Cezayir ekonomisi için tehlike çanları çalıyor

Binanın çatısındaki göstericiler Devlet Başkanı Abdulaziz Buteflika’nın seçimlerin ertelenmesi kararını protesto ederken (Reuters)
Binanın çatısındaki göstericiler Devlet Başkanı Abdulaziz Buteflika’nın seçimlerin ertelenmesi kararını protesto ederken (Reuters)
TT

Cezayir ekonomisi için tehlike çanları çalıyor

Binanın çatısındaki göstericiler Devlet Başkanı Abdulaziz Buteflika’nın seçimlerin ertelenmesi kararını protesto ederken (Reuters)
Binanın çatısındaki göstericiler Devlet Başkanı Abdulaziz Buteflika’nın seçimlerin ertelenmesi kararını protesto ederken (Reuters)

Ülke benzeri görülmemiş mali sıkıntılarla karşı karşıya kalırken çözüm için acil reformlar gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Cezayir Merkez Bankasının döviz rezervi konusunda yayımlanan yeni rakamlar yakın zamanda ekonomik kriz yaşanabileceği endişelerini artırdı. Ülkedeki en önemli yatırımcıların hapsedilmesinden dolayı yatırım sektöründe yaşanan belirsizlik çerçevesinde önümüzdeki 24 aylık zarfta banka rezervinin bitebileceği konusunda uyarılar yapılıyor.
Cezayir Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada Aralık 2018 itibariyle bankadaki döviz rezervinin 79.88 milyar dolara düştüğü, 2017 yılının sonunda ise bu miktarın 97.33 milyar dolar olduğu yani bir senelik süreçte döviz rezervinin 17.45 milyar dolar azaldığı ifade edildi.
Bankadan yapılan açıklamada döviz rezervinde yaşanan söz konusu düşüşün, Euro’nun Aralık 2017 ile Aralık 2018 arasındaki süreçte dolar karşısında değer kaybetmesiyle bağlantılı olarak negatif değerlendirmenin 1.73 milyar dolarlık olumsuz etkisi sebebiyle ödemeler dengesinin toplam bakiye açığından biraz yüksek olduğu belirtildi.
Döviz rezervlerinde gerileme
Cezayir’de 2014’ten bu yana döviz rezervlerinden büyük gerileme yaşanıyor. Ülke yıllar boyunca petrolden gelen gelire güvendi. O vakit bir varil petrolün fiyatı 50 dolar idi. Ancak petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte ortaya çıkan kötü koşullar eski hükümetinin ekonomi politikasının ne kadar eksik olduğunu gözler önüne serdi.
Resmi Cezayir Haber Ajansı APS'nin aktardığına göre Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamanın devamında, ödemeler dengesinin toplam bakiyesindeki açıkla bağlantılı olarak döviz rezervlerinde yaşanan senelik düşüşün iç harcamaların yüksek olduğunu ve ithalatın ihracattan yüksek olduğunu gösterdiğini belirtti. Tüm bu eksikliklerin kamu maliyesinde yaşanan büyük açıktan kaynakladığının belirtildiği açıklamada döviz rezervinde yaşanan sürekli düşüşün önüne geçebilmek için ödemeler dengesinde istikrarı sağlamak hedefiyle bütçe konusunda daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada tüm bu çabaların; düzenli gelir tahsilâtının iyileştirilmesi, ulusal ekonominin kalkınması için tüm imkânların seferber edilmesi, yurtiçi arzın çeşitlendirilmesi ve ihracat gerçekleştirilmesi hedefiyle yapısal reformlar yapılması için geniş çaplı bir yapısal reform programı çerçevesinde atıldığına dikkat çekildi.
Ekonomik “kaygı”
Uzun süredir iş adamı Ali Haddad tarafından yönetilen Kurum Başkanları Forumu ülkenin,  son on yıllık süreçteki en büyük ekonomi kurumlarının başında geliyor. Haddad’ın mali yolsuzluğu ilişkin birçok davadan dolayı hapiste olması ülke ekonomisinin geleceği konusunda büyük kaygı ortamı yarattı.
