Moro, Cibali ve Marzuki, Tunus Cumhurbaşkanlığı yarışına dâhil olduklarını açıkladı

Moro, Cibali ve Marzuki, Tunus Cumhurbaşkanlığı yarışına dâhil olduklarını açıkladı
TT

Moro, Cibali ve Marzuki, Tunus Cumhurbaşkanlığı yarışına dâhil olduklarını açıkladı

Moro, Cibali ve Marzuki, Tunus Cumhurbaşkanlığı yarışına dâhil olduklarını açıkladı

Tunus’ta eski Başbakan Hammadi Cibali, Eylül ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olduğunu açıkladı. Eski Cumhurbaşkanı Munsif Marzuki de bugün (Çarşamba) adaylığını sunacağını belirtirken, Nahda Hareketi tarafından yapılan açıklamada ise cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Abdulfettah Moro’nun aday gösterildiği belirtildi.
Cibali ve Marzuki, 2011 seçimlerinden sonra Tunus’u yöneten “Troyka” olarak da bilinen üçlü koalisyon hükümetinin sembolleri arasında yer alıyor. 2011 seçimleri, aynı yıl Tunus’un devrik lideri Zeynel Abidin Bin Ali’nin halk ayaklanmasıyla devrilmesinin ardından ülkenin tanık olduğu ilk demokratik seçimler olarak sayılıyor.
Tunus Nahda Hareketi’nin eski bir üst düzey yetkilisi olan Cibali, Tunus Bağımsız Yüksek Seçim Kurulu’na başvuruda bulunarak 15 Eylül’de yapılması planlanan seçimlerde bağımsız olarak adaylığını koyduğunu açıkladı. 47 yaşındaki Marzuki de "Başka Bir Tunus" isimli çatı koalisyonun desteğiyle, Tunus Divan FM radyo aracılığıyla bugün (7 Ağustos) seçim komisyonuna adaylığını sunacağını açıkladı.
İnsan hakları savunucusu ve Zeynel Abidin Bin Ali’nin muhalifi olan Marzuki, partisi “Cumhuriyet Kongresi’nin” 2011 yılında ülke için yeni bir anayasa hazırlamakla görevlendirilen Ulusal Kurucu Meclis seçimlerinde ikinci sıraya yerleşmesi sonrasında 2011- 2014 yılları arasında cumhurbaşkanlığı yapmıştı.
Şimdiye kadar 26 başvuru yapıldı
6 Ağustos itibariyle Tunus Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarışacak aday sayısı 26’ya ulaştı. Adaylık kapısının gelecek Cuma günü kapanmasının ardından seçim kampanyaları, 2 Eylül’de başlayıp 13 Eylül’e kadar devam edecek.
Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu, 22 aday arasında sadece 6 adaya onay verdi. Seçim komisyonu üyesi Enis el-Carbui, yasal gereklilikleri karşılayan 6 adayın, Munci el-Rahvi (Demokratik Yurtseverler Birleşik Partisi), Muhammed Abbu (Demokratik Akım), Lutfi el-Marayhi (Cumhuriyetçi Halk Birliği Partisi), Nebil el-Karavi (Tunus’un Kalbi Partisi), Abir Musa (Özgür Anayasa Partisi) ve Mehdi Cuma (Tunus Alternatifi Partisi) olduğunu ifade etti.
Bağım Seçim Komisyonu’nun 31 Ağustos’ta Tunus Cumhurbaşkanı adaylarını kesin olarak ilan etmesi bekleniyor.
Siyasi partileri temsil eden adayların aksine 13 bağımsız aday, cumhurbaşkanlığı seçimlerine girmek için gerekli onayı sağlamadı. Bu çerçevede bazıları, adaylık yasasında öngörüldüğü gibi herhangi yasal garantileri sunmadı.
Nahda Hareketi'nin adayı Abdulfettah Moro
Tunus Nahda Hareketi tarafından dün yapılan açıklamada, önümüzdeki ay yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Abdulfettah Moro’nun aday gösterildiği belirtildi. Nahda Hareketi, 2011 yılında Zeynel Abidin Bin Ali yönetimini sona erdiren ayaklanmanın ardından ilk kez Cumhurbaşkanı adayı çıkarmış oldu. 71 yaşındaki Cumhurbaşkanı adayı Avukat Moro, hali hazırda Meclis Başkanlığı vekili görevini yürütüyor. Moro aynı zamanda Nahda Hareketi’nin önde gelen isimlerinden biri.
Öte yandan siyasi arena, hala mevcut Başbakan Yusuf el-Şahid gibi bazı potansiyel adayların adaylığını sunmasını bekliyor. Gözlemcilere göre Nida Partisi, Yaşasın Tunus Partisi, el-İrade Hareketi gibi siyasi ağırlığa sahip çok sayıda parti, nihai pozisyonlarını ve adaylıklarını ilan etmek için bu ayın 9’unda cumhurbaşkanlığına adaylık kapısının kapanması öncesindeki son saatleri bekliyor. Bu bağlamda İrade Partisi’ni, Vefa Hareketi’ni ve bazı bağımsız adayları içeren “Başka Bir Tunus” koalisyonu, devlet başkanlığı seçimleri için Munsif el-Marzuki’nin adaylığını desteklediklerini açıkladı.
Marzuki, 2014 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında Nahda Hareketi’nin desteğini almıştı. Ancak ikinci turda seçim yarışını, vefat eden el-Baci Kayid es-Sibsi’ye kaptırmıştı.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.