Ali Koç: Fatih Terim, tazminatı hak etsin diye 1905 TL'ye imza attı

Ali Koç: Fatih Terim, tazminatı hak etsin diye 1905 TL'ye imza attı
TT

Ali Koç: Fatih Terim, tazminatı hak etsin diye 1905 TL'ye imza attı

Ali Koç: Fatih Terim, tazminatı hak etsin diye 1905 TL'ye imza attı

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Olağan Mali Genel Kurul’da eleştirilere cevap verirken, özellikle Fatih Terim’in TFF’den aldığı tazminat konusunda sert konuştu.
Terim'in TFF'deki bir yöneticiyle kavga ettiği için tazminat hakkının olmadığını söyleyen Koç, “Tazminatı hak etsin diye, 1905 TL'ye imza attırdılar. Rakip başkan bana 'Ali Bey, yanında çalışanlara tazminat ödemiyor mu?' diyor. Sizi dövmeye kalkana tazminat öderseniz, iş kanununu bilmiyorsunuzdur” dedi. Koç, önümüzdeki sezon beklenen Fenerbahçe'yi izleteceklerini sözlerine eklerken, Türk futbolunun içindeki tiyatronun sürmeyeceğini de sözlerine ekledi. 
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Olağan Mali Genel Kurul'da konuşmacılara cevap vermek için konuştu. Bu işlerin gönül işi olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Koç, “İşler tatsız gittiği zaman yattığınız zaman uykunuzu kaçıran şeyler. Bu sene talihsiz bir sene geçirdik. Bize beceriksiz, vasat dediler. Atıp, tutmak kolay. Final-Four'a iki rekor kırarak gittik. Göreve geldiğimizden bu yana 1 sene geçti. Çok büyük beklentilerle geldik. Başımız dik olacak dedik. Futbolda belli başarı olmayınca bunlar değer görmüyor. İlk yarıda 17. sıradaydık, ligi 6. sırada bitirdik. İlk yarı ile ikinci yarı arasında acı çekme açısından fark yok. Zannedersiniz Türkiye tarihinde sadece Fenerbahçe 6. oluyor. Zannedersiniz büyük takımlardan biri olmamış. Rakiplerimizden biri 2011 yılında 30. haftada aynı puanla aynı sıradaydı. Oluyor bunlar. Tatsız olanı bizim dönemimize gelmesi. Bunun çok büyük sebebi var. Yapılan yanlış transferlerden, takım ruhunu oluşturmaya kadar birçok nedeni var. Bu kadar çok şeyin talihsizliğin, hatanın, bu kötü şans bile değil. Bunlardan önemli olan ders alabilmek. Taraftarlarımıza, hala ümidi olan kongre üyelerine teşekkür ederim. En zor zamanımızda moral oldunuz. Bizim mahcubiyetimiz size karşı arttı. Bizimde çalışma azmimiz artmış oldu” dedi.
“Çirkefliğin kazandığı bir ortam” 
Futbolda tiyatro oynandığını söyleyerek sözlerini sürdüren Ali Koç, “Trajikomik, çirkin bir durum. Çirkefliğin kazandığı bir ortam. Biz zaman yumuşak olmakla eleştiriliyoruz. İki yanlış bir doğru mu yapacak. Şunu temin ederim önümüzdeki sezon bizim duruşumuz çok farklı olacak. Bu camia pis ortama ortak olmadık. Az konuştuk, öz konuştuk. Doğru bildiklerimizi anlattık. MHK değişti. Federasyon olarak eski zihniyet devam edemez dedik. Kim olsun demedik, kim olmasın dedik. Belki yeterli değil. Ne kadar ağlarsan, çamura yatarsan o kadar hakkın korunuyor. Bu pislik devam etmeyecek, temizlik olacak. Bizden ayrılan futbolcular başka neler yapacaklar. Bize bir şey oldu. Olay Cocu, Comolli değil. Comolli'nin geçmişine bakarsanız, Şampiyonlar Ligi'nde finalinde oynayan iki takımın tohumlarını kendisinin attığını görünce, futboldan anlamıyor diye iddia etmezsiniz” dedi.
“Gelirlerimiz başka yerlere gidiyor” 
1 senede kulübe 140 milyon TL'ye yakın bir para girişi yaptıklarını söyleyen Koç, “20-25 milyon TL Fener Ol'dan kaynak girdik. Futbolcularımıza 2 aydan geriden geliyoruz. Basketbolcular 1 aydan geliyor. Bunlar borçlanarak oluyor. Deniz bitti. Biz burada ibra konusu malzeme ediliyor. İbra gelene kadar içinde bulunduğumuz durumun ciddiyetin farkında değilsiniz. Tahmin bile edemezsiniz. Bu konuda kızgınım. Ayağınızı denk alın. Belli gruba söylüyorum. Ayağınızı denk alın biz başarılı olalım. Şu lafımı hiçbir zaman unutmayın; Fenerbahçe ile var olan, Fenerbahçe için var olanlar Bütün bunlara rağmen yine kaynak bitti. Fener Ol biraz rahatlattı. Yeniden yapılandırmayı bekliyoruz. Biz geldiğimiz zaman ilk ay 17 milyon Euro geçmiş dönemin borcunu ödedik. Nakit akış zararımız var. Gelirimiz var ama başka yere gidiyor. Görülen 800 milyon ama gerçek nakit akışı 1 milyar. Niye para toplanıyormuş diyenler oldu. Basketbol şubesini küçültmeyeceğiz” diye konuştu.