Ülkenin başkentinin doğusunda bulunan ceza kurumunun hapishanesinden yatan tek iş adamı Haddad değil. Ülkenin en zengin iş adamlarından olan Esad Rabrab ile Cezayir’in en zengin ailelerinden Koninav ailesinin üç üyesi de hapiste. Bu aile, büyük dostları Said Buteflika ve babası Abdulaziz Buteflika ile aralarındaki güçlü ilişkilerini kullanarak son 20 yıllık süreçte ülkeye büyük yatırımlar yapmıştı.
Independent Arabia'dan Atıf Kedadra'ya göre dev ekonomi şirketlerinin Cezayir’den büyük beklenti içerisine girmesinin ardından büyük bir felç durumu yaşanıyor. Cezayir yargısı tarafından yolsuzluk dosyalarının birçoğunun kaynağı olarak görülen konseyin geri dönmesi ihtimalinden endişe ediliyor. Bu egemen otorite de Ulusal Yatırım Konseyi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından seçilecek bir sonraki yeni Cezayir başkanının bu konseyin kapatılması kararını vermesi durumunda hiş şüphesiz ülke ekonomisine daha rahat bir şekilde yoğunlaşabilecek ve sağlam bir ekonomi umudunu korunacak.
Ekonomide kaos
Ekonomi alanında uzman olan gazeteci Velid Mezkûr Independent Arabic’e yaptığı açıklamada “Şuan Cezayir’in yabancı ortakları büyük bir kaygı ve şaşkınlık içinde.  Bu durumun sona erdirilmesi için mevcut yönetimin, alacağı karar ve vereceği güvencelerle birlikte en yakın zamanda olaya müdahale etmesi gerekiyor” ifadelerini kullanarak bir sonraki Cezayir başkanının özellikle de ekonomi alanında hangi adımları atacağı ve yabancı ortakları hakkında ne kararlar vereceği konusunda büyük endişeler bulunduğunu belirtti.
Eski Cezayir Başbakanı Ahmed Benbitur Cezayir’in şuan içinde bulunduğu benzeri görülmemiş derecede kötü ekonomik koşulların hızlı bir çöküşe yol açtığını ifade ederken ekonomik kalkınma için proje geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Benbitur “Acil ve olağanüstü reform adımları atılması gerekiyor. Koşullar, dengeli olması şartıyla bir ekonomik geçiş sürecine girilmesini zorunlu kılıyor” dedi.
Petrol pazarında büyük değişimler
Görünen o ki Cezayir, devlete ait bir petrol şirketi olan Sonatrach ile Fransız Total şirketi arasındaki krizin ardından Fransa’nın ülkedeki petrol sektörüne yeniden dönmesini umuyor. Fransa, ABD’nin petrol şirketi Anadarko’nun Cezayir’deki hisselerini satın almak istemiş ancak Anadarko bunu kabul etmemişti. Bu gelişmenin ardından Total Genel Müdürü önümüzdeki hafta sonunda Cezayir’e acil bir ziyaret gerçekleştirerek Enerji Bakanı Muhammed Arkab ile görüşecek.
Diğer taraftan Cezayir Milli Enerji Şirketi Sonatrach, sektörde bir kaygı durumunun yaşanmadığını göstermeye çalışırken Mayıs 2019’da ülkenin güneyindeki Tindouf havzasında yeni doğalgaz rezervinin keşfedildiğini açıkladı.
İlk Keşif
Şirketin bu keşfi, Sonatrach’ın gerçekleştirdiği doğalgaz arama faaliyetleri tarihinde bir ilk.  Sonatrach geçtiğimiz mayıs ayında yaptığı açıklamada yürüttüğü gaz arama faaliyetleri sonucunda 4 yeni gaz rezervi bulduklarını ve değerlendirmeye aldıklarını belirtmişti. Bu keşiflerle birlikte şirketin 2019 yılının ilk aylarıyla birlikte yaptığı bulduğu doğalgaz rezervi sayısı 8’e yükselmiş oldu.



Sudan ordusu, Batı Libya yetkilileriyle askeri iş birliğini güçlendiriyor

Libya Genelkurmay Başkanı Salah en-Nemruş, Sudan Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Müdürü Muhammed Ali Sabir’i kabul etti, 5 Nisan 2026. (UBH Genelkurmay Başkanlığı)
Libya Genelkurmay Başkanı Salah en-Nemruş, Sudan Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Müdürü Muhammed Ali Sabir’i kabul etti, 5 Nisan 2026. (UBH Genelkurmay Başkanlığı)
TT

Sudan ordusu, Batı Libya yetkilileriyle askeri iş birliğini güçlendiriyor

Libya Genelkurmay Başkanı Salah en-Nemruş, Sudan Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Müdürü Muhammed Ali Sabir’i kabul etti, 5 Nisan 2026. (UBH Genelkurmay Başkanlığı)
Libya Genelkurmay Başkanı Salah en-Nemruş, Sudan Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Müdürü Muhammed Ali Sabir’i kabul etti, 5 Nisan 2026. (UBH Genelkurmay Başkanlığı)

Sudan ordusu, Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) ile Batı Libya’da iş birliğini güçlendirmek amacıyla sürpriz görüşmeler gerçekleştirdi. Toplantılarda iki ülke arasında askeri ve güvenlik iş birliğinin artırılması yolları ele alındı.

UBH Genelkurmay Başkanlığı dün yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanı Salah en-Nemruş’ın, Sudan Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Müdürü Muhammed Ali Sabir ve beraberindeki heyeti kabul ettiğini bildirdi. Açıklamada, yüksek seviyeli toplantının ‘iki kardeş ülke arasında askeri ve güvenlik iş birliğinin güçlendirilmesi yollarını görüşmek için’ düzenlendiği belirtildi.

Libya’nın başkentinde düzenlenen üst düzey Libya-Sudan askeri toplantısından bir kare, 5 Nisan 2026 (UBH Genelkurmay Başkanlığı)Libya’nın başkentinde düzenlenen üst düzey Libya-Sudan askeri toplantısından bir kare, 5 Nisan 2026 (UBH Genelkurmay Başkanlığı)

Bu görüşme, Batı Libya ile Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutanı Mareşal Halife Hafter’in kontrolündeki Doğu Libya arasında yaşanan siyasi ve askeri bölünmenin arka planında gerçekleşiyor. Hafter, Muhammed Hamdan Dagalu (Hamideti) liderliğindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile ‘iş birliği’ yaptığı yönündeki suçlamalarla karşı karşıya.

UBH hükümetine yakın bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu toplantıyı, ‘Sudan ordusunun Libya’daki askeri ve güvenlik bölünmesinden yararlanan HDK karşısında attığı önemli bir adım’ olarak nitelendirdi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, 26 Şubat 2024’te başkent Trablus’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyarette, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ile bir araya gelmişti. İki lider, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, desteklenmesi ve geliştirilmesine yönelik ikili görüşmeler gerçekleştirmişti.

 Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Şubat 2024’te Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ı karşıladı. (Libya Başkanlık Konseyi)Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Şubat 2024’te Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ı karşıladı. (Libya Başkanlık Konseyi)

El-Menfi ile Burhan, o dönemde iki ülke arasında heyet değişimini ve imzalanan anlaşmaların uygulanmasını kararlaştırdı. İki ülke heyetlerinin katıldığı görüşmelerde ortak ilgi alanındaki konular ele alındı ve ‘Sudan ile bölgedeki barış ve istikrarın sağlanması’ hedeflendi.

