İmamoğlu’nun İstanbul zaferi

İmamoğlu, İstanbul’da oy kullandıktan sonra destekçileri tarafından kuşatıldı (AFP)
İmamoğlu, İstanbul’da oy kullandıktan sonra destekçileri tarafından kuşatıldı (AFP)
TT

İmamoğlu’nun İstanbul zaferi

İmamoğlu, İstanbul’da oy kullandıktan sonra destekçileri tarafından kuşatıldı (AFP)
İmamoğlu, İstanbul’da oy kullandıktan sonra destekçileri tarafından kuşatıldı (AFP)

İstanbul’da dün yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlık seçimlerine yönelik ilk sonuçlara göre Ekrem İmamoğlu büyük bir zafer elde ederek, 31 Mart'ta yapılan seçimler sonrasında sadece 18 gün kalabildiği görevine geri dönmeye hak kazandı.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı doğrultusunda yenilenen İBB Başkanlığı seçimlerinde resim olmayan sonuçlara göre Ekrem İmamoğlu rakibine yaklaşık 806 bin fark atarak, 4 milyon 741 bin 868 oy elde etmeyi başardı. AK Parti’nin adayı Binali Yıldırım ise 3 milyon 935 bin 453 oy aldı.
Seçim zaferinin ardından konuşan İmamoğlu, bu sonucun için hayırlı olmasını umduğunu dile getirerek, “Öncelikle bugünkü 23 Haziran'da yaptığımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ve tabii ki anlamlı bu seçimin en önemli ifadelerinden birisi de Türkiye'nin demokrasi sürecine olacak olan katkısıydı. Her iki vasfıyla ülkemize ve dünya kenti İstanbul'umuza bugünkü seçimin neticeleri hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun. Bugün 16 milyon İstanbullu demokrasiye olan inancımızı, adalete olan güvenimizi tazelemiştir. Bunu yalnız bana oy verenler değil, seçimleri büyük olgunluk ve sükûnet içinde geçiren bütün vatandaşlarımız sağlamıştır” dedi.
Bu seçimin İstanbul'da herkesin yeni ve ortak sayfa açması anlamına geldiğini ifade eden İmamoğlu, bu yeni sayfada kimse arasında ayrım olmadan İstanbul'da artık adalet, eşitlik, sevgi, hoşgörü olacağını söyledi.
İstanbul halkının hayatını kolaylaştırmanın yanı sıra yolsuzluk, yoksulluk ve işsizlikle mücadele gibi seçim kampanyası sırasında verdiği sözler üzerinde çalışacağını söyleyen İmamoğlu, tüm İstanbullulara teşekkür etti.
Yıldırım rakibini tebrik etti
Binali Yıldırım ise İmamoğlu’nun seçim zaferini kabul ederek kendisini tebrik etti.
Yıldırım, "Ekrem İmamoğlu’nu tebrik ediyorum. Başarılar diliyorum. Bundan sonra Ekrem İmamoğlu arkadaşımızın İstanbul'a güzel hizmetler yapmasını da temenni ediyorum. Yapacağı çalışmalarda İstanbulluların yararına olacak her türlü işte de kendisine yardımcı olmaya gayret edeceğiz” diye konuştu.
CHP ile İYİ Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın İBB Başkan adayı Ekrem İmamoğlu ile AK Parti ile MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım’ın yanı sıra Saadet Parti’sinden Necdet Gökçınar ve Vatan Parti’sinden Mustafa İlker Yücel ile 17 bağımsız aday yarıştı. Diğer partiler ise adaylarını geri çekerek İmamoğlu’nu desteklediklerini açıkladı.
Erdoğan’dan seçmen iradesine saygı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İBB Başkanlığı seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından seçmenin iradesine duyduğu saygıyı dile getirerek, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçimi sonuçlarının İstanbul’umuz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Milli irade bugün bir kez daha tecelli etmiştir. Gayri resmi sonuçlara göre seçimi kazanan Ekrem İmamoğlu'nu tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. 
