Suudi Arabistan-Rusya zirvesinde 20 anlaşma imzalandı

Kral Selman, Putin ve Veliaht Prens Selman (SPA)
Kral Selman, Putin ve Veliaht Prens Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Rusya zirvesinde 20 anlaşma imzalandı

Kral Selman, Putin ve Veliaht Prens Selman (SPA)
Kral Selman, Putin ve Veliaht Prens Selman (SPA)

Riyad’da dün düzenlenen Suudi Arabistan-Rusya zirvesinde Kral Selman bin Abdulaziz ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in huzurunda 20 işbirliği anlaşması ve mutabakat zaptı imzalandı.
Kral Selman zirvenin başında iki dost ülke arasındaki ilişkileri öven bir konuşma yaparak Putin’in Riyad ziyaretinin iki ülke arasındaki dostluk bağlarını güçlendirmenin yanı sıra görüş ve siyasi konumlarının daha da yakınlaşması için harika bir fırsat olduğunu vurguladı.
Rusya’nın bölge ve dünyadaki aktif rolünü takdir ettiklerini dile getiren Kral Selman konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Güvenlik, istikrar ve barış getirecek, radikalizm ve terörle mücadele edecek ve ekonomik büyümeyi teşvik edecek her konuda birlikte çalışmak için sabırsızlanıyoruz. Enerji alanındaki birçok anlaşmanın imzalanmasıyla iki ülke arasındaki ortak yatırım ve ticaret fırsatları üzerinde çalışmaya başlamamızın ülkemizin ve halkımızın çıkarları üzerinde büyük olumlu sonuçları olacak.”
Putin de Kral Selman’ın 2017'de gerçekleştirdiği Rusya ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkilerin sağlamlaştırılmasına ve iş birliği ile karşılıklı ticaretin artmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.
Rus lider ayrıca en son Osaka'da düzenlenen zirvede Veliaht Prens Selman ile ‘petrol fiyatlarının dengelenmesi için OPEC’i destekleme konusunda koordinasyonun sürdürülmesi’ konusunda anlaşmaya vardıkları toplantıya övgüde bulundu.
Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarı sağlamak için Suudi Arabistan-Rusya koordinasyonunun önemine dikkat çeken Putin, “Suudi Arabistan'ın katılımı olmadan bölge sorunlarının herhangi biri için sürdürülebilir kalkınma sağlanmasının imkansız olduğuna eminim” dedi.
Enerji piyasalarının istikrarı
Veliaht Prens Muhammed bin Selman da Rus lider ile bir araya geldi.
İki dost ülke arasındaki iş birliğinin yanı sıra enerji ve altyapı yatırımları alanındaki iş birliği de dahil umut vaat eden fırsatların ele alındığı görüşmede tüketici ve üreticilerin çıkarları arasında bir denge sağlamak için enerji piyasalarının istikrarında iş birliği konusu görüşüldü.
Ayrıca Suriye ve Yemen'deki durum, radikalizm ve terörle mücadele ile terör kaynaklarını kurutmaya çalışmanın önemi gibi birçok konuda da  görüş alışverişinde bulunuldu.
Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman da iki ülke arasında imzalanan anlaşmalar öncesinde Suudi Arabistan ve Rusya’nın refah ve ilerleme sağlamayı amaçlayan yeni bir iş birliği ve entegrasyon aşamasına başladığını belirtti.
Bakan, “Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 stratejik hedeflerini ve Rusya'daki stratejik kalkınma planlarını uyumlu hale getirmek için birlikte çalışıyoruz" dedi.
Enerji Bakanı, öngörülebilir gelecekte,- petrolün küresel ekonomik kalkınmanın temel bir unsuru olmaya devam edeceğini belirterek dünyanın halen yeterli, uygun fiyatlı, sürdürülebilir ve güvenilir kaynaklara ihtiyaç duyacağına dikkat çekti.
Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak OPEC kapsamında uzun vadeli iş birliği sözleşmesini imzaladı.
Rusya Federal Uzay Ajansı (Roskosmos) ile Suudi Arabistan Uzay Ajansı arasında insanlı uzay uçuşları konusunda iş birliğine yönelik olan anlaşma Suudi Arabistan Uzay Ajansı Başkanı Prens Sultan bin Selman ve Rusya Federal Uzay Ajansı Başkanı Dmitry Rogozin tarafından imzalandı.
İki ülke arasındaki yatırımların teşvik edilmesi ve korunması alanındaki iş birliğinin yanı sıra enerji, kültür ve sağlık alanında iş birliği ile iki ülke vatandaşlarına vize uygulamasının kolaylaştırılmasını içeren anlaşmalara imza atıldı.
Ayrıca Rus gıda ürünlerinin Suudi Arabistan'a ihracatını genişletmeye yönelik bir mutabakat zaptı, tarım ve gıda sektöründeki yatırım fırsatları ile turizm, iletişim ve kamu medyası alanında da iş birliği anlaşması imzalandı. Rusya'nın en büyük vagon operatörlerinden biri olan NefteTransService'de ortak yatırımlar hakkında mutabakat anlaşmasına da imza atıldı.
Taraflar, Suudi Aramco ile Rusya Doğrudan Yatırım Fonu arasında ‘Rusnano’ hisseleri satın alınması konusunda da bir anlaşma imzaladı.
Suudi Arabistan-Rusya Zirvesi’ne Riyad Valisi Prens Faysal bin Bender bin Abdulaziz, Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud, Dışişleri Bakanı Dr. İbrahim el-Assaf ve birçok üst düzey isim katıldı.
Zirveye Rusya'dan da Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuri Ushakov, Enerji Bakanı Alexander Novak, Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Genel Müdürü Kirill Dmitriyev ve birçok Rus yetkili katılım gösterdi.



Suudi Arabistan, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 umreciyi ağırlayacak

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 umreciyi ağırlayacak

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 kadın ve erkek umrecinin kendi özel himayesinde ağırlanmasını onayladı. Söz konusu program, Suudi Arabistan İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanlığı tarafından yürütülen “Haremeyn-i Şerifeyn Hizmetkârı Hac, Umre ve Ziyaret Misafirleri Programı” kapsamında gerçekleştirilecek.

Programın 1448 Hicri yılı boyunca dört aşamada uygulanacak ilk etabında, 16 Asya ülkesini temsilen 250 kadın ve erkek umreci yer alacak. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre katılımcılar; Endonezya, Doğu Timor, Filipinler, Malezya, Kamboçya, Tayland, Vietnam, Myanmar, Laos, Singapur, Çin, Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan ve Moğolistan’dan gelecek.

Programa genel koordinatör olarak nezaret eden İslami İşler Bakanı Şeyh Dr. Abdüllatif Al eş-Şeyh, Kral Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’a teşekkür ederek, Suudi yönetiminin İslam’a ve Müslümanlara hizmet konusundaki kararlılığını takdir etti. Al eş-Şeyh, dünyanın farklı ülkelerindeki Müslümanların umre ve ziyaret ibadetlerini kolaylık ve huzur içinde yerine getirebilmeleri için gösterilen sürekli çabanın önemine vurgu yaptı.

Bakan Al eş-Şeyh, söz konusu davetin Suudi Arabistan liderliğinin İslam dünyasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirme vizyonunu yansıttığını, ayrıca Krallığın âlimler, din adamları ve İslam toplumlarında etkili şahsiyetlerle iletişim köprüleri kurmaya yönelik insani ve dini misyonunun bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Programın başlangıcından bu yana önemli başarılara imza attığını belirten Al eş-Şeyh, 140’tan fazla ülkeden misafirin bu girişimden yararlandığını, gelişmiş bir operasyonel sistem çerçevesinde sunulan kapsamlı hizmetlerin programın hedeflerine ve Suudi Arabistan’ın İslam’a ve Müslümanlara hizmet etme vizyonuna katkı sağladığını kaydetti.


Umman, Hürmüz Boğazı’nda gemilere geçici bir deniz koridoru açıyor

Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
TT

Umman, Hürmüz Boğazı’nda gemilere geçici bir deniz koridoru açıyor

Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)

Umman Sultanlığı, dün yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndan geçecek tüm gemiler için Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ile yerel yetkili makamlar tarafından belirlenen koordinatlar çerçevesinde geçici bir deniz koridoru sağlandığını duyurdu.

Açıklamada, Umman’ın bu seçenek üzerinde IMO ile birlikte çalıştığı ve boğazdan geçmek isteyen gemilerin geçiş için ilgili kurumlarla koordinasyon sağlaması gerektiği belirtildi. Bu adımın, Umman’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin sorumluluğu ve küresel ekonomi açısından taşıdığı önem doğrultusunda, uluslararası hukuk ve deniz hukuku ilkelerine bağlılık çerçevesinde atıldığı ifade edildi.

Ayrıca söz konusu düzenlemenin, boğazda geçiş serbestisini garanti altına aldığı ve herhangi bir geçiş ücreti uygulanmadığı vurgulandı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre açıklama, ABD ile İran arasında yürütülen girişimlerin ve çabaların sonucuyla uyumlu olduğu şeklinde değerlendirildi.


Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi

Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
TT

Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi

Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)

Suudi Arabistan, Arap Grubu adına yaptığı açıklamada, Suriye'nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek verdiğini, ayrıca Suriye devletinin ülke genelinde egemenliğini tesis etmeye yönelik çabalarını desteklediğini vurguladı.

Bu açıklama, Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Dr. Abdülaziz el-Vasıl tarafından, BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye'deki insani ve siyasi durumu ele almak üzere düzenlediği oturumda yapıldı.

Arap Grubu, Suriye'nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılması çağrısında bulunarak, uluslararası toplumun ülkede devam eden geçiş sürecine destek vermesinin istikrarın güçlendirilmesine ve insani koşulların iyileştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Grup ayrıca, Suriye hükümetinin DEAŞ terör örgütü ve terörizmin tüm biçimleriyle mücadelesine destek verdiğini ifade ederken, bu süreçte gerekli desteğin sağlanabilmesi için uluslararası toplumun ortak çaba göstermesinin önemine dikkat çekti.

Arap Grubu, uluslararası toplumu Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yapan ülkelere yönelik desteği artırmaya ve genişletmeye çağırarak, bu ülkelerin insani ve ekonomik yükü tek başlarına üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Arap Grubu, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan askeri müdahalelerini ve saldırılarını en sert ifadelerle kınadı. Bu eylemlerin Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, İsrail'in 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na tam olarak uyması, işgal altındaki Suriye toprağı Golan'dan derhal ve koşulsuz şekilde çekilmesi gerektiği yönündeki çağrı yinelendi.