Trablus’taki Genelkurmay Başkanlığı’nda dün yapılan buluşmada, Libyalı yetkili en-Nemruş, Libya ve Sudan halklarını birleştiren ‘tarihî bağlar ve köklü ilişkilerin derinliğine’ vurgu yaptı. En-Nemruş, ‘ülkelerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde ortak koordinasyonun geliştirilmesinin ve bölgedeki güvenlik ile istikrara katkı sağlamasının önemini’ vurguladı.

Genelkurmay Başkanlığı, toplantıda ‘bilgi paylaşımı ve güvenlik koordinasyonu alanında iş birliğinin uygulanma yöntemlerinin’ ele alındığını açıkladı. Taraflar ayrıca, ‘askeri eğitim programlarının ve deneyim paylaşımının genişletilmesi; personelin yeterliliğinin artırılması ve hazırlık seviyesinin yükseltilmesi’ konusunda mutabık kaldı. Bu adımlar, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı ve yapıcı iş birliği hedeflerini yansıtıyor.

Öte yandan LUO, Sudan’daki HDK’ye destek sağlamakla ilgili suçlamaları daha önce görmezden gelmişti. Reuters, güneydoğu Libya’daki Kufra Havalimanı’nın, Darfur’daki el-Faşir kenti üzerindeki kontrolün güçlendirilmesi için lojistik üs olarak kullanıldığını bildirmişti. LUO, bu iddialara yanıt vermemişti.

Reuters geçtiğimiz aralık ayında yayınladığı bir haberde, ‘Kufra üzerinden geçen ikmal hattının, HDK’nin el-Faşir şehri üzerindeki kontrolünü güçlendirmede merkezi bir rol oynadığını ve bu sayede Darfur’daki varlığını sağlamlaştırmasını sağladığını’ belirtmişti.

Nisan 2023’te Sudan iç savaşı başladığından bu yana LUO’ya HDK’ye yardım sağladığı yönünde tekrar eden suçlamalar yapıldı. Ancak LUO, o dönemde bu iddiaları yalanlayarak, Sudan tarafları arasında çatışmaların durdurulması için ‘arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu’ açıklamıştı.


İsrail hava saldırıları Lübnan'ın güneyindeki kasabaları hedef aldı

Beyrut'un güney banliyölerinde, Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen bir bölgeden duman yükseliyor (DPA)
Beyrut'un güney banliyölerinde, Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen bir bölgeden duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail hava saldırıları Lübnan'ın güneyindeki kasabaları hedef aldı

Beyrut'un güney banliyölerinde, Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen bir bölgeden duman yükseliyor (DPA)
Beyrut'un güney banliyölerinde, Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen bir bölgeden duman yükseliyor (DPA)

İsrail savaş uçakları bugün Lübnan'ın güneyindeki Burc Rahal kasabasına hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda 3 kişi öldü, bir kişi yaralandı. Ayrıca güney Lübnan'daki kasabalara da saldırılar düzenlendi.

İsrail savaş uçakları bu sabah Lübnan'ın güneyindeki Burc Rahal kasabasında bir eve hava saldırısı düzenleyerek 3 kişiyi öldürdü, birkaç kişiyi yaraladı ve birçok evi yıktı. Sivil savunma ekipleri cesetleri çıkarmak ve yolu temizlemek için çalışıyor. Resmi Lübnan Ulusal Haber Ajansı, hava saldırılarının ayrıca şafak vakti Lübnan'ın güneyindeki Haris kasabaların da hedef aldığını bildirdi.

İlgili bir gelişmede, Hizbullah bugün dört ayrı açıklamada, savaşçılarının İsrail'in Liman, Hurfish, Shlomi ve Nahariya yerleşimlerini roket saldırılarıyla hedef aldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Hizbullah yaptığı açıklamada, bugün saat 02:25'te Liman yerleşimini roket saldırısıyla hedef aldığını belirtti. İkinci bir açıklamada ise saat 00:30'da Hurfish yerleşimini roket saldırısıyla hedef aldığını duyurdu.

Üçüncü bir açıklamada Hizbullah, saat 02:30'da Shlomi yerleşimini roket saldırısıyla hedef aldığını açıkladı. Dördüncü bir açıklamada ise saat 03:10'da Nahariya yerleşimini roket saldırısıyla hedef aldığını bildirdi.

Şunu belirtmekte fayda var ki, 2 Mart sabahından itibaren İsrail savaş uçakları Beyrut'un güney banliyölerini, Güney Lübnan'daki çeşitli bölgeleri ve Doğu Lübnan'daki Bekaa Vadisi'ni hedef alan bir dizi hava saldırısı düzenledi. Saldırılar ayrıca Lübnan Dağı ve Kuzey Lübnan'daki bölgelere de yayıldı. İsrail hava saldırıları halen devam etmektedir. Mart ortasından sonra İsrail ordusu Güney Lübnan'a bir saldırı başlattı.


Gazze Şeridi’ndeki direnişçi gruplar, ‘silahsızlanma’ planında değişiklik talep edilmesinin ardından yoğun saldırı bekliyor

Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)
Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)
TT

Gazze Şeridi’ndeki direnişçi gruplar, ‘silahsızlanma’ planında değişiklik talep edilmesinin ardından yoğun saldırı bekliyor

Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)
Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)

Gazze Şeridi’ndeki büyük Filistinli gruplardan çeşitli kaynaklar, İsrail’in Gazze Şeridi içindeki saldırılarını yoğunlaştırmasının beklendiğini belirtti. Bu beklentinin, Barış Konseyi planında yer alan silahsızlanma maddelerinde değişiklik yapılması talebinin ardından ortaya çıktığı ifade edildi.

Hamas’a bağlı üç kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sahada İsrail’in daha geniş çaplı bir askeri gerilime hazırlandığına dair göstergeler bulunduğunu belirtti. Kaynaklar, bu olası gerilimin polis ve güvenlik noktalarının hedef alınmasının, silahlı grup üyelerine yönelik saldırıların ve suikastların ötesine geçebileceğini dile getirdi.

Hamas’ın silahsızlandırılması, Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov tarafından sunulan planın en önemli maddeleri arasında yer alıyor. Söz konusu plan, Mladenov tarafından mart ayı sonunda Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde açıklanmıştı. Uluslararası ve bölgesel medyada yayımlanan maddelere göre plan, Filistinli hareketin tünel ağını imha etmesini ve sekiz ay içinde aşamalı olarak silah bırakmasını öngörüyor. Plan ayrıca, ‘Gazze Şeridi’nin silahlardan tamamen arındığının nihai olarak doğrulanması’ sonrasında İsrail güçlerinin tamamen çekilmesini içeriyor.

 Hamas ve İslami Cihad Hareketi’ne bağlı silahlı güçler Gazze’de konuşlandırıldı. (AFP)Hamas ve İslami Cihad Hareketi’ne bağlı silahlı güçler Gazze’de konuşlandırıldı. (AFP)

Son günlerde İsrail’in tırmanışı, polis güçlerine bağlı güvenlik unsurları ile sahadaki silahlı grup üyelerine yönelik saldırıların yoğunlaştırılmasıyla daha da arttı. Kaynaklara göre Hamas’a bağlı hükümet kurumlarındaki güvenlik personeline ve grupların askeri kanatlarına mensup silahlı unsurlara, alarm seviyesini en üst düzeye çıkarmaları yönünde talimat verildi. Aynı talimatlarda, tekrar eden hedef alınma girişimlerini önlemek amacıyla mümkün olan tüm güvenlik önlemlerinin alınması istendi.

