BMGK, Saudi Aramco'ya yapılan saldırı karşısında kınamanın haricinde ne yapabilir?

(AFP)
(AFP)
TT

BMGK, Saudi Aramco'ya yapılan saldırı karşısında kınamanın haricinde ne yapabilir?

(AFP)
(AFP)

İnci Mecdi
ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Kelly Craft, BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Yemen konulu bu haftaki oturumunda, ABD’nin, Saudi Aramco şirketine ait Abkayk (Abqaiq) ve Hurays (Khurais) petrol tesislerini hedef alan saldırıyı kınadığını söyledi.
Saldırıları, ‘çok endişe verici’ olarak nitelendiren Craft, bunun ‘küresel enerji kaynaklarına doğrudan saldırı’ olduğunu vurguladı.
Saudi Aramco’ya ait dünyanın en büyük petrol rafinerisi Abkayk ile ülkenin ikinci büyük petrol sahası Hurays’ı hedef alan saldırı, yalnızca Suudi Arabistan’ın egemenliğine yönelik değil, aynı zamanda küresel enerji kaynaklarının güvenliğine yönelik bir saldırı olarak görüldü.
BMGK oturumunda, 14 Eylül’de gerçekleşen saldırıyla ilgili kınama açıklamaları gelse de, saldırı geniş biçimde tartışılmadı.
Bu olay karşısında harekete geçilmesi için gözler 193 üye ülke heyetinin katılımıyla New York’ta başlayan BM 74. Genel Kurulu’na çevrildi.
BMGK’nın tutumu
Medyada yer alan haberlere göre üst düzey bir ABD’li yetkili, BMGK’dan, ABD’nin yaptığı saldırılar nedeniyle İran’a yanıt verilmesini istedi.
AFP’de yer alan haberde, isminin açıklanmasını istemeyen ABD’li yetkili, “BMGK’nın bu konuda rol oynayabileceğini düşünüyoruz” ifadesini kullanarak, BMGK’nın uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditlerle mücadele etmek üzere kurulduğuna dikkat çekti.
Yetkili, saldırının bu kapsama girdiğini söyleyerek, BMGK’dan ne tür bir hamle beklendiğini belirtmedi.
ABD, saldırıda hedef alınan bölgeye yakınlıkları nedeniyle İran’ı kendi topraklarından veya Irak üzerinde saldırıyı düzenlemekle suçladı. İran ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.
Tahran destekli Husi grubu, Suudi Arabistan ile aralarındaki 4 yıldır süren çatışmayı gerekçe göstererek, saldırının sorumluluğunu üstlendi.
Independent Arabia’ya demeç veren Mısır’ın BM Daimi Temsilcisi Muhammed İdris, “Körfez'deki mesele BMGK’da çeşitli boyutlarda ele alındı. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin geri çekilmesinden bu yana durmuş olan nükleer anlaşma boyutunun yanı sıra her tarafın belli bir çıkarı ve vizyonu var. Bir bütün olarak Körfez bölgesi ve Yemen’de istikrar boyutunun yanı sıra ABD tarafının yanıtıyla ilgili başka bir boyut var” dedi.
Uluslararası topluluğun saldırıyı kınadığını hatırlatan İdris, “Elbette, kanıtlar ve olayın koşullarını belgelemek için zorlayan taraflar var. Ancak buna cevap verme noktasına gelince her üyenin farklı vizyonu olacak. Böylesi büyük ve karmaşık durumlar karşısında bu olağandır. Dolayısıyla konseyde görüşme olmaz ve hemen bir prosedür üzerinde fikir birliğine varılır” yorumunda bulundu.
Saudi Aramco’ya ait iki petrol tesisinin hedef alındığı saldırıların kökeni ve koşullarını araştırmak üzere ABD de dahil olmak üzere birçok uluslararası aktör çaba yürütüyor.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Husi milislerin iddia ettiği gibi saldırının Yemen'den kaynaklanmadığını belirten soruşturmaya katılması için BM ve uluslararası uzmanların davet edileceğini açıklamıştı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da, Veliaht Prens ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, soruşturmaya katılmak üzere Suudi Arabistan’a uzman göndereceğini ifade etmişti.
Yaptırımlar için fikir birliği gerekli
