Askeri Geçiş Konseyi: Sudan, çözümün ertelenmesini daha fazla kaldıramaz

Sudan Askeri Geçiş Konseyi (AGK) Başkanı Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu, dün aşiret liderleriyle gerçekleştirdiği görüşme sırasında (AFP)
Sudan Askeri Geçiş Konseyi (AGK) Başkanı Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu, dün aşiret liderleriyle gerçekleştirdiği görüşme sırasında (AFP)
TT

Askeri Geçiş Konseyi: Sudan, çözümün ertelenmesini daha fazla kaldıramaz

Sudan Askeri Geçiş Konseyi (AGK) Başkanı Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu, dün aşiret liderleriyle gerçekleştirdiği görüşme sırasında (AFP)
Sudan Askeri Geçiş Konseyi (AGK) Başkanı Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu, dün aşiret liderleriyle gerçekleştirdiği görüşme sırasında (AFP)

Sudan Askeri Geçiş Konseyi (AGK) Başkanı Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu Hamideti, AGK’nın önümüzdeki dönemde ülkeyi yöneten bağımsız bir teknokratlar hükümeti kurulmasına karar verdiğini belirterek, ülkenin çözümün ertelenmesini daha fazla kaldıramayacağını söyledi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Hartum Büyükelçisi ise, Sudan Meslek Odaları Birliği (SPA) ile gerçekleştirdiği görüşmede, ülkesinin herhangi bir tarafın yanında yer almaksızın Sudanlıların üzerinde uzlaştığı herhangi bir anlaşmayı destekleyeceğini dile getirerek, ekonomik zorlukların üstesinde gelmesi için Sudan'ı desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
Hamidati, dün Hartum’daki kalabalığa karşı yaptığı konuşmada, her eyaletteki sivil idarelerin ülke krizinin çözümüne ilişkin etkin rol oynaması gerektiğini söyledi. Ordunun bütün siyasi taraflarla bir araya geldiğini dile getiren Hamideti, kendilerine geçiş döneminde ülkeyi yönetecek bir teknokrat hükümeti kurmayı kabul ettiklerini bildirdiklerini belirtti. Köklü partilere ulusal çıkarları kendi dar çıkarlarının üstünde tutmaları çağrısında bulunan Hamideti, “Derhal bir hükümetin kurulmasını ve Sudanlılar arasında çözüme ulaşılmasını istiyoruz. Sudan çözümün ertelenmesini daha fazla kaldıramaz” ifadelerini kullandı.
Yüzlerce sivil idare lideri askeri konseye yönelik desteklerini açıkladılar ve konseye ülkedeki siyasi krizin üstesinden gelinmesi için bağımsızlardan oluşan bir teknokratlar hükümeti kurma yetkisi verdiler.
Hamideti yaptığı konuşma sırasında, AGK’nın ülkede bir seçim yapılıncaya kadar mümkün olan en kısa sürede bir teknokratlar hükümeti kurma sürecinde olduğunu söyledi. Ayrıca önde gelen siyasi güçlere şahsi çıkarlarının ötesine geçmeleri ve sorumluluk almaları çağrısında bulundu. İktidarın sivil bir otoriteye teslim edileceğine işaret eden Hamideti, krizin aşılmasına yönelik vizyonlarını görüşmek üzere ülkenin bütün eyaletlerinde diyaloglarda bulunulacağı taahhüdünde bulundu. Bunun yanı sıra ülke içerisinde Sudan’daki olayların bitmesini engellemeye çalışan kimseler tarafından çıkarılan söylentilere karşı mücadele edeceklerini belirtti. Hamideti, güvenlik güçlerinin ve ordunun görevinin içerisinde bulunulan bu hassas aşamada ülkeyi korumak olduğunu ifade ederek, askeri konsey olarak siyasetten uzak olduklarını ve görevlerinin seçimleri gerçekleştirmek olduğunu söyledi.
BAE’den destek
Sudan halk hareketinin omurgasını oluşturan Sudan Meslek Odaları Birliği (SPA), Sudanlıların üzerinde uzlaşıya vardığı herhangi bir anlaşmanın destekleneceği üzerine Hartum'daki BAE Büyükelçisi’nden güvence aldı. Dün SPA’nın resmi Facebook sayfasında yayınlanan bir açıklamada, BAE'nin Hartum Büyükelçisi Hamad Muhammed Humeyd el-Cuneybi’nin, grubun dış ilişkileri komitesi heyeti ile yaptığı görüşmede, ‘ülkesinin Sudanlıların ulaştığı herhangi bir anlaşmayı destekleyeceğini’ vurguladığı bildirildi. Ayrıca Büyükelçisi el-Cuneybi’nin, BAE tarafından sağlanan desteğin amacının herhangi bir tarafın yanında yer almak değil, ülkedeki mevcut ekonomik zorlukların üstesinden gelinmesi olduğunu dile getirdiği belirtildi.
