Buz ekonomisi!

Oslo Fiyordu’ndan yansıyan bir anı

Rus yapımı bir Arktik LNG gemisi
Rus yapımı bir Arktik LNG gemisi
TT

Buz ekonomisi!

Rus yapımı bir Arktik LNG gemisi
Rus yapımı bir Arktik LNG gemisi


Ahmed Al-Moslemany*

Rusya’yı daha önce birçok kez ziyaret etmiştim fakat St. Petersburg’u ilk kez ziyaret ediyordum. Yüzlerce nehir tarafından kesilen ve neredeyse 50 adaya bölünen muhteşem bir şehirdi. İlk bakışta nehirlerin üzerine kurulmuş yüzlerce köprüyle birbirine bağlanmış adaların bir şehir olduğunu anlamak oldukça zordu. Adaların hepsi de birbirine benziyordu. Şehrin sokaklarında aylak aylak dolaştım. Kısa bir süre sonra Ermitaj Müzesi’nden (Hermitage) başlayan bir harita çizmeye başladım. Londra’daki Louvre Müzesi’nin ardından dünyanın ikinci büyük müzesi olan Ermitaj, Büyük Mısır Müzesi’nin açılışının ardından dünyanın üçüncü en büyük müzesi olacak. Şehrin merkezindeki Kışlık Saray bir nehre ve büyük bir meydanın arkasına bakıyordu. Saray Meydanı’nın çevresinde gezindim. Burası çarlık döneminin sona erdiği ve Sovyet döneminin başladığı 1917 Komünist Devrimi’nin gerçekleştiği yerdi. Diğer tarafta ise akademik geçmişi ve ünlü mimarisiyle 12 binadan oluşan prestij sahibi St. Petersburg Devlet Üniversitesi bulunuyordu. St. Petersburg'daki bir sonraki turda, askeri bir fuarda kıtalar arası uzun menzilli füze modellerini gördüm. Aynı şekilde ünlü Arktika adlı nükleer enerjili buz kırıcı gemiyi üreten fabrika binasını -dışarıdan- görme fırsatı buldum. İki nükleer reaktörle çalışan buzkıran üç metre kalınlığa kadar olan buz bloklarının içinden geçebiliyor... Moskova onun dünyanın en güçlü buz kırıcısı olduğunu söylüyor. Fabrika tek başına iki nükleer enerjili buz kırıcı gemi inşa etme çalışmalarını sürdürüyor. Daha önce, buzkıranlar sivil kullanım için üretiliyordu. Ancak artık bazıları askeri amaçlarla üretiliyor. Askeri buzkıran, içinde bir römorkör ve suda iki ay kalabilen füzelerle donatılmış bir de fırkateyn barındırıyor. Fabrika ve buzkıranların yakınında, Kuzey Kutbu'nun heyecan verici doğası ile ilgili her şeyin sergilendiği Arktik ve Antartik Müzesi bulunuyor. Bir turist St. Petersburg’da Arktik (Kuzey Kutup Dairesi’nin üstünde kalan bölge) gezilerine katılabilir. Buzkıran gemi ile ‘Arktik’in kapısı’ olarak nitelendirilen ülkenin kuzeybatısındaki Murmansk şehrinden başlayan turistik gezilerde birinci sınıfta seyahatin bedeli 30 bin dolar. Arktik gezisi, bu uzak bölgedeki turizmin en önemli özelliği. St. Petersburg'dan Petergof kasabasına giderken yolda tüm bu yerleri düşünmeye devam ettim. Yol, beni düşünmeye itti. İkinci Dünya Savaşı'nın gerçekleri işte buradaydı... Rehberden, Petergof Sarayı'nın bahçesinde dolaşırken buradaki heykellerin savaş sırasında Nazilerin saldırılarından zarar görmemesi için nasıl yerlerinden sökülerek toprağa gömüldüklerini dinledim. Bununla birlikte 1945'te başlayan restorasyon sürecinin bugün halen nasıl devam ettiğine şahit oldum. Petergof Sarayı, Oslo Fiyordu’na bakıyordu. Sonsuz bir manzaraydı. Suyun suya karıştığı, güzelliğin güzellikle içi içe geçtiği bir yerdi. Böyle nefes kesici bir ortamda siyasi meseleler dahi insanın keyfine keyif katmayı başarabiliyor. Oslo Fiyordu’nda yaşananlar, gemiler, denizaltılar, uçaklarla ilgili haberler ve Soğuk Savaş'ın başladığı yerle ilgili yaptığım birçok okumayı hatırladım. Ardından tüm tarafların zeminini hazırladıkları buzlu bir savaşın olasılıklarını düşündüm. Arktik’in yerinin siyasete nazaran edebiyatta çok daha sağlam olduğunu belirtmekte fayda var. Ancak burada da sıcaklık yükselmeye başladı. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’ne göre Arktik'te tarihin en yüksek sıcaklığı Temmuz 2019’da kaydedildi. Grönland Denizi'nde olağandışı bir erime var. Arktik Okyanusu’ndaki (Kuzey Buz Okyanusu) buzlar, 2030 yazında tamamen erimiş olacak. 2018 yılında buzkıran olmayan bir gemi Arktik’ten ilk kez geçmeyi başardı. Gemi sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyordu. Rusya, LNG taşımacılığının üçte biri veya daha fazlasının gerçekleştiği büyük bir gaz ulaşım yolu olmaya çalışıyor. Çin de burada olan bitenden uzak değil. Çünkü bilim adamları yıllardır Antarktik bölgesinde deneyler yapıyor. Çin’in artık ‘buz bilimi’ konusunda seçkin bir tecrübesi var. Buz bilimi, modern ‘kutup çalışmalarının’ gelişimini takiben önemli ilerlemeler kaydetmiş bir bilim dalıdır. Güney ve Kuzey kutuplarındaki çıkarlarının peşine düşen Çin, Eylül 2019'da Arktik bölgesinde 'Buz ve Kar Ekonomisi' başlığı altında bir uluslararası iş birliği önerisinde bulundu. Ekim 2019'da da ilk buz kırıcı üretimine başladı. Japonya, Çin'in niyetine şüpheyle bakarken bu önerinin geçitlere ve kaynaklara erişmek için Bir Kuşak Bir Yol Projesi'nin buzlu bir versiyonun temelini oluşturduğuna inanıyor. Çin gibi ABD de Kuzey Kutbu’ndaki çıkarlarına önem veriyor. Öte yandan Rusya, Arktik’ten geçen LNG filosunu birkaç tankerle desteklerken diğer ortaklarıyla birlikte Gydan Yarımadası’nda da LNG tesisi inşa etmeye başladı. Rusya Savunma Bakanlığı, Arktik Hava Savunma Sistemi’nin kurulduğunu duyurduğu 2018’den sonra Mayıs 2019'da bölgedeki 19 askeri hava üssünün tadilattan geçirileceğini açıkladı. Burada eksi 50 derece sıcaklıkta füze platformları çalıştırıldı. Fakat Washington tüm bu gelişmeleri inanılması güç bir şekilde izliyor. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin (BMDHS) taraflarından olan ABD, Kuzey Denizi'nden Rus Boğazı olarak değil, uluslararası bir boğaz olarak geçmek istiyor. Ancak burası Antarktika Antlaşması gibi güvenliği düzenleyen uluslararası bir anlaşmaya tabi değil. Washington, Kuzey Kutbu'nu askerileştirmeyi ve yeterince avantaj sağlayamadığı sürece büyük kutup savaşlarına girmeyi planlıyor. Enerji uzmanları Arktik’te doğal gaz ve petrol rezervi büyüklüğünün 30 trilyon doların üzerinde olduğunu tahmin ediyor. Bu da Arktik’te neyin paylaşılamadığını gösteriyor. Hollanda Donanması’nda görevli General Jeff Mac Mootry’ye göre burası ‘Üçüncü Soğuk Savaş’ın yaşanacağı yer. Üçüncü Soğuk Savaş sırasında Petergof daha da soğuk olacak. Oslo Fiyordu manzaralı Petergof’tan büyük bir dehşet içinde ayrıldım. Buzlar eriyor ve yanında felaketi de getiriyordu. İklim krizi burada adeta bir yatırım alanı haline gelmişti. Küresel ısınma karşısında ekonomi, petrol şirketleri karşısında çevreciler yenilmişti.



Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
TT

Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)

Ukrayna elektrik şebekesi işletmecisi bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna'nın enerji altyapısına "geniş çaplı bir saldırı" başlattığını, bunun da ülke genelinde yaygın elektrik kesintilerine yol açtığını duyurdu.

Ukrinergo Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Düşmanın verdiği hasar nedeniyle çoğu bölgede acil elektrik kesintileri uygulanmıştır" ifadesini kullandı.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşıyla ilgili "çok iyi görüşmelerin" devam ettiğini söyledi ve ayrıntılara girmeden, bu görüşmelerin sonucunda "bir şeyler olabileceğini" ifade etti.


ABD ve Rusya nükleer müzakerelere başlıyor... Çin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın da dahil edilmesi yönünde baskı var

(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
TT

ABD ve Rusya nükleer müzakerelere başlıyor... Çin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın da dahil edilmesi yönünde baskı var

(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)

ABD ile Rusya, Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (New START) süresinin dolmasının ardından görüşmeler yapmaya hazır olduklarını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, nükleer silahlanma yarışında tehlikeli bir aşamaya girilmesini önleyecek yeni kısıtlamalar getirilmesi için Çin’in de sürece dahil edilmesi konusunda ısrarcı olurken, Rusya’nın Fransa ve Birleşik Krallık’ın da kapsama alınmasına yönelik çağrıları karşılık bulmadı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “ABD açısından kötü müzakere edilmiş ve açıkça ihlal edilen New START Anlaşması’nı uzatmak yerine, nükleer uzmanlarımız gelecekte uzun süre geçerli olacak, yeni, daha iyi ve modern bir anlaşma üzerinde çalışmalı” ifadesini kullandı. Trump, herhangi bir görüşmeden söz etmezken, yeni bir anlaşmanın Çin’i de içermesi gerektiğini vurguladı.

Trump ayrıca, “ABD dünyanın en güçlü ülkesidir” değerlendirmesinde bulunarak, ilk başkanlık döneminde nükleer silahlar da dahil olmak üzere orduyu tamamen yeniden inşa ettiğini belirtti. Donanmanın yeni savaş gemileriyle güçlendirildiğini ve Uzay Kuvvetleri’nin kurulduğunu hatırlatan Trump, “Pakistan ile Hindistan, İran ile İsrail, Rusya ile Ukrayna arasında nükleer savaşların önüne geçtim” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD ile Rusya arasında nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik son anlaşma olan New START’ın süresi, her iki ülkenin de yeni silah nesilleri geliştirdiği bir dönemde sona erdi. Bu süreçte Çin’in de nükleer başlıkların taşınmasına yönelik yeni yöntemler denediği biliniyor. Ukrayna’daki savaş nedeniyle yeni bir anlaşmaya ilişkin ABD-Rusya görüşmeleri askıya alınırken, 2010 tarihli New START Anlaşması, ABD ve Rusya’nın sahip olabileceği stratejik nükleer başlık sayısını taraf başına bin 550 ile, fırlatma platformu sayısını ise 700 ile sınırlamıştı.

