Demokrat adayların dördüncü tartışmasının gündemi: Trump'ı azletme girişimi

ABD Başkanı Trump, dün Washington’da düzenlenen bir etkinlikte konuştu (EPA)
ABD Başkanı Trump, dün Washington’da düzenlenen bir etkinlikte konuştu (EPA)
TT

Demokrat adayların dördüncü tartışmasının gündemi: Trump'ı azletme girişimi

ABD Başkanı Trump, dün Washington’da düzenlenen bir etkinlikte konuştu (EPA)
ABD Başkanı Trump, dün Washington’da düzenlenen bir etkinlikte konuştu (EPA)

ABD’nin eski Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın karşı karşıya kaldığı Ukrayna krizinden, Elizabeth Warren’ın anketlerdeki yükselişine ve Bernie Sanders’ın göğüs ağrıları şikâyetiyle hastaneye kaldırılmasına kadar, 2020 yılında yapılacak ABD başkanlık seçimlerine aday olmak isteyen Demokrat adaylar arasında yaşanan yarıştaki tüm konulara medyanın ilgisi oldukça zayıf. ABD Başkanı Donald Trump'ın azledilmesiyle ilgili Temsilciler Meclisi’nde başlatılan soruşturma ve Cumhuriyetçilerin konuya ilişkin eleştirileri ise basının ana gündem maddesi durumunda.
Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) haberine göre, birçok Demokrat aday, Iowa gibi erken oy kullanan ABD eyaletlerini geziyor. Ancak seçim yarışı için herhangi bir ivme elde edebilmiş değiller. Öte yandan Demokratların, Başkan Trump’ın yetkisini kötüye kullandığı şüphesiyle soruşturma açılması talebinde bulunmalarına neden olan Beyaz Saray skandalı, Washington'daki siyasi sahneye hükmediyor.
Bu gelişmeler, Demokratların başkan aday adayları arasındaki yarışta potansiyel olarak kritik olan bir anı gölgeleyebilir. O kritik an ise Demokratların önde gelen 12 adayının kozlarını paylaşacakları 3 saatlik tartışma programı olacak.  Adaylar Salı günü (yarın) dördüncü kez karşı karşıya gelecekleri tartışma programında çeşitli konuları masaya yatıracaklar. Seçmen kitlelerini genişletmeye çalışan adaylar, sağlık ve iklimden, iş dünyasına, silah taşıma kısıtlamalarından dış politikaya kadar çeşitli konulara değinecekler. Normal şartlar altında önceki tartışmada olduğu gibi bu tartışmada da Biden'ın yarışta yıldızı parlayan Warren'a karşı daha rahatsız edici bir tutum izleyip izlemeyeceğine odaklanılacaktı. Ya da Sanders’ın yaşadığı sağlık sorunlarından sonra faaliyetlerine devam edip edemeyeceğine veya Senatör Kamala Harris gibi ikinci sınıf adayların girişimleri yahut Teksas eski kongre üyesi Beto O'Rourke’in yeniden ön plana çıkması konuları ele alınacaktı.
Ancak “Trump'a ne olacağını konuşmak” en belirgin yeni gerçeklik haline geldi. Çıkış yapacakları anı bekleyen daha az tanınan Demokrat adaylar için ise bu durum, önlerindeki yolu daha da karmaşık bir hale getirdi.
Konuya ilişkin AFP’ye değerlendirmelerde bulunan Missouri Üniversitesi Siyasal İletişim Enstitüsü (PCI) Mitchell McKinney, Başkan’ın görevden alınmasına ilişkin başlatılan soruşturmanın gündeme büyük ölçüde hükmettiğini belirterek, “Demokratların bundan nasıl faydalanacağını göreceğiz” dedi.
Ukrayna krizinden en çok etkilenen başkan aday adayı Biden, soruşturmanın merkezinde yer alan bir şikâyette bulunarak, Trump'ın Beyaz Saray yarışındaki en yakın rakibini araştırması için 25 Temmuz’da Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy’ye baskı yaptığını öne sürdü. Trump ise kurallara uygun davrandığı konusunda ısrar ederek Biden ve oğlu Hunter'ı birçok kez ‘yolsuzluk yapanlar’ olarak tanımladı.
Biden'ın 2020’de Trump’ın yeniden başkan seçilmesinden korkan Demokrat Parti seçmenlerini ikna ederek Demokrat tabandan dikkatleri üzerine çekebileceğini belirten McKinney, “Biden, düşmanlığını ve Trump'ın kendisine ve oğluna yönelik doğrudan saldırısına karşı koyabileceğini göstermeli” şeklinde konuştu.
Çarşamba günü Trump’ı ‘ihanetle’ suçlayan ve görevden alınmasını isteyen Biden da Cuma günü Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Başkan Trump'a bir şeyler açıklamama izin verin; Beni yok etmedin!” ifadelerini kullandı.
Elizabeth Warren da aylar önce Trump'ın görevden alınması çağırısında bulunmuştu. Bu da sorunun giderek daha fazla Demokrat aday arasında öncelikli bir konu olarak görüldüğünü gösteriyor. Daha ‘ılımlı’ adaylar ise hala nasıl bir tutum sergileyeceklerini düşünüyor.
70 yaşındaki liberal Senatör Warren son haftalarda anketlerde Biden ile arasındaki farkı daha da kapatarak rakiplerinin kendisini hedef alma riskini artırdı.
Bununla birlikte Demokrat adaylar, eski ABD Başkanı Barack Obama’nın yardımcısıyken oğlunun Ukraynalı bir enerji şirketi için çalıştığını belirterek Biden'a da saldırabilirler. En azından bir çıkar çatışması var gibi görünüyor. Öte yandan Demokratlar arasında bölünmeler yaşandığı konusu, yeni hesaplar yapan tüm Demokrat adayların seçim kampanyalarını sarstı.
Sanders, kalp krizi geçirdi
Diğer yandan Sanders, 24 Eylül'de Warren’ın Trump'ın görevden alınabileceğinden bahsettiği zaman durumu kabul etmişti.
Iowa’da gazetecilere açıklamalarda bulunan Sanders, “Siyasi açıdan bakıldığında bu, oldukça karmaşık bir konu” diye konuştu. 78 yaşındaki aday bir hafta sonra, seçim kampanyasını yavaşlatan hafif bir kalp krizi geçirdi. Perşembe günü CNN’ye verdiği demeçte ise Sanders, “Çok iyi durumdayım ve güçlü bir kampanya yapacağız” ifadelerini kullandı.
Sanders’ın yaşadığı sağlık sorunları sadece onun sağlığını ve yaşını gündeme getirmekle kalmadı, gelecek ay 77 yaşına girecek olan Biden'ı da tartışmalarda iyi bir performans göstermediği için eleştirileri oklarının hedefi haline getirdi.
Sanders'ın ‘seçmenleri performansının zayıf olmadığına ikna etmesi’ gerektiğini belirten McKinney, tartışmanın bu konuda Sanders için iyi bir fırsat olduğunu söyledi.
McKinney, açıklamasında, “Eğer Sanders bunu başaramaz ve Warren liberal kanadı güçlendirmeyi başarırsa Joe Biden'a karşı yükselişinin devam ettiğini göreceğiz” dedi.
Öte yandan Warren ilerledikçe, anketlerde alt sıralarda kalan birçok aday kampanyalarını canlandırmak için tartışmaya daha çok asılıyor gibi görünmeye başladı.
Diğer bir gelişmede ise eski ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın oğlu Hunter, dün avukatı aracılığıyla Başkan Trump tarafından ağır eleştirilere maruz kaldığı Ukrayna ve Çin'deki çalışmalarının detaylarına değinilen bir açıklama yaptı.
Reuters’ın aktardığı açıklamaya göre Biden Jr. 31 Ekim'de, eleştirilerin hedefi haline gelen Çin merkezli bir şirketin yönetim kurulundan istifa etmeyi planlıyor.
Başkan Trump, Hunter'ın iki ülkede yolsuzluğa karıştığını ve şuan başkanlık yarışında en büyük rakibi olarak görülen babası sayesinde hesap vermekten kurtulmayı başardığını öne sürmüştü.
Hunter Biden’ın avukatı George Mesires yaptığı açıklamada, Hunter'ın bu ticari faaliyetleri babasından bağımsız bir şekilde gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu konuları babasıyla tartışmanın uygun olmadığını düşünüyordu. Onunla bunları asla konuşmadı. Hunter, babasının mesleki çıkarları üzerindeki etkilerinden bağımsız olarak, yerleşik Amerikan politikasıyla tam ve kesin olarak hareket edeceğinin her zaman farkındaydı” şeklinde konuştu.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe