​Mali’de 38 asker ve 15 terörist öldürüldü, 50 kayıp asker aranıyor

Fransız askerleri Mali'de gerçekleştirilen operasyonlara katılıyor (Reuters)
Fransız askerleri Mali'de gerçekleştirilen operasyonlara katılıyor (Reuters)
TT

​Mali’de 38 asker ve 15 terörist öldürüldü, 50 kayıp asker aranıyor

Fransız askerleri Mali'de gerçekleştirilen operasyonlara katılıyor (Reuters)
Fransız askerleri Mali'de gerçekleştirilen operasyonlara katılıyor (Reuters)

Terör saldırılarının ardından Mali ordusu ve silahlı gruplar arasında yaşanan çatışmalarda bilanço arttı. Söz konusu örgütlerin Mağrip el-Kaidesi'ne bağlı oldukları tahmin ediliyor. Mali hükümeti, cuma günü, yaptığı açıklamada 53 kişinin öldüğünü doğrulamıştı.
Mali Savunma Bakanı Ibrahima Dahirou Dembele, perşembe günü geç saatlerde yaptığı açıklamada, geçen salı günü gerçekleşen terör saldırısı ve çatışmaların ardından 38 asker ve 15 teröristin öldürdüğünü açıklamıştı. Saldırı, ülkenin merkezinde yer alan Mopti bölgesindeki ordu karargahlarını hedef aldı.
Mali Savunma Bakanı, Terör saldırısının hedef aldığı kamplara yaptığı ziyaretin ardından yeni bilançoyu açıkladı. Mali ordusunun takviye kuvvetleri tarafından bölgede gerçekleştirilen arama çalışmalarının ardından 30 asker bulundu. Hala 50 askerin kayıp olduğu ve arama çalışmalarının devam ettiği bildirildi.
Mali hükümeti daha önce 25 asker ve saldırıyı gerçekleştiren 15 teröristin öldüğünü açıklamıştı. Hükümet verilerine göre 27 asker hala kayıp.
Malili yetkililer, kayıp askerlerin bölgede faaliyet gösteren terörist gruplar tarafından esir alınmasından korkuyor. Terörist gruplar, kaçırdıkları askerleri sorguladıktan sonra Mali hapishanelerinde tutuklu bulunan terörist unsurların serbest kalması veya fidye karşılığında askerleri serbest bırakmak için görüşmeler yapması bekleniyor.
Bu kanlı saldırı, Mali kamuoyunu kızdırırken, siyasi ve sivil toplum çevrelerinde şok etkisi yarattı. Mali’nin ana muhalefet partisi "Mali terörizm trajedisi altında devam edemez" açıklamasında bulundu. Ana muhalefet partisi, Malililerin güvenliğinin sağlanması konusunda tüm sorumluluğun Cumhurbaşkanı Ibrahima Bakir Keita’ya ait olduğunu belirtti. Saldırıları kınayarak, teröristlerin yakın zamanda yeni bir tehlikeli strateji için kolları sıvadığını belirten parti yöneticileri, söz konusu stratejinin hedefleri ve çalışma yöntemleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ifade ediyorlar. Parti, uluslararası toplumu Mali'de kalıcı barışı güvence altına almak için çabalarını yoğunlaştırmaya ve Mali ordusuna teröristlere karşı yürüttüğü sert mücadelede destek vermeye çağırdı.
El Kaide bağlantılı grupların ülkenin kuzeyini kontrolüne geçirmesi nedeniyle, 2012'den bu yana Mali sık sık terör saldırıları ile karşı karşıya kalıyor. Ocak 2013’te Fransa’nın müdahalesi olmasaydı söz konusu örgütler başkent Bamako’yu da ele geçireceklerdi. Bu müdahale Malili yetkililerin talebi üzerine geldi. El Kaide savaşçıları Mali’nin kuzeyindeki ana şehirlerden çıkarıldı. Teröristler, uzak çöl bölgelerinin yanı sıra Cezayir ve Nijer sınırına yakın dağlara sığındılar. Strateji değişikliğine giden örgüt vur-kaç yöntemiyle orduya ağır kayıp verdiriyor. Örgüt, başta Mali ordusu olmak üzere, Birleşmiş Milletler Barışı Koruma Kuvvetleri (MINUSMA) (15 bin asker) ve Fransız “Barkhane” kuvvetlerine (4 bin beş yüz asker) saldırılar yapıyor.
Bununla birlikte, terörist gruplar Burkina Faso ve Nijer gibi Mali’nin komşu ülkelerini de kapsayacak şekilde faaliyetlerini genişlettiler. Nijerya ordusu ve Çad, Nijer ve Kamerun'dan gelen bölgesel kuvvetlerin güçlü saldırılarının hedefi olmasına rağmen Boko Haram, Nijerya’nın kuzeyinde kanlı terör saldırılarına devam ediyor.



