Libya: Hafter güçleri Misrata'daki SİHA merkezini vurdu

Trablus’taki Ulusal Ordu güçleri ve UMH yandaşı milisler arasında devam eden çatışmalardan bir görüntü (AFP)
Trablus’taki Ulusal Ordu güçleri ve UMH yandaşı milisler arasında devam eden çatışmalardan bir görüntü (AFP)
TT

Libya: Hafter güçleri Misrata'daki SİHA merkezini vurdu

Trablus’taki Ulusal Ordu güçleri ve UMH yandaşı milisler arasında devam eden çatışmalardan bir görüntü (AFP)
Trablus’taki Ulusal Ordu güçleri ve UMH yandaşı milisler arasında devam eden çatışmalardan bir görüntü (AFP)

General Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), kuvvetlerinin ülkenin batısındaki Misrata şehrinde bir Türk askeri hedefini bombaladıklarını açıkladı.
Öte yandan LUO, başkent Trablus kuşatmasında yeni bir ilerleme kaydetti.
Birleşmiş Milletler (BM) misyonu (UNFIL) da ülkenin doğusundaki uluslararası açıdan tanınmayan paralel Tobruk hükümetinin, Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı Ulusal Petrol Şirketi’nin (NOC) çalışmalarını ve yönetimini tehdit ettiğini gösteren işaretler karşısında endişelerini dile getirdi.
LUO’ya bağlı savaş medya bölümü, yayınladığı bildiride, askeri birimlerinin yaşanan şiddetli çatışmalar sonrasında başkentin birçok bölgesinde ilerleme kaydettiğini ve yeni mevziiler ele geçirdiğini açıkladı. Bildiride, çok sayıda araca, silaha ve mühimmata da LUO kuvvetleri tarafından el koyulduğu ve bazı milislerin esir alındığı aktarıldı.
Hafter’in 4 Nisan’da başlattığı Trablus kuşatmasının altıncı ayında özellikle de başkent Trablus’un güneyinde, kapalı olan Uluslararası Havaalanı yolunda ordu ve Serrac güçleri arasında ağır silahlarla şiddetli çatışmaların yaşandığı belirtildi.
Öte yandan LUO’nun resmi sözcüsü Tuğgeneral Ahmed el-Mismari, savaş medya ofisi müdürü Halife el-Ubeydi’nin öldüğüne dair sosyal medya organlarında dolaşan haberleri yalanladı.
Aynı şekilde UMH’ye bağlı milisler tarafından başlatılan Burkan el-Gadab (Öfke Volkanı) operasyonu, 5 Ekim’de hava trafiği saatlerce askıya alınan Misrata Uluslararası Havaalanı’nın bazı tesislerinin, Trablus’un yaklaşık 200 km doğusundaki havaalanını hedef alan LUO saldırısı sonrasında zarar gördüğünü ve 1 çalışanın yaralandığını açıkladı.
Yapılan yazılı açıklamaya göre, saldırıda havaalanındaki bir personel yaralanırken, bazı tesislerde de hasarlar meydana geldi. Aynı şekilde kuyruk kısmından zarar gören bir sivil uçağın da fotoğrafları yayınlandı.
Diğer taraftan LUO’dan bir kaynak, saldırıda Türk SİHA’larını yönlendirmek için kullanılan bir antenin de hedef alındığını ve antenin tamamen imha edildiğini belirtti. LUO’ya bağlı el-Kerame Operasyon Odası medya merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre hava kuvvetleri, Misrata havaalanındaki Türkiye’ye ait silahlı insansız hava araçlarını (SİHA) yönlendirme sistemine doğrudan zarar verdi.
Saldırı sonrasında havaalanındaki uçak seferleri de askıya alındı. Ancak Misrata Havaalanı Genel Müdürü Adil Kazit, 5 Ekim’de Serrac hükümetine yakın yerel medya organlarına yaptığı açıklamada, havaalanına gidiş veya havaalanından dönüş uçuşları için talimatların yayınlandığını belirtti.
Kazit’e göre havaalanında bekleyen iki SİHA’nın hedef alınması sonrasında uçuşlar bir sonraki talimata kadar durdu.
Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) aktardığına göre ise resmi bir kaynak, uçuşların kısa süreliğine askıya alındığını söyledi. Kaynak, havaalanında bekleyen iki uçağın hedef alınması sonrasında havaalanının ve uçağın güvenlik kontrolünün gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Libya’nın batısında faaliyet gösteren tek havaalanı olan Misrata Uluslararası Havaalanı, Eylül ayının başlarında gerçekleştirilen bir füze saldırısı sonrasında da uçuşlara kapatılmıştı. Saldırıda 2 sivil yaralanmış ve bir yolcu uçağı da zarar görmüştü.
LUO kuvvetleri, Serrac hükümeti tarafından “askeri amaçlarla” kullanıldıkları gerekçesiyle Mitiga ve Misrata uluslararası havaalanlarına yönelik tekrarlı saldırılar gerçekleştiriyor. Aynı şekilde Türkiye’ye ait İHA ve SİHA’ların da söz konusu havaalanlarını kullandığı iddia ediliyor. BM’nin Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame, UNSMIL’in Mitiga ve Misrata havaalanlarına yönelik saldırıları kınadığını duyurdu.
UNSMIL yayınladığı bildiride, uluslararası ve ulusal yasalara göre merkezi başkent Trablus’ta bulunan petrol kuruluşu NOC’un, petrol ve yakıt ithalat ve ihracatı da dahil ülkedeki petrol yönetiminden sorumlu tek egemen kuruluş olduğuna dikkati çekti.
UNSMIL, NOC’un faaliyetlerini baltalama çabalarının, ülkenin petrol gelirlerini ve dolayısıyla tüm Libyalıların çıkarlarını tehdit ettiği uyarısında bulundu. UNSMIL ayrıca, bu çabaların BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettiğini ve sorumlulara yaptırım uygulanabileceğini vurguladı.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.