TYT'nin belirleyicisi Türkçe ve Matematik oldu

TYT'nin belirleyicisi Türkçe ve Matematik oldu
TT

TYT'nin belirleyicisi Türkçe ve Matematik oldu

TYT'nin belirleyicisi Türkçe ve Matematik oldu

2019 TYT sorularını değerlendiren Bahçeşehir Koleji bölüm başkanları TYT’de bu yıl da üst düzey düşünme becerilerini ölçen soru yapıları ile karşılaşıldığını belirtti.
Yükseköğretim Kurumları Sınavının (YKS) ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) bugün tamamlandı. Uzmanların yapmış oldukları değerlendirmeye göre, TYT 2018'de sorulmaya başlanan, üst düzey düşünme becerilerini ölçen soru yapılarının bu sene de kullanıldığı görülmektedir. TYT 2019 ‘da da günlük hayatla bağlantılı konulardan oluşmuş bir sınav hazırlanmış ve analiz yapma, akıl yürütme, yorum yapma gibi üst düzey düşünme becerileri gerektiren sorularla yer verilmiştir.
“Matematik'te ezber yapan değil, temeli olan öğrenciler başarılı olacak”
Matematik testinde sorulan soruların 9. ve 10. sınıf alt öğrenme alanlarından sorulduğunu kaydeden Matematik Bölüm Başkanı Taner Kayış, Matematik testine dair yaptığı değerlendirme şu şekilde:
“Soruların tamamına yakını günlük hayat ile ilişkilendirilmiştir. Soruların büyük bir çoğunluğu üst düşünme becerilerini ölçmeye yönelik hazırlandığı için soruların çözümü zaman almıştır, bu durumun da sınavda zaman sıkıntısı yaşattığını söylemek mümkündür. Bu sınavda 2018 TYT sınavına benzer sorular gelmiştir. Verilen bilgileri doğru yorumlayan öğrenciler kısa bir işlemle sonuca ulaşmışlardır. Temel Matematik soruları işlem becerisinden çok okuduğunu doğru anlayıp yorumlama becerisini kullanmaya dönüşmüştür. Çok okuyan, muhakeme becerisi yüksek öğrencilerin başarıya ulaşacakları bir sınav olduğunu söylemek mümkündür. Geçen yıl yapılan TYT sınavında olduğu gibi Temel Matematik testinde soru çözümünde gerekli olan formül, soru kökünde verilmiştir. Sonuç olarak bu sınavda, soru kalıplarını ezberleyip sonuca gitmeye çalışan öğrenciler değil, temel Matematik bilgisi olup bu bilgiyi yorumlayabilen öğrenciler başarılı olabilecektir.
Temel Matematik testinde sorulan teklik çiftlik sorusunun başında bilinmeyenlerin pozitif tam sayı olduğu söylenmiş ancak çözüm kurgusu yapılırken pozitif tam sayı olmaları gerektiği göz ardı edilmiştir. Bundan dolayı soru tekrar değerlendirmeye muhtaçtır. Geometri TYT soruları da öğretim programlarına uygun, günlük hayata yer veren sorular olarak hazırlanmıştır.”
“Türkçe soruları çeldirici”
