Transhümanizm felsefesine inanan bir insan olarak sonsuz yaşama sahip olmayı düşünüyorum. Küresel bir felsefi hareket tarafından desteklenen Transhümanizm akımı, dönüşümün yanı sıra insanın zekasını ve beden hareketlerini geliştirmek için en son teknoloji kullanılarak insani koşulların iyileştirilmesini savunur.
İnsanın dijital kopyası
Bilimsel deneylerle, yaşlanmanın ve hastalıkların ilerleyen evrelerini atlatarak ölümü aldatma konusunda bilimin başarılı olabileceğine dair garantilerin olmamasıyla birlikte bilim ve teknolojiyi “ölümsüz bir insan versiyonu” geliştirmeye doğru dönüştürmeye çalıştık. Buna çok sayıda bilim insanının, Transhümanizm akımını takip ediyor olması örnek verilebilir. İnsanların sonsuza kadar yaşayabilecekleri dijital kopyalarını geliştirmek için robot, yapay zeka ve diğer teknik araçlar gibi ete - kemiğe bürünmeyen makinelere güvenmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Bu tartışma, bir gün beynimizi doğrudan internete bağlamayı başarabilecek teknolojilerin geliştirilmesi üzerinde çalışan üniversiteler ve teknoloji şirketleriyle artık bir teori olmaktan çıktı. Bugün, insanların gelecekteki dijital insan kopyalarının doğası hakkındaki sorulara, acil cevaplar bulmamız gerekiyor.
Fakat insan olmayan insani bir kopya geliştirilebilir mi? Bilim çevrelerinde henüz insan kopyası mükemmelliği, yani gerçek kişide var olan bilgi ya da veri miktarını içeren bir kopyanın geliştirilmesi ve bu kopyanın aynı kişi mi yoksa ikincil bir kopya mı olacağı konusunda herhangi bir tartışma yok.
Birçok kişi, kopyanın bir geliştirici tarafından tasarlanan bir alt versiyon ve ikincilik bir varlık olacağını düşünürken diğerleri beden gelişimi ve tıbbi sebeplerden ötürü organların kullanılması gibi geliştiricilerin kullanım imkanlarıyla bağlantılı bir kopya olacağına inanıyorlar. O halde bu kopyanın benim gibi kendisine çok benzer olacağına inanan insanlar var.
Maddeye karşı akıl
Bugüne kadar, hiç kimse insanların mükemmel bir kopyasını yapmayı başaramadı ve elde edilen en yakın sonuç klonlamak oldu. Ancak klonlama tekniğinin insan biyolojisini, düşünceleri veya hatıraları olmadan kopyalayabildiği gerçeği, bu son teknikle üretilen kopyanın özelliklerinin, deneyimlerinin ve anılarının farklı olacağından orijinal kişiden de farklı olacağı anlamına geliyor.
Eğer 20 yıl içinde, beynimizdekileri bir makineye yüklememize izin veren eksiksiz bir teknoloji geliştirmeyi başarırsak, ortaya çıkan bu varlık, orijinal insan veri bulutuna çok benzeyecek.
Eğer bilincimizi açıklayamazsak, dijital insan kopyasından yararlanan bilinci nasıl inkar edebiliriz? İnsanoğlunun mükemmel kopyasının da aynı düşüncelere, duygulara, vizyonlara, ahlaklara, değerlere ve en önemlisi de öz benliğe sahip olması gerekiyor.
Mükemmel dijital kopya, evli ve üç çocuk babası olan bir orijinal insanın modeli olduğuna inanmak için tasarlanmış bir bilgisayar programı olabilir. Bununla birlikte dijital insan kopyası geliştirilmeyi bekleyen ve hala insan olduğuna inanan bir teknolojiyle, uzayda yüzen atom altı parçacıklar şeklinde de gelebilir.
Ancak anılarımız, işimiz ve yaşadığımız yer aynı gibi görünüyor. Aslında pratik nedenlerden dolayı, her şey bakanın gözünden benzer şekilde görünecek. Aynı şeyler dijital insan kopyası için de geçerli olacak. Eğer bilincimizi entelektüel düzeyde açıklayamazsak, dijital kopyamızın bilincini nasıl inkar edebiliriz? Özgür irademiz olduğunu düşündüğümüz ve umut ettiğimiz bir şeye sahibiz, ama bu omuzlarımızın üzerinde taşıdığımız bir kilo etle sınırlı.
Ünlü Fransız düşünür Rene Descartes, “Düşünüyorum, öyleyse varım!” der. Ancak yapay zeka çalışmaları benim gibi bilim insanlarına da ilham verdi. Yani bir başka deyişle bu ifade gelecekte, “Düşündüğüme inanıyorum, öyleyse varım!” şeklinde olabilir.
Çünkü düşündüğümüze dair anlayışımız ve inancımız olmadan, hiçbir şekilde açıklanabilecek bir “ben” veya mantıklı bir kopyamız olmayacağını söylüyoruz. Bu ikilem, ister insan ister dijital kopya olsun herhangi bir canlının karşı karşıya kalacağı bir durumdur.
Sonsuz yaşam
Bu durum, herhangi bir kopyamın benim olduğuma inanması ve insanların da sonsuza dek yaşayabileceği konusunda beni ikna etmesi için yeterlidir. Şahsen bu işin sonunda ne tür bir versiyona kavuşacağımdan emin değilim. Fakat ne kadar küçük olursa olsun, hiç yoktan iyidir.
Önümüzdeki birkaç yıl içinde kendimin basit bir Cyborg (biyolojik ve yapay kısımları olan varlık) kopyamı geliştirmeye çalışacağım. Bu teknoloji uygun koşullara ulaşıncaya kadar, kendimi bir bulut sistemine kopyalayacağım ve daha fazla gelişmenin yapılmasını bekleyeceğim.
Fakat sadece kendimin bir kopyasıyla sınırlı kalmayıp diğer birçok insan tipi arasından seçim yapabilir miyim? Muhtemelen gelecekte birçok kopyamı geliştireceğim. Bir gün bir adam kendisinin üç dileğini yerine getireceğini vaat eden bir sihirli lamba bulursa ilk dileği sınırsız sayıda dileğe sahip olmak olacaktır. Transhümanizm umutların sürdürülebilirliği için çok gerekli. Bununla birlikte birçoğumuz, kendisinin birden fazla kopyasının gelecek için daha iyi olacağına inanıyor.
*Tribune Media
‘Dijital insan kopyası’ geliştirme çabaları sonsuza kadar sürer mi?
‘Dijital insan kopyası’ geliştirme çabaları sonsuza kadar sürer mi?
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة


