Kushner: Filistin hükümeti fırsatı kaçırıyor

Jared Kushner
Jared Kushner
TT

Kushner: Filistin hükümeti fırsatı kaçırıyor

Jared Kushner
Jared Kushner

ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanı ve damadı Jared Kushner, ülkesinin Ortadoğu Barış Planı’nın bir parçası olarak gördüğü Manama’da düzenlenecek ekonomi çalıştayının öncesinde İsrail yanlısı olmakla eleştirilmelerine rağmen İsrail-Filistin barışı için çabaladıklarını söyledi. Kushner, Filistin hükümetinin 'Kalkınma için Barış' başlıklı ekonomik çalıştaya katılmamasını eleştirerek, “Filistin halkının hayatını iyileştirecek fırsatı kaçırıyorlar” ifadesini kullandı.
Kushner, telefon aracılığıyla aralarında Şarku’l Avsat’ın da bulunduğu sınırlı sayıda gazeteciyle yaptığı görüşmede şunları söyledi;
“Cumartesi günü duyurulmasının ardından çalıştay konusunda alınan tutumlardan memnuniyet duyuyoruz. Yapmaya çalıştığımız şey, iki tarafın da kabul edeceği siyasi bir çözüme ulaşmak. Ancak ekonomik bir gelecek olmadan siyasi çözümün mümkün olmayacağını fark ettik. Ekonominin çözümün temel bir bileşeni olduğunu düşünüyoruz. Mevcut durum sürdürülebilir değil. İstediğimiz şey Filistin halkına ve yöneticilerine ileriye dönük umut verici bir yol olduğunu göstermektir. Ekonomik planı dünyanın dört bir yanından birçok ekonomist ve uzmanla birlikte inceledik.”
Trump’ın danışmanı ekonomi çalıştayı ile hedeflenenin barış planına ulaşıldığında ekonomi planının uygulanması için büyük yatırımcılar ve kalkınma bankaları ile tartışmak olduğunu belirtti:
“Bunların hiç biri ekonomik plan olmadan uygulanamaz. Yatırımcılar istikrarın olmadığı yerde kendilerini rahat hissetmiyor. Sınır noktalarında nasıl davranacaklarını bilmek istiyorlar. Bu da barış anlaşması olmadan belirlenemez.”
Söz konusu planın Filistinlilerin kazancını on yılda ikiye katlamasını amaçladığını söyleyen Jared Kushner, işsizliği yüzde 10 oranında azaltmanın hedeflerinden biri olduğunu vurguladı. “Bu zor da olsa mümkündür. Barış planı uygulanırsa inanıyoruz ki insanların hayatları iyileşecek. Barış planının siyasi yönü hazır olduğumuzda ortaya çıkacaktır. Manama çalıştayında bulunmaktan çok memnunuz” dedi.
Jared Kushner, çalıştaya Filistin ve İsrail iş adamları heyetlerinin katılacağına dikkat ederek boykot çağrılarına rağmen toplantıda neredeyse tüm Arap ülkelerinin bulunacağını belirtti. Toplantıya Körfez ülkeleri, Fas ve Ürdün ile dünyanın dört bir yanından gelen iş adamlarının tanı sıra 7 sanayileşmiş devletin temsilcilerinin de katılacağının altını çizdi.
Filistinlilerin toplantıya katılmayarak büyük bir fırsatı kaçırdıklarını söyleyen Jared Kushner, ABD’nin ekonomi paketinin gerçekten iyi bir plan olduğunu belirtti. “Filistinliler sunduğumuz herhangi bir planı reddetmeye zaten hazırdı. Ancak planın içeriğini görenler hayrete düşüyor. İnanıyorum ki barış planına ulaşıldığında ekonomik planının uygulanmasına dair Batı Şeria ve Gazze’de büyük bir heves var” dedi.
Filistinli mültecilerin komşu ülkelerin vatandaşı haline getirilmesi için milyarlarca dolarlık teşvik verilmesinin konusunda Şarku’l Avsat’ın eleştirel sorusuna cevap veren Kouchner “ Çatışma donma aşamasına geldi. 20 yıldır tartıştığımız pek çok konu var ama açıkçası bir ilerleme kaydedilemedi. Yapmaya çalıştığımız şey olaya farklı şekilde bakmak. Geleneksel bakış açıları ilerleme sağlayamadı. Durumun zor olduğunu biliyoruz, ancak tüm taraflar için iyi bir şey getirmeye çalışıyoruz” dedi.
ABD’nin İsrail’e olan desteğini savunan Trump’ın danışmanı, konuyla ilgili bir soruyu şöyle cevapladı:
“Biz yakın müttefikimiz İsrail'i destekliyoruz. Belki de bölgedeki tek demokratik ülke ve ABD’nin önemli bir güvenlik ortağıdır. Bunun doğru olmadığını söyleyemezsiniz. Trump, Filistinliler için adil bir çözüm istediğini söyledi. Bu çatışmaya bir çözüm getirmek istiyor. Yaşamlarını iyileştirmelerine yardımcı olmak istiyor. Umarım sözünü söylediği gibi anlarlar. Trump, geçmişte söylediklerinden geri adım atmadı.”
Jared Kushner konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Filistin halkına uzun zamandır birçok taraf yalan söylüyor. Kime inanıp kime inanmayacakları onlara kalmış. Başkan Trump’ın kararlarını beğenseler de beğenmeseler de en azından söylediklerini yaptığını biliyorlar. Manama için fikir verdik, taahhüt değil. Mevcut durum iyi değil ve bu durum Trump’tan önce başladı. Çözüm bulmazsak daha da kötüye gidecek. Taraflar taviz vermediği sürece siyasi bir çözüme ulaşılamaz. Bahreyn’deki çalıştay Filistin davasını tasfiye etmek için yapılıyor gibi sunuldu. Bu doğru değil. Bunun yapıcı bir tutum olmadığına inanıyorum.”
Jared Kushner’in gündeminde İran’ın bölgedeki tutumu da vardı:
“İran’la başa çıkmanın en iyi yolu aynı tarafta birlikte bulunmaktır. İran’ın şimdi kendi iç sorunlarıyla uğraştığını düşünüyorum. Nükleer zenginleştirme faaliyetleri ve komşu ülkelerde milis güçleriyle yarattığı sorunlardan dolayı ABD’nin yeni yaptırımları geldi. ‘ABD’ye ölüm’ ve ‘İsrail'e ölüm’ demek yerine İran halkı için iyi bir yaşam istediklerini söyleyebilirler.”



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.