Türkçe testinin genel anlamda çeldiriciliği yüksek olan ve zaman sıkıntısı yaşatan sorulardan oluştuğunu belirten Türkçe Bölüm Başkanı Tuğba Aktaş, “Dil bilgisinden 12 soru sorulmuştur. Soruların çoğu bilgi, bunun yanında analiz becerisi gerektiren bir yapıya sahiptir. İçerik olarak öğretim programı kazanımlarıyla örtüşmektedir. Bununla birlikte “tamlama, ek fiil, fiil çekimi, fiilde çatı, cümle türleri, anlatım bozukluğu” konularına ait kazanımları yoklayan herhangi bir soru sorulmamıştır. Anlam ve paragraf soruları ilgi çekici ve günlük hayattan konuları içermekle birlikte bu soruların çeldiricilerinin de oldukça kuvvetli olduğu görülmüştür. Geçmiş senelerden farklı olarak iki ayrı paragraf verilip bunlar üzerinden öğrenciyi düşündüren yeni bir soru tipi kullanılmıştır. Paragraf soruları anlam olarak yoğun olmakla birlikte, öğrencilerin kelime dağarcığının ve muhakeme becerisinin çok iyi olmasını gerektiren bir düzeydedir. Türkçe testindeki birçok soruyu birden fazla kez okumak gerektiği için Türkçe testi sınavda öğrencilerin süre kaybetmelerine neden olmuştur. Bu anlamda bu sınavın belirleyici dersinin Matematik dersiyle birlikte Türkçe dersi de olacağını da söylemek mümkündür” değerlendirmesinde bulundu.
TYT Fizik sorularının müfredata uygun olarak hazırlandığını ifade eden Fizik Bölüm Başkanı Rafet Sayar, “Fizik alanındaki soruların 4 tanesi 9. sınıf ve 3 tanesi 10. sınıf konularından olmak üzere, temel kavram ve ilkeleri kullanma becerilerini ölçmeye yöneliktir. Sorular beklenen düzeyde, günlük hayatta karşımıza çıkabilecek, fizik ilkelerine uygun, işlemsiz ve okuduğunu anlayıp yorumlamaya dayalı sorulardır ”dedi. 
“TYT Kimya sorularının 4 tanesi 9. sınıf, 3 tanesi de 10.sınıf Kimya öğretim programında yer alan kazanımlara uygun olarak hazırlanmıştır” diyen, Kimya Bölüm Başkanı Yasemin Keskin Çinkaya, “Güncellenen öğretim programında 10. sınıfın 1. ünitesi olan ve öğrencilerin zorluk çektiği, ‘Mol Kavramı-Kimyasal Tepkimeler' ünitesinden hiç soru sorulmamıştır. Sorular geçen yıl uygulanan sınavla karşılaştırıldığında güncellenen öğretim programını kapsadığı ve güçlük düzeylerinin benzer olduğu görülmektedir. Sınavda beklentilerin dışında, farklı ya da zor soru tipi yer almamaktadır. Soruların güçlük düzeyi orta ve kolay şeklindedir; tamamı bilgi düzeyinde sorulardan tercih edilmiştir. Sorular kısa metinli, açık ve anlaşılırdır. Şekil ve grafiklerle desteklenen soru yoktur. Öğrencilerin matematiksel işlem yapmasını gerektirecek 1 soru sorulmuştur. Bu da çözeltilerde çözünen madde miktarlarının birbiri ile kıyaslanması seklindedir. Sınav geneline baktığımızda Kimya sorularına zaman ayırabilen öğrencilerin rahatlıkça çözebileceklerini söyleyebiliriz” yorumlarında bulundu.
Biyoloji Bölüm Başkanı Melike Kılıç, Biyoloji sorularını şöyle değerlendirdi:
“Sınavdaki 6 Biyoloji sorusunun 3 tanesi 9. sınıf, 3 tanesi 10. sınıf öğretim programı konularından sorulmuştur. 9. sınıfa ait ‘' Yapısına göre farklı hücre tiplerinin karşılaştırılması, mantarlar alemi canlılarına ait özellikler, DNA-RNA moleküllerinin ortak özellikleri, 10. sınıfa ait ‘'Partenogenezle üreme, eşeye bağlı kalıtım (Soy ağacı) ve ekosistem ekolojisi (biyolojik birikim) konularından sorular gelmiştir. 10.sınıfa ait partenogenezle üreme sorusu gametogenez basamaklarındaki hücre isimlerini içermektedir. Sorular, genel olarak öğrencilerin rahatlıkla yapabileceği, temel bilgilerin sorgulandığı ve bilgi ağırlıklı olarak kurgulanmıştır.”
Tarih Bölüm Başkanı Kahar Alkan, Tarih sorularının, 2018-2019' da uygulanan TYT sınavı soru dağılımıyla ve öğretim programı kazanımlarıyla paralellik gösterdiğini söyleyerek, “9. sınıf öğretim programından; Asya Hun Devleti ve Gazeli Devleti konularından birer soru, 10. Sınıf öğretim programı konusu Divanıhümayun'dan bir soru ve 11. Sınıf TC. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programından I. Meclis ve Atatürk İlkelerinden birer soru gelmiştir. Genel olarak sınavda okuduğunu anlamaya, yorumlamaya dayalı sorular sorulmuş olmakla birlikte T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinden sorulan 1 soruyu zor olarak nitelendirebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
Coğrafya sorularını değerlendiren Coğrafya Bölüm Başkanı Arzu Yetkin, “Coğrafya soruları açık, anlaşılır ve beklendiği gibi TYT kazanımlarına uygun, 9. ve 10. sınıf öğretim programı kapsamındaki kazanımlardan oluşmaktadır. Harita ve grafik analiz becerisi gerektiren soruların yanı sıra bilgi ve yoruma dayalı sorulara da yer verilmiştir. Müfredat dışı ya da beklenmeyen bir soru tipi ile karşılaşılmamıştır. 9. sınıf düzeyinden 2 soru, 10. sınıf düzeyinden 3 soru gelmiştir. 10. sınıf düzeyinde nüfus ünitesi kapsamında 2 soru bulunmaktadır. 10. sınıf düzeyinde sorulan, “erkeklerde beklenen yaşam süresi” ile ilgili soru harita analizi becerisinin yanı sıra coğrafi konum bilgisi gerektirdiğinden diğer sorulara göre daha zorlayıcı olmuştur. Genel olarak orta düzeyde, günlük hayatla bağlantılı güncel konuları kapsayan sorulardan oluşan, sistemli bir çalışma programına sahip olan öğrencilerin rahat yapabileceği bir sınav olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Tüm öğrencilerin çözmesinin zorunlu olduğu Felsefe sorularında 1 soru Felsefeyle Tanışma, 1 soru Epistemoloji (Bilgi Felsefesi), 1 soru Etik (Ahlak Felsefesi), 1 soru Siyaset Felsefesi ve 1 soru da Bilim Felsefesi'nden çıktığını kaydeden Felsefe Bölüm Başkanı Filiz Yıldırım ise, “Sorular öğretim programı kazanımlarına uygun olarak hazırlanmış olup okuduğunu anlama, dikkat etme, analitik düşünme becerisi gerektiren sorulardır. Soruların çeldiricileri bu anlamda etkili hazırlanmıştır. TYT Felsefe soruları; kitap okuyan, okuduğunu anlayabilen, eleştirel düşünebilen öğrencinin yapabileceği düzeyde sorulardır. Paragraflar ve seçenekler güncel kavramlardan oluşmuş olup eleştirel düşünme becerisini ölçmeye yönelik ifadeler içermektedir. Bazı sorularda paragraf anlaşılmasa bile seçeneklerden yola çıkarak doğru cevaba ulaşılabilir” değerlendirmesinde bulundu.