Mısır’ın BM Daimi Temsilcisi Muhammed İdris, “İran’ın saldırıya katılımının kanıtlanması halinde, İran’a yaptırım uygulanması mümkün ancak bu konseyin daimi olan ve olmayan üyelerinin anlaşmasına bağlı. Bununla birlikte, Ortadoğu ve Filistin davası dahil birçok durumda olduğu gibi bir daimi üyenin veto hakkı kullanması da mümkün” diyerek, veto hakkı bulunan Rusya ve Çin’e işaret etti.
İdris, Fransa ve İngiltere’nin İran’ı korumasının muhtemel olduğunun da altını çizdi.
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Chunying, saldırının ardından yaptığı açıklamada, ilgili taraflara bölgesel tansiyonu artıracak hareketlerden kaçınma çağrısında bulunarak, kesin bir soruşturma yapılmadan saldırı için birini suçlamanın sorumsuzca olacağını vurgulamıştı.
Chunying, “Çin’in konumu, çatışmayı genişletme veya tırmandırma adımlarına karşı çıkmaktır” diye konuşmuştu.
Benzer şekilde Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi  Vassily Nebenzia da, saldırıdan kimin sorumlu olduğu konusunda, “Sonuçlara hemen atlamayalım. Elimizde net bir tablo yok” uyarısında bulunmuştu.
Küresel enerji topluluğu için bir test
Washington Enstitüsü'nden Michael Knights'a göre bu büyüklükte bir saldırı, çok ciddi diplomatik ve askeri sonuçlar doğurabilir.
Knights, istihbarat servislerinin büyük bir kısmının, dünyanın en önemli enerji sahasının doğrudan İran veya ajanları tarafından gelişmiş silahlarla vurulduğu sonucuna varması halinde, bu sonuç sadece Riyad ve Washington’u değil, Suudi petrolüne bağlı Çin de dahil tüm küresel enerji topluluğuna karşı bir tehdit oluşturacağını söyledi.
Michael Knights’a göre İranlı güvenlik yetkilileri, ABD ve Suudi Arabistan’ın kararlılığını test etmeyi sürdürmeye karar vermiş olabilir.
Knights, 12 Mayıs’ta Fuceyra limanında 4 gemiye sabotaj düzenlenmesi, 14 Mayıs’ta Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı ham petrol boru hattının hedef alınması, 14 Haziran’da Hürmüz Boğazı’nda iki petrol tankerine saldırılması ve 20 Haziran’da Hürmüz Boğazı üzerinde ABD'ye ait bir insansız hava aracının (İHA) düşürülmesi gibi İran rejiminin eylemlerine gerçek bir misilleme ile yanıt verilmediğinin altını çizdi.
Suudi Arabistan’ın Rusya ve Çin’e etkisi
İran, ABD ve Avrupa’yı, bu tür saldırıları azaltma ve son zamanlarda hızlanan nükleer faaliyetlerin durdurulması karşılığında kendisine yönelik yaptırımların hafifletilmesine zorlamaya çalışabilir.
Eğer bu şekildeyse, İran Aramco olayının bütün dengeleri değiştirmek yerine etkisini güçlendireceğini düşünüyor olabilir.
Michael Knights, caydırıcı güç olan askeri müdahale seçeneğinin dışlanmaması gerektiğini söyleyerek, Suudi Arabistan’ın, BMGK’dan acil oturum talep etmek için Rusya ve Çin’le olan etkisini kullanması gerektiğini ve resmi makam tarafından desteklenen diplomatik suçlamaya ihtiyacı olduğunu aktardı.
ABD’li uzman, Suudi Arabistan’ın, söz konusu toplantıda yalnızca İran'ın davranışını kınayan bir karar çıkmasını değil, Tahran'a uygulanan yaptırımların uygulanmasına ilişkin uluslararası tedbirleri güçlendirilmesini sağlaması gerektiğine dikkat çekti.
Knights değerlendirmesini şu ifadelerle tamamladı;
“Bu önlemler, İran rejiminin silah kaçakçılığı ve füze geliştirme programlarını hedeflemeli ve BMGK’nın 2231 tarihli kararı 2021 tarihinde sona erdiğinde İran silah satışlarını yasaklayan bir takip mekanizması içermelidir. ABD, ayrıca Körfez'deki enerji ve deniz güvenliğinin yanı sıra nükleer anlaşmayı genişletmeye odaklı çalışma grupları oluşturma konusunda Avrupa’nın direktifleri önündeki alanı daha büyütebilir.”



İran ordusu: Savaş bitmedi, ülke hassas bir aşamadan geçiyor

İran Ordu Komutanı Emir Hatemi, pazar günü askerlerinin oluşturduğu kalabalığa hitap ederken (IRNA)
İran Ordu Komutanı Emir Hatemi, pazar günü askerlerinin oluşturduğu kalabalığa hitap ederken (IRNA)
TT

İran ordusu: Savaş bitmedi, ülke hassas bir aşamadan geçiyor

İran Ordu Komutanı Emir Hatemi, pazar günü askerlerinin oluşturduğu kalabalığa hitap ederken (IRNA)
İran Ordu Komutanı Emir Hatemi, pazar günü askerlerinin oluşturduğu kalabalığa hitap ederken (IRNA)

İran Ordusu Başkomutanı Tümgeneral Emir Hatemi, pazar günü savaşın “sona ermediğini” söyleyerek “ağır saldırılar” tehdidinde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın “teslim olması” halinde çatışmaların “yakında” sona ereceğini öne sürdü.

Fransız Haber Ajansı AFP’den  aktardığı habere göre İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Deniz Kuvvetleri, “Remus 600” tipi ABD’ye ait insansız denizaltıyı ele geçirdi. Denizaltının Hürmüz Boğazı’nda “casusluk görevleri” yürüttüğü belirtildi.

Açıklamada, denizaltının istihbarat kapasitesi ve elektronik harp tekniklerinin kullanıldığı “koordineli ve karmaşık bir operasyon” sonucunda ele geçirildiği belirtildi. Denizaltının içinde depolanan verilerin çıkarılması için İranlı uzmanların kontrolüne alındığı kaydedildi. ABD ordusundan ise henüz konuya ilişkin açıklama gelmedi.

Tahran, eylül ayı içinde ikinci kez insansız bir ABD denizaltısını ele geçirdiğini duyurmuş oldu. Devrim Muhafızları, 8 Eylül’de de başka bir ABD insansız denizaltısını kontrol altına aldığını açıklamıştı. ABD ordusu daha sonra deniz insansız araçlarından birinin “arızalandığını” bildirmiş ancak aracın İran tarafından ele geçirilip geçirilmediğine ilişkin bilgi vermemişti.

Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın cumartesi günü İran hükümetinin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma ve çatışmaları yedi gün içinde sona erdirme önerisini reddetmesinin ardından geldi. Tahran ise iki taraf arasında İslamabad’da varılan mutabakat zaptına yakın şartlarda ısrar ediyor. Söz konusu mutabakat, İran’ın boğazdaki gemilere yönelik saldırılarına yeniden başlamasının ardından çökmüştü.

cdvfhyj
“F/A-18 Super Hornet” savaş uçağı, Orta Doğu sularında bulunan ABD Donanması’na ait “USS George Washington” uçak gemisinden kalkışa hazırlanırken (CENTCOM)

Şarku’l Avsat‘ın İran resmi haber ajansı IRNA’dan aktardığı habere göre Ordu Komutanı General Emir Hatemi, Tahran’da düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, İran’ın karşı karşıya olduğu rakiplerinin “yanlış hesaplarından” birinin İran liderinin ve çok sayıda üst düzey komutanın öldürülmesinin ülkenin çökmesine yol açacağını düşünmeleri olduğunu söyledi.

Hatemi, “Tek bir komutan bile geri adım atmadı. Herkes kararlılıkla ayağa kalktı, direndi ve ülkeyi savundu” dedi. Hatemi, ABD’yi İran içinde karışıklık çıkarmaya çalışmakla suçlayarak Trump’ın İranlılar üzerinde baskı kurup onları isyana ve ardından iç savaşa sürüklemek istediğini öne sürdü.

Hatemi, Trump’ın Venezuela’ya ilişkin son açıklamalarına atıfta bulunarak ABD’nin aynı senaryoyu İran’da uygulamak istediğini ancak İranlıların buna izin vermeyeceğini söyledi. İranlı komutan, “dayatılan savaşın hassas ve kader belirleyici aşamalardan geçtiğini” belirterek “Savaş bitmedi. Zafer kazandık ancak bu zaferi korumamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Hatemi, “Saldırgan düşman ağır darbeler aldı ancak İran askerlerinden gelecek ağır darbelere karşı hazırlıklı olması gerekiyor” dedi.

İran’ın ticaretten mahrum bırakılmasını kabul etmeyeceğini belirten Hatemi, yabancı aktörlerin bölgedeki stratejik su yollarını kullanmasına karşı çıktı.

Hatemi, “İran ticaret yapamazsa, İran yaşayamazsa hiç kimse ticaret yapamaz ve yaşayamaz” dedi. Hürmüz Boğazı’nı “izzetimizin ve onurumuzun boğazı” olarak nitelendiren Hatemi, “ülkenin düşmanlarının İran halkı bu geçitten mahrum bırakılırken bu büyük lojistik koridoru kullanmasına izin verilmeyeceğini” söyledi.

İran ordusu ABD saldırısını ihtimal dışı bırakmıyor

İran Ordusu Sözcüsü Muhammed Ekremi-Niya da silahlı kuvvetlerin yeni bir ABD saldırısına karşı “tamamen hazır” olduğunu söyledi. ABD’nin İran’a yeniden saldırması halinde “daha büyük zararlara” uğrayacağı uyarısında bulundu.

jyumk
İran Ordusu Sözcüsü Emir Ekremi-Niya (Arşiv - Daneshju)

Ekremi-Niya, ABD’nin bölgedeki koşullarının “iyi olmadığını” belirterek bunun Washington’ı “askeri saldırganlığa” yöneltebileceğini söyledi. İran ordusunun herhangi bir saldırıyla mücadele etmek için “her açıdan” hazır olduğunu vurguladı.

Washington’ın, Hamas ve Hizbullah’a yönelik saldırılar ile Beşşar Esad yönetiminin devrilmesi ve İran’daki gelişmelerin ülkeye saldırmak için uygun koşulları oluşturduğunu düşünerek yanlış hesap yaptığını savundu.

İran’ın 28 Şubat’taki saldırılara karşılık verdiğini belirten Ekremi-Niya, İran Hava Kuvvetleri’nin 2 Mart’ta Kuveyt, Katar ve Irak Kürdistan Bölgesi’nde operasyonlar düzenlediğini söyledi. “Füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız düşmana ezici bir karşılık verdi” dedi.

Ekremi-Niya, Trump’ı İran’ı bölmeye çalışmakla suçlayarak “Saddam gibi üçüncü savaşta da ülkeyi bölmeye çalıştı ancak ikisi de başarılı olamadı” ifadelerini kullandı.

Wall Street Journal gazetesi ise adını açıklamadığı ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde Trump’ın özel görüşmelerinde, kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından ABD’nin bombardıman kampanyasını yeniden başlatma ihtimalini dile getirdiğini bildirmişti.

