Libya’da uzlaşı için Mısır devrede

Libya’da uzlaşı için Mısır devrede
TT

Libya’da uzlaşı için Mısır devrede

Libya’da uzlaşı için Mısır devrede

Mısır’ın Libya Büyükelçisi Muhammed Ebu Bekir, Libyalı tarafları yeniden birleştirmek için Afrika Birliği (AfB) dönem başkanı olan Mısır’ın yeni girişimi kapsamında Libya’nın tüm siyasi liderleriyle görüşmeye devam ediyor.
Öte yandan Libya Ulusal Ordusu (LUO), “başkenti kurtarma savaşını devam ettirmeye kararlı olduğunu” açıkladı.
Libya Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na (İhvan) mensup bazı milletvekilleri, Mısır’ın davetini boykot ettiklerini duyururken, bazıları da askeri tırmanış çerçevesinde mevcut siyasi çabaların beklenen sonuçlarını eleştirdi.
Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi’nden milletvekilleri, Libya kriziyle ilgili Mısır Ulusal Komitesi’nin yanı sıra, Mısır Meclisi ve Arap Birliği (AL) yetkilileriyle görüşmek üzere 3 günlük bir ziyaret için Kahire’ye ulaştı.
Libya’daki 2 Meclis’in birleştirilmesi
Mısır’ın yaptığı davete yönelik çeşitli tepkiler gelirken, toplantının amacının “karmaşık askeri sonuçlar dolayısıyla ülkede artan siyasi krizden çıkış yolu bulmak” olduğu belirtildi.
Görüşmelerin Libya’nın Trablus ve Tobruk şehirlerinde kurulan 2 ayrı meclisi birleştirme amaçlı olduğu da belirtildi.
Cumartesi günü Temsilciler Meclisi’nden bir heyet, Libya’yla ilgili Mısır Ulusal Komitesi öncülüğünde toplantılara katılmak üzere Mısır parlamentosuna ziyarette bulundu.
Mısır Temsilciler Meclisi üyesi ve Arap Parlamentosu Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Saad el-Cemal, “Toplantı, Mısır’ın Libya milletvekillerinin Libya parlamentosunun üstlendiği siyasi bir çözüme dair görüşlerini birleştirme çerçevesinde Mısır parlamentosunun Libya halkına desteğini vurgulamak için düzenlendi” açıklamasında bulundu.
Cemal, görüşmelerin ise parlamentoları birleştiren bir çözüme ulaşmak, ülkenin birliğini ve bütünlüğünü sağlamak için farklılıkları sonlandırmayı amaçladığını vurguladı.
“Libya’nın güvenliği Mısır’ın ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır” diyen Tuğgeneral Saad el-Cemal, Libya’nın bölünmesine asla izin verilmeyeceğini de söyledi.
Aynı şekilde Mısır TM Başkanı Ali Abdul Al, Libya’nın ulusal güvenliğinin Mısır’ın öncelikleri arasında olduğunu, krizi çözmek ve tüm Libyalı taraflar arasında fikir birliği sağlamak için her türlü çabayı sarf edeceklerini vurguladı.
TM Milletvekili İsa el-Ureybi de “Kahire’de iki ülke milletvekilleri arasındaki dayanışma toplantısı, Mısır tarafının bir girişimi ve Libya’daki Trablus ve Tobruk Meclislerinin birleşmesine doğru ilk adımdır” dedi. Parlamento üyelerinin, Libya krizinin çözümüne katkı sağlamak için iki Meclisi birleştirmeye çalıştığını belirten Ureybi, gelecek dönemde Kahire’de düzenlenecek dayanışma toplantılarına dair de iyimserliğini dile getirdi.
Ureybi, görüşmelerin oturum aralarında yaptığı basın toplantısında, “Uluslararası açıdan tanınmış Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz el-Serrac, Trablus’u kontrol eden silahlı milisler tarafından rehin tutuluyor. Bu durum ise Libya’daki tek yasama organı olarak TM’nin aktif bir rol üstlenmesini gerektiriyor” dedi.