Oscar ödüllü Nicole Kidman ve Jamie Lee Curtis’ten yeni suç serisi: Scarpetta

Diziye adını veren Scarpetta'yı canlandıran 58 yaşındaki Nicole Kidman, Saatler'deki (The Hours) performansıyla 2003'te Oscar'a uzanmıştı (Amazon Prime Video)
Diziye adını veren Scarpetta'yı canlandıran 58 yaşındaki Nicole Kidman, Saatler'deki (The Hours) performansıyla 2003'te Oscar'a uzanmıştı (Amazon Prime Video)
TT

Oscar ödüllü Nicole Kidman ve Jamie Lee Curtis’ten yeni suç serisi: Scarpetta

Diziye adını veren Scarpetta'yı canlandıran 58 yaşındaki Nicole Kidman, Saatler'deki (The Hours) performansıyla 2003'te Oscar'a uzanmıştı (Amazon Prime Video)
Diziye adını veren Scarpetta'yı canlandıran 58 yaşındaki Nicole Kidman, Saatler'deki (The Hours) performansıyla 2003'te Oscar'a uzanmıştı (Amazon Prime Video)

Nicole Kidman, Amazon imzalı Scarpetta dizisinin yeni fragmanında Kay Scarpetta rolüyle yeniden izleyicinin karşısına çıkıyor. Dizi, 11 Mart'ta Prime Video'da yayına girecek.

Gerilim dozu yüksek suç dizisi, yetenekli Dr. Kay Scarpetta'nın bir seri katilin izini sürmesini konu ediniyor.

Dizinin resmi tanıtım metninde şu ifadeler yer alıyor:

Usta elleri ve sarsıcı bakışıyla, tavizsiz adli tabip Kay Scarpetta, kurbanların sesi olmaya, bir seri katilin maskesini düşürmeye ve 28 yıl önce kariyerini şekillendiren davanın aynı zamanda kendi sonunu hazırlamadığını kanıtlamaya kararlı.

Yapımda Kidman'a Scarpetta'nın ablası Dorothy Farinelli'yi canlandıran Oscar ödüllü Jamie Lee Curtis eşlik ediyor. 

Kadroda ayrıca Dedektif Pete Marino rolünde Bobby Cannavale, FBI profil uzmanı Benton Wesley'yi canlandıran Simon Baker ve teknoloji meraklısı Lucy Watson'ı oynayan Ariana DeBose bulunuyor.

Hikaye iki zaman diliminde ilerlerken karakterlerin gençlik hallerine Rosy McEwen, Amanda Righetti, Jake Cannavale ve Hunter Parrish hayat veriyor.

1990'da okurla buluşan Kay Scarpetta hikayesi, bugüne kadar dünya genelinde 120 milyonun üzerinde satışa ulaştı.

Dizi, 1990'larda baş adli tıp uzmanı olarak görev yapan Scarpetta'nın yıllar sonra memleketine geri dönüp aynı görevi üstlenmesi ve vahşi bir cinayeti soruşturmasını merkezine alıyor. 

Resmi özetine göre dizi, Scarpetta'nın adalet arayışını, karmaşık aile ilişkilerini, kişisel ve profesyonel hesaplaşmalarını ve tüm kariyerini sarsabilecek sırlarla yüzleşmesini izliyor.

Liz Sarnoff, dizi sorumlusu görevini üstlenirken Kidman ve Curtis'le birlikte yönetici yapımcı olarak projede yer alıyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, TV Insider


Zaman Nolan’ı haklı çıkardı: Tartışmalı filmi 12 yılda nasıl modern bir klasiğe dönüştü?

48 yaşındaki Oscarlı yıldız Jessica Chastain, Yıldızlararası'nda başta bir erkek karakter olarak yazılan Murphy Cooper'ı canlandırmıştı (Warner Bros. Pictures)
48 yaşındaki Oscarlı yıldız Jessica Chastain, Yıldızlararası'nda başta bir erkek karakter olarak yazılan Murphy Cooper'ı canlandırmıştı (Warner Bros. Pictures)
TT

Zaman Nolan’ı haklı çıkardı: Tartışmalı filmi 12 yılda nasıl modern bir klasiğe dönüştü?

48 yaşındaki Oscarlı yıldız Jessica Chastain, Yıldızlararası'nda başta bir erkek karakter olarak yazılan Murphy Cooper'ı canlandırmıştı (Warner Bros. Pictures)
48 yaşındaki Oscarlı yıldız Jessica Chastain, Yıldızlararası'nda başta bir erkek karakter olarak yazılan Murphy Cooper'ı canlandırmıştı (Warner Bros. Pictures)

Christopher Nolan'ın Yıldızlararası (Interstellar) filmi, gösterime girdiğinde yönetmenin en çok tartışılan yapımlarından biri olmuş, eleştirmenler ve izleyicilerden hem olumlu hem de olumsuz tepkiler almıştı. 

