Kasım Süleymani'ye suikast planı yapan sanıklar idam cezasıyla karşı karşıya

Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani (Tesnim)
Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani (Tesnim)
TT

Kasım Süleymani'ye suikast planı yapan sanıklar idam cezasıyla karşı karşıya

Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani (Tesnim)
Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani (Tesnim)

İranlı bir yargı görevlisi dün, İran Devrim Muhafızları'nın yabancı operasyonlardan sorumlu birimi Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’ye suikast düzenlemek isteyen üç kişilik hücrenin  “Hirabe” suçlaması ile yargılanacağını duyurdu.
Yapılan değerlendirmeler “hırabe” ile suçlanan tutukluların genellikle idam cezasına çarptırıldığı yönünde. Söz konusu suçlamanın ağırlıklı olarak İran’da rejime karşı silahlı faaliyette bulunan muhaliflere karşı yapıldığı kaydediliyor.
Süleymani’nin memleketi Kirman’daki başsavcı dün, İran Devrim Muhafızları İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hüseyin Taib’in geçen eylül ayından Kasım Süleymani’ye yönelik bir suikast girişiminin engellendiğini açıklamasından günler sonra “yeni bulgular” ortaya çıktığını öne sürdü.
İran'ın resmi haber ajansı IRNA’nın Kirman Başsavcısı Dadkhoda Salari’den alıntıladığı habere göre yurt içi ve yurtdışındaki güvenlik alanında planlanan komplolar için uluslararası istihbarat teşkilatlarına yardım etmek suçlarından tutuklu bulunan üç sanığın, Kasım Süleymani’ye yönelik suikast girişimini plan aşamasından geçirdiği ve uygulamak için harekete geçtikleri kaydedildi.
Salari açıklamasında casusların planı uygulama sürecindeki tüm silah, patlayıcı malzeme, haberleşme ve askeri teçhizat parçalarının plana dahil olanlar tarafından sınırdan geçirildiğini söyledi.
Yargı yetkilisi, İran Devrim Muhafızları İstihbarat Teşkilatı’nın geçen eylül ayında tutuklanan hücre üyelerinin yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetlerini 24 saat boyunca izlediğini öne sürdü. Ayrıca Süleymani’nin suikastındaki amacın Sünniler ve Şiiler üzerinde anlaşmazlığı kışkırtmak olduğunu belirterek Arap ve Fars topluluklar arasındaki yıkıcı bir savaşı ateşleme teşebbüsü olarak nitelendirdi.
Devrim Muhafızları İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hüseyin Taib geçen perşembe günü taptığı açıklamada söz konusu planı yapan üç kişilik hücrenin çökertilerek üyelerinin gözaltına alındığını belirtti. Taib, Süleymani'ye yönelik suikast girişiminin İsrail ve Arap ülkelerinin istihbarat örgütleri tarafından planlandığını iddia etti. Sipa News internet sitesi, suikast hazırlığında olan üç kişinin İranlı olduğunu, eğitim ve hazırlık aşaması için daha önce yurt dışına gönderildiklerini aktardı.
Başkent Tahran’da Devrim Muhafızları liderlerinin katıldığı bir konferansta konuşan Taib, söz konusu üç şahsın geçen eylül ayında Kirman’da düzenlenen Erbain törenleri sırasına suikast planını gerçekleştirmeye çalıştığını söyledi. Açıklamada, üç kişilik hücrenin Süleymani’nin Kirman’da babasına ait Hüseyniye’de 350 ila 500 kilogram patlayıcı yerleştirilmiş tünel ile eylem planladıkları aktarılırken şüphelilerin İstihbarat servisi tarafından uzun bir süre izlendiği belirtildi.
İran televizyonu suikast planının duyurulmasından önce Süleymani’nin 1999’da Kudüs Gücü Komutanı olarak göreve gelmesinden bu yana verdiği ilk röportajı yayınlamıştı. Süleymani röportajda ilk kez olarak Temmuz 2006'da Hizbullah ile İsrail arasında gerçekleşen savaşta saha komutanı olarak görev yaptığını açıklamıştı. Hamaney’in ofisinin medya servisi tarafından çıkarılan Mesir dergisi ilk sayısı vesilesiyle Süleymani ve Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ile röportaj yapılmıştı. Derginin ilk sayısı 2006 savaşının bölgenin yeni mimarisi üzerindeki etkisini göstermek için ‘Zafer Denklemi’ başlığıyla çıkmıştı.
Fars haber ajansı geçten pazartesi günü yayınladığı bir haberde, İran’daki bir üniversitede popüler isimlere yönelik yapılan ankette Kasım Süleymaninin ilk sırada, yargının başına getirilen İbrahim Reisi’nin de  ikinci sırada yer aldığını aktardı.



Nobel Komitesi, Nergis Muhammedi'nin İran'da tutuklanmasını ve "kötü muameleye" maruz kalmasını kınadı

Nergis Muhammedi (AFP)
Nergis Muhammedi (AFP)
TT

Nobel Komitesi, Nergis Muhammedi'nin İran'da tutuklanmasını ve "kötü muameleye" maruz kalmasını kınadı

Nergis Muhammedi (AFP)
Nergis Muhammedi (AFP)

Nobel Komitesi dün, 2023 Nobel Barış Ödülü sahibi Nergis Muhammedi'nin aralık ayında İran'da tutuklanmasından derin endişe duyduğunu ve sağlık durumunun kötüye gittiğini belirtti.

53 yaşındaki İranlı insan hakları aktivisti, 12 Aralık'ta kuzeydoğudaki Meşhed kentinde, ölü bulunan bir avukatın anma töreninde konuşma yaptıktan sonra diğer aktivistlerle birlikte gözaltına alınmıştı.

Komite yaptığı açıklamada, “Norveç Nobel Komitesi, Nergis Muhammedi'nin hayatını tehdit eden şiddetli tutuklama ve devam eden fiziksel istismara ilişkin güvenilir haberlerden derin endişe duymaktadır” denildi. Açıklamada, tıbbi bakım alabilmesi için derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrısı yinelendi.

Tutuklanmasından üç gün sonra yaptığı ilk telefon görüşmesinde Muhammedi, İran güvenlik güçlerinin kendisini “İsrail hükümetiyle iş birliği yapmakla” suçladığını söyledi.

Muhammedi’nin eşi Taki Rahmani, Meşhed'deki savcının Nergis'in kardeşine, Nergis'in şehir istihbarat servisi tarafından gözaltında tutulduğunu ve tutuklanmadan önce katıldığı “töreni yönetmek” suçlamasıyla da yargılandığını bildirdiğini söyledi.

İran'ın en önde gelen insan hakları savunucularından biri olan Nergis Muhammedi, son yirmi yılın çoğunu aktivistleri ve siyasi muhalifleri barındırmasıyla tanınan Tahran'daki Evin Hapishanesi'nde geçirdi. Aralık 2024'te geçici olarak serbest bırakıldıktan sonra yeniden tutuklandı.

Son tutuklanması, kısmen Kasım 2021'de “rejime karşı propaganda” ve “devlet güvenliğine karşı komplo” suçlamalarıyla 13 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmasından kaynaklanıyor.


Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz

Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz
TT

Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz

Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz

Somali Cumhurbaşkanı Hassan Şeyh Mahmud, ülkesinin Suudi Arabistan önderliğindeki ortaklarıyla koordinasyon içinde olduğunu, İsrail'in “Somaliland” bölgesini tanımasını geçersiz kılmak ve Afrika Boynuzu'nu öngörülemeyen sonuçlara yol açabilecek herhangi bir gerginlikten uzak tutmak için çalıştıklarını vurguladı.

Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, ülkesinin İsrail'in bu tanıma kararını geçersiz kılmak için şu anda attığı üç siyasi ve hukuki adımı açıkladı.

Bölgede bu İsrail tanıma sürecine ilgi duyan ülkeler olduğunu belirten Bakan, “Belirli bir ülke veya ülkelerin adını vermek istemiyorum, ancak bazılarının bu tanıma sürecini Somali'nin birliği ve bölgenin istikrarı pahasına dar ve kısa vadeli çıkarlar elde etmek için bir fırsat olarak görebileceği açıktır” ifadelerini kullandı.


Kanada: Okul saldırganının psikolojik sorunları vardı

TT

Kanada: Okul saldırganının psikolojik sorunları vardı

Kanada: Okul saldırganının psikolojik sorunları vardı

Kanada polisi dün, okulda silahlı saldırı düzenleyen kişinin kimliğini açıkladı. 18 yaşında ve psikolojik sorunları olan bir kız olduğunu belirten polis, ülke tarihinin en kötü toplu katliamlarından birinin ardındaki nedeni açıklamadı.

Saldırgan Jessie Van Roosel, salı günü Britanya Kolombiyası'nın Pasifik Okyanusu'na bakan ücra bölgesi Tumbler Ridge'de meydana gelen silahlı saldırının ardından intihar etti. Polis, ilk olarak 10 kişinin öldüğünü açıkladıktan sonra ölü sayısını 9 olarak revize etti.

Britanya Kolombiyası Eyalet Polisi Komutanı Dwayne MacDonald, “Polis, şüphelinin akıl sağlığıyla ilgili endişeleri gidermek için son birkaç yılda (ailenin) evine birkaç kez gitmişti” dedi.

scdfrgtyh
Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletinde ölümcül silahlı saldırının gerçekleştiği okulun önündeki insanlar (Reuters)

McDonald, erkek olarak doğan ancak altı yıl önce kadın olarak tanımlanmaya başlayan Van Rooselgar'ın önce aile evinde 39 yaşındaki annesini ve 11 yaşındaki üvey kardeşini öldürdüğünü söyledi. Ardından okula giderek 39 yaşındaki bir öğretmeni, 12 yaşındaki üç kız öğrenciyi ve 12 ve 13 yaşındaki iki erkek öğrenciyi vurdu.

“Şüphelinin tek başına hareket ettiğine inanıyoruz... Motifi hakkında spekülasyon yapmak için henüz çok erken” ifadesini kullandı.

Günün erken saatlerinde, gözle görülür şekilde sarsılmış görünen Başbakan Mark Carney, Kanadalılara “korkunç olay” olarak nitelendirdiği bu durumu atlatacaklarına dair söz verdi.

Bu olay, Kanada tarihinin en ölümcül silahlı saldırılarından biri. Kanada'da silah yasaları Amerika Birleşik Devletleri'nden daha sıkı, ancak Kanadalılar ruhsatlı olarak ateşli silah sahibi olabilirler.