“Erdoğan’ın iki seçeneği var”
Gözlemciler Erdoğan’ın önündeki iki seçenek olduğu konusunda hemfikir.
Bunlardan ilki, İmamoğlu’nun zaferini tanımayı reddederek, mazbatasının teslim edilmesini engellemek. Ancak Cumhurbaşkanı’nın İmamoğlu’nun zaferini tanımayı reddetmesi halinde, ülkede protestolar ve kaosun kapısı açılabilir.
Erdoğan’ın önündeki ikinci seçenek ise yenilgiyi kabul etmek. Ancak bu da partisinde bölünmelere yol açabileceği için kendisi için zor bir karar.
Yetkin’den seçim yorumu
Gazeteci Murat Yetkin, seçimlerden önce Reuters’a verdiği demeçte, “İmamoğlu tekrar kazanırsa, Türk siyasetinde ciddi bir değişim zinciri olacak. AK Parti ve Erdoğan için de bir düşüşün başlangıcı olarak yorumlanacak” değerlendirmesinde bulundu.
Yetkin, Cumhurbaşkanı’nın kendisinin de yerel seçimleri ‘hayatta kalma meselesi’ olarak adlandırdığına dikkat çekti.
31 Mart sonrası yaşananlar
31 Mart’ta yapılan ilk seçimler, AK Parti’nin ‘usulsüzlük’ olduğuna ilişkin itiraz üzerine Yüksek Seçim Kurulu tarafından iptal edilmişti. Ancak muhalefet alınan bu kararı, demokrasiye bir darbe olarak nitelendirmişti.
AK Parti, 31 Mart seçimlerinde ortaya çıkan 13 bin oy farkını kapatmak için 10.5 milyon seçmenin yüzde 15’ini oluşturan Kürt seçmenleri kazanmak için adım atmıştı.
23 Haziran seçimlerine yönelik kampanyalar esnasında farklı bir olay yaşandı ve terör örgütü PKK’nın tutuklu lideri Abdullah Öcalan, HDP’ye seçimlerde tarafsız kalma çağrısında bulunmuştu.
CHP’nin adayı İmamoğlu’nu destekleyen HDP ise, Erdoğan’ı Kürtleri bölmeye çalışmakla suçlamıştı. İstanbul’da oyları çok önemli olan Kürtler, seçime yönelik şiddetli çekişmenin ana gündeminde yer almıştı. AK Parti son haftalarda Kürt meselesi hakkındaki ses tonunu yumuşatmış, Yıldırım ise seçim kampanyası sırasında tartışma yaratan ‘Kürdistan’ kelimesini bile kullanmıştı.
Medyanın yanı sıra Erdoğan, Öcalan’ın cezaevinden göndererek, HDP seçmenine tarafsızlık çağrısında bulunduğu mesajına şahsen değinmişti. Ancak HDP, ‘Kürt seçmenleri bölmeyi hedefleyen bir manevra’ olarak niteledikleri bu adımı kınayarak, seçmenlerini Mart ayında yaptığı gibi İmamoğlu'na oy vermeye çağırmıştı.
HDP eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, avukatı aracılığıyla Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Büyük ve ciddi işler yapmak isteyenlerin, küçük ve ucuz algı operasyonlarına tenezzül etmemesi gerekir. Bu konu bizim için hassas bir meseledir. Herkesi ve bütün tarafları daha dikkatli davranarak, psikolojik harekâtın parçası olmamaya davet ediyorum” ifadelerine yer vermişti.
31 Mart seçimlerinde yoğun bir kampanya yürütmesine rağmen, 23 Haziran seçimleri için ilk başlarda geri planda kalan Erdoğan, geçtiğimiz hafta seçim kampanyasına güçlü bir geri dönüş yapmıştı.
Bazı analistler, dünkü seçimlerin sonucu her ne olursa olsun, AK Parti’nin etkisinin zayıflayacağını ifade etmişti.
İmamoğlu’nun destekçileri ise, CHP’nin adayı ister kazansın ister kazanmasın, onu 2023'teki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan'a meydan okuyabilecek muhalefetin yeni lideri olarak gördüklerine vurgu yapmıştı.



