Fas Kralı, Cezayir ile koşulsuz diyalog politikasına bağlılığını yineledi

Tahta çıkışının yıldönümünde Fas halkına seslendiği konuşması sırasında Fas Kralı (MAP)
Tahta çıkışının yıldönümünde Fas halkına seslendiği konuşması sırasında Fas Kralı (MAP)
TT

Fas Kralı, Cezayir ile koşulsuz diyalog politikasına bağlılığını yineledi

Tahta çıkışının yıldönümünde Fas halkına seslendiği konuşması sırasında Fas Kralı (MAP)
Tahta çıkışının yıldönümünde Fas halkına seslendiği konuşması sırasında Fas Kralı (MAP)

Tahta çıkışının 20’nci yıldönümünde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Fas Kralı 6. Muhammed, iki dost ülke arasındaki kardeşlik bağlarına karşı duyduğu sadakatin ifadesi olarak, Cezayir ile koşulsuz diyalog politikasına samimi bir şekilde bağlı olduğunu vurguladı.
Pazartesi günü Fas halkına seslenen Kral, ”Halkı ve Kralı ile Fas’ın son olarak Mısır’ın ev sahipliği yaptığı Afrika Uluslar Kupası’nda Cezayir Milli Takımı’na verdiği destek, zaferinden duyduğu coşku ve sanki Fas kazanmış gibi Cezayir’in şampiyonluğundan duyduğu gururu paylaşması ile bir kez daha kendini gösterdi” dedi.
”Bu kader birliği, ortak tarih, kültürel birikim bilinci ve inancı; kardeş Mağrip halklarına birlik, entegrasyon ve bütünleşmeyi gerçekleştirmek için çalışma umudu ve güç veriyor” diyen Fas Kralı, bölge ülkelerinin karşı karşıya olduğu sorunlarla hiçbir ülkenin tek başına mücadele edemeyeceğini ifade etti.
Fas Kralı 6. Muhammed, bu çerçevede Fas’ın Batı Sahra sorununu, münhasır olarak Birleşmiş Milletler (BM) şemsiyesi altında çözecek siyasi sürece katılma konusundaki samimi ve kararlı tutumunu sürdürdüğünü belirtti. Fas’ın istenen uzlaşmayı sağlamanın tek yolunun, kapsamlı bir Fas egemenliği altında özerk yönetim olduğu inancında olduğunu belirten Kral ayrıca, “Tahta çıkış yıldönümü kutlamaları, Batı Sahra’nın Fas toprağı olduğuna, topraklarımızın ve ülkemizin bütünlüğüne, ülkemizin her karış toprağı üzerindeki egemenliğimize yönelik güçlü bağlılığımızı vurgulamak için en iyi andır” dedi. Ülkesinin uluslararası alanda, Afrika ve Avrupa’da elde ettiği kazanımlardan duyduğu gururu ifade ederek bu kazanımları güçlendirmek ve düşmanların manevralarına karşı koymak için her düzeyde seferberliği sürdürme çağrısında bulundu.
Başbakan’a önemli talimat
Kral 6. Muhammed, hükümet ve devlet kurumlarını kapsayacak büyük değişikliklere vurgu yaparak, başbakanı siyasi ve idari pozisyonları yenilemek ve “taze kan“ enjekte etmek için kendisine yakın zamanda öneriler sunacağını belirtti. Fas Kralı, ”İçinde bulunduğumuz siyasi dönüşümlere uygun olarak, yetenek ve liyakat esas alınarak seçilmiş üst düzey ulusal yetenekler ile hükümet, siyasi ve idari pozisyonları yenilemek ve kendisine taze kan enjekte etmek ile ilgili önerilerini sunmakla görevlendirdiğim başbakan, gelecek Ekim ayına kadar bununla ilgili çalışmalarını tamamlayıp bizlere sunacaktır” dedi. Bunun mevcut hükümet ve kamu kurumlarında görev yapanların içerisinde yetenekli kişilerin var olmadığı anlamına gelmediğini belirten Kral, ”Eylem seviyesine yükselmek, istenen köklü değişimi gerçekleştirme gücüne sahip yetenek ve beceriler ile bu yeni aşamanın başarılı olması için gerekli şartları sağlamak konusunda kararlıyız” ifadelerini kullandı.
Kral 6.Muhammed, hükümete, yeni biçimi ile kalkınma modellerinin dayanağını oluşturabilecek, uyum ve entegrasyon temelli yeni nesil büyük sektörel planlar hazırlamaya başlama çağrısında bulundu. Ulusal kalkınma modelinin yenilenmesi ile ilgili ise “Bu başlı başına bir gaye değil Fas’ı ulaştırmak istediğimiz, sorumluluk ve kapsamlı harekete dayalı yeni bir döneme geçiştir” ifadesini kullanan Kral, nihai hedefinin, Fas’ın gelişmiş ülkeler kervanına katılmasını sağlamak olduğunu belirtti.
Fas Kralı, ”Girmek üzere olduğumuz bu yeni aşama; üstesinden gelmemiz gereken birçok iç ve dış sorunlar ile kazanmamız gereken rekabetler ile doludur” dedi. Bunun temel olarak, güven ve kazanımların kanıtlanması, vatandaşların birbirlerine ve daha iyi bir gelecek inancını paylaştıkları ulusal kurumlara duydukları güvenin sağlamlaştırılması ile ilgili olduğuna işaret etti.
Fas Kralı ulusa sesleniş konuşmasında, “Bu durum ayrıca, özellikle uluslararası deneyim ve tecrübelere açılmayı gerektiren bazı alanlarda içe kapanmamak ile de ilgilidir” dedi. Buna ek olarak, açılımın ekonomik ilerleme ve kalkınmanın temelini oluşturduğunu, Faslı girişimcilerin ve aktörlerin rekabet güçlerini arttırma fırsatı sunduğunu, daha fazla istihdam sağlamak, hizmetlerin ve tesislerin kalitesini geliştirmek ve gelirlerini arttırmak için iyi bir motivasyon olduğunu ifade etti.
Ekonomiye ivme kazandırma ve kurumsal verimlilik hedefine de değinen Kral bu hedefin, ”Özel girişimleri desteklemeyi, üretime dayalı yeni yatırım programlarını yürürlüğe sokmayı, daha fazla istihdam sağlamayı sürdürerek güçlü ve rekabetçi bir ekonomi inşa etmeyi” kapsadığının altını çizdi.
Bu bağlamda kurumsal verimliliğin artmasının ve yetkililerin “zihniyetlerinin” değişmesinin önemini vurgulayan Kral, kamu sektörüne gecikmeden, kolaylık, verimlilik ve senteze dayalı gerçek bir 3 boyutlu devrim gerçekleştirme çağrısında bulundu. Fas Kralı, ”Daha önce de çalışma yöntemlerinin değiştirilmeye ve modernize edilmeye ihtiyacı olduğu, kamu yönetiminin gayret ve yaratıcılık ile donanması gerektiği çağrısında bulunmuştum” dedi.
Özel komisyon kurulacak
Herkesin eşit ve umutlu olduğu, bariz eşitsizliklere, başarısızlıklara, kırsal görünümlere, boşa harcanan enerji ve zamana yer olmayan bir Fas’ın inşasını tamamlamak için sosyal adalete olan güveni yükseltmenin gerekli olduğunu açıkladı.
Bu çerçevede Kral 6. Muhammed, gelecek siyasi aşamada temeli atılacak kalkınma modeli ile ilgili özel bir komisyon kurulacağını deklare etti. Bu komisyonun, hem özel hem de kamu sektöründeki ulusal yetenekleri, farklı bilim dallarından uzmanları içereceğini belirtti.
Kral, ”Kalkınma modelimizin son yıllarda, vatandaşlarımız arasında belirli bir kesiminin artan taleplerini karşılayamadığı, sosyal eşitsizlikleri azaltamadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Bu nedenle onu yeniden inceleme ve yenileme çağrısında bulunduk. Aslında kişisel olarak özel komiteler kurmayı tercih etmiyorum. Çünkü bu komiteler, bazıları için sorunları ve meseleleri derinlere gömmenin en iyi aracı olabiliyor. Ama buna rağmen ulusal boyuta sahip bazı konularda bu tür özel komiteler kurmak zorunda kalabiliyoruz” dedi.
Kalkınma modeli ile ilgili kurulacak özel komitenin yapısına da değinen Fas Kralı, “Bu komite; deneyim ve tarafsızlık kriterlerine sahip, toplumun nabzını ve beklentilerini anlayan, yüksek ulusal menfaatleri göz önüne alan özel ve kamu sektöründeki ulusal yetenekleri ve farklı bilim dallarından uzmanları içerecektir. Bu komitenin, ikinci bir hükümet ya da hükümete denk bir resmi kurum olmadığının, belirli bir zamana kadar görev yapacak bir yatırım komitesi olduğunun altını çizmek istiyorum. Ayrıca bu komite de eğitim, sağlık, tarım, yatırım ve vergi sistemi gibi birçok alanda benimsenen ve benimsenecek olan reformların ana itici güçlerini göz önüne almalı, bunların kalitesini ve verimliliğini yükseltmek için önerilerde bulunmalıdır” ifadelerini kullandı.
Kral, bu komitenin çalışmalarına tam anlamıyla tarafsız ve nesnel bir şekilde başlaması, sert ve acımasız olsa da kendisine sadece gerçekleri sunması ve çözüm bulma konusunda cesur ve yaratıcı olması gerektiğine işaret etti. Zor ya da maliyetli olsa da kabul edilecek öneri ve tavsiyelerin uygulanmasında kararlı, cesur ve sorumlu olunmasının önemini vurguladı.
Fas Kralı: Bu benim için büyük bir acıdır
Ülkenin son yıllardaki atılımına rağmen Fas halkı içerisinde yoksulluk ve maddi yetersizlikten muzdarip olan bir kesimin varlığının kendisine acı verdiğini belirten Kral, ”Allah biliyor ki halk arasında yüzde 1 oranında dahi zor durumda ya da yoksulluk içinde yaşayan bir kesim var ise bu benim için büyük bir acıdır” dedi.
Bütün engeller ortadan kaldırılıp kalkınma ve sosyal sorunlara uygun çözümler bulunana kadar dinlenmeden çalışacağını belirten Fas Kralı, beşeri kalkınma programlarına özel bir önem verdiklerini, halkın acil sorunlarına çözüm bulunması için sosyal politikaları teşvik ettiklerini vurguladı. 6. Muhammed, bu hedefin kapsamlı bir bakış açısını, nitelikli yeteneklerin varlığını, planlanan projeleri uygulamak için gerekli şartların sağlanmasını gerektirdiğini belirtti. Altyapıya ek olarak yenilenebilir enerji, şehir ve kırsal alanların rehabilatasyonu düzeyinde gerçekleştirilen niteliksel atılıma övgüde bulunan Fas Kralı, ”Özgürlükler ve hakların pekiştirilmesi, barışçıl demokratik uygulamaların sağlamlaştırılması konusunda olağanüstü adımlar attık” dedi. Altyapı ve kurumsal reformların ne kadar önemli olursa olsun yeterli olmadığını da sözlerine ekledi.
Kral’a göre açıklık ve nesnel açıdan bu olumlu sonucu etkileyen en önemli şey, bu ilerleme ve başarıların ne yazık ki Fas toplumunun bütün kesimlerini yeterince kapsamamış olmasıdır. Bu nedenle bazı vatandaşlar, söz konusu başarıların yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve günlük ihtiyaçlarının karşılanmasında ve özellikle de temel sosyal hizmetler, sosyal eşitsizlikleri azaltma ve orta sınıfın güçlendirilmesi alanında etkilerini doğrudan gözlemleyememektedir.



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.