Heyet, BAE Büyükelçisi Humeyd el-Cuneybi’ye, Sudan arenasındaki gelişmeler ve Beşir'in devrilmesinden bu yana yaşanan siyasi süreç hakkında bilgi verdi ve Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) ile AGK arasında yapılan önceki anlaşmalardan geri çekilmenin ciddiyetini dile getirdi. Ayrıca heyet, Sudan'daki geniş ve çeşitli sosyal yapıyı temsil edecek ve istikrarı temin edecek sivil ve demokratik bir iktidara geçişin önemini vurguladı. Açıklamada, SPA heyetinin ülkedeki siyasi sürece ilişkin dış müdahalelerin tehlikesine dikkat çektiği ve bu durumun büyükelçi tarafından onaylandığı kaydedildi. Ayrıca oturma eylemini kırmaya yönelik operasyonlardan sonraki siyasi durumun öncekinden tamamen farklı olduğuna dikkat çekilerek, yaşanan katliamdan sorumlu olan kimselerin yargılanması amacıyla bağımsız bir soruşturma komitesi oluşturulmasının gerekliliği belirtildi.
SPA, önceki gün Avrupa Birliği (AB) büyükelçileriyle bir araya gelindiğini ve AB Dışişleri Bakanlarının ‘oturma eylemi alanında gerçekleştirilen katliamın kınanması, bağımsız soruşturmaların desteklenmesi ve ülkede biran önce sivil bir hükümet kurulması gerektiği’ yönündeki açıklamalarından duyulan memnuniyeti açıklamıştı. Açıklamada, SPA’nın Batılı büyükelçilere, AGK’nın Etiyopya arabuluculuğunu manipüle etme yönünde girişimlerde bulunduğu hakkında bilgi verdiği ve herhangi bir siyasi sürece başlanmadan önce medya kuşatmasının kaldırılması gerekliliğini vurguladığı kaydedildi. Ayrıca ÖDBG ile oluşturulan ortak heyetin, Hartum'daki Mısır Büyükelçiliği'nden, önümüzdeki hafta Addis Ababa'da gerçekleşecek olan Afrika Dışişleri Bakanları toplantısı sırasında müzakere sürecine ilişkin taleplerini sunması yönünde bir teklif aldığı belirtildi.
Mısır: Sudan’ın güvenliği ve istikrarının yanındayız
Hartum'daki Mısır Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamaya göre, Mısır'ın Hartum Büyükelçisi Hüssam İsa, Mısır'ın Sudan'daki tüm siyasi partilere aynı mesafede durduğunu vurgulayarak, ülkesinin Sudan'ın güvenliği ve istikrarının yanında olduğunu belirtti. Ayrıca Mısır'ın Sudan tarafından verilecek karara bütünüyle saygı duyacağını ve Sudan halkının beklentilerinin karşılanması için gerekli desteği vermeyi sürdüreceğini dile getirdi. Açıklamada Büyükelçi İsa’nın, Mısır Büyükelçiliği’nin ÖDBG ve Sudan siyasi güçleri ile süregelen görüşmeleri kapsamında, ÖDBG müzakere heyeti ve Federal Ulusal Birlik Partisi liderlerinden Asam Ebu Hasbu ile bir araya geldiği kaydedildi.
ÖDBG’nin çağrıda bulunduğu protesto gösterileriyle birlikte ülkede tansiyon yükseldi. Hartum'daki bir dizi mahalle ile birlikte ülkenin bazı şehirleri ve kamu kuruluşları orduya tepki göstererek sokaklara akın etti. Hartum'un bazı mahallelerinde protesto yürüyüşlerinin gerçekleştiğinin bildirildiği haberlerde, telekomünikasyon şirketi MTN çalışanlarının Hartum'daki şirket binasının önünde toplu bir protesto düzenledikleri ve barışçıl protestocuların öldürülmesini kınayan pankartlar açarak iktidarın sivil bir hükümete devredilmesini talep ettikleri kaydedildi.
Bunun yanı sıra, Vad Medeni şehrinin öğretmenleri de gerçekleştirdikleri protesto gösterisinde, Eğitim Bakanlığı'ndaki idari personelin görevden alınmasını talep eden bir bildiri yayınlayarak, ülkedeki mevcut koşullar altında okulların yeniden açılmasını reddettiklerini belirttiler.



Suriye, Baniyas Terminali üzerinden Irak’a benzin sevkiyatına başladı

Suriye yeni yönetimi, ülke ekonomisini canlandırmak ve altyapısını yeniden inşa etmek için çalışmalar yürütüyor (Arşiv - Reuters)
Suriye yeni yönetimi, ülke ekonomisini canlandırmak ve altyapısını yeniden inşa etmek için çalışmalar yürütüyor (Arşiv - Reuters)
TT

Suriye, Baniyas Terminali üzerinden Irak’a benzin sevkiyatına başladı

Suriye yeni yönetimi, ülke ekonomisini canlandırmak ve altyapısını yeniden inşa etmek için çalışmalar yürütüyor (Arşiv - Reuters)
Suriye yeni yönetimi, ülke ekonomisini canlandırmak ve altyapısını yeniden inşa etmek için çalışmalar yürütüyor (Arşiv - Reuters)

Suriye makamları, yaptıkları açıklamada, Ortadoğu’daki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin aksamasının ardından, bu hafta Irak adına ithal edilen benzinin Irak’a sevkiyatına başladıklarını duyurdu.

Suriye Arap Haber Ajansı’nın (SANA) haberine göre Suriye Petrol Şirketi, Irak adına tedarik edilen benzinin Baniyas petrol terminali üzerinden taşınmasına başladı.

Ajans, bu adımın “Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin aksadığı bir dönemde enerji tedarikini güvence altına almak amacıyla imzalanan, üç aylık ve yenilenebilir bir anlaşma” kapsamında atıldığını bildirdi.

Şarku’l Avsat'ın SANA’dan aktardığına göre Suriye Petrol Şirketi Ulaştırma ve Depolama Birimi Genel Müdür Yardımcısı mühendis Ahmed Kubbeçi yaptığı açıklamada, Irak’a benzin sevkiyatının perşembe günü ilk etapta 57 tankerle başladığını belirtti. Kubbeçi, Tenef Sınır Kapısı üzerinden günlük sevkiyat kapasitesinin yaklaşık 200 tankere çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Kubbeçi, Katarlı UCC şirketinin benzini dünyanın çeşitli kaynaklarından satın aldığını, Suriye tarafının ise yakıtın taşınmasını transit geçiş ücretleri karşılığında üstlendiğini kaydetti.

Transit taşımacılığın şirket ve devlet için gelir sağladığını belirten Kubbeçi, bunun aynı zamanda Suriye’nin bölge ülkeleri arasında ithalat, ihracat, mal ve enerji taşımacılığında bir geçiş güzergâhı olarak rolünü desteklediğini kaydetti.

Irak, nisan ayının başında Hürmüz Boğazı’nın kapatılması nedeniyle petrolü ihraç etmek amacıyla Suriye toprakları üzerinden tankerlerle taşımaya başladığını açıklamıştı.

Kubbeçi, dün yaptığı açıklamada, hâlihazırda taşınan tanker sayısının günlük 1.000 ile bin 200 arasında değiştiğini söyledi.

Suriye’de yeni yönetim, Beşşar Esed’in 2024’ün sonlarında devrilmesinin ardından iktidara gelmesinden sonra, on yılı aşkın süren savaşta ağır hasar gören ülke ekonomisini canlandırmaya ve altyapıyı yeniden inşa etmeye çalışıyor.

Suriyeli yetkililer, Irak tarafıyla Kerkük-Baniyas petrol hattıyla ilgili bir mutabakat zaptı imzalandığını ve bu mutabakatın sözleşmeye dönüştürülmesi için yürütülen görüşmelerin son aşamaya geldiğini bildirdi. Yetkililer, sürecin tamamlanmasının ardından sahadaki uygulama çalışmalarının başlatılmasının planlandığını belirtti.


Suriye güvenlik güçleri, kaçırma ve suikast eylemlerine karışan DEAŞ hücresini çökertti

Suriye güvenlik güçlerinin çökertildiğini açıkladığı DEAŞ hücresine mensup gözaltındaki kişilerden biri (SANA)
Suriye güvenlik güçlerinin çökertildiğini açıkladığı DEAŞ hücresine mensup gözaltındaki kişilerden biri (SANA)
TT

Suriye güvenlik güçleri, kaçırma ve suikast eylemlerine karışan DEAŞ hücresini çökertti

Suriye güvenlik güçlerinin çökertildiğini açıkladığı DEAŞ hücresine mensup gözaltındaki kişilerden biri (SANA)
Suriye güvenlik güçlerinin çökertildiğini açıkladığı DEAŞ hücresine mensup gözaltındaki kişilerden biri (SANA)

Suriye makamları, dün terör örgütü DEAŞ’a bağlı bir hücrenin çökertildiğini açıkladı. Kaçırma, patlayıcı düzenek yerleştirme ve suikast eylemlerine karıştığı belirtilen hücrenin faaliyetlerinin Rakka’dan Halep, İdlib ve Humus’a kadar uzandığı bildirildi.

İç Güvenlik Güçleri, yürütülen bir dizi güvenlik operasyonu sonucunda hücrenin Rakka’daki dört elebaşının yanı sıra Halep, İdlib ve Humus’taki çok sayıda üyesinin de yakalandığını açıkladı. Açıklamada, şüphelilerin faaliyetleri ve hareketlerinin takip edildiği, ayrıca saldırılarda kullanılmak üzere hazırlanmış patlayıcı maddelerin ele geçirildiği belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ilk soruşturmaların, hücre üyelerinin beş kaçırma olayına karıştığını ve başka saldırılar düzenlemeyi planladığını ortaya koyduğu kaydedildi. Soruşturmanın sürdüğü ve gözaltına alınanların yetkili adli makamlara sevk edileceği ifade edildi.

İç Güvenlik Güçleri ile Genel İstihbarat Teşkilatı, geçen 18 Ağustos’ta Halep vilayetinin Münbiç kırsalında “Ebu Cihad el-Muhacir” lakaplı Hamza Abdullah Muhammed’in yakalandığını açıklamıştı. İki kurum, Muhammed’i DEAŞ’ın önde gelen askeri liderlerinden biri olarak nitelendirmişti.


Suriye’de geçim krizi derinleşiyor: Zamlar ve su kıtlığı halkı zorluyor

Şam’daki bir akaryakıt istasyonunda, Suriye’nin çeşitli kentlerinde protestolara yol açan son zammın ardından fiyatlar gösteriliyor (Reuters)
Şam’daki bir akaryakıt istasyonunda, Suriye’nin çeşitli kentlerinde protestolara yol açan son zammın ardından fiyatlar gösteriliyor (Reuters)
TT

Suriye’de geçim krizi derinleşiyor: Zamlar ve su kıtlığı halkı zorluyor

Şam’daki bir akaryakıt istasyonunda, Suriye’nin çeşitli kentlerinde protestolara yol açan son zammın ardından fiyatlar gösteriliyor (Reuters)
Şam’daki bir akaryakıt istasyonunda, Suriye’nin çeşitli kentlerinde protestolara yol açan son zammın ardından fiyatlar gösteriliyor (Reuters)

Suriye’nin başkenti Şam dahil ülke genelinde halkın büyük bölümünün yaşadığı geçim sıkıntısı, yeni bir fiyat artışı dalgasıyla daha da derinleşti. Hükümetin akaryakıt ve tüp gaz fiyatlarını artırma yönündeki son kararı, aylık maaşlarla temel yaşam ihtiyaçları arasındaki uçurumu daha da büyüttü.

Nüfusun yüzde 90’ından fazlasının yoksulluk sınırının altında yaşadığı ülkede, içme suyundaki kıtlık da krizi daha ağır hale getirdi. Çok sayıda aile, ihtiyaç duyduğu suyu yüksek fiyatlarla satın almak zorunda kalıyor.

Gıda ürünleri, sebze ve meyve fiyatlarının yanı sıra ulaşım ve nakliye ücretlerinde de büyük artışlar yaşandı. Petrol Ürünleri ve Madenlerin Fiyatlarını Belirleme Daimi Komitesi’nin 13 Eylül’de yeni ve geçici bir petrol ürünleri fiyat tarifesi yayımlamasının ardından akaryakıt fiyatları, bölgesel ve küresel gelişmelerin de etkisiyle yüzde 9 ila yüzde 40 arasında arttı.

Ancak karara tepki olarak düzenlenen öfkeli protestoların ardından Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir 17 Eylül’de özellikle ısınma, tarım ve destekten yararlanması gereken kesimlere yönelik indirimli fiyatla sübvansiyonlu motorin satılacağını açıkladı. Buna rağmen temel gıda ürünleri ve ihtiyaç maddelerinin genel fiyatları, 13 Eylül’deki kararın ardından ulaştığı seviyeden gerilemedi.

uy7km
Suriye’nin kuzeydoğusundaki Tel Temir girişinde 16 Eylül’de akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı düzenlenen protestolar sırasında göstericiler, Rimelan petrol sahalarından gelen tankerlerin geçişini engellemek için yolu kapatırken (AP)

Orta gelir grubunda yer almasına rağmen fiyatların kendisini zorladığını belirten işlem takipçisi Samir el-Adnan, piyasalardaki fiyatları “çok ağır ve yakıcı” olarak nitelendirerek bunların aylık geliriyle kesinlikle örtüşmediğini söylüyor.

Adnan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “İnsanlar aylık kazancımız nedeniyle bizi kıskanıyor ama biz bile bu fiyatlarla baş edemiyoruz. Ülkenin büyük çoğunluğunu oluşturan yoksullar bu fiyatlarla nasıl baş edecek?” dedi.

Ekonomi uzmanları ve hane halkı maliyetlerine ilişkin araştırmalara göre üç kişilik bir ailenin orta düzeyde bir yaşam sürdürebilmesi için temel ihtiyaçlarını karşılamasının aylık maliyeti en az 80 bin Suriye lirasına ulaşıyor. Bu rakam, hükümetteki birinci derece memurların büyük bölümünün 20 bin lirayı aşmayan aylık maaşının dört katına denk geliyor.

Aylık maaşlarla temel yaşam ihtiyaçlarının maliyeti arasındaki bu derin uçurum, çok sayıda ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kapsamlı bir tasarruf politikasına yönelmesine yol açtı.

ghyj
Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir, enerji sektörünün durumu ve akaryakıt fiyatlarındaki artışla ilgili Halk Meclisi’nde bilgi verirken (Bakanlığın hesabı)

Temel eğitim ikinci kademesinde öğretmenlik yapan Rima el-Ahmed, kendisinin öğretmen olduğunu, eşinin ise devlet bankasında memur olarak çalıştığını belirterek ülkedeki güvenlik durumunun önceki rejimin devrilmesinin ardından çeşitli açılardan iyileştiğini söyledi. Ahmed’e göre bu iyileşmelerin başında güvenlik ve istikrarın sağlanması ve korku ortamının büyük ölçüde gerilemesi geliyor.

Ancak yaşam koşullarının giderek kötüleştiğini belirten Ahmed, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Hükümetin fiyatlarda akıl almaz artışlara yol açan kararları ve piyasalardaki fiyatların hükümet tarafından denetlenmemesi nedeniyle durum daha da kötüleşiyor. Bu geçim sıkıntısına bir çözüm bulunması gerekiyor. Ailelerin dayanma gücü tükendi” dedi.

Suriye hükümeti daha önce çalışanların maaşlarını artırmak için çeşitli kararnameler yayımlamıştı. Ancak aylık gelirlerle yaşam maliyetleri arasındaki fark kapanmadı. Akaryakıt fiyatlarına yapılan son zammın ardından yaşanan fiyat artışları, daha önceki zamların da etkisini büyük ölçüde ortadan kaldırdı.

Bundan önce, Ekim 2025’in sonlarında elektrik tüketim tarifelerine de zam yapılmıştı. Kilovatsaat başına yaklaşık 10 lira olan eski fiyatlarla kıyaslandığında elektrik tarifeleri 60 ila 70 kat artırılmıştı.

dfgthy
Devlet şebekesinden su ulaşmaması nedeniyle Şam’ın Zahire Mahallesi’nde su satan bir kamyonet (Şarku’l Avsat)

Şam ve kırsalındaki halkın yaşam koşullarını daha da ağırlaştıran bir diğer sorun ise içme ve temizlik suyu konusunda yaşanan ciddi kıtlık oldu. Devlet şebekesinden evlere ulaşan suyun basıncının yetersiz olması, çok sayıda ailenin suyu yüksek fiyatlarla tankerlerden satın almak zorunda kalmasına yol açıyor.

Hükümet, Şam’ın çeşitli bölgelerine ve mahallelerine su sağlamak için üç günde bir yaklaşık 10 saatlik su verme programı uygulasa da Şam’ın güneyindeki Def eş-Şevk Mahallesi’nde yaşayan Ebu Hamza, yaz boyunca evine yalnızca iki ya da üç kez su ulaştığını belirtiyor.

Ebu Hamza, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Aileler çok yoruldu. Tek dertleri günlük ekmeğini, elektrik faturasını ve su parasını karşılamak. Hayat artık çok zor” dedi.

Akademisyen ve ekonomi uzmanı Ziyad Arabş, Suriye’deki geçim krizinin birbirine bağlı üç temel açığın etkisiyle derinleştiğini belirtiyor. Bunları ödemeler dengesi, kamu bütçesi ve fiyatlar karşısındaki satın alma gücü olarak sıralıyor.

Arabş, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, akaryakıt fiyatlarını artırmanın ya da sübvansiyon politikasını tek başına değiştirmenin krizi çözmeyeceğini belirterek motorin fiyatının döviz kuru ve bütçeden bağımsız şekilde ele alınmasının başarılı olmayacağını söyledi.

Arabş’a göre bunun yerine kademeli ve kapsamlı bir plan uygulanması gerekiyor. Bu planın birkaç hafta içinde hayata geçirilecek acil tedbirler arasında sübvansiyonlu gıda sepeti, nakit yardımları, destekli fiyatlarla satış yapan noktalar, geçici istihdam programları ve temel ürünler için referans döviz kurunun sabitlenmesi gibi uygulamaları içermesi gerekiyor.

Bunun yanı sıra birkaç ay içinde elektrik, tarım ve küçük işletmelere yönelik orta vadeli reformların, birkaç yıl içinde ise bütçe, ticaret ve yenilenebilir enerji alanlarında yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Arabş, üretime yönelik uygun koşullu kredilerin yeniden başlatılmasının da gerekli olduğunu belirtiyor.

juk
Esed’in devrilmesinin ardından Yermuk Mülteci Kampı’nda yıkılan evinin önünde duran Filistinli bir kadın (AFP)

Arabş ayrıca yerli üreticiyi koruyan “akıllı” bir ticaret politikasının derhal uygulanmasını, önce üretim girdilerinin ardından da üretilen miktarın desteklenmesini öneriyor.

Arabş’ın ifadesiyle temel ilke şu olmalı: “Alternatif sunmadan fiyat artırılmamalı, yoksulları telafi etmeden destekler azaltılmamalı ve sosyal adalet olmadan reform yapılmamalı.”

Arabş, en iyi senaryoda henüz ortada olmayan kapsamlı bir ekonomik planın uygulanmasıyla iki ila üç yıl içinde gözle görülür bir iyileşme sağlanabileceğini, en kötü senaryoda ise etkili sonuç alınmadan yol aranmasının sürmesi halinde krizin beş ila 10 yıl devam edebileceğini belirtiyor.

Arabş’a göre belirleyici olan planın uygulanması, şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele. Zira gecikme daha fazla yoksulluk ve göç anlamına geliyor. “Vatandaşın artık bekleme lüksü yok. Her gecikme günü gelecekten eksiltiyor.”