Trump: Herzog, Netanyahu'ya af çıkarmadığı için "kendinden utanmalı"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen ekim ayında Ben Gurion Havalimanı'nda ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog arasında, (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen ekim ayında Ben Gurion Havalimanı'nda ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog arasında, (AP)
TT

Trump: Herzog, Netanyahu'ya af çıkarmadığı için "kendinden utanmalı"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen ekim ayında Ben Gurion Havalimanı'nda ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog arasında, (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen ekim ayında Ben Gurion Havalimanı'nda ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog arasında, (AP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yolsuzluk suçlamalarından affedilmesi gerektiğini söyledi ve İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un onu affetmemesi nedeniyle “kendinden utanması” gerektiğini belirtti.

Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir etkinlikte, “Bence İsrail halkı ondan gerçekten utanmalı. Ona af vermemesi utanç verici. O (Netanyahu'ya) af vermeli” dedi.

Trump'ın açıklamalarına yanıt olarak yapılan İsrail açıklaması, Netanyahu'nun affının incelenmekte olduğunu ve Herzog'un bu talebi dış veya iç baskıdan etkilenmeden değerlendireceğini belirtti.

Netanyahu üç davada yargılanıyor: dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve rüşvet. Bunlar "1000", "2000" ve "4000" numaralı "yolsuzluk davaları" olarak biliniyor. Ayrıca, ordunun onayı ve savunma bakanının bilgisi olmadan satın aldığı Alman denizaltı anlaşmasıyla ilgili "3000" numaralı ek bir dava daha var.

“Dosya 1000”, Netanyahu ve ailesinin, çeşitli alanlarda onlara iyilik ve yardım karşılığında zengin iş adamlarından değerli hediyeler alması ile ilgilidir. “Dava 2000”, Netanyahu ile özel İbranice gazete Yedioth Ahronoth'un yayıncısı Arnon Mozes arasında, sağcı gazete Israel Hayom'un rolünü azaltmak karşılığında medyada olumlu haberler elde etmek amacıyla yapılan görüşmeleri konu almaktadır. “Dosya 4000”deki suçlamalar, Netanyahu'nun, telekomünikasyon şirketi Bezeq'i satın almakla ilgilenen İsrail haber sitesi Walla'nın eski sahibi Shaul Elovitch'e, sitede olumlu medya haberleri karşılığında iyilik yapmaya istekli olmasıyla ilgilidir.


Faulkner, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Sudan'daki şiddetin devam etmesi bir "utanç"tır

İngiltere Ortadoğu Bakanı Hamish Falconer (Şarku’l Avsat)
İngiltere Ortadoğu Bakanı Hamish Falconer (Şarku’l Avsat)
TT

Faulkner, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Sudan'daki şiddetin devam etmesi bir "utanç"tır

İngiltere Ortadoğu Bakanı Hamish Falconer (Şarku’l Avsat)
İngiltere Ortadoğu Bakanı Hamish Falconer (Şarku’l Avsat)

İngiltere'nin Ortadoğu'dan Sorumlu Bakanı Hamish Falconer, Sudan'daki insani durumun "son derece vahim" olduğunu belirterek, Londra'nın "insani yardımın ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlamak için elinden gelen her şeyi yaptığını" vurguladı.

Falconer, Şarku’l Avsat'a özel olarak yaptığı açıklamada, İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper'ın Sudan'da yaşananları “uluslararası bir başarısızlık” olarak nitelendirmesini hatırlatarak, “Bu düzeyde şiddet devam ettiği sürece, bu tanım doğru. Bu başarısızlık hepimizin vicdanında bir leke” ifadesini kullandı.

Diğer yandan, Prens William'ın Suudi Arabistan ziyaretinin sona ermesinden saatler sonra Falconer, ziyareti "harika" olarak nitelendirdi. Ayrıca, iki ülke arasında 2029'da ortak bir kültür yılı ilan edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ziyareti "iki ülke arasındaki ortaklığın önemli bir sembolü" olarak değerlendirdi.


ABD, dünyanın en büyük uçak gemisine Ortadoğu’ya intikal emri verdi

ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford (AP)
ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford (AP)
TT

ABD, dünyanın en büyük uçak gemisine Ortadoğu’ya intikal emri verdi

ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford (AP)
ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford (AP)

Şarku’l Avsat’ın Associated Press’ten (AP) aktardığı habere göre dünyanın en büyük uçak gemisi için Ortadoğu’ya intikal emri verildi. Kararın, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askerî bir seçeneği değerlendirdiği bir süreçte alındığı bildirildi.

The New York Times tarafından ilk kez gündeme getirilen habere göre, USS Gerald R. Ford Orta Doğu’ya yönlendiriliyor. Geminin konuşlanması, ABD donanmasına ait iki uçak gemisinin ve bunlara eşlik eden savaş gemilerinin aynı anda bölgede bulunması anlamına gelecek. Bu hamle, Donald Trump’ın İran’a yönelik nükleer müzakere baskısını artırdığı bir stratejik konjonktürde gerçekleşiyor. Askerî planlamaya ilişkin bilgi veren kaynak, hassasiyet nedeniyle kimliğinin açıklanmasını istemedi.

USS Abraham Lincoln ve güdümlü füze atabilen üç destroyer, iki haftayı aşkın bir süre önce bölgeye ulaşmıştı.