TM Kufra (Güneydoğu Libya) Milletvekili Muhammed Adem Lino, yaptığı açıklamada “Kahire toplantıları, siyasi bir çözümle yeniden bir araya gelmek ve ülkedeki egemen kuruluşları birleştirmek amacıyla bir dizi görüşme ve danışma toplantısının başlangıcıdır” ifadelerini kullandı.
Libya’da son sözü silahlar söylüyor
“Libya’daki çözüm milletvekillerinin elinde değil, silah taşıyıcılarında ve savaş liderlerinde”. Ulusal Kongre Hazırlık Komitesi Başkanı Muhammed Abdusselam el-Abani, Independent Arabia’dan Baha Emin’e yaptığı açıklamada, Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutanı Halife Hafter’in organize bir orduyu yönetmesi dolayısıyla konuşulabilecek tek tarafın da o olduğunu belirtti.
Tüm Doğu Libya (Sirenayka) bölgesinin Hafter’in elinde olduğunu ve Batı Libya (Tripolitanya) bölgesinin de birleşik olmadığını ifade eden Abani, “Hafter, birkaç farklı yönden emir veriyor. Batı bölgesini birleşmeye, milisleri dağıtmaya, ordu ve polise katılmak isteyenlerle devlet kuruluşlarını birleştirmeye ve olağanüstü hükümeti kurmaya çalışıyor” şeklinde konuştu. Muhammed Abdusselam el-Abani, Mısır’ın batı bölgesindeki tarafların tepkisiz kalmasının da önemli olduğunu belirtti.
Trablus kuşatmasında sürprizler yaşanabilir
LUO’nun başkent Trablus’u kuşatmasıyla ülkedeki silahlı çatışma sahnesine hakim olan askeri çıkmaz hususunda ise Libya Stratejik ve Geleceğe Yönelik Araştırmalar Merkezi’nde Araştırmacı Dr. Abdullah Hadid, “100 gün geçmesine rağmen askeri çatışmalar, belirli pozisyonları korudu. Saldırgan taraf, başlangıçta zafer kazandı, ardından başkentin eteklerine yerleşti. Şu an Tarhuna kontrol ediliyor ve Trablus’a kadar ilerlendi. Önemli bir konum olan Giryan da kaybedildi. Savunan taraf, başkenti ikinci bir saldırıdan korudu ancak hücum yapamadı. Belki de net bir lider bulunmuyor. Ama savaşın coğrafyasına bağlı olarak sürpriz gelebilir” ifadelerini kullandı.
Hadid, “Siyasi diyaloğun geri dönüşünün imkansız olmadığı gerçeği çerçevesinde bugünlerde, siyasi diyaloğun geri döndüğü hakkında konuşmak zor. Çünkü bu savaş gerçekleşti ve herkes, sonuçları üzerinde uzlaşı sağlanan, tarafları tatmin eden ve istekleri gerçekleştiren bir diyalog bekliyor. Birleşmiş Milletler (BM) misyonu UNSMIL, özellikle Tripolitanya savaşçıları ve liderleriyle, güvenin yenilenmesine ihtiyaç duyuyor” dedi.
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre katılımcılar, Kahire toplantılarının, siyasi bir çözümle yeniden bir araya getirme amacıyla bir dizi toplantının başlangıcı olduğunu düşünüyor (Libya Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)
Dr. Abdullah Hadid, “Bence şeklen başarılı ve temelde kusurlu bir diyalogla karşı karşıyayız. Siyasi temsili olan gerçek aktörler dışındaki kişiler arasında bu diyalog, şeklen başarılı olabilir. Ancak çoğu zaman sonuca ulaşmayacak” ifadelerini kullandı.
Serrac ve Hafter arasında diyalog imkanı yok
Fayiz el-Serrac başkanlığındaki UMH ve General Halife Hafter arasında diyalog fırsatı bulunmadığını da ifade eden Hadid, “Bunun, karmaşık bir sahnenin önünde olduğumuz için gerçekleşmesi zor ve net bir faydası da olmayacak. Ancak belki de diyalog, politik, ekonomik, sosyal ve güvenli çözüm vizyonuyla gerçekleştirilirse, siyasi farklılıklar ve mevcut bölünmeler aşılabilir. Kalıcı bir çözüm çekirdeğine ulaşılacak, ama çalışmak için zamana ihtiyaç var” dedi.