İran Ordusu, savaşın başlangıcına kıyasla daha güçlü hâle geldiğini açıkladı

İran Ordu Sözcüsü Emir Ekremi Niya. (Arşiv – Daneshjoo)
İran Ordu Sözcüsü Emir Ekremi Niya. (Arşiv – Daneshjoo)
TT

İran Ordusu, savaşın başlangıcına kıyasla daha güçlü hâle geldiğini açıkladı

İran Ordu Sözcüsü Emir Ekremi Niya. (Arşiv – Daneshjoo)
İran Ordu Sözcüsü Emir Ekremi Niya. (Arşiv – Daneshjoo)

İran ordusu, yerel medyada bugün yayımlanan haberlere göre, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a karşı başlattığı savaşın başlangıcına kıyasla artık daha güçlü ve daha hazırlıklı olduğunu açıkladı.

Şarku’l Avsatın IRNA'dan aktardığına göre Ordu Sözcüsü Muhammed Ekremi Niya, İran güçlerinin “en üst düzeyde teyakkuz hâlinde olduğunu ve ABD ile Siyonist rejimle doğrudan çatışma deneyimi sayesinde savaşın başlangıcına kıyasla daha güçlü bir konuma geldiğini” belirtti.

Ekremi Niya ayrıca, İran güçlerinin “daha fazla motivasyon, kararlılık ve özgüven kazandığını” ifade etti.


Washington, “İran’ın nükleer programı” hakkında bilgi sağlayanlara 20 milyon dolar ödül vaat ediyor

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülkenin nükleer programı kapsamında faaliyet gösteren santrifüj tesisini ziyaret etti (Arşiv – İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülkenin nükleer programı kapsamında faaliyet gösteren santrifüj tesisini ziyaret etti (Arşiv – İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

Washington, “İran’ın nükleer programı” hakkında bilgi sağlayanlara 20 milyon dolar ödül vaat ediyor

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülkenin nükleer programı kapsamında faaliyet gösteren santrifüj tesisini ziyaret etti (Arşiv – İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülkenin nükleer programı kapsamında faaliyet gösteren santrifüj tesisini ziyaret etti (Arşiv – İran Cumhurbaşkanlığı)

ABD, Amerikan ordusundan yapılan açıklamaya göre İran'ın nükleer programı hakkında bilgi sağlayanlara 20 milyon dolara kadar ödül verileceğini duyurdu. Söz konusu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın nükleer programını defalarca ortadan kaldırdıklarını iddia etmesine rağmen yapıldı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığına bağlı “Adalet İçin Ödül” (Rewards for Justice) programının, İran'ın nükleer programına ilişkin bilgi sağlayanlara 20 milyon dolara kadar ödül ve yeniden yerleştirme imkânı sunduğunu bildirdi.

Açıklamada, ödül programının İran'ın nükleer tesisleri, ekipmanları ve programla bağlantılı kişiler hakkında, bilim dünyasında görev yapan isimler de dahil olmak üzere bilgi edinmeyi amaçladığı ifade edildi.


Trump'a yönelik geçmiş soruşturmaları inceleyen ABD'li savcı görevinden ayrıldı

ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)
ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)
TT

Trump'a yönelik geçmiş soruşturmaları inceleyen ABD'li savcı görevinden ayrıldı

ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)
ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)

ABD Adalet Bakanı Todd Blanche yaptığı açıklamada, Miami'deki federal başsavcı olarak ABD Başkanı Donald Trump hakkında yürütülen geçmiş ceza soruşturmalarını denetleyen Jason Reding Quiñones'in görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Florida Güney Bölgesi Başsavcısı sıfatıyla görev yapan Quiñones, Trump'ın Adalet Bakanlığını siyasi rakiplerinden intikam almak amacıyla kullanma girişimlerinin merkezinde yer alan isimlerden biriydi. Ofisine, Trump'ın 2021 yılında başkanlık görevinden ayrılmasının ardından gizli belgeleri ele alış biçimine ve 2016 başkanlık seçimleri sırasında seçim kampanyasının Rusya ile temaslarına ilişkin ceza soruşturmalarını inceleme görevi verilmişti. Diğer bazı dosyalar da bu kapsamda değerlendirilmişti. Ancak söz konusu girişimler şimdiye kadar somut bir sonuç vermedi.

Quiñones'in dün gerçekleşen istifası, salı günü düzenlenen ara seçimlerin ardından Adalet Bakanlığından ayrılan ikinci üst düzey yetkili oldu. Seçimlerde Trump'ın Cumhuriyetçi Partili müttefikleri Kongre'deki kontrolü kaybetti. Böylece Adalet Bakanlığı, öne çıkan iki girişimi olan geçmiş soruşturmaların yeniden incelenmesi ve yükseköğretim kurumlarının hedef alınması konularında üst düzey yönetim desteğinden yoksun kaldı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Adalet Bakanlığının Sivil Haklar Biriminin başında bulunan Harmeet Dhillon da perşembe günü görevinden istifa etmişti.

Quiñones'in istifa gerekçesi ise henüz açıklığa kavuşmadı. Quiñones, X hesabından yayımladığı açıklamada, istifasının dün itibarıyla yürürlüğe girdiğini belirterek, görev yaptığı makamda hizmet vermiş olmaktan gurur duyduğunu ifade etti.

Quiñones'in ofisi ayrıca, ABD yönetiminin Küba'ya yönelik baskı politikasının önemli ölçüde arttığı bir dönemde, Küba'nın eski Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında da ceza suçlamalarında bulunmuştu.