Aradan 12 yıl geçtikten sonra Nolan, filmin zaman içindeki itibar dönüşümünü ve bugün birçok kişi tarafından "kıymeti geç anlaşılmış modern bir klasik" diye görülmesini değerlendirdi.

55 yaşındaki yönetmen, oyuncu Timothée Chalamet'yle Variety için yaptığı söyleşide, filmin ilk karşılanışını "biraz muğlak" diye niteledi. 

"Eleştirmenlerin bir kısmı filme burun kıvırdı, benzer bir mesafe izleyicinin bir bölümünde de vardı" diyen Nolan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Özellikle dünya genelinde gişede çok iyi iş yaptı. Ama sanki tam olarak karşılık bulmadı... Bunu söylemek kibirli kaçacak ama, benden böyle bir şey görmeye 'hazır değillerdi'.

Nolan, Yıldızlararası'nı hiç beğenmeyenlere karşı bir kırgınlık taşımadığını da vurguladı. Yönetmene göre bir filmin izleyicide olumlu ya da olumsuz, yoğun bir duygu uyandırması umursamaz bir tepkiden daha değerli.

Nolan, "Yıllarca bir yerde beni görüp yanıma geldiklerinde hep Kara Şövalye'den (Dark Knight) bahsederlerdi. Ama son 10 yılda bu, Yıldızlararası'na dönüştü. Bu harika bir şey" dedi. 

İki yıl önce filmi yeniden gösterime soktuk ve 5 milyon dolar kazandı. Yakaladığı başarı inanılmaz. Bu çok ödüllendirici. Yönetmenlikte tuhaf olan şeylerden biri şu: Bir projeye takıntılı biçimde gömülüyorsunuz. Alabileceğiniz en kötü tepki de insanların 'Eh, fena değil. İdare eder' demesi. Neredeyse şunu tercih edersiniz: Ya tutkuyla nefret etsinler ya da tutkuyla, takıntılı bir şekilde aşık olsunlar.

Nolan, filmin vizyona girdiği ilk dönemde Yıldızlararası'ndan kişisel olarak etkilendiğini söyleyen insanlarla karşılaşmanın kendisini teselli ettiğini belirtti. Yine de filmin zamanının ilerisinde kalmış olabileceğini kabul ediyor.

Sözlerine "Bu ölçekte bir film yaptığınızda..." diye başlayan Nolan, şöyle devam ediyor: 

Filmi tamamladığımız dönemde yaptığımız her gösterimde mutlaka biri gözyaşları içinde olur, çok derinden etkilenirdi. Bu yeter. Kültürün bir şeyi hemen benimsemesini isteyemezsiniz. Bu fazla beklenti olur.

Yönetmen sözlerini şöyle sürdürdü: 

Filme gerçekten derin bir şekilde bağ kuran insanlarla konuştuğunuzda, orada olduğunu anlarsınız. İşinizi yapmışsınızdır. Gerisi zamanın ruhuyla ve sizin onun içinde nereye oturduğunuzla ilgili.

Independent Türkçe, Variety, GamesRadar


307 milyon yıllık fosil, otçul beslenmenin tarihine ışık tuttu

Tyrannoroter heberti'nin yuva kazan hayvanlardan olduğu düşünülüyor (Hannah Fredd)
Tyrannoroter heberti'nin yuva kazan hayvanlardan olduğu düşünülüyor (Hannah Fredd)
TT

307 milyon yıllık fosil, otçul beslenmenin tarihine ışık tuttu

Tyrannoroter heberti'nin yuva kazan hayvanlardan olduğu düşünülüyor (Hannah Fredd)
Tyrannoroter heberti'nin yuva kazan hayvanlardan olduğu düşünülüyor (Hannah Fredd)

307 milyon yıllık kafatası fosilini inceleyen bilim insanları, karada yaşayan ve bitkiyle beslenen en eski omurgalı hayvanlardan birini keşfetti.

İlk omurgalılar yaklaşık 370 milyon yıl önce sudan çıktığında, bitkiler yaklaşık 100 milyon yıldır karada yaşıyordu.

Milyonlarca yıl etle beslenen bu hayvanlar, zamanla bitkilere yöneldi. 

Şikago'daki Field Müzesi'nden evrimsel biyolog Arjan Mann ve ekibi, Tyrannoroter heberti adını verdikleri yeni bir türün bu geçişi yapan ilk hayvanlardan biri olduğunu tespit etti.

Yaklaşık 358 milyon yıl önce başlayıp 299 milyon yıl önce sona eren Karbonifer Dönemi'nde yaşayan bu tür, karada yaşayan 4 ayaklı tetrapodların ilk üyelerindendi. Tetrapodlar, bugünkü amfibiler, sürüngenler, memeliler ve kuşların atasıydı.

Bilim insanları, T. heberti'nin kafatasını Kanada'nın Yeni İskoçya (Nova Scotia) eyaletindeki fosilleşmiş bir ağaç kütüğünün içinde buldu. 

Kafatası sadece 10 santimetre olan hayvanın boyunun 25 santimetreyi aşmadığı tahmin ediliyor.

Araştırmacılar bilgisayarlı tomografiyle T. heberti'nin kafatasını ve dişlerini inceleyerek nasıl beslendiğini saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature Ecology & Evolution'da dün (10 Şubat) yayımlanan çalışmaya göre T. heberti'nin dişleri, böcek ve eklembacaklılarla beslenen hayvanlarla benzerlik gösteriyordu.

Ayrıca damağında ve alt çenesinde, daha sonraki dinozor gibi otçullarda da görülen ve sert bitki parçalarını öğütmeye yarayan plakalar vardı.

Mann "Bu, bitkilerle beslendiği bilinen en eski 4 ayaklı hayvanlardan biri" diyerek ekliyor: 

Bu son derece önemli çünkü bugün karşılaştığımız (otoburların hakimiyetindeki) karasal ekosistemlerin temel bileşenlerinin Karbonifer Dönemi'nden beri var olduğunu ve korunduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar T. heberti'nin ilk başta böcekleri yediğini ve daha sonra bitkileri tüketmeye başladığını düşünüyor. Bitkilerle ilk beslenenler böceklerdi. Bu böceklerle beslenen tetrapodlar da, zamanla bitkileri sindirmeye yarayan bağırsak florasını kazanmış olmalı.

Ekip aynı dönemde yaşayan Melanedaphodon adlı bir hayvanın da yumuşak bitkilerle ve böceklerle beslendiğini tespit etti.

T. heberti'nin de bitkilerin yanı sıra karşısına çıkan böcekleri ve eklembacaklıları yediği tahmin ediliyor ancak kafatası, daha sert bitkileri işlemeye Melanedaphodon'dan daha iyi uyum sağladığını gösteriyor.

Mann "Tyrannoroter, yüksek lifli bitki materyalini işleyebilecek adaptasyonlar gösteren en eski ve en eksiksiz omurgalı kara otçulu" diye açıklıyor.

T. heberti'nin keşfi, tetrapodların sanılandan daha uzun zaman önce bitkilerle beslenmeye başladığını göstererek Karbonifer Dönemi'ndeki ekosistemi yeniden şekillendiriyor.

Makalenin yazarlarından Hillary Maddin "Bu keşif, omurgalı hayvanların modern hayvanlara benzer yaşam alanlarına düşündüğümüzden çok daha hızlı yayıldığını ortaya koyuyor" ifadelerini kullanıyor.

Independent Türkçe, Science Alert, Reuters, IFLScience, Nature Ecology & Evolution