Libya Cumhuriyet Koalisyonu Başkanı, yazar ve Hafter’e yakın siyasi analist İzzeddin Akil, “Böyle bir toplantı için geç kalındığını düşünüyorum. İki üye grup arasındaki pozisyon farkı oldukça derin. Orduya yakın milletvekilleri, Trablus’un kurtarılmadığı ve istisnasız olarak tüm milisler ortadan kaldırılmadığı sürece memnun olmayacak. Milislere yakın milletvekilleri de çoğu büyük yolsuzluklara adı karışan savaş ağalarıyla tehlikeli ilişkiler kurmayı başardılar” şeklinde konuştu.
Mısır’ın Libyalı milletvekillerine yönelik davetine de değinen Akil, “Mısır, terör ve kaosa karşı ordunun yanında durduğunu ilan etmesine rağmen bu adımla siyasi çatışma taraflarına daha dengeli bir pozisyon göstererek kendine dair ön yargı şüphesini ortadan kaldırmak istemiş olabilir” ifadelerini kullandı.
Meclis, “Kararlarının efendisi” değil
“Meclis, kararlarının efendisidir” ifadesi, TM’nin geleneklerinde köklü bir ifade. Ancak diğer Libya kurumları gibi bölünmüş olan TM için geçerli değil. Eski Libya Geçici Hükümeti’nde Enformasyon ve Kültür Bakanlığı yapan Dr. Ömer el-Kuveyri, yaptığı açıklamada “TM, Libya’daki diğer siyasi kuruluşlar ve hizmet kuruluşları olarak kendisini böldü. Ayrıca Trablus’ta toplanan Meclis ve Tobruk’ta toplanan Temsilciler Meclisi’ne sahibiz. Her ikisi de yasal sürenin sonunda meşruiyetini kaybetti ve toplantıları için yasal bir düzey bulunmuyor. Bu nedenle Libya’nın Temsilciler Meclisi (TM) hakkında konuşmak, medya organları dışında gerçek bir anlam ifade etmiyor. Tek bir parlamento çatısı altında kendi aralarında bile bir olamayan milletvekilleri nasıl bir çözüm getirilebilir?” ifadelerini kullandı.
Kuveyri, “Libya’da toplumun genel kültürü, sorunların silah yoluyla çözümünü destekliyor. Tüm taraflar, haklı olduğuna, diğerinin yanıldığına, zorla kazanacaklarına ve gündemlerini dayatacaklarına inanıyor. Libyalı partilerin düzenlediği tüm toplantılar, konferanslar ve diyaloglar, durumu yerinde çözebilecekleri düşüncesiyle kazanmak için yapılmış birer manevradır. Elbette güç dengesini sağlamak, bölgesel müdahaleyi netleştirmek imkansız. Libya’daki milletvekilleri, kendilerini, inançlarını ve kişisel çıkarlarını temsil ediyor, halkı ve aday oldukları seçim dairelerini değil. Bu da sorunun bir parçasıdır, Libya çözümünün değil. Çok sayıda aktör, mali yolsuzluk ve pozisyonun kişisel sömürüsü durumuna dahil oldu. Kamuoyunda milletvekilleri hakkında bir araştırma yapılsa, milletvekillerine ve genel olarak politikacılara karşı olumsuz ve düşmanca bir tutumla karşılaşılır” dedi.
Uzlaşma çabalarına Türkiye ve Katar müdahale ediyor
Mısır adımı, son aylarda ele geçirilen silah gemilerinin sevkiyatıyla sınırlı kalmayan, milislerin Trablus’u kontrol etmesi için yapılan Türkiye müdahalesi çerçevesinde atıldı. Libya ordusuna göre, denetleme amacıyla uzmanlar, askeri danışmanlar ve operasyon birimleriyle de Türkiye, savaşa sahaya inerek destek verdi. Ankara da bu bağlamda, Kahire’nin açıkça destek verdiği LUO ile mücadele eden Libya’daki müttefiklerini desteklemek için mümkün olan her türlü aracı kullanacaklarını ifade etmişti.
Libyalı Milletvekili Ali el-Saidi, yaptığı açıklamada, “Mısır; Türkiye ve Katar müdahalelerinin yolunu keserek siyasi ve güvenlik konularındaki gerçek desteğinin ve Libya askeri kuruluşlarına desteğinin yanı sıra Temsilciler Meclisi’ni toparlamaya ve Libya halkının tek meşru temsilcisi olarak bir araya getirmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı. Mısır’ın Libya ile tarihi ve komşuluk ilişkileri olduğuna, Libya’daki gelişmelere doğrudan etki ettiğine ve Kahire’nin inşa ve anlaşma yoluna katkı sağladığına değinen Saidi, Türkiye ve Katar’ın yaptığı gibi Libya’nın toplumsal dokusunu tahrip etmediğini ve parçalamadığını vurguladı. Saidi, “Kahire’deki danışma toplantılarının, mevcut aşamada çıkmazı bozan bir uzlaşı sağlamasını umuyoruz” dedi.
Libyalı siyasi analist Muhammed el-Zubeydi ise “Toplantı, İhvan milletvekilleri ve TM’den ayrılan müttefikleri tarafından boykot edildi. Toplantının amacı, milletvekillerini bir araya getirmekti. Ancak Türkiye ve Katar’ın desteklediği İhvan ve müttefikleri, boykot kararlarını açıkladı” değerlendirmesinde bulundu.
“LUO, Trablus’un çevresinde büyük zaferlere imza atıyor ve başkentin merkezinden sadece birkaç kilometre uzakta” diyen Zubeydi, “Bazı terör gruplarının Bingazi’de LUO’nun arka saflarına ulaşma yeteneklerini kanıtlamak için saldırı girişimleri, başkenti milislerden kurtaracak operasyonlarını etkilemiyor” ifadelerini kullandı.
Mısır, Libyalılara karşı eşit mesafede
Libyalı siyasi analist İbrahim Belkasım, “Bu toplantı, Mısır’ın ‘Libyalılara karşı eşit mesafede olduğunu göstermek için’ uluslararası topluma gönderdiği bir mesajdır. Tehlikeli bir şiddet düzeyine ve başkentin banliyölerine kadar uzanmış askeri operasyona tırmanan boğucu krizi sonlandırmak için bir çözüm ve siyasi bir uzlaşı bulmaya, Libyalılara yardım etmeye çalışıyor. Öte yandan Mısır, ordu ve seçilmiş parlamento da dahil olmak üzere Libya devlet kuruluşlarına verdiği desteği vurguluyor. Temsilciler Meclisi üyelerine ve Libya’nın tüm bölgelerindeki milletvekillerine de davet gönderildi. Bu toplantı, yalnız başına yüksek ulusal çıkarlara öncelik verilmesi için uluslararası topluma yönelik önemli bir mesajdır” dedi.
Belkasım, “Mısır girişimi, BM misyonu UNSMIL’in Libya’daki rol ve çabalarını desteklemeyi amaçlıyor. Son aşamada, Libya’nın yaşadığı ciddi tıkanıklık sonrasında siyasi çözümlere yönelik ulusal sesi canlandırıyor. Parlamento, meşruiyete sahiptir. Parlamento, iki parlamentoya bölünmesinden dolayı zayıf olsa da tüm Libyalıların beklediği genel seçimler yoluyla barışçıl bir geçiş süreci ortaya koymak için iyi bir adımdır” açıklamasında bulundu. “BM, Libya’daki siyasi tıkanıklık sebeplerinden birinin de parlamentonun kararlarının ve siyasi çözümlerinin bozulması olduğunu düşünüyor” diyen İbrahim Belkasım, aynı şekilde anayasa referandumunun aksamasının yanı sıra parlamentonun geçiş dönemindeki tüm taslak kararları reddederek seçimlere gitmeyi kabul etmemesinin de mevcut tıkanıklığın sebeplerinden biri olduğunu ifade etti.



Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.


Savaşın yaralarını sarmak için... Gazze'de kızlar boks eğitimi alıyor

Boks antrenörü Usame Eyub (sağda), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir çadırda genç kızları eğitiyor (EPA)
Boks antrenörü Usame Eyub (sağda), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir çadırda genç kızları eğitiyor (EPA)
TT

Savaşın yaralarını sarmak için... Gazze'de kızlar boks eğitimi alıyor

Boks antrenörü Usame Eyub (sağda), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir çadırda genç kızları eğitiyor (EPA)
Boks antrenörü Usame Eyub (sağda), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir çadırda genç kızları eğitiyor (EPA)

Gazze Şeridi’nin güneyindeki yerinden edilmiş sivillerin çadırları arasında, kum zemine kurulan derme çatma bir boks ringinde kız çocukları ısınma hareketleri yapıyor. Ardından antrenörlerinin talimatları eşliğinde güçlü yumruklar savuruyorlar. Antrenörleri, bunun iki yıldır süren şiddetli savaşın ardından yaşadıkları travmayı hafifletmeye yardımcı olduğunu söylüyor.

7 Ekim 2023’te savaşın başlamasından önce Usame Eyub, Gazze kentinde boks kulübü işletiyordu. Ancak İsrail’in, Hamas’ın saldırısının ardından başlattığı operasyonlarda kulübü ve evi yıkıldı. Gazze genelinde olduğu gibi birçok yapı savaşta ağır hasar gördü.

vfdede
Boks antrenörü Usame Eyub, el-Mevasi bölgesindeki bir çadırın içinde genç kızlara antrenman yaptırıyor (EPA)

Kuzeydeki Gazze’den güneydeki Han Yunus’a göç etmek zorunda kalan Eyub, binlerce kişinin zor şartlar altında yaşadığı çadır kamplarında bir şeyler yapmaya karar verdi. Spor antrenörlüğü deneyimini yerinden edilmiş kişilere destek olmak için kullanmaya başlayan Eyub, “Evlerimizi kaybettikten ve kuzeyden Han Yunus’a göç ettikten sonra kamp içinde çalışmaya karar verdik. Öncelikle bunun savaşın yol açtığı travmalar için bir psikolojik rahatlama yöntemi olmasını istedik” dedi.

Arkasındaki ringde sporcular birbirleriyle karşılaşırken, diğerleri kum torbalarında çalışıyor.

Eyub, kızların bombardımanlar, aile üyeleri ve yakınlarını kaybetmeleri ve bombardımanlar nedeniyle derinden etkilendiğini belirterek, “Acı çekiyorlar ve bunu dışa vurmaya ihtiyaç duyuyorlar. Boks, duygularını ve öfkelerini ifade etmelerine yardımcı oluyor” şeklinde konuştu.

vbfbf
Boks antrenörü Usame Eyub (sağda), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta genç kızlara antrenman yaptırıyor (EPA)

Eyub, yaşları 8 ile 19 arasında değişen 45 kıza haftada üç gün ücretsiz antrenman veriyor.

Girişimin olumlu sonuçlar verdiğini belirten Eyub, “Bu çalışmalar büyük bir rahatlama sağladı. Aileler de kızlarını izlemeye ve desteklemeye geliyor” dedi.

tr4gt
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir kız çocuğu bir çadırın içinde boks eğitimi alıyor (EPA)

14 yaşındaki Gazel Rıdvan ise boksör olarak bir gün şampiyonu olmayı hayal ediyor. Şarku’l Avsat’a “Kişiliğimi güçlendirmek ve enerjimi atmak için boks yapıyorum. Gelecekte şampiyon olmak, dünya takımlarıyla karşılaşmak ve Filistin bayrağını yükseltmek istiyorum” diyerek duygularını dile getirdi.

Yardım çağrısı

Gazze’de su, ilaç, gıda ve inşaat malzemeleri başta olmak üzere temel ihtiyaçlarda ciddi sıkıntı yaşanıyor. Bu nedenle Eyub, ringi bulabildiği sınırlı malzemelerle kurdu. “Ahşap getirip kare bir ring yaptık ancak minderimiz ve güvenlik ekipmanımız yok” diyen Eyub, spor malzemelerinin abluka altındaki Gazze’ye girişine öncelik verilmediğini vurguladı.

fvev
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir kız çocuğu bir çadırın içinde boks eğitimi alıyor (EPA)

Filistin resmi haber ajansı WAFA ocak ayında, Çin’in Gazze’deki Yüksek Gençlik ve Spor Konseyi’ne bağışladığı suni çim sevkiyatının İsrail tarafından girişine izin verilmediğini duyurmuştu.

Eyub, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, kadın boksörlere destek verilmesini ve onların yurt dışındaki antrenman kamplarına götürülmesini talep etti. Bunun hem özgüvenlerini artıracağını hem de psikolojik olarak rahatlamalarına katkı sağlayacağını söyledi.

tbtr
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a bağlı el-Mevasi'de genç kızlar bir çadırın içinde boks eğitimi alıyor (EPA)

16 yaşındaki sporcu Rimas ise savaş ve yıkıma rağmen antrenmanlara devam etmekte ısrar ettiğini belirtti. “Biz kadın boksörler olarak sizden yardım bekliyoruz. Bize masa, eldiven ve ayakkabı getirin. Kum üzerinde antrenman yapıyoruz; minderlere ve kum torbalarına ihtiyacımız var” diyerek dünyaya seslendi.


Gazze İstikrar Gücü... Anlaşmadaki boşlukları gidermeye ve ikinci aşamayı uygulamaya yönelik adımlar atılıyor

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)
TT

Gazze İstikrar Gücü... Anlaşmadaki boşlukları gidermeye ve ikinci aşamayı uygulamaya yönelik adımlar atılıyor

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)

Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının gereklerinin yerine getirilmesi kapsamında istikrar gücünün hızla konuşlandırılması yönündeki çağrılar artarken, Endonezya ordusu bu çerçevede askerlerini eğitmeye başladığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, söz konusu adım ve çağrıların, geçtiğimiz ocak ayı ortasında başladığı açıklanan ancak henüz ilerleme kaydedilemeyen ikinci aşamanın hızlandırılması için itici güç oluşturabileceğini belirtti. Uzmanlar, özellikle 19 Şubat’ta yapılması planlanan Barış Konseyi toplantısı ile ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında gerçekleşecek görüşme öncesinde Washington’un sürecin tamamlanması için baskı yapmasının beklendiğini ifade etti.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin ile gerçekleştirdiği görüşmede, Gazze Şeridi’nde ateşkesin kalıcı hale getirilmesinin ve anlaşmanın ikinci aşama maddelerinin uygulanmasının önemine vurgu yaptı. Sisi, özellikle insani yardımların ulaştırılması ile erken toparlanma ve yeniden imar sürecinin hızla başlatılmasının uluslararası güvenlik ve istikrar açısından kritik olduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati de dün Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira ile yaptığı telefon görüşmesinde, ateşkesin denetlenmesi amacıyla uluslararası istikrar gücünün süratle konuşlandırılmasının, insani ve acil yardım akışının devamının ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecine geçişin önemine dikkat çekti.

Bu gelişmeler, Endonezya ordusunun, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce duyurduğu Barış Konseyi misyonu kapsamında Gazze Şeridi’ne asker konuşlandırma için hazırlıklara başladığını açıklamasının ardından geldi.

rtgrtg
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin ile yaptığı görüşmede Gazze Şeridi’nde ateşkesin pekiştirilmesinin önemini vurguladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Endonezya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Maruli Simanjuntak, pazartesi günü yaptığı açıklamada, barışı koruma görevinde görevlendirilebilecek personelin eğitimine başlandığını bildirdi. Yerel basında yer alan açıklamalarında Simanjuntak, henüz kaç askerin gönderileceğinin netleşmediğini, bir birliğin genellikle 5 bin ila 8 bin askerden oluştuğunu belirtti.

Simanjuntak, Gazze Şeridi’ndeki yıkımın boyutu ve sahadaki duruma ilişkin koordinasyonun sürmesini beklediklerini, şu aşamada önceliklerinin personelin hazırlanması olduğunu kaydetti.

Mısırlı strateji uzmanı emekli Tümgeneral Semir Ferec ise Endonezya’nın eğitim sürecini başlatmasının, uluslararası istikrar gücünün yakın zamanda göreve başlaması yönünde ivme oluşturduğunu ve duraksama aşamasındaki ikinci fazı harekete geçirebileceğini söyledi. Ancak Ferec, istikrar gücünün konuşlandırılmasına yönelik düzenlemelerin henüz tamamlanmadığını, bu durumun süreci geciktirdiğini ifade etti. Ferec, İsrail’in Gazze Şeridi’nden çekilmesi ya da Hamas’ın silahsızlandırılması konusundaki belirsizliğin başlıca engel olmaya devam ettiğini dile getirdi.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal da başta Mısır olmak üzere bazı ülkelerin uluslararası gücün sahada konuşlandırılması için baskı yaptığını, ancak henüz kesin bir karar alınmadığını belirtti. Nazzal, özellikle Endonezya gibi ülkelerin Filistin tarafıyla olası bir gerilimden çekindiğini, yetki ve görev tanımının netleşmemesi nedeniyle temkinli ve tereddütlü bir yaklaşım sergilendiğini ifade etti. Bununla birlikte Nazzal, yaklaşan Barış Konseyi toplantısında ikinci aşamanın fiilen başlatılması yönünde adım atılabileceğini söyledi.

Gazze İstikrar Gücü, geçen ayın ortasında başlatıldığı açıklanan ancak henüz hayata geçirilemeyen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının temel maddeleri arasında yer alıyor. Söz konusu aşama için ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığındaki Barış Konseyi ile Gazze Yönetim Komitesi gibi çeşitli yürütme organları oluşturulmuştu.

Ocak ayı ortasında kurulan Barış Konseyi, ilk toplantısını 19 Şubat’ta gerçekleştirecek. Şarku’l Avsat’ın ABD merkezli Axios haber sitesinden aktardığına göre, ABD Başkanı Donald Trump toplantı için birçok ülkeye davet gönderdi. Söz konusu toplantının Gazze anlaşmasının ikinci aşamasını ilerletmesi bekleniyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden birkaç gün önce yapılan açıklamada ise Netanyahu’nun çarşamba günü (bugün) Washington’da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiği ve görüşmede İran ile yürütülen müzakere dosyasının ele alınacağı bildirildi.

Semir Ferec, Trump’ın gerek Barış Konseyi’nin yaklaşan toplantısında gerekse Netanyahu ile yapacağı görüşmede Gazze’ye ilişkin planının uygulanması için hem İsrail’e hem de Hamas’a baskı yapabileceğini öne sürdü. Ferec, Trump’ın Barış Konseyi girişiminin başarısız ya da tıkanmış görünmesini istemeyeceğini, bu nedenle istikrar gücünün toplantıdan çıkabilecek önemli başlıklardan biri olabileceğini ifade etti.

Nizar Nazzal ise yaklaşan toplantı ya da Trump-Netanyahu görüşmesine temkinli yaklaştığını belirtti. İsrail açısından öncelikli gündemin İran olduğunu söyleyen Nazzal, ABD Başkanı’nın uluslararası güç konusundaki tutumun netleşmesi için baskı yapabileceğini, ancak Netanyahu hükümetinin Türkiye’nin bu güce katılımına karşı çıktığını hatırlattı. Nazzal, Kahire’nin diplomatik temasları ve Endonezya’nın hazırlıkları gibi gelişmeler ışığında sürece ilişkin bir açılım yaşanabileceğini dile getirdi.