Türkiye-ABD ilişkileri yeniden gerildi

Erivan'daki Ermeni anıtını ziyaret edenler (AFP)
Erivan'daki Ermeni anıtını ziyaret edenler (AFP)
TT

Türkiye-ABD ilişkileri yeniden gerildi

Erivan'daki Ermeni anıtını ziyaret edenler (AFP)
Erivan'daki Ermeni anıtını ziyaret edenler (AFP)

ABD Temsilciler Meclisi’nin 1915 olaylarını ‘Ermeni Soykırımı’ olarak tanıması ve Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump’tan Türkiye’ye yaptırım uygulanması talebinde bulunan iki yasa tasarısını onaylamasıyla Türkiye-ABD ilişkileri yeniden gerildi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield’ın bakanlığa çağırıldığını açıklarken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Kasım’da Washington’a yapması planlanan ziyareti iptal edebileceğini ima etti.
Erdoğan, 13 Kasım'da gerçekleştirmesi beklenen ABD ziyaretiyle ilgili olarak, “Şu an henüz kararımı vermedim. Soru işaretleri var” dedi.
ABD Temsilciler Meclisi, 1915 olaylarını ‘Ermeni soykırımı’ olarak tanıyan tasarıyı 405 evet karşısında 11 hayır oyuyla kabul etti.
ABD, yaptırım tasarısını da onayladı
Temsilciler Meclisi’nde ayrıca Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusuna yönelik operasyonuna ilişkin Türkiye'ye bazı yaptırımlar getirilmesini öngören yasa tasarısı da 403 evet ve 16 hayır oyuyla kabul edildi.
Demokrat ve Cumhuriyetçi üyelerin kabul ettiği yasa tasarısı, Barış Pınarı Harekatı kararında yer alan üst düzey Türk yetkililere yönelik yaptırımlar getirilmesini öngörüyor.
Siyasilerden yorum
Temsilciler Meclisi Başkanı Demokrat Nancy Pelosi, ABD’nin insan haklarına olan bağlılığında asla taviz vermemesi gerektiğine vurgu yaparak, 1915 olaylarını ‘Ermeni soykırımı’ olarak tanınmasının geçmişin hatalarının tekrarlanmaması açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Pelosi, “Bugün Kongre için büyük bir gün. Gelin bugün bu suçun Ermeni halkına karşı yapılan bir ‘soykırım’ olduğunu açıkça ortaya koyalım” diye konuştu.
Ilhan Omar’dan çekimser oy
Demokrat Partili vekil Ilhan Omar, karar tasarısına çekimser oy verdi.
Somali asıllı olan Omar, CNN’e verdiği demeçte, “İnsanlığa karşı işlenen tarihsel suçların gerçek kabulü, hem 20. yüzyılın en şiddetli soykırımlarını, hem de köle ticareti gibi daha önceki toplu katliamları ve bu ülkede yüz milyonlarca yerli insanın hayatını alan Kızılderili soykırımını da içermelidir. Bu yüzden çekimser oy verdim” dedi.
ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Eliot Engel, Trump’ı Türkiye'ye Suriye’nin kuzeyinde ‘saldırı’ başlatması için yeşil ışık yakmakla suçladı.
Temsilciler Meclisi'nde konuşan Engel, "DAEŞ lideri nihayet öldürüldüğünde, Başkan Trump ne yazık ki Türklere teşekkür etti. Buna hiç katılmıyorum" dedi.
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Senato’nun bu işi devam ettirmesini ve Türkiye’nin bize ve müttefiklerimize sorun yaratırken ABD’nin bir kenarda oturmayacağını tartışmasız şekilde görmesini sağlayacağını bekliyorum. Kongre, DEAŞ’ı ortadan kaldırmamıza yardım eden Kürtlerin yanında durmaya kararlı” yorumunda bulundu.
Cumhuriyetçi Parti’nin Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell, geçtiğimiz hafta NATO müttefiki Türkiye’ye yönelik yaptırımları uygulamaya karşı uyarmıştı.
McConnell, "Bir NATO üyesi olan Türkiye'ye yaptırım uygulamak, Ankara ile Rusya'nın yakınlaşması olarak geri tepebilir. Yaptırımları dış politikamızı uygulamak için tek araç olarak kullanmakta acele etmemize karşı uyarıyorum" demişti.
Çavuşoğlu’ndan tepki
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, söz konusu iki yasa tasarısının ABD Temsilciler Meclisi'nde kabul edilmesine sert tepki gösterdi.
Çavuşoğlu, Twitter hesabından şu ifadeleri kullandı;
“Barış Pınarı Harekatı’yla büyük oyunu bozduk. Projeleri hüsrana uğrayanlar raflardaki köhne tasarılara sarıldılar. Bizden bu yolla intikam alacaklarını sananlar yanılıyor. Tarihi siyasete alet edenlerin bu utanç verici kararı, hükümetimiz ve halkımızın gözünde yok hükmündedir."
Mevlüt Çavuşoğlu konuya ilişkin gazetecilerin sorusuna ise şu şekilde yanıt verdi;
“Türkiye'ye karşı alınan iki kararın sebebi, Suriye'de özellikle oyunu bozmamızdır. Orada bir terör devleti kurulmak isteniyordu. Attığımız adımlarla, yaptığımız hamlelerle önce sahada, sonra masada hem ABD ile hem Rusya ile vardığımız mutabakatlarla da bu oyunu bozduk. Bunun intikamını almaya çalışıyorlar. Başka bir izahı yok” şeklinde yanıt verdi.
Dışişleri Bakanı açıklamalarına şöyle devam etti;
“Yok hükmünde olan bir kararın hukuki olarak da hiçbir neticesi yoktur. Biz bunu külliyen reddettik ve yok hükmünde olduğunu kendilerine bildirdik. ABD Büyükelçisini Bakanlığımıza çağırarak hem tepkimizi, hem beklentilerimizi söyledik. Daha önce gerek Dışişleri Bakanı ile gerek ulusal güvenlik danışmanı ile görüşmelerimiz olmuştu. Gördük ki, onların da şu anda ABD’deki iç siyaset sebebiyle Temsilciler Meclisi üzerinde yapabilecekleri bir şey yok. Burada ABD yönetiminin tutumu önemli. Merkel daha önce konuya dair çok güzel bir açıklama yaptı. 'Bu Meclisin aldığı karar bizi bağlamaz, yönetim olarak biz farklı düşünüyoruz' dedi.”
Kalın: Utanç verici
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Temsilciler Meclisi’nin kararını ‘utanç verici’ olarak nitelendirerek, siyasi kazanım için tarihi sömürme girişimi olarak nitelendirdi.
Kalın, konuya ilişkin Twitter hesabından, “ABD Temsilciler Meclisi’nin Ermeni tasarısı, tarihin siyasete alet edilmesinin utanç verici örneklerinden biridir. Türkiye’ye soykırım suçlamasında bulunanlar önce kendi tarihlerine ve destekledikleri Asala ve PKK terör örgütlerinin kanlı geçmişine baksınlar” ifadelerini kullandı.



İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında 2’si çocuk olmak üzere 5 kişi hayatını kaybetti

Lübnan'ın Sur (Tyre) şehrindeki sokakta yaşlı bir kadın ve arkasında İsrail hava saldırılarıyla hasar görmüş bir bina (DPA)
Lübnan'ın Sur (Tyre) şehrindeki sokakta yaşlı bir kadın ve arkasında İsrail hava saldırılarıyla hasar görmüş bir bina (DPA)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında 2’si çocuk olmak üzere 5 kişi hayatını kaybetti

Lübnan'ın Sur (Tyre) şehrindeki sokakta yaşlı bir kadın ve arkasında İsrail hava saldırılarıyla hasar görmüş bir bina (DPA)
Lübnan'ın Sur (Tyre) şehrindeki sokakta yaşlı bir kadın ve arkasında İsrail hava saldırılarıyla hasar görmüş bir bina (DPA)

İsrail’in Lübnan’ın güneyine düzenlediği hava saldırılarında aralarında 2 çocuğun da bulunduğu 5 kişi hayatını kaybetti. İsrail, Hizbullah ile ateşkesin uzatıldığının açıklanmasına rağmen saldırılarını sürdürmeye devam ediyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, geçici bilançoya göre Teyr Felsiye beldesine düzenlenen saldırıda “bir çocuk dahil üç kişinin öldüğünü”, “bir bebek dahil üçü çocuk sekiz kişinin de yaralandığını” açıkladı.

Teyr Dibba beldesine düzenlenen saldırılarda ise biri kız çocuğu olmak üzere iki kişi yaşamını yitirirken, üç kişi yaralandı. Zerrariye ve Cebşit beldelerine yönelik iki ayrı saldırıda da dört kişinin yaralandığı bildirildi.

ABD, cuma günü Washington’da İsrail ve Lübnan arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ikinci gününün ardından, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve pazar günü sona ermesi beklenen ateşkesin uzatıldığını duyurmuştu.

Hizbullah ise İsrail’in ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek, Güney Lübnan ve İsrail içindeki İsrail ordusuna yönelik saldırılar düzenlediğini açıklamayı sürdürüyor.

Öte yandan Hizbullah, Lübnan ile İsrail arasında onlarca yıl sonra gerçekleştirilen ve diplomatik ilişkisi bulunmayan iki ülke arasındaki doğrudan müzakerelere karşı çıkıyor.

Lübnan makamlarına göre, İsrail ile Hizbullah arasında 2 Mart’ta başlayan savaşta bugüne kadar Lübnan’da 2 bin 900’den fazla kişi hayatını kaybetti. Bunların 400’den fazlası ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra öldü. Çatışmalar nedeniyle 1 milyondan fazla kişi de yerinden edildi.


İsrail ordusu: Hizbullah hafta sonu 200 füze fırlattı

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Zibdin kasabasını hedef alan hava saldırısından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Zibdin kasabasını hedef alan hava saldırısından yükselen dumanlar (Reuters)
TT

İsrail ordusu: Hizbullah hafta sonu 200 füze fırlattı

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Zibdin kasabasını hedef alan hava saldırısından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Zibdin kasabasını hedef alan hava saldırısından yükselen dumanlar (Reuters)

İsrailli askerî bir yetkili, ateşkes anlaşmasına rağmen iki taraf arasındaki çatışmaların devam ettiği bir dönemde, Hizbullah'ın hafta sonu İsrail'e ve askerî güçlerine yaklaşık 200 füze fırlattığını söyledi.

Fransız Haber Ajansı'nın (AFP) haberine göre, ordu tarafından dağıtılan bildiride yetkili, "Hizbullah, hafta sonu boyunca İsrail Devleti ve ordu güçleri yönüne yaklaşık 200 füze fırlatmıştır. Bu durum, ateşkes mutabakatlarının açık ve süregelen ihlalidir" ifadelerini kullandı.

17 Nisan'dan bu yana yürürlükte olan anlaşmanın normal şartlarda pazar günü sona ermesi planlanıyordu. Ancak iki ülkenin, ABD himayesinde Washington'da gerçekleştirdiği üçüncü tur görüşmelerin ardından, cuma günü yapılan açıklamayla ateşkesin 45 gün daha uzatıldığı duyuruldu.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail, Hizbullah'ı ve unsurlarını hedef aldığını savunduğu hava saldırılarını sürdürürken, sınır bölgesinde işgal ettiği alanlarda imha ve yıkım operasyonlarına devam ediyor. İsrail ordusu ayrıca, coğrafi kapsamı genişleyerek çoğunlukla sınırdan uzak olan, diğer bölgelerden gelen yerinden edilmiş sivillerin sığındığı köyleri de içine alan tahliye uyarılarını her gün yinelemeyi sürdürüyor.

Hizbullah ise İsrail'in ateşkes ihlallerine yanıt olarak Lübnan'ın güneyinde ve İsrail toprakları içindeki ordu güçlerine yönelik saldırılarını devam ettirdiğini duyuruyor.

Hizbullah, son haftalarda gerçekleştirdiği saldırılarda, hedef vurulmadan önce müdahale edilmesinin zorluğu nedeniyle ordu için ciddi bir tehdit oluşturan ve "FPV" (First Person View) olarak bilinen, fiber optik kablolu ve düşük maliyetli intihar insansız hava araçlarına (Kamikaze İHA) ağırlık verdi.

Dün yapılan haftalık kabine toplantısının açılışında konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Bugün FPV dronlarını etkisiz hale getirme sınamasıyla karşı karşıyayız" dedi. Netanyahu, "Bu, spesifik bir tehdit türüdür" diyerek, söz konusu tehdide ve gelecekteki diğer olası tehditlere karşı bir çözüm bulunması yönünde talimat verdiğini vurguladı.

Ortadoğu'da 28 Şubat'ta ABD-İsrail'in İran'a yönelik ortak askerî harekâtıyla patlak veren savaşın çemberi, İran Dinî Lideri Ali Hamaney'in öldürülmesine tepki olarak Hizbullah'ın 2 Mart'ta İsrail'e roket fırlatmasıyla Lübnan'a da sıçramıştı.

İsrail bu hamleye, Lübnan genelinde geniş çaplı hava saldırıları başlatarak ve güneydeki sınır bölgelerine yönelik kara istilasına girişerek karşılık verdi.

sdvg
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki çatışmalarda hayatını kaybeden bir subayın tabutunu taşıyor (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Lübnan makamları verilerinden elde ettiği bilgiye göre 2 Mart'tan bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında 2 bin 900'den fazla kişi hayatını kaybetti. Bu can kayıplarının onlarcası, ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonraki süreçte kaydedildi.

Buna karşılık İsrail ordusu, savaşın başlamasından beri Lübnan'ın güneyinde 20 askerin ve 1 sivil sözleşmeli personelin öldüğünü bildirdi.


Trump'ın Grönland özel temsilcisi Arktik adasını ilk kez ziyaret etti

Grönland'da küçük bir kasaba (Reuters)
Grönland'da küçük bir kasaba (Reuters)
TT

Trump'ın Grönland özel temsilcisi Arktik adasını ilk kez ziyaret etti

Grönland'da küçük bir kasaba (Reuters)
Grönland'da küçük bir kasaba (Reuters)

Medya kuruluşlarında yer alan bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland Özel Temsilcisi, birkaç gün sürecek bir ziyaret kapsamında dün kutup bölgesindeki adaya ulaştı.

Louisiana Valisi Jeff Landry'nin, özel temsilci olarak atanmasının ardından Danimarka'ya bağlı özerk bölgeye gerçekleştirdiği bu ilk ziyaret kapsamında, yarın ve çarşamba günü başkent Nuuk'ta düzenlenecek bir ekonomik forumda yer alması bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump ve Grönland Özel Temsilcisi Jeff Landry (AFP)ABD Başkanı Donald Trump ve Grönland Özel Temsilcisi Jeff Landry (AFP)

"Grönland'ın Geleceği" başlıklı forum, bölgeye yatırımları teşvik etmek amacıyla yatırımcıları, siyasetçileri ve iş dünyası liderlerini bir araya getiriyor.

Landry'nin ziyareti, Trump’ın Danimarka'ya bağlı özerk bölge üzerindeki mükerrer egemenlik iddialarının yalnızca Grönland ve Danimarka'da değil, tüm Batı Avrupa'da yol açtığı gerilimin sonrasında gerçekleşiyor.

Şarku’l Avsat’ın yerel Sermitsiaq gazetesinden aktardığına göre beraberindeki yaklaşık 10 kişilik heyetle adaya ulaşan Landry, beş araçlık bir konvoyla bölgeden ayrıldı.

ABD'nin Danimarka Büyükelçisi de bugün Grönland’da olacak.

ABD Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, Büyükelçi ve Landry'nin "ekonomik fırsatları genişletmek ve ABD ile Grönland arasındaki karşılıklı anlayışı artırmak amacıyla, dinlemek ve öğrenmek üzere Grönland halkının geniş bir kesimiyle bir araya geleceği" ifade edildi.

Trump, Jeff Landry’yi 22 Aralık'ta Grönland Özel Temsilcisi olarak atadı.

Ocak ayında Trump, Grönland'ı ilhak etmeye yönelik mükerrer tehditlerinden geri adım atmış, bunun ardından Kopenhag ve Nuuk yönetimleri Washington'da ilk toplantılarını gerçekleştirmişti.

Trump, Grönland'ın ABD için bir ulusal güvenlik ihtiyacı olduğunu ve Washington'un burayı kontrol altına almaması durumunda bölgenin Çin veya Rusya'nın eline geçeceğini iddia ediyor.

Geçtiğimiz salı günü açıklama yapan Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen, Grönland, Danimarka ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yapılan görüşmelerde bazı ilerlemeler kaydedilmiş olmasına rağmen henüz bir anlaşmaya varılamadığını belirtti.