Planda yapılan değişiklikler

Geçtiğimiz hafta Hamas heyeti, Kahire’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, iki gün önce Gazze Şeridi’ndeki gruplar adına ‘silahsızlanma planı’ önerisine yanıtını sundu. Kaynaklara göre, Nikolay Mladenov ile yapılan görüşmede iletilen yanıtta, ‘ikinci aşamaya geçilmeden önce İsrail’in ilk aşamadaki tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesini zorunlu kılacak değişikliklerin yapılması’ gerektiği vurgulandı.

Hamas kaynaklarına göre, İsrail’in söz konusu değişiklik talebini ‘hareketin silah bırakmayı reddettiği’ gerekçesiyle önümüzdeki dönemde saldırılarını artırmak için bir bahane olarak kullanabileceği değerlendiriliyor. Kaynaklardan biri, Hamas’ın ve diğer grupların planı farklı çerçeveler içinde incelemeyi sürdürdüğünü kaydetti.

İslami Cihad Hareketi’nden bir kaynak ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, özellikle İran ile bağlantılı gelişmelerin ardından İsrail’de tırmanış ihtimalinin artmasıyla birlikte, sahadaki savaşçılara izlerinin sürülmesini ve hedef alınmalarını önlemek amacıyla tüm gerekli güvenlik tedbirlerini almaları yönünde kesin talimatlar verildiğini ifade etti.

Öte yandan İsrail, cumartesiyi pazara bağlayan gece yarısı, Gazze kentinin doğusundaki Şeva Meydanı bölgesinde, özel İsrail birliklerinin ya da silahlı grupların sızmasını önlemek amacıyla kurulan bir kontrol noktasında bulunan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensubu dört silahlı kişiyi öldürdü.

Bir polis aracını hedef alan İsrail saldırısının gerçekleştiği yeri inceleyen Filistinliler (Reuters)Bir polis aracını hedef alan İsrail saldırısının gerçekleştiği yeri inceleyen Filistinliler (Reuters)

Hamas’a bağlı bir polis mensubu dün, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı girişinde aracının İsrail’e ait bir insansız hava aracı (İHA) tarafından hedef alınması sonucu hayatını kaybetti. Aynı gün, Han Yunus’un güneyindeki ‘sarı hat’ olarak bilinen bölgede bir genç de İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu öldürüldü.

Sahadaki kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, hedef alınan aracın Kassam Tugayları’na bağlı bir üyeye ait olduğunu, aracı kullanan kişinin ise daha önce önde gelen isimlerden birinin korumalığını yapmış polis memuru olduğunu belirtti.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail, 10 Ekim 2025’te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 718’den fazla Filistinliyi öldürdü.

Erdoğan ile görüşme

Bu arada Hamas dün yaptığı açıklamada, üst düzey bir heyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul’da bir araya geldiğini duyurdu. Görüşmede, Gazze Şeridi’ndeki gelişmeler, ateşkes anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi ve Kudüs’teki son durum ele alındı.

Hareketten yapılan açıklamaya göre, Hamas Liderlik Konseyi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki heyette Halid Meşal, Halil el-Hayye ve Zahir Cebbarin yer aldı. Cumartesi günü gerçekleşen görüşmede, Gazze Şeridi’ndeki gelişmeler ele alındı. Açıklamada ayrıca, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının güvence altına alınması, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve halkın temel ihtiyaçlarının karşılanmasının önemine vurgu yapıldı.

Açıklamada, Kudüs’teki durumun, özellikle de Mescid-i Aksa çevresindeki gelişmelerin ciddiyetine dikkat çekilerek, ‘ihlaller’ olarak nitelendirilen uygulamaların sonuçlarına karşı uyarıda bulunuldu. Ayrıca, esirlere yönelik idam cezasını içeren yasa tasarısına da karşı çıkılarak, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi.

Heyetin, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getirdiği ve Erdoğan’ın bu konudaki çabalarını takdir ettiği aktarıldı. Açıklamaya göre Erdoğan da Türkiye’nin Filistin halkının haklarına verdiği desteğin süreceğini ve bu konudaki tutumunun değişmeyeceğini vurguladı.