Kusurları giderme

ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü ve Uluslararası Güvenlik Müsteşarı Thomas G. DiNanno, Cenevre’de düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Silahsızlanma Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Başkan Donald Trump’ın yeni bir anlaşmaya yönelik tutumunu destekleyerek New START Anlaşması’nın ‘temel kusurlar’ barındırdığını söyledi. DiNanno, Rusya’nın tekrarlanan ihlalleri, küresel nükleer stokların artması ve New START Anlaşması’nın tasarım ve uygulanmasındaki eksikliklerin, ABD’ye ‘geçmiş bir dönemin değil, günümüz tehditlerinin ele alındığı yeni bir yapının oluşturulması için acil bir gereklilik’ yüklediğini ifade etti. Çin’in nükleer kapasitesine de dikkat çeken DiNanno, “Bugün geldiğimiz noktada Çin’in nükleer cephaneliği tamamen sınırsız, şeffaflıktan yoksun, bildirimsiz ve denetimsiz durumda” dedi. DiNanno, silahların kontrolünde yeni dönemin net bir odakla devam edebileceğini ancak bunun ‘müzakere masasında yalnızca Rusya’nın değil, daha fazla ülkenin yer almasını gerektirdiğini’ vurguladı.

Pentagon... ABD Savunma Bakanlığı (Reuters)Pentagon... ABD Savunma Bakanlığı (Reuters)

DiNanno, Pekin’i gizli nükleer denemeler yapmakla da suçladı. “ABD hükümetinin, Çin’in yüzlerce tonluk patlayıcı güce sahip denemelere yönelik hazırlıklar da dahil olmak üzere nükleer patlama testleri gerçekleştirdiğinden haberdar olduğunu açıklayabilirim” dedi. Çin ordusunun bu denemeleri, nükleer patlamaların üzerini örterek gizlemeye çalıştığını öne süren DiNanno, bunun söz konusu testlerin nükleer denemelerin yasaklanmasına ilişkin yükümlülükleri ihlal ettiğinin bilincinde olunduğunu gösterdiğini ifade etti.

Rusya'nın istekleri

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen yıldan bu yana Washington’un da aynı yönde adım atması halinde anlaşmada öngörülen sınırlara bir yıl daha uymaya hazır olduğunu açıklamıştı. Ancak Trump bu Rus talebine yanıt vermedi. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, perşembe günü yaptığı açıklamada, Putin’in anlaşmanın süresinin dolmasını çarşamba günü Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği görüşmelerde ele aldığını belirterek, Moskova’nın ‘güvenlik durumunun dikkatli bir analizine dayanarak dengeli ve sorumlu bir şekilde hareket edeceğini’ söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, ‘mevcut koşullar altında New START Anlaşması taraflarının, anlaşma kapsamındaki temel hükümler de dahil olmak üzere, herhangi bir karşılıklı yükümlülük veya bildirimle bağlı olmadıklarının varsayıldığını ve atacakları bir sonraki adımları tamamen serbestçe belirleyebileceklerini’ bildirdi.

Yeni bir gelişme olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus ve ABD’li müzakerecilerin son Rusya-Ukrayna görüşmeleri kapsamında silahlanma konusunu da ele aldığını açıkladı. Peskov, “Tarafların sorumlu tutumlar benimsemesi ve bu meseleye ilişkin görüşmelere en kısa sürede başlanmasının gerekliliği konusunda bir anlayış var. Bu konu Abu Dabi’de de gündeme geldi” şeklinde konuştu.

Peskov, anlaşma sınırlarına en az altı ay süreyle uyulmasına yönelik gayriresmi bir mutabakat ihtimaline ilişkin raporun sorulması üzerine, “Bu tür hükümler yalnızca resmi olarak uzatılabilir. Bu alanda gayriresmi bir uzatmayı hayal etmek zor” yanıtını verdi. Peskov, Moskova’nın anlaşmanın perşembe günü sona ermesinden üzüntü duyduğunu ve bunu ‘olumsuz’ değerlendirdiğini de yineledi.

Çin’in reddi

Bu arada Çinli diplomat Chen Jian, ülkesinin silahsızlanma müzakerelerine katılması yönündeki ABD taleplerini açıkça reddetti. Çin’in nükleer cephaneliğinin hızlı büyümesine rağmen, ABD ve Rusya’ya kıyasla çok daha küçük olduğunu savunan Jian, konferansta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Çin’in nükleer kapasitesi hiçbir şekilde ABD ya da Rusya’nın seviyesine yaklaşmamakta. Çin bu aşamada nükleer silahsızlanma müzakerelerine katılmayacak.”

Rusya'nın BM Cenevre Ofisi Daimî Temsilcisi Gennady Gatilov ise yeni nükleer görüşmelerin Fransa ve Birleşik Krallık gibi nükleer silaha sahip diğer ülkeleri de kapsaması gerektiğinde ısrar etti. Gatilov, “Bir nükleer ittifak olduğunu ilan eden NATO’da ABD’nin askeri müttefikleri olan Birleşik Krallık ve Fransa’nın da sürece katılması halinde Rusya bu süreçte yer alacaktır” dedi.

Öte yandan Avrupalı liderler, uzun süredir müttefik ülkelere ABD tarafından sağlanan nükleer şemsiye yerine, Washington’dan bağımsız nükleer güçler oluşturulmasını tartışıyor. Japonya, Güney Kore ve Türkiye de nükleer silaha sahip olmayan ancak bu yönde politika değişikliğini gündemine alan diğer ülkeler arasında yer alıyor.

Ayrıca Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore resmi olarak nükleer silaha sahip ülkeler olarak bilinirken, İsrail’in de geniş bir nükleer cephaneliğe sahip olduğuna yaygın biçimde inanılıyor.


Trump, Hindistan’ın Rus petrolü alımını durdurma sözü vermesinin ardından Hindistan’a uyguladığı ‘cezai’ gümrük vergilerini iptal etti

Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)
Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)
TT

Trump, Hindistan’ın Rus petrolü alımını durdurma sözü vermesinin ardından Hindistan’a uyguladığı ‘cezai’ gümrük vergilerini iptal etti

Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)
Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün, Yeni Delhi’nin Rusya’dan petrol almaya devam etmesi nedeniyle daha önce Hindistan menşeli ürünlere uygulanan yüzde 25’lik ek gümrük vergilerini kaldırma kararı aldı. Karar, iki ülke arasında bu hafta varılan ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle birlikte alındı.

Trump’ın imzaladığı başkanlık kararnamesine göre Hindistan, Rus petrolünü doğrudan ya da dolaylı yollarla ithal etmeyi durdurmayı taahhüt etti.

Kararnamede ayrıca, Yeni Delhi’nin ABD’den enerji ürünleri satın almayı ve ‘önümüzdeki on yıl boyunca savunma iş birliğinin genişletilmesine yönelik ABD ile bir çerçeveye bağlı kalmayı’ kabul ettiği belirtildi.

Yüzde 25 oranındaki ek ABD gümrük vergilerinin, bugün ABD doğu saatiyle sabah 12.01 itibarıyla kaldırılacağı bildirildi.

Karar, Trump’ın birkaç gün önce Hindistan ile bir ticaret anlaşmasına varıldığını açıklamasının ardından geldi. Anlaşma, Hindistan ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinin düşürülmesini, buna karşılık Başbakan Narendra Modi’nin Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’dan petrol alımını durdurma taahhüdünü içeriyor.

Anlaşma kapsamında Washington, Hindistan ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini yüzde 25’ten yüzde 18’e indirmeyi kabul etti.

Beyaz Saray tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Hindistan’ın önümüzdeki beş yıl içinde ABD’den enerji ürünleri, uçaklar, değerli metaller, teknoloji ürünleri ve kömür olmak üzere toplam 500 milyar dolar tutarında alım yapmayı planladığı ifade edildi.

Söz konusu anlaşma, Trump’ın Rus petrolü alımlarının sona erdirilmesini Ukrayna’daki savaşı finanse eden bir unsur olarak görmesi nedeniyle, Washington ile Yeni Delhi arasında aylardır süren gerilimi de azaltıyor.

Anlaşmayla birlikte Trump ile Modi arasındaki yakın ilişkilerin yeniden canlandığına dikkat çekilirken, ABD Başkanı daha önce Modi’yi ‘en yakın dostlarından biri’ olarak nitelendirmişti.