Avrupalı liderlerden ‘kriz ve savaş riski’ uyarısı

Theresa May, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) kuruluşunun yüzüncü yıl dönümü törenindeki konuşmasında “modern kölelik” uyarısında bulundu (EPA)
Theresa May, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) kuruluşunun yüzüncü yıl dönümü törenindeki konuşmasında “modern kölelik” uyarısında bulundu (EPA)
TT

Avrupalı liderlerden ‘kriz ve savaş riski’ uyarısı

Theresa May, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) kuruluşunun yüzüncü yıl dönümü törenindeki konuşmasında “modern kölelik” uyarısında bulundu (EPA)
Theresa May, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) kuruluşunun yüzüncü yıl dönümü törenindeki konuşmasında “modern kölelik” uyarısında bulundu (EPA)

“Bugün yaşadığımız kriz, savaşa ve demokratik sistemlerimizin parçalanmasına neden olabilir”
Bu ifadeler, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un dün, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nde gerçekleşen Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü töreni açılışında yaptığı konuşmanın özüydü. Törene, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı Therasa May ve Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev de katıldı.
Katılımcıları, uluslararası platformlarda artık rastlanılmayan Marksist fikirlere yakın bir konuşma ile şaşırtan Macron, “Fransa’da son aylarda şiddetli bir kriz yaşandı. Ancak bu sayede daha fazla insani tutum bekleyen Fransızları dinleme fırsatı buldum” ifadelerini kullandı. Macron, hükümeti tarafından gerçekleştirilen icraatların doğru adımlar olduğunu ancak vatandaşlardan çok uzak icraatlar olduğu itirafında bulundu.
Öte yandan Almanya Başbakanı Merkel, bugün, dünyanın her zamankinden daha fazla çalışma koşullarına ihtiyacı olduğuna işaret ederek, “Dünyada 152 milyon çocuk çalışmaya zorlanıyor. Bunların yarısı 5-11 yaşlarında. Hatta 73 milyonu tehlikeli işler yapıyor. Bu hiçbir şekilde kabul edilebilir bir durum değildir. Buna karşı hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor” diye konuştu. Almanya’daki işçilerin, teknolojideki hızlı gelişmeler karşısında geride kalma riskiyle karşı karşıya kalan çalışma alanları ve bu alanlardaki ustalıkları konusunda endişe içinde olduklarını belirten Merkel, bu durumun siyasetçilere büyük güçlükler getirdiğini söyledi. Uluslararası çoğulcu sistemin bazı ülkelerin eylemleri yüzünden risk altında olduğuna işaret eden Merkel, “Hepimiz diyalog ve uzlaşının başka bir alternatifi olmadığını ve nihai hedefin, toplumsal gelişimin sağlamasının yanı sıra ekonomik büyümenin insanlara hizmet etmesi gerektiğini de biliyoruz” şeklinde konuştu.
Diğer yandan İngiltere Başbakanı May, Avrupa’nın içişleri ve karmaşasından uzaklaşarak ‘modern kölelik’ konusuna dikkati çekti.
Rusya Başbakanı Medvedev, Batılı ülkelere, geçmişten ders çıkarılması ve yaptırım uygulamaktan vazgeçilmesi çağrısında bulunarak, bazı ülkelerin ‘keyfi olarak’ uluslararası sistemin tümünü tehdit eden ticaret savaşlarını başlatmaya yakın bir tutum sergilediklerini söyledi.
Fakat uluslararası ilişkilerde gerilimlerin arttığı bir dönemde BM platformundan etkili bir konuşma yapan Macron, “Dünya sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel olarak derin bir kriz yaşıyor ve insanların büyük çoğunluğu yalnızca küreselleşmenin olumsuz etkilerine odaklanıyor” dedi. Demokratik sistemlerin üzerine kurulduğu köklü fikir birliğinin çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunan Macron, “Tüm bunlar, insanların yıkıcı totaliter fikirlerin cazibelerine kapılmasına neden oluyor” ifadelerini kullandı.
Vatandaşlarının yüzde 80'inin makinelerin değiştirilmesine yol açabilecek teknolojik gelişmelerin sonuçlarından korktuğuna dikkati çeken Macron, çalışanların kariyerleri boyunca teknolojiye ayak uydurmalarını sağlamak, teknolojinin imkanlarına dair farkındalık yaratmak ve çalışma sıkıntılarını hafifletmek amacıyla mesleki eğitimlerin devam etmesi için 15 milyar euro tahsis etme sözü verdi.
Macron’dan BM ile işbirliği çağrısı
Söz konusu krizin, sosyal ve siyasi istikrara yönelik riskleri ve uluslararası ilişkilere yönelik tehditlerinin hafife alınmaması uyarısında bulunan Macron, ‘bir sonraki savaşa’ kadar beklenmemesi ve ‘her kaos atmosferinde dengeleyici bir faktör olduğu bilinen’ BM ile işbirliği yapılması çağrısında bulundu.
Sözü, Fransa’da ‘Sarı Yelekliler’ tarafından aylardır sürdürülen protesto gösterilerine getiren Macron, “2008 yılındaki mali krizden ders çıkarmalı ve çoğulculuk sistemine dönmeliyiz. Kapitalist sistemi yeniden gözden geçirmeli ve krize yönelik yaklaşımımızı değiştirmeliyiz” dedi. Demokrasinin temel prensibi olan ‘insanlık onuru’ için toplum içindeki eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ve dünya nüfusunun yarısından fazlasının sahip olamadığı kapsamlı sağlık sigortası hizmeti verilmesi çağrısında bulunan Fransa Cumhurbaşkanı, bu sözleriyle Cenevre’nin yağmurlu gökyüzü altında Charles de Gaulle’dan çok Fidel Fidel Castro’yu anımsattı.



İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.


İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
TT

İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Ramallah’taki Hollanda Temsilcilik Ofisi’nde görev yapan Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal ettiğini bildirdi. Kararın, Hollanda hükümetinin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklama kararına misilleme olarak alındığı belirtildi.

Bakanlık, söz konusu diplomatların diplomatik statüsünün yedi gün içinde sona ereceğini açıkladı.


Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
TT

Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, basınla yaşadığı son gergin diyalogda bir kadın muhabire "sessiz olmasını" söyledi ve ardından kadınların erkeklerden daha iyi yönetim sergilediği fikrini "çok saçma" bularak reddetti.

80 yaşındaki başkan bu ifadeleri cumartesi günü Tennessee'de oynanacak üniversite düzeyindeki Amerikan futbolu maçı için yola çıkmadan önce, Beyaz Saray'ın önünde gazetecilerle konuşurken dile getirdi.

Başkanın geçen hafta CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a girişini yasaklamasının ardından bir kadın gazeteci Trump'a Beyaz Saray basın havuzunda sadece kendisini "destekleyen" yayın organlarının mı yer almasını istediğini sordu. Federal bir yargıç perşembe günü bu kararı engellemiş olsa da Trump cumartesi günü CNN'in başkanlık uçağı Air Force One'a alınmasını engelledi ve bu kanalın yerine LindellTV'yi dahil etti.

Trump, "Hayır, hayır" diye yanıt verdi.

Sizinki gibi yalan haberler değil, doğru haberler istiyorum. Dinleyin, doğru haberler istiyorum. Açık ve özgür basını severim. Sevmediğim şey yalan haber.

Trump sözlerine CNN ve MS NOW'ın reytinglerinin düşük olduğunu öne sürerek devam etti. Aynı muhabir, yani MS NOW'dan Akayla Gardner, "Zor sorular istemiyor musunuz?" diye ek bir soru sorduğunda ise Trump onun sözünü kesti.

Trump işaret parmağını kaldırarak, "Bekle, bekle, sessiz ol" dedi.

Sevmediğim şey yalan haberler. Ve onlar yalan haber yapıyor.

Gazetecileri taraflı ve adil olmayan haberler yapmakla suçlayan Trump basınla uzun süredir kavgalı. Ayrıca daha önce gazetecilere yönelik kişisel hakaretlerde bulunmuş ve bazılarının cezalandırılması gerektiğini ima etmişti.

Trump sıklıkla kadın muhabirleri hedef alıyor. Haziranda CNN muhabiri Kaitlan Collins'e sert tepki göstermiş, onun "gözlerinde nefret olduğunu" ve "yüzünde hiç gülümseme görmediğini" söylemişti. Daha önce de Collins'in Beyaz Saray balo salonuyla ilgili sorular sormasının ardından onu "aptal ve edepsiz" diye nitelemişti.

Geçen kasımda Trump, Jeffrey Epstein hakkında soru sormaya çalışan Bloomberg muhabiri kadına "Sessiz ol, domuzcuk" demişti. Beyaz Saray'ın bu söze getirdiği açıklama, Trump'ın "herkese karşı son derece açık ve dürüst" olduğuydu.

Cumartesi sabahı Trump'a eski ABD Başkanı Barack Obama'nın kadınların yönetimde olmasıyla ilgili bu haftaki yorumları da soruldu.

Obama pazartesi günü, "Kadınları iki yıl kadar bütün hükümetlerin başına getirseniz ve ardından işlerin nasıl gittiğine baksanız, her şeyin mükemmel olmayacağına ama daha iyi olacağına güçlü biçimde inanıyorum" demişti.

Trump bu konuda, "Bu çok saçma" yorumunu yaptı.

Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade.

Trump başka birçok konuya da değindi. Bir kez daha "süper zeka" diye tanımladığı yapay zekanın geliştirme çalışmalarını Birleşik Devletler'in "frenlemeyeceğini" söyledi.

Bunun yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını sona erdirmek için "bir anlaşma yapması" çağrısında bulundu ve ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu öne sürdü.

Independent Türkçe