“Şampiyonlar Ligi'ne gitmek zorundayız” 
Yıllık 50 TL aidatın çok az olduğunu söyleyen Ali Koç, “Burada çok talep oldu. Bu miktar çok düşük. Giriş ücreti de düşük. Bunu çıkartacağız. 250 de çok az. Bence bir rakam olmalı. 500 ya da 600'ü geçmez. 25 bin kişi ödediği zaman o kaynak bizim için önemli. Biz her ay sporcular hariç 10 milyon TL maaş ödüyoruz. Fenerbahçe'nin maliyetleri Beşiktaş ve Galatasaray'dan daha fazla. Basketbolu da eklediğiniz zaman ara çok açık” dedi. Şampiyonlar Ligi'nin önemine de değinen Koç, “Şampiyonlar Ligi önemli tedavi mekanizmalarından. 10 senedir gidemiyoruz. Gitmek zorundayız. Ona göre harcama yapmalıyız. FFP çerçevesinde transferler yapabileceğiz. Sattığın kadar diyorsa sattığın kadar alınacak. Kiralık ama mecbur olmayan satın alma opsiyonu ile olacak. Değişik ekonomik şartlardan dolayı bizden teklif bekliyorlar. UEFA'nın kararına göre transfer politikamızı belirleyeceğiz. Ersun hoca, ekibini ve bizim yaptığımız liste için düğmeye basmayı bekliyor” diye konuştu. Kenan Evren Lisesi arazisiyle ilgili olarak yapılan eleştiriyi de yanıtlayan Koç, “Bu konunun eli kulağında. Cumhurbaşkanına da desteklerinden dolayı teşekkür ederim” Eksikliklerimiz yerine getirildi. Bu konuda size güzel bir havadis verebileceğimi düşünüyorum” dedi.
“Gençler gittiği zaman artık geri gelecek” 
Fenerbahçe altyapısının yetiştirdiği oyuncularla ilgili olarak bundan sonra farklı bir uygulamaya gideceklerini söyleyen Ali Koç, “Duhan Aksu için Lille'in ikinci keşfi diye haberler çıktı. Bu arkadaş da bizim altyapıdaymış. Sonra İstanbul'a transfer olmuş. Birkaç sene önce U21'de şampiyon olduk. Merih, Duhan ve Ümraniyespor'dan Yasir o kadroda bulunuyordu. Sordum o zamanın ilgili hocasına. O da “Bu oyuncuları A takım kadrosuna yolladık, hiçbirini uygun görülmediler” dedi. Yasir Subaşı'nda bir madde var. Verdiğimiz oyuncuları geri alma maddesi var. Yasir bizim geldiğimiz dönem gitmiş. Comolli her giden oyuncuya geri alma maddesi koydurtmuş. Artık genç oyuncular gittiği zaman geri alma maddesi olacak” dedi.
“Beklentimiz kararın onanması” 
3 Temmuz sürecinde çok büyük zarar gördüklerini söyleyerek sözlerini sürdüren Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, “Biraz vicdanı olan, renklerden bağımsız olarak bu işe bakanlar, Fenerbahçe'nin ne kadar kalleşçe saldırıya uğrandığını gördüler. 650 bin imza toplanmıştık. Bizim beklediğimiz kararın onanması. Gönüllerde haklanmış Fenerbahçe'nin, artık resmi olarak bunu kavuşması. Ondan sonra da bize bunları yapanların gerekli cezayı alması. Tazminata gelmeden önce bunlara gelmesi lazım. Keşke eski yönetimle hareket etsek. Devletimize sesleniyorum. Bizim gibi insanları Fetöcü yapmaya çalışıyorlar. Bu kahpe örgütle biz mücadele ettik. Devletimiz bunu görecektir. Çünkü biz buradan çok zarar gördük” ifadelerini kullandı.
“Takımdaki en büyük eksiklik, tecrübeli oyuncu eksikliğiydi” 
Emre Belözoğlu, Kolarov gibi isimlerin transfer için konuşulmasının yanlış olduğunu söyleyen bir üyeye cevap veren Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, “Genç oyuncularla tecrübelileri bir arada kaynaştırmanız gerekiyor. Bizim geçen sezon en büyük eksiğimiz, duruşuyla sahada takımı toparlayacak olan lider oyuncudur. Böyle oyunculara her zaman ihtiyacımız var” dedi. Bugünkü toplantısı Ülker Etkinlik Salonu'nda yapmak istediklerini de sözlerine ekleyen Ali Koç, “Gönümüz Arena'da olmaktı. Basketbol Federasyonu'na gittik, bugünün tarihiyle ilgili olarak maç olup olmayacağını sorduk. Henüz takvimi veremeyiz belli değil dediler. Faruk Ilgaz'a da sığmazdık ve buraya geldik” diye konuştu.
“Hisse satılması bize göre çok yanlış” 
Altyapıda iyi oyuncuların oyduğunu söyleyen Ali Koç, Ersun Yanal'ın oğlunun menajerlik yaptığı iddiasıyla ilgili olarak da “Ersun Hoca'nın oğlunun menajerlik yaptığını söylediniz. Ben kendisini tanımam, buralarda olmadığını da biliyorum” dedi. Kulübün işlenmeyen şampiyonluklarıyla ilgili olarak da çalışmaları olduğunu ifade eden Ali Koç, “İşlenmeyen şampiyonluklarla alakalı bir çalışmamız var. Ama çalışmaları belli bir noktaya gelmeden basınla paylaşmadığınız takdirde, belli bir kıymet bilmiyor. Biz de bazı sert açıklamalar için bekliyoruz, eldeki bilgileri inceliyoruz, hemen atlamıyoruz. Bu durum televizyona çıkıp bağırıp çağrılacak bir durum değil. Başka kulüpleri yanınıza alıp, federasyonla görüşmeniz gereken bir kulüp. Metin Sipahioğlu, yönetime girmeden önce de bu konuyla ilgileniyordu. Hala ilgileniyor” diyerek konuyla ilgili çalışma yaptıklarını söyledi. Kulübün hisselerinin satışıyla ilgili öneriyi de yanıtlayan Koç, “İşletme sermayesini karşılamak için bizden önce hisseler satıldı. Bence çok yanlış bir şey. Borç kapama için yapılmış bir durum. Şu anda böyle bir düşüncemiz yok ama mecbur kalırsak bu durumu değerlendirebiliriz” diyerek sözlerini sürdürdü.
“Sizi dövmeye çalışana tazminat öder misiniz?” 
Kendisine sert olması konusunda eleştiriler yapıldığını söyleyen Ali Koç, “Bizden evvelki yönetim çok sertti ama o zaman da pek netice alınamıyordu. Başka bir şey yapmak gerekiyor. Bu pislik sürmeyecek. Türk futbolunun içinde olduğu tiyatro sürmeyecek, süremez. Değişimin de en büyük ateşleyicisi Fenerbahçe olacak. Buna inanın. Milli Takım'ın eski teknik direktörü niçin işten çıkarıldı? Futbol federasyonunun üyesiyle kavga ettiği için. Bundan sonra iş kanununun size sağladığı imkan, 6 gün içinde işten çıkarıp tazminat ödeme mecburiyetiniz olmamasıdır. Ama nedense 9. günde, 6. maddeden tazminatla işten çıkarıyorlar. Medyada da hakimiyeti var. Sonra o kulübün başkanı çıkıp, “Türkiye'nin en büyük işvereni olan Ali Bey, yanında çalıştırdığı kişilere tazminat ödemiyor mu?” diyor. Eğer sizin yanınızda çalışan birisi sizi dövmeye kalkarsa ve siz tazminat verirseniz, iş kanununu bilmiyorsunuz demektir. Bunları biz söyleyince kötü kişi oluyoruz. Bu kadar bariz bir durum var ve hiçbir şey olmamış gibi halının altına süpürülüyor. Bir de tazminatı hayır kurumuna bağışladığı için, ayıp olmasa madalya takacaklar. Bunlar durmalı. Bir de işi de garantiye alıyorlar, tazminatı hak etsin diye, gittiği yerde 1905 Lira'ya imza attırıyorlar. Bu konuyu her platformda tartışmaya hazırım” diyerek Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim'in, TFF'den aldığı tazminatla ilgili açıklamalarda bulundu.
“Güzel bir sezon bizi bekliyor” 
Basketbol şampiyonluğunu kazanmak istediklerini söyleyerek sözlerini sürdüren Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Ergin Ataman'la yaşanan gerilime de değinerek, “Her şey bitti, bir de o bize dil uzatıyor” ifadelerini kullandı. Takıma güvendiklerini söyleyen Ali Koç, “İnşallah Obradovic'in askerleri yarın maçı kazanır da, kendi sahamızdaki maçta bu işi bitiririz” diye konuştu. Önümüzdeki sezon beklenen Fenerbahçe'yi izleteceklerini de sözlerine ekleyen Ali Koç, “Tecrübe kazanmanın en iyi yolu hata yapmaktır ve biz yeterince hata yaptık. İnanın çok daha güzel bir sezon bizi bekliyor. Ersun hoca geldikten sonra 3 kez mağlup olduk, sahamızda hiç yenilmedik. Ama oynadığımız futboldan memnun değiliz. Ama herkesin öz güveninin yerine geldiği yeni sezonda daha da güzel olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı. 



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM