Lübnan'da çocuk işçi sorunu

Lübnan'da yaygın olarak görülen çocuk işçi sorunu son yıllarda Suriyelilerin yerinden edilmesiyle arttı. (Reuters)
Lübnan'da yaygın olarak görülen çocuk işçi sorunu son yıllarda Suriyelilerin yerinden edilmesiyle arttı. (Reuters)
TT

Lübnan'da çocuk işçi sorunu

Lübnan'da yaygın olarak görülen çocuk işçi sorunu son yıllarda Suriyelilerin yerinden edilmesiyle arttı. (Reuters)
Lübnan'da yaygın olarak görülen çocuk işçi sorunu son yıllarda Suriyelilerin yerinden edilmesiyle arttı. (Reuters)

Carine Eliane
Lübnan'da son zamanlarda, yollar ve tarım arazileri gibi alanlarda çalışan çocuk sayısında önemli ölçüde artış görülüyor. Çocukları tehdit eden bu ve benzeri durumlara müdahale edecek ve onları koruyacak resmi bir plan ise mevcut değil.
Çalışan çocuklar ve çalışan kadınlar meselesi alanında çalışmalar yürüten Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Birimi'nin başkanı olan sosyo-eğitim uzmanı Nuzha Şalita çocuk işçiler sorununun yaygın bir durum olduğunu, özellikle de son yıllarda Suriyelilerin yerinden edilmesiyle artış yaşandığını belirtti. Özellikle göç ettikleri için çalışan çocukların sayıları konusunda belirli bir istatistiğin bulunmadığını belirten Şalita açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Aslında Çalışma Bakanlığı’nın talebi üzerine Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) da desteğiyle Araştırma ve Danışmanlık Merkezi tarafından sokaklardaki çocuk işçiler konusunda çalışma da dahil bu konuda birçok çalışma mevcut. Ancak sokaklardaki çocukların bölgeler arasında sürekli hareket halinde olmaları sayılarının belirlenmesini zorlaştırıyor. Yine de Lübnan’ın kıyı şeridini kapsayan bir çalışmada, bu bölgede tahmini olarak bin 500 çocuk işçinin olduğu belirlendi. Söz konusu verinin doğruluğunun onaylanması ise oldukça zor.”
Çoğu Suriye uyruklu
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia’dan çevirdiği habere göre Nuzha Şalita, bu alanda yapılan çalışmalarla ilgili şunları söyledi:
“Akkar ve Bekaa’da tarım sektöründe çalışan çocukları içeren bir çalışmada çoğu Suriyeli en az 5 bin çocuk işçinin olduğu görüldü. Cinsel saldırı, şiddet ve diğer ihlallere maruz kalma riskleri olan kız çocukları da mevcut. Çalışmaya göre sokaklarda çalışan çocuklar farklı yaşlarda.”
Şalita, Çalışma Bakanlığı’nın talebi üzerine ve ILO’nun desteğiyle Merkezi İstatistik Bürosu tarafından yürütülen Lübnan’daki çocuk işçiler hususundaki bir ankete dikkati çekerek, “Elektrik, mekanik ve tarım gibi farklı sektörlerde 34 bin Lübnanlı çocuğun çalıştığı belirtiliyor” dedi.
Çok plan var ama uygulanmaları imkansız
Çalışma Bakanlığı ve ilgili birçok kuruluşun çocuk işçilerle mücadeleye dair çeşitli girişimleri bulunuyor. Ancak Şalita, gerekli finansman yetersizliği nedeniyle söz konusu girişimlerin uygulanmasının sınırlı düzeyde kaldığını belirtiyor:
“Sokaklardaki çocuk işçiler sorunuyla mücadele etmek için bir birim kuruldu. Çok sayıda memur ve güvenlik gücüne sokaklardaki çocuklara nasıl davranılacağı konusunda eğitim verildi. Ne yazık ki fon yetersizliği nedeniyle çalışmalar durduruldu. Tüm fonlar, sivil toplum kuruluşlarına ve ilgili örgütlere tahsis edildi. Fonların nasıl harcanacağına dair bir takip faaliyeti bulunmuyor. Konuya ilişkin uzmanlığa ve bilgiye sahip olmadan propaganda kampanyaları ile ilgilenen dernekler de var.”
Çalışma Bakanlığı önderliğindeki çeşitli resmi idarelerden, bakanlıklardan, uluslararası kuruluşlardan ve derneklerden üyeleri olan Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Uluslararası Komitesi, 2016 yılına kadar en kötü durumdaki çocuk işçiliği faaliyetlerini yok etmek için ulusal bir eylem planı hazırladı. Ancak planın süresi 2020 yılına kadar uzatıldı.
Şalita’ya göre kısmen mütevazı bir fon ve kısıtlı imkanlar mevcut. Çalışma Bakanlığı ise 18 yaş altı gençlerin, kötü işlerde çalışmasını yasaklayan 8987 sayılı bir kararname hazırladı.
Amerikan Üniversitesi’nin çalışması
Beyrut Amerikan Üniversitesi tarafından yürütülen ve en kötü işlerin tanımlandığı bir çalışmada konuya dair şu ifadelere yer verildi:
“Bakanlığın çocuk işçiliği ile dernekler aracılığıyla ilgilenmesi nedeniyle, riskten kaçınmak amacıyla tarım alanında çocuk işçiliği için 8987 sayılı kararnamenin nasıl kullanılacağına dair bir rehber geliştirildi. Kararname, Bekaa bölgesinde kısmen genelleştirildi. Genel Müdürlük bu hususta önemli bir rol oynadı ve 16 yaş altındaki çocukların tarım alanında çalışmasını engelledi. Durum genelleştirildi. Gözetim ve kontrol için devriyeler gönderildi. Çocukları kötü çalışma şekillerinden korumak için çeşitli alanlarda merkezler kurduk. Bu merkezler, tahsis edilen fonlarda görünür biçimde bir israf nedeniyle kapatıldı. Çocuk işçiliğine karşı bir ulusal grup oluşturduk. Çocukları donatmaya ve onları faaliyetlere yönlendirmeye çalışıyoruz. Bu bağlamda SCREAM (Support Children through Education Art and Media) ile çok şey başardık. Ama kurumlara yardım etmek istediğimiz programlar olsa bile fon eksikliği, üstesinden gelinmesi zor olan büyük bir engel teşkil ediyor.”
Girişimler
Nuzha Şalita, Sosyal İşler Bakanlığı’na bağlı Kalkınma Hizmetleri Merkezleri’ni destekleme çağrısı yaptı. Şalita, söz konusu desteğin ulusal plan dahilinde, kapsamlı bir stratejiye yönelik farkındalığı artırmak için her türlü araca yatırım yapmanın yanı sıra ulusal planın da bir parçası olduğunu belirtti. Finansman eksikliğinin bu girişimlerin uygulamaya koyulmasını engellediğine dikkat çeken Şalita, “Çocuk işçiliğine karşı mücadelenin yalnızca Çalışma Bakanlığı’nın sorumluluğunda olmadığı, hedefe ulaşmak için birlikte çalışmayı gerektirdiği açıkça belirtilmelidir” dedi.
Şalita’ya göre bugün atılan temel adımlardan biri de Çalışma Bakanlığı’nın denetçilere yabancı işçilere yönelik baskınlar sırasında çocuk işçilerin varlığına ilişkin araştırma yapma talimatı vermesi oldu. Zira çocukların tehlikeli çalışmalar kapsamında riske atıldığı gözlemlendiğinde bu kuruluşlar derhal kapatılıyor.
Çok sayıda girişim ve planın ortaya koyulduğu, bakanlığın çok sayıda çaba sarf ettiği açıkça görülüyor. Ancak gerekli fonlar tahsis edilmediği sürece tüm çabalar sınırlı kalacak.
Çocuğun hayatına saldırı, tehlike ve sorumluluklar
Psikiyatrist Gisele Nader’e göre 18 yaşın altındaki çocukların uluslararası yasalar uyarınca çalışması yasak. Ancak çoğu ülkede bu yasalar ihlal ediliyor. Lübnan da bu ülkelerden biri. Nader açıklamasında şunları söyledi:
“Sokak çocukları ve belirli mesleklerde çalışan çocuklar arasında bir ayrım olması gerekiyor. Sokak çocuklarına yardım etmeye çalışan birçok dernek var ama zorluklarla karşı karşıyalar. Çünkü bu çocukların arkalarında paralarını teslim ettikleri, kendilerine koruma sağlayan mafyalar var”
Çocukların kâr yapmak amacıyla sömürüldüğünü söyleyen Nader açıklamasını şöyle sürdürüyor:
“Belirli mesleklerde ve farklı alanlarda çalışan çocuklar var. Maruz kaldıkları koşullar işin niteliğine göre değişiyor. Hiç şüphe yok ki 5 yaşında çalışan bir çocuk, 14 yaşındaki çocuğa göre daha fazla riskle karşı karşıya. Ancak koşullar hiçbir şekilde çocuklar için uygun değil. Zira psikolojik açıdan da zararlara maruz kalıyorlar. Bir gencin yaz aylarında birkaç saatliğine bir işte çalışması, büyümesinde ve gelişmesinde o gence katkıda bulunabilir ve bir mesleği öğrenmesine de yardımcı olabilir. Ama bu da çalışma koşullarının kendisi için uygun olmasına, risk taşımamasına ve ebeveynlerinin izin vermesine bağlıdır. Buradaki amaç da eğlence ve eğitimdir.”
Yorucu işler uygun değil
Gisele Nader, söz konusu işin faydalı ve zevkli olmasına gencin vaktinin çoğunu almaması, yorucu, küçük düşürücü ve fiziksel kapasitesini aşmaması gerektiğine de dikkat çekti. Fakat söz konusu küçük bir çocuk olduğunda riskin arttığını, çünkü işin onun çocukluğunu ve oyun sürelerini çalacağını belirten Nader konuya dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çocuk henüz yeterli bilince sahip olmaması nedeniyle şiddete, psikolojik ve fiziksel baskıya maruz kalabilir. Bu durumda çalışırken yaşayacağı birçok saldırının yanı sıra güvensizlik, endişe, korku, stres ve depresyon hisleri yaşayabilir. Aynı şekilde henüz erken bir dönemden geçtiği için kötü alışkanlıklar da edinebilir. Çocukluğunda oyunlara, eğlenceye ve derslere katılması ve ailesi tarafından temel ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor.”



Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
TT

Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)

Bir Manchester United taraftarı, takımı üst üste 5. galibiyetini alma şansını değerlendiremeyince 500 gün sonra saçını ilk defa kestirme fırsatını kaçırdı.

29 yaşındaki Frank Ilett, Ekim 2024'te kulüp üst üste 5 maç kazanana kadar saçını kestirmeyeceğine yemin etmişti. Ancak United'ın geçen sezon yaşadığı zorluklar, beklediğinden daha uzun bir bekleme süresine yol açtı ve artık saçları komik derecede fazla uzamış durumda.

The United Strand adlı Instagram hesabındaki günlük video güncellemeleri milyonlarca görüntülenme alan Ilett, saçını, tedavi sonucu saçları dökülen genç kanser hastalarına peruk sağlayan hayır kurumu The Princess Trust'a bağışlamayı planlıyordu.

Ilett yemin ettiğinde United'ın teknik direktörü Erik ten Hag'dı ve Hollandalı çalıştırıcının görevden alınmasının ardından halefi Ruben Amorim geçen yılki sıkıntılı sezonda sadece üç kez üst üste kazanabildi.

Amorim'in ayrılmasının ardından Michael Carrick, Manchester City, Arsenal, Fulham ve Tottenham Hotspur'a karşı üst üste 4 galibiyet elde ederek, salı günü West Ham United deplasmanında 5. galibiyeti alma şansını yakaladı.

Ancak formdaki Çekiçler'e karşı United, Londra Stadyumu'nda sadece 1-1'lik bir beraberlik elde edebildi; Casemiro'nun golü iptal edildikten sonra Tomas Soucek'in perdeyi açan golünü Benjamin Sesko'nun 96. dakikada attığı golle eşitledi.

Ilett içinse, sosyal medyada milyonlarca takipçisiyle paylaşmayı planladığı, sonunda devasa saçlarından kurtulma fırsatı da suya düştü.

Ocak ayı başında görevden alınan Amorim'in yerine geçen eski United orta sahası Carrick, çocuklarının West Ham'ı yenmenin ek önemini kendisine anlattığını ve Ilett'in meydan okumasının onu gülümsettiğini söyledi.

Carrick, "Çocuklarım bu durumdan haberdar olmamı sağladı ama bu kesinlikle profesyonel düzeyde takım konuşmalarına girmeyecek" dedi.

Olan biteni anlayabiliyorum ve bu beni gülümsetiyor ama sonuçta bir etkisi olmayacak.

Independent Türkçe


İzlanda, Washington'da neden lobici tuttu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İzlanda, Washington'da neden lobici tuttu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yeni bir habere göre ABD Başkanı Donald Trump, Grönland ve İzlanda'yı o kadar çok birbirine karıştırdı ki Reykjavík tavsiye almak için Washington D.C.'de bir lobici tuttu.

Trump, ocak ayında Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmasında Grönland ve İzlanda'yı defalarca karıştırdı.

Başkan, Beyaz Saray'a dönmeden önce bile, Danimarka'nın yarı özerk bölgesi Grönland'ın ABD tarafından satın alınması için baskı yapıyordu. Trump, ülkenin "ulusal güvenlik" amacıyla Grönland'a ihtiyacı olduğunu öne sürerek, Rusya ve Çin gibi hasım ülkeler tarafından tehdit edildiği uyarısında bulunuyor.

Davos konuşmasında Trump, Avrupa ülkelerine atıfta bulunarak, "İzlanda konusunda bizim yanımızda değiller, bunu size söyleyebilirim" dedi. Ancak Avrupa liderleri Trump'ı Grönland konusunda eleştirmiş ve bir açıklamada, mineral bakımından zengin Arktik adasının "halkına ait olduğunu" yazmıştı.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın konuşmasında Grönland'a yanlışlıkla İzlanda demediğini asılsız bir şekilde iddia etti.

The Bulwark'ın salı günü yayımladığı bülten, İzlanda'nın ABD Büyükelçisi Svanhildur Hólm Valsdóttir'in, "Birleşik Devletler yönetimiyle ilişkilerde stratejik danışmanlık sağlaması" için Brownstein Hyatt Farber Schreck adlı lobi şirketini görevlendirdiğini ortaya koydu.

The Bulwark, Adalet Bakanlığı'nın geçen çarşamba tarihli dosyasında yer alan ve lobi şirketinin avukatlarından Jason Buckner'ın büyükelçiye yazdığı, anlaşmayı detaylandıran mektubu kaynak gösterdi. Anlaşma, gelecek 6 ay için aylık 25 bin dolarlık danışmanlık ücretini içeriyordu.

Dosyada Brownstein'in İzlanda hükümetine yardımcı olmak için yapacakları, yetkilileri ABD yönetimi paydaşlarıyla tanıştırmak ve İzlanda için "ortaya çıkan öncelikler konusunda yapıcı geri bildirim" vermek de dahil ayrıntılı olarak ele alınmıştı.

cfvgbhy
Trump, geçen ay Davos'taki konuşmasında ABD'nin Danimarka topraklarını satın alması için baskı yaparken Grönland ve İzlanda'yı defalarca karıştırmış gibi görünüyordu (Jonathan Nackstrand/AFP)​​​​​

Bu yeni ilişkinin Trump'ın son yorumlarıyla doğrudan ilgisi açık olmasa da The Bulwark, zamanlamasının ilginçliğine dikkat çekti.

Bültende şöyle dendi:

[Anlaşma] sadece Trump'ın kavgacı Davos konuşmasında Grönland yerine tekrar tekrar İzlanda demesinden bir hafta sonra gerçekleşmekle kalmadı, aynı zamanda ocak ayında Trump'ın İzlanda büyükelçisi adayı Billy Long, Temsilciler Meclisi'nden eski çalışma arkadaşlarına ülkenin kendisinin vali olarak atanmasıyla Amerika'nın 52. eyaleti olacağı konusunda şaka yapmıştı.

Long daha sonra yaptığı yorumlar için özür dileyerek, kâr amacı gütmeyen haber sitesi Arctic Today'e şunları söylemişti:

Ciddi bir şey yoktu, üç yıldır görüşmediğim bazı kişilerle birlikteydim ve [Louisiana Valisi'yle Grönland Özel Elçisi] Jeff Landry'nin Grönland valisi olmasıyla ilgili şakalaşıyorlardı ve benimle ilgili de şaka yapmaya başladılar. Eğer birileri bundan rahatsız olduysa özür dilerim.

Independent, yorum için Washington'daki İzlanda Büyükelçiliği'yle iletişime geçti.

Independent Türkçe


Muhteşem Marty, masa tenisi turizmini patlattı

1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
TT

Muhteşem Marty, masa tenisi turizmini patlattı

1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)

Muhteşem Marty (Marty Supreme) gösterime girdiği günden bu yana 147 milyon doların üzerinde hasılat elde ederek muazzam bir başarı yakaladı ve şimdi de yeni bir turizm ilgisine yol açıyor.

New York'ta geçen ve Marty Mauser'ın (Timothée Chalamet) para kazanmak için masa tenisi becerilerini kullandığı film, artık insanların seyahat etme biçimlerinde de kendini gösteriyor. Seyahat rezervasyon platformu Bokun'a göre, "masa tenisi şampiyonaları" ve "yakınımdaki masa tenisi maçları" için yapılan Google aramaları son bir ayda yüzde 5000 arttı. Filmin setlerinden birine benzeyen masa tenisi barı "Space Ping Pong NYC" için yapılan aramalarsa yüzde 2600 arttı.

1950'lerde geçen film, Bokun'a göre masa tenisi turizmi üzerinde de küresel bir etki yarattı.

Bokun'a göre, mayısta Londra'da OVO Arena Wembley ve Copper Box Arena'da düzenlenecek "2026 Dünya Takım Masa Tenisi Şampiyonası" aramaları, Google'da son 30 günde yüzde 5000 artarak fırladı.

Öte yandan "Amsterdam'da masa tenisi barı" aramaları yüzde 250, "Danimarka'da masa tenisi barları" aramalarıysa yüzde 79 arttı.

Bokun ayrıca, "masa tenisi brunch deneyimleri" aramalarının da yüzde 250 arttığını keşfetti.

Bokun'da Kıdemli Büyüme Pazarlama Müdürü Samuel Jefferies, verilerin seyahat sektörü için bir fırsata işaret etmesinin nedenini açıkladı.

Muhteşem Marty'nin vizyona girmesinin ardından canlı etkinlikler ve ilgili deneyimlere yönelik aramaların hızla artmasıyla birlikte, film ve televizyonun kültürel hızlandırıcılar işlevi görmeye devam ettiği açık. Niş ilgi alanlarını ana akıma taşıyor ve turistik mekanlara, etkinliklere ve deneyimlere yeni bir soluk getiriyor. Filmin vizyona girmesinden bu yana 'Dünya takımlar masa tenisi şampiyonası 2026' aramalarının yüzde 5000'den fazla artmasıyla, film canlı etkinlik turizmi üzerinde doğrudan bir etkiye sahip. Londra'da düzenlenen bu etkinlik, güçlü kültürel anların küresel turizmi nasıl artırabileceğini yansıtıyor. Daha da ilginci, Muhteşem Marty'nin yükselen sosyal spor deneyimleri trendi üzerindeki etkisi. Google arama trafiğinde küresel olarak masa tenisi barları ve masa tenisi mekanlarına yönelik aramalarda artış görülmesiyle, filmin 2026'daki seyahat deneyimleri ve seçimleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olacağını tahmin ediyoruz.

Independent Türkçe