyeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, “Doğu Akdeniz'deki süreçle ilgili, Güney Kıbrıs'ın nasıl hakları varsa aynı şekilde uluslararası hukuka göre Kuzey Kıbrıs'taki Türk soydaşlarımızın da hakları var. Bu hakları, hiç ilgisi alakası olmayanlara da yedirtmeyiz” dedi



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe