Fatih'ten günümüze: İstanbul'da 566 yıla 508 yönetici

Fatih'ten günümüze: İstanbul'da 566 yıla 508 yönetici
TT

Fatih'ten günümüze: İstanbul'da 566 yıla 508 yönetici

Fatih'ten günümüze: İstanbul'da 566 yıla 508 yönetici

İstanbul’un Fethi’nden günümüze İstanbul’da 508 yönetici şehri yönetti. Osmanlı döneminde İstanbul’un yerel yönetimini Fetih’ten Tanzimat Fermanı’na kadar kadılar yürütüyordu.
Hızırbey Çelebi'den başlamak üzere 422 kadı görev yaptı. Tanzimat döneminde yeni bir yapılandırma gündeme gelirken, 1826'da yeniçeriliğin kaldırılmasından sonra 2. Mahmud İhtisab Nezareti'ni kurdu. Bugünkü anlamda belediye zabıta işleriyle, valilikler ve emniyetin bazı işlerinin idaresini bu yapıya bıraktı. Tanzimat'a kadar 2 ihtisap ağası görev yaptı. 
1853 yılındaki Kırım Savaşı'nın şehirde oluşturduğu kargaşa belediye hizmetlerinde ciddi zaaflar oluştururken, 1855'te İhtisab Nezareti kaldırıldı ve İstanbul Şehremaneti (Belediyesi) kuruldu. İlk şehremini ise Pepe Salih Paşa oldu. Cumhuriyet'e kadar da 51 şehremini başa geçti. 
2. Meşrutiyet dönemiyle belediyecilikte yeni bir dönem başladı. 1913'te çıkarılan “Dersaadet Teşkilat-ı Belediyesi Hakkında Kanun-ı Muvakkat” ile İstanbul yönetimi daha merkezi bir yapıya kavuştu. İstanbul tek belediye dairesi ve dokuz idare şubesinden oluştu. 1912-1914 yıllarında şehremini olan Topuzlu Cemil Paşa, belediyecilikle ilgili yeni hamleler yaptı. Gülhane Parkı gibi parklar yapıldı. Bazı yollar genişletildi, çöp arabaları alındı. Mezbaha kuruldu, İstanbul'un haritası yapıldı. 
1930 yılında çıkarılan Belediye Kanunu ile Şehremaneti ismi belediyeye dönüşürken, İstanbul Valiliği ve Belediyesi birleştirildi. 1957'de İstanbul'da vilayet ve belediyenin birleşik idaresine son verildi. 17 Kasım 1963'te İstanbul'un ilk belediye başkanlığı seçimi yapıldı.
1984'te İstanbul “Büyükşehir” oldu 
3030 Sayılı Yasa ile İstanbul'un Büyükşehir ilan edilmesinin ardından 26 Mart 1984 tarihinde yapılan ilk seçiminde Bedrettin Dalan, Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.
Dalan sonrası “Tek çare doktor” Sosyal Demokrat Halkçı Parti'den girdiği yarışta başkan seçilen Nurettin Sözen, patlak veren İSKİ skandalı ve işçi anlaşmazlıkları yüzünden biriken çöp dağlarıyla kayıtlara geçti.
Recep Tayyip Erdoğan dönemi 
1994 yerel seçimlerinde elde ettiği yüzde 25.19'luk oy oranı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, 6 Aralık 1997'de Siirt'te düzenlenen bir açık hava toplantısı sırasında topluluğa yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler sebebiyle kendisine açılan dava sonucunda 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Belediye Başkanlığı görevinden ayrılarak 26 Mart 1999'da girdiği cezaevinde 4 ay 10 gün kaldıktan sonra 24 Temmuz 1999'da tahliye edildi.
9 Mart 2003'te gerçekleştirilen ara seçimlerde Siirt Milletvekili olarak meclise girdi. 14 Mart 2003'te Başbakan, halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı olarak da 28 Ağustos 2014'te koltuğa oturdu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile de ilk Başkan oldu.
En uzun süreli belediye başkanlığını Topbaş yaptı 
Kadir Topbaş, Nisan 2004'ten beri üstlendiği Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden 22 Eylül 2017'de istifa etti. Üç dönem belediye başkanlığı ve 13 yıl 5 ay 21 günlük süresiyle en çok seçilen ve en uzun süreli Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan isim olarak tarihe geçti.
Başakşehir'den Büyükşehir'e 
Başakşehir Belediye Başkanı'yken Topbaş'ın istifasının ardından Belediye Meclisi tarafından Büyükşehir Belediye Başkanlığına getirilen Mevlüt Uysal, 17 Nisan 2019'da görevini Ekrem İmamoğlu'na devretti.
YSK iptal etti 
31 Mart 2019'daki seçimlerde Ekrem İmamoğlu, CHP'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu. 17 Nisan'da göreve başladı. Yüksek Seçim Kurulu'nun itirazlar sonucu İstanbul seçimlerini iptal etmesi nedeniyle 6 Mayıs 2019'da görevden alındı.  



ABD’ye ait bir savaş uçağının İran’da düşürülmesi ve Trump’ın altyapıyı hedef alma tehdidi gerilimi tırmandırıyor

TT

ABD’ye ait bir savaş uçağının İran’da düşürülmesi ve Trump’ın altyapıyı hedef alma tehdidi gerilimi tırmandırıyor

ABD’ye ait bir savaş uçağının İran’da düşürülmesi ve Trump’ın altyapıyı hedef alma tehdidi gerilimi tırmandırıyor

İran ile İsrail arasındaki çatışmalar, karşılıklı saldırı ve tehditlerle sürerken, çatışmanın daha geniş bir bölgeye yayılabileceği yönündeki endişeler artıyor.

Sahadaki gelişmelere bakıldığında, İran bugün (Cuma) İsrail’e yönelik yeni füze saldırıları düzenledi. ABD Başkanı Trump ise saldırıların kapsamını genişletme tehdidinde bulunarak İran içindeki köprüler ve enerji santrallerinin hedef alınabileceğini ifade etti.

ABD güçleri, İran’da düşen savaş uçağının pilotlarından birini kurtarırken, diğer pilotu arama çalışmaları sürüyor. ABD medyasının aktardığı bilgilere göre operasyonlar devam ediyor.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin İran medyasından aktardığı bilgilere göre düşen uçağın enkazına ait görüntüler yayınladı. Ayrıca resmi televizyon, “Amerikalı pilot ya da pilotları yakalayabilenlere” para ödülü verileceğini duyurdu.

Savaşın başlamasının üzerinden bir aydan fazla süre geçmesine rağmen sona ereceğine dair net bir işaret bulunmazken, İsrail Cuma sabahı erken saatlerde İran tarafından füze saldırısına uğradı. İsrail acil servislerinin açıklamasına göre saldırıda can kaybı yaşanmadı.

Siyasi cephede ise Trump, hem tehdit hem de diplomasi mesajları içeren çelişkili açıklamalar yapmayı sürdürüyor. Tahran’a yeniden ateşkes anlaşmasını kabul etme çağrısında bulunurken, aynı zamanda saldırıların artırılacağı ve sivil altyapının hedef alınabileceği uyarısında bulundu. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Sırada köprüler var, ardından elektrik santralleri” ifadelerini kullandı.


Trump’ın oğulları, İran’ın vurduğu Körfez ülkelerine drone satma peşinde

Trump'ın oğullarının ortak olduğu firma, Pentagon sözleşmelerini alabilmek için aylık drone üretimi kapasitesini 10 bine çıkarmayı hedefliyor (AP)
Trump'ın oğullarının ortak olduğu firma, Pentagon sözleşmelerini alabilmek için aylık drone üretimi kapasitesini 10 bine çıkarmayı hedefliyor (AP)
TT

Trump’ın oğulları, İran’ın vurduğu Körfez ülkelerine drone satma peşinde

Trump'ın oğullarının ortak olduğu firma, Pentagon sözleşmelerini alabilmek için aylık drone üretimi kapasitesini 10 bine çıkarmayı hedefliyor (AP)
Trump'ın oğullarının ortak olduğu firma, Pentagon sözleşmelerini alabilmek için aylık drone üretimi kapasitesini 10 bine çıkarmayı hedefliyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın oğullarının ortak olduğu drone şirketi, İran'ın saldırılarının hedefindeki Körfez ülkelerine insansız hava aracı (İHA) satmaya çalışıyor.

Geçen ay Eric Trump ve Donald Trump Jr.'ı kadrosuna kattığını duyuran Florida merkezli Powerus, Körfez ülkeleriyle yeni savunma anlaşmaları peşinde.

Associated Press'in (AP) irtibata geçtiği Powerus'un kurucu ortağı Brett Velicovich, savunma amaçlı İHA önleyicilerini göstermek için çeşitli Körfez ülkelerinde satış sunumları yaptıklarını belirtiyor.

Velicovich, "Ekibimiz Ortadoğu'da drone önleyicilerimizle ilgili birçok sunum yapıyor. Hayat kurtarabilecek inanılmaz bir teknolojimiz var" diyor. Diğer yandan hangi ülkelerle görüştüklerine veya sözleşme imzalanıp imzalanmadığına dair detay paylaşmıyor.

George W. Bush döneminde Beyaz Saray'ın baş etik danışmanı olarak görev yapmış Richard Painter ise şunları söylüyor:

Bu ülkeler, Başkan Trump isteklerini yerine getirsin diye onun oğullarından mal satın almak için büyük baskı altında. Bir ABD Başkanı'nın ailesi, ilk kez savaştan büyük paralar kazanacak, üstelik Kongre'den onay alınmadan başlatılan bir savaştan.

Donald Trump Jr.'ın ve Eric Trump'ın yönettiği Trump Organization, AP'nin yorum talebine yanıt vermedi. Ancak ABD Başkanı'nın kurduğu dev şirket, geçmişte benzer çıkar çatışması iddialarını yalanlamıştı.

Eric Trump, geçen ay Powerus'un kadrosuna katıldığında çıkar çatışmalarına ilişkin sorulara, "İnandığım şirketlere yatırım yapmaktan son derece gurur duyuyorum. İHA'lar şüphesiz geleceğin trendi" yanıtını vermişti.

Powerus'un kurucu ortağı Velicovich de ortada bir çıkar çatışması olmadığını savunuyor:

Savaştayız, bir silahlanma yarışının içindeyiz ve hızlı şekilde üretim yapmazsak Amerika kaybedecek. Şu anda Amerikan imalat sektörüne yatırım yapmaya çalışan herkese minnettar olmalıyız. Bu düşünce, siyasetin ötesinde bir konudur.

Yaklaşık bir yıl önce emekli Amerikan özel harekatçıları tarafından kurulan Powerus, Pentagon'un 1,1 milyar bütçe ayırdığı drone üretim programında da yer almak istiyor. Proje kapsamında 2027'ye kadar 200 bin drone üretilmesi hedefleniyor.

ABD ve İsrail, nükleer müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlatmış, ülkenin dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey komutanları öldürmüştü.

İran ise İsrail'in yanı sıra ABD varlıklarının yer aldığı Körfez ülkelerine misillemeleri sürdürüyor.

Independent Türkçe, AP, Wall Street Journal


ABD'nin kara harekatı ihtimaline karşı İran’da kitlesel seferberlik

İran ordusu, olası ABD işgaline hazırlanıyor (Reuters)
İran ordusu, olası ABD işgaline hazırlanıyor (Reuters)
TT

ABD'nin kara harekatı ihtimaline karşı İran’da kitlesel seferberlik

İran ordusu, olası ABD işgaline hazırlanıyor (Reuters)
İran ordusu, olası ABD işgaline hazırlanıyor (Reuters)

İran çocukları ve gönüllüleri silah altına alarak olası kara harekatına hazırlanıyor.

Tahran yönetimi “Canfeda” kampanyasıyla milyonlarca İranlıyı muhtemel kara harekatına karşı silahlandırıyor.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, dünkü açıklamasında kampanya kapsamında “7 milyon İranlının silahlanmaya, düşmana karşı durmaya ve ülkelerini savunmaya hazır olduğunu ilan ettiğini” savundu.

Wall Street Journal’ın (WSJ) haberinde, pazar günü başlatılan kampanya doğrultusunda çocukların da silahlandırıldığına dikkat çekiliyor.

Devrim Muhafızları, 12 yaş ve üstündeki çocuklara yemek pişirme, tıbbi bakım hizmetlerine destek sağlama ve kontrol noktalarında çalışma gibi görevler verileceğini bildirmişti.

İran gazetesi Hemşehri, 11 yaşındaki bir çocukla babasının Tahran’daki kontrol noktasında görev yaparken 11 Mart’ta İsrail’in düzenlediği drone saldırısıyla öldürüldüğünü yazmıştı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ise BBC’ye gönderdiği açıklamada, sözkonusu saldırının koordinatları paylaşılmadıkça bu iddiayı doğrulayamayacaklarını bildirdi.

Diğer yandan WSJ’nin aktardığına göre İran, stratejik Hark Adası’na askeri personel ve silah tedarik etmeyi sürdürüyor. Güdümlü füze sistemlerinin güçlendirildiği, kıyı şeritlerine mayın döşendiği ve belirli tesislere bubi tuzakları yerleştirildiği aktarılıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan İranlı ve Arap yetkililere göre Tahran yönetimi, adaların işgal edilmesi halinde petrol rafinerileri, elektrik santralleri ve tuzdan arındırma tesislerine saldırı düzenleyeceğine dair Körfez ülkelerine uyarı göndermiş.

Beyaz Saray’a yakın kaynaklara göre ABD Başkanı Donald Trump, henüz kara harekatı talimatı vermedi. Ancak Washington Post, Trump’ın Pentagon’a operasyon planı hazırlattığını yazmıştı.

Amerikan ordusu, İran'ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ının gerçekleştirildiği Hark Adası’na 13 Mart'ta hava saldırısı düzenlemişti. Trump askeri tesisleri vurduklarını ama "ahlaki nedenlerle" adadaki petrol altyapısını hedef almadıklarını söylemişti.

Suriye’de görev yaptığı dönemde İran güçleriyle yakın çalıştığını söyleyen eski Rus Hava Kuvvetleri subayı Gleb Irisov, adalarda kazılan tünellerde konuşlanmış İran birliklerinin, drone ve füzelerle yoğun saldırılar düzenleyebileceğini söylüyor. WSJ’nin irtibata geçtiği Irısov şöyle devam ediyor:

Orada yarım yamalak önlemler alınamaz. ABD, bu adaları ve boğazı savunmak ve korumak için tüm kıyı şeridine 100 binden fazla asker çıkarmak zorunda. Diğer tüm yöntemler, ABD'nin büyük kayıplar vermesiyle sonuçlanacaktır.

İran hükümetine yakın savunma analisti Muhammed Hassan Sangtaraş da adaları işgal planının Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almaktan ziyade istikrarsızlığı daha da artıracağını söylüyor.

İran haber ajansı Tesnim’in aktardığına göre İran Genelkurmay Başkanı Emir Hatemi, kara harekatı başlatılması durumunda “hiçbir işgalcinin sağ bırakılmaması” talimatı verdi.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, BBC, Tesnim