Trump pazar günü İran’la savaşın “yakında” sona ermesini beklediğini söyledi. İran’ın “teslim olmasıyla” petrol fiyatlarının “düşeceğini” öne süren Trump, fiyatların “çakılacağını” ifade etti. ABD’nin önceki gece limanlardan “rekor miktarda” petrol çıkardığını ve bunun savaş öncesinde çıkarılan miktardan daha fazla olduğunu söyledi.

Hürmüz güzergâhları

İran Genelkurmay Sözcüsü Tuğgeneral Ebu’l Fazl Şekarci, cumartesi akşamı Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin İran’ın elinde olduğunu söyledi. Şekarci, devlet televizyonuna verdiği röportajda “İran’ın belirlediği güzergâhın dışında geçmek isteyen hiçbir gemi güvende olmayacak” dedi.

İran’da su yolunun yönetiminden sorumlu kurum da gemi sahiplerini “yasa dışı” olarak nitelendirdiği güzergâhları kullanmamaları konusunda uyardı. İran medyasının kurumun açıklamasına dayandırdığı haberlere göre talimatlara uyulmaması, gelecekte gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine kısıtlamalar getirilmesine yol açabilir.

Kurum, söz konusu güzergâhların kullanılmasının mali riskler ve mürettebatın hayatı açısından tehlikeler barındırdığını belirterek gemi sahiplerinden bu ihlallerin önlenmesi için gerekli tedbirleri almalarını istedi.

Kuralların ihlal edildiği tespit edilen kiracı şirketlerin “ihlal eden şirketler listesine” alınabileceği ve bunun söz konusu şirketlerle bağlantılı tüm gemilerin gelecekteki geçişlerine kısıtlama getirilmesine yol açabileceği belirtildi.

Kurum ayrıca bir geminin sahipleri tarafından gönderildiğini belirttiği bir mektubun görüntüsünü yayımladı. Mektupta gemi sahiplerinin kiracı şirketin doğrudan talimatı üzerine boğazdan “izinsiz” geçiş yaptıkları ve İran makamlarının talep ettiği prosedürleri tamamlamadıkları için özür diledikleri öne sürüldü. İran’ın iddiasına göre gemi sahipleri, gemilerinin ve şirketlerinin ihlal listesinden çıkarılmasını talep etti.

cdfvgthyj
Tahran sokaklarından birinde İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney ile eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin fotoğraflarının yer aldığı bir propaganda panosu (EPA)

Bu adımlar, boğazdaki deniz trafiğinin hâlâ ciddi ölçüde kısıtlandığı bir dönemde atıldı. Savaşın 28 Şubat’ta başlamasından önce dünya genelinde ticareti yapılan petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyordu. Ancak İran’ın saldırıları ve tehditleri gemi trafiğinde keskin düşüşe yol açarken ABD de İran limanlarına abluka uyguladı.

İran, geçiş yapan gemilerden çevrenin korunması gibi hizmetlerin finansmanında kullanılmak üzere “hizmet bedeli” olarak adlandırdığı bir ücret almayı planladığını söylüyor. ABD ise bu uygulamaya karşı çıkıyor.

Washington, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol kapasitesini küçümsedi. Axios’un haberine göre ABD’li müzakereciler geçen hafta gerçekleştirilen dolaylı görüşmeler sırasında İran tarafına Tahran’ın boğazı kontrol etmediğini ve dolayısıyla boğazla ilgili taleplerde bulunamayacağını söyledi.

Trump ise İran’ın boğazı yeniden açma önerisini reddetmesinin ardından ABD’nin boğaz üzerinde tam kontrole sahip olduğunu söyledi.

Tahran, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin “yedi günlük plan” olarak nitelendirdiği öneriyi Katar üzerinden iletmişti. Buna göre Washington’ın başta ABD’nin deniz ablukasını ve petrol satışlarına yönelik yaptırımları kaldırması olmak üzere İran’ın şartlarını kabul etmesi halinde boğaz yedi gün içinde yeniden açılacaktı.

Şekarci, ABD’yi boğaza müdahale etmemesi konusunda uyararak “Amerikalıların hayatta kalmak için önünde tek bir yol var: Batı Asya bölgesinden çıkmak. Ne kadar hızlı çıkarlarsa kayıpları o kadar az olur” dedi.

Şekarci, “Amerikalılar Hürmüz Boğazı’na müdahale etmeyi hayal etsin. Eğer Hürmüz Boğazı’na müdahale ederlerse bir tokat yiyecekler” ifadelerini kullandı.

İran’ı “küresel bir güç” olarak nitelendiren Şekarci, Tahran’ın ABD’nin “yeni dünya düzenindeki eski konumuna” dönmesine izin vermeyeceğini söyledi.


Trump bu hafta İran’la yeni bir müzakere turu bekliyor

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Chicago’daki O’Hare Uluslararası Havalimanı’na gelişinde gazetecilere konuşurken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Chicago’daki O’Hare Uluslararası Havalimanı’na gelişinde gazetecilere konuşurken (AP)
TT

Trump bu hafta İran’la yeni bir müzakere turu bekliyor

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Chicago’daki O’Hare Uluslararası Havalimanı’na gelişinde gazetecilere konuşurken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Chicago’daki O’Hare Uluslararası Havalimanı’na gelişinde gazetecilere konuşurken (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve nükleer müzakerelerin yeniden başlatılmasını, ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması ve bölgedeki ateşkesin yeniden tesis edilmesine bağlayan önerisini reddetmesinin ertesi günü, bu hafta İran’la yeni bir müzakere turu yapılmasını beklediğini söyledi.

Trump,bugün (Pazar) Axios’a verdiği mülakatta, “Bu hafta İran’la daha fazla görüşme yapılmasını bekliyorum. Bir anlaşmaya varmak istiyorlar ancak bu benim yapmak istediğim anlaşma değil. Bu, belki de bir yıl önce kabul edebileceğimiz bir anlaşma. Ellerindeki kozları olduğundan fazla değerlendirdiler” dedi.

Bölgesel kaynaklar Trump’ın beklentilerini Axios’a doğrulayarak ABD ile İran arasında yeni bir dolaylı müzakere turunun pazartesi günü başlayabileceğini söyledi. Ancak kaynaklar, iki taraf arasındaki anlaşmazlıkların aşılıp aşılamayacağının henüz net olmadığını belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarına katıldıktan sonra Tahran’a dönmesine rağmen Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin ekibi New York’taki diplomatik temaslarını sürdürüyor.

Anlaşmazlığın başlıca noktalarından biri müzakerelerin kapsamıyla ilgili. İran, Hürmüz Boğazı ve ABD’nin deniz ablukasına odaklanılmasını isterken Trump yönetimi Tahran’dan nükleer programı konusunda taviz vermesini talep ediyor. Trump, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına yeniden başlayıp başlamayacağı sorusuna ise “Bunu her zaman düşünüyorum” yanıtını verdi.

bghj
ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Maryland eyaletindeki Andrews Hava Üssü’nde başkanlık uçağına binerken (AP)

Trump ayrıca ABD ordusunun Hürmüz Boğazı’ndan büyük miktarlarda petrol geçişini kolaylaştırdığını belirterek savaşın başlamasından bu yana en yüksek miktarda petrolün hafta sonunda boğazdan geçtiğini söyledi. Trump, “20 milyon varilden fazla” dedi.

ABD Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili de Trump’ın açıklamalarını Axios’a doğrulayarak cuma gecesi Hürmüz Boğazı üzerinden 22 milyon varil petrol ihraç edildiğini belirtti.

Katar, değiştirilmiş formül için arabuluculuk yapıyor

ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, geçen salı günü New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yeni bir dolaylı müzakere turu gerçekleştirdi.

Görüşmelerde Katarlı yetkililer de yer aldı ve iki taraf arasında mesajların iletilmesini sağladı. Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması için İran’ın şartlarını Witkoff ve Kushner’a iletti.

İran, ABD’nin deniz ablukasını kaldırması, petrol satışlarına yönelik yaptırımları iptal etmesi ve bölgede ateşkesin yeniden yürürlüğe konulması karşılığında Hürmüz Boğazı’nın bir hafta içinde yeniden açılmasını ve nükleer müzakerelerin tekrar başlamasını önerdi.

Trump, cumartesi günü İran’ın önerisini reddetti. Ancak bir ABD’li yetkili ile bölgesel kaynaklar Axios’a, Katarlı arabulucuların bir anlaşmaya varılması amacıyla iki taraf arasındaki temaslarını sürdürdüğünü söyledi.

Katar Başbakanı perşembe günü New York’ta İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir araya gelerek Trump yönetimiyle yapılabilecek anlaşmayı görüştü. Katar Başbakanı kısa süre sonra üst düzey Katarlı yetkililerle birlikte Witkoff ile görüştü ve kendisini müzakereler hakkında bilgilendirdi.

Dolaylı müzakereler hakkında bilgi sahibi bölgesel bir kaynak, Katarlı arabulucuların İran’ın ilk önerisini iki tarafla görüştüğünü ve incelemeleri için her iki tarafa da uzlaşı sağlayabilecek yeni bir öneri sunduğunu söyledi.

Katarlı arabulucular hafta sonu boyunca öneri metninde yapılacak değişiklikler konusunda İranlı ve Amerikalı müzakerecilerle ayrı ayrı temaslarını sürdürdü.

Arabulucuların pazartesiden itibaren Arakçi ve Witkoff ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.

Arakçi resmi yanıtı bekliyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, pazar günü NBC News’e yaptığı açıklamada Trump’ın İran’ın önerisini reddettiğini açıklamasına rağmen Tahran’ın diplomatik bir çözüm istediğini söyledi.

Arakçi, ABD’de yapılacak ara seçimlerin Tahran’ın hesaplarında yer almadığını belirterek “Biz yalnızca ulusal çıkarlarımızla ilgileniyoruz. Müzakerelere hazırız” dedi.

Arakçi, “Başkan Trump’ın bu anlaşmayı reddettiğini duyduğumuz halde... arabulucular üzerinden resmi bir yanıt beklemeyi sürdürüyoruz” diye konuştu.


İran diplomaside ısrarcı, Trump yeni görüşmeleri bekliyor

İran diplomaside ısrarcı, Trump yeni görüşmeleri bekliyor
TT

İran diplomaside ısrarcı, Trump yeni görüşmeleri bekliyor

İran diplomaside ısrarcı, Trump yeni görüşmeleri bekliyor

İran, bugün ABD ve İsrail’le savaşı sona erdirmek için diplomatik yolu çözüm seçeneği olarak görmeye devam etti. Bu tutum, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma ve çatışmaları durdurma önerisini reddettiğini açıklamasına rağmen sürdü. Trump ise ABD’li müzakerecilerin önümüzdeki günlerde İran’la yeni görüşmeler gerçekleştirmesini beklediğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın boğazı yeniden açmak için öne sürdüğü şartların “açık” olduğunu belirterek krizi yalnızca “müzakere yoluyla varılacak bir çözümün” sona erdirebileceğini söyledi. Arakçi, arabulucuların şu ana kadar İran’a ABD’nin öneriyi resmen reddettiğine dair herhangi bir bildirimde bulunmadığını ifade etti. Buna karşılık Trump, İran’ın uğradığı kayıplar nedeniyle anlaşma arayışında olduğunu söyledi.

Diplomatik girişimler, İran Genelkurmay Başkanı Emir Hatemi’nin savaşın “kritik ve belirleyici” olarak nitelendirdiği bir aşamaya girdiği sırada devam ediyor. Bu süreçte ABD’nin ekonomik ablukası sürerken Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği aksıyor ve çatışmanın bölgesel etkileri genişliyor.