Muhammed Naci
Nasr Koalisyonu lideri Haydar el-İbadi, eski makamı başbakanlığa dönme fırsatını kollayarak, Irak siyaset sahnesinde olup bitenleri gözlemliyor. Gözlemciler ise İbadi’nin ‘uygun bir alternatif’ olduğu görüşünde.
Adı 2014-2018 döneminin kazanımlarıyla birlikte anılan İbadi’nin bir dört yıl daha makamını koruması beklenirken, 2018’de yaşadığı başarısızlık, partisi başta olmak üzere tüm toplumda büyük bir şaşkınlığa yol açtı.
Sistani’nin itirazı
Iraklılar, daha önce iki dönem başbakanlık koltuğuna oturan Nuri el-Maliki’nin üçüncü dönem talebine karşı ülkedeki en yüksek dini otorite kabul edilen Ayetullah Ali es-Sistani'nin itirazı sonrasında İbadi’nin bu makama nasıl aceleyle getirildiğini hatırlayacaklardır.
Sistani’den yükselen itirazın akabinde İslami Davet Partisi, başbakanlık makamının parti içinde kalması refleksiyle alelacele İbadi’yi bu makamın başına getirdi. Bu seçim büyük bir kabul gördü; İbadi’nin siyasi kıymetinden değil, Maliki’den kurtulmanın sevincinden dolayı.
Başbakanlık makamından önce İyad Allavi hükümetinde Enformasyon Bakanlığı’na getirilen İbadi, henüz o dönem İslami Davet Partisi'nin Siyasi Büro Başkanlığı’na seçilmemişti. Bu da İbadi’nin tanınan ancak birinci sınıf bir lider olmadığı anlamına geliyor.
Bağdat kapısına dayanan DEAŞ
Irak’ın Musul ve Selahaddin vilayetleri başta olmak üzere önemli kentlerin teker teker düştüğü ve DEAŞ’ın neredeyse Bağdat kapısına dayandığı 2014 yılında İbadi, hemen hemen tüm çevrelerin tam desteğiyle başbakanlık koltuğuna oturdu.
Bu dönemde tarihi bir yıkımın eşiğinde olan petrol fiyatları neredeyse yarı yarıya düştü. Bu da İbadi’nin hükümet hazinesi olmadan DEAŞ ile savaşacağı anlamına geliyordu.
Takvim yaprakları 2015’i gösterdiğinde, ABD’li güçlerin İranlılarla yan yana bulunduğu savaşı yöneten İbadi, ilk sınavını Selahaddin vilayetinin kent merkezi Tikrit’i DEAŞ’tan kurtararak vermiş oldu.
Anlaşmazlıkları Irak’ın çıkarları doğrultusunda bir potada eritti
DEAŞ Karşıtı Uluslararası Koalisyon liderliğini üstlenen Amerikalılar, o zamanlar Iraklı Kuvvetler’in saflarında faaliyet gösterirken, İranlı askeri danışmanlar Tahran destekli İslami direniş gruplarının da yer aldığı Haşdi Şabi birliklerine eşlik ediyordu.
Bu süreçte siyasetçiler ve analistler, İbadi’nin ‘hikmetinden’ ve ‘sakinliğinden’ konuşmaya başlamış, onun Irak çıkarları doğrultusunda bütün anlaşmazlıkları bir potada eritebilme gücünden bahseder olmuşlardı.
İbadi liderliğindeki DEAŞ’la mücadele sürecinde zafer haberleri birbiri ardına geldi. Dönemin Başbakanı İbadi, 2017 yılında tüm ülke topraklarında kontrolü sağladıklarını duyurarak, örgüte karşı kesin zafer ilan etti.
Mali krizin aşılması
Örgütle mücadele muazzam bir ekonomik baskı altında sürdürüldü. Irak hazinesinin sırtını dayadığı petrol kaynağı büyük darbe almış, İbadi döneminde petrol fiyatları 110 dolardan 50 doların aşağısına gerilemişti.
Bununla birlikte, ülkede en sert haliyle uygulamak zorunda kalınan kemer sıkma politikası, hükümet giderlerini kıstı, az da olsa iş imkanı sağladı ve en nihayetinde ülke sıkıntıdan kurtuldu. Devlete ait iç ve dış borçlara rağmen ekonomi uzmanları hükümetin mali krizi aşmayı başardığını belirtti.
Ekonomi ve güvenliğin yanı sıra dış politikadaki başarılarıyla da övünen İbadi, Suudi Arabistan başta olmak üzere selefi Maliki döneminde Irak ile ilişkileri iyice gerileyen birtakım Arap ülkeleriyle başarılı bir diplomasi yönetti.
Siyasi kibir
Ancak tüm bu kazanımlar, İbadi’nin başbakanlık koltuğuna ikinci dönem oturması için yeterli olmadı. Zira son seçimde İran yanlısı Iraklı siyasetçi Hadi el-Amiri ve Şii siyasetinin önde gelen isimlerinden Mukteda es-Sadr gibi iki dişli rakibi tarafından mağlup edilen İbadi, hükümetin başında hanesine yazdırdığı kazanımları parlamentoda kazandığı koltuk sayısına yansıtmada başarısız oldu.
Çoğu yazar, İbadi’nin kaybetmesine gerekçe olarak seçim döneminde kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadan bir koalisyondan çıkıp diğerine girmesini ve özellikle 2003 sonrası Irak siyasetinde adı yolsuzluğa bulaşmış isimlere aday listesinde yer vermesini gösterdi. Diğer bazı gözlemciler ise İbadi’nin hükümetin başında sergilediği performansın kendisini rahatlıkla ikinci döneme taşıyacağı yönünde yanlış bir okuma yaparak, siyasi kibre kapıldığını belirtti.
Bir tarafta İran ile karşılıklı saygı üzerine bir koalisyon talebini dillendiren Sadr, diğer taraftan İran ile ilişkilerin daha da güçlü bir konuma getirilmesini isteyen Amiri gibi birbirine taban tabana iki zıt siyasetçi İbadi’nin değiştirilmesi hususunda ortak tavır aldılar. Böylece 2018’de başbakanlık koltuğuna oturan Adil Abdulmehdi’nin ismi gündeme gelmiş oldu.
Tahran, İbadi’nin bu görevde kalması halinde parti içinde Irak’ın Arap ülkelerle yakınlaşmasını arzulayan çevrelerin önünü açacağını ve ülkeyi İran uydusundan adım adım uzaklaştıracağı konusunda endişelendi.
İbadi, 4 yıl önce olduğu gibi selefi Maliki gibi koltuğunu korumakta başarısız oldu. Bilakis çok az Iraklı siyasetçi için kullanılan ‘devlet adamı’ sıfatına uygun bir davranış sergileyerek, yönetimi düzenlediği törenle teslim etti.
Bir fırsat bekleyişi
Sadr’ın da aralarında bulunduğu birçok siyasetçi, İbadi’yi hükümet dairesi içinde tutmak için onu Abdulmehdi’nin hükümetinde dışişlerine bakanlığına ve başbakan yardımcılığına getirilmesi için çabaladı. Ancak İbadi bu yöndeki çabaları reddetti.
Daha sonra kendisine yakın isimlerin sızdırdığı bilgilere göre İbadi’nin yeni süreçte siyasi planlarının olduğu anlaşıldı. İbadi, Abdulmehdi’yi o koltuğa oturmasını sağlayan yapının oldukça kırılgan olduğunu düşünüyor. Nitekim Irak siyasetinde İran’a karşı iki zıt kutbu oluşturan Amiri ve Sadr’ın desteğinin her an çekilebileceğini bekleyen İbadi, bu durumda yeniden eski makamına oturma fırsatını kolluyor.
İbadi’nin bir televizyon programcısının kendisine sorduğu ‘eski makamınıza geri dönmeyi istiyor musunuz?’ sorusu karşısında gülümsemekle yetinmesi, bu yönde bir beklentisinin olduğuna ilişkin işaretleri güçlendirdi. Bazı gözlemciler de İran’ın halihazırda uğradığı baskı sonucu Irak sahasında etkisini azaltmak durumunda kalacağı ön görüsüyle bu durumun İbadi için başbakanlık kapılarını arayabileceği değerlendirmesinde bulunuyorlar.
İbadi, başbakanlık koltuğuna yeniden oturmayı mı planlıyor?
Irak’ın eski Başbakanı Haydar el-İbadi (AFP)
İbadi, başbakanlık koltuğuna yeniden oturmayı mı planlıyor?
Irak’ın eski Başbakanı Haydar el-İbadi (AFP)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة







