12 Filistin şehri yeniden hayata dönüyor

Restorasyon projesi kapsamında Filistin’deki bazı tarihi saraylar, turistik bir mekana dönüştürülüyor (Independent)
Restorasyon projesi kapsamında Filistin’deki bazı tarihi saraylar, turistik bir mekana dönüştürülüyor (Independent)
TT

12 Filistin şehri yeniden hayata dönüyor

Restorasyon projesi kapsamında Filistin’deki bazı tarihi saraylar, turistik bir mekana dönüştürülüyor (Independent)
Restorasyon projesi kapsamında Filistin’deki bazı tarihi saraylar, turistik bir mekana dönüştürülüyor (Independent)

Halil Musa
El-Halil kentine bağlı ez-Zahiriyye kasabasında bulunan eski pazar yerinde felcin hüküm sürdüğü onca yılın ardından dükkanların ve altyapının restore edilmesiyle hayat yeniden akmaya başladı.
Yüzlerce yıllık bu kadim kasaba, restorasyon faaliyetleriyle hayata geri döndü.
12 tarihi mekan
Zahiriyye’nin restorasyonu, Batı Şeria’nın kasaba ve köylerinden 12 farklı tarihi mekanın restorasyonu projesi dâhilindeydi.
Belçika tarafından finanse edilen bu proje, kültürel ve tarihi mirası korumayı ve Zahiriyye gibi eski yerleri ekonomik, kültürel ve sosyal olarak yeniden canlandırmayı amaçlıyor.
Söz konusu proje 400 Filistin kasabası ve köyünden sadece 12 tanesini kapsıyor olsa da Filistinliler, bu projeyi genişletilmeye müsait bir model olarak görüyor.
Tarihi saraylardan birkaçı proje kapsamında turistik mekanlara, Türk hamamlarına ve kafelere dönüştürülecek.
Aynı zamanda Filistinli şair Abdurrahim Mahmud’un Anabta köyündeki evi de bir kültür merkezine haline getirilecek.
8 milyon Euro değerindeki bu proje kapsamında aynı zamanda bu yerlerin altyapısı da yeniden canlandırılacak.
Tüm bunlarla birlikte proje, tüccarları dükkanlarını yeniden açmaya teşvik etti.  
Es-Samu, El-Halil’in güneyindeki Beni Naim, Nilin, Ramallah’ın batısındaki Abud, Salfit şehrindeki Deyr İstiya, Nablus’taki Burka, Tulkarim şehrindeki Anabta ve Cenin’deki Arrabe, proje kapsamındaki köy ve kasabalardan birkaçı.
Projenin koordinatörü Besine Ebu Ayşe, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada proje sayesinde Filistinlilerin ilgisinin tarihi mekanlarda yoğunlaştığını ve dükkan kiralamada rekabet oluştuğunu ifade etti.
Ebu Ayşe, tarihi ve kültürel arka planlarına göre 40 mekan arasından 12’sinin seçildiğini ifade ederek kalan yerlerde de restoran çalışmalarının yapılması umudunu dile getirdi.
Filistin kimliğinin sembolü
Filistin Turizm Bakanı Rula Maya, Filistin ulusal mirasının Filistin halkının kültürel kimliğinin simgesi olduğunu ifade etti. Bakan Maya, İsrail işgalinin yok etmeye çalıştığı Filistin ulusal mirasının aynı zamanda insanlık mirasının bir parçası olduğu ve Filistinlilerin haklarını temsil ettiğini belirtti. Maya, aynı zamanda Filistin kasaba ve şehirlerindeki yıkımları durdurma gereğinin altını çizdi.
Diğer yandan Filistin Mahalli İdareler Bakanı Mecdi Salih; Turizm Bakanlığı’yla Antika Eserler Bakanlığı ortaklığı, Belediye Kalkınma ve Borç Verme Fonu’yla yapılan işbirliği ve Belçika’nın destekleri sayesinde kültürel ve tarihi mirasın korunup yeniden canlandırılmasının önemine değindi.
Salih, Mahalli İdareler Bakanlığının kültürel ve tarihi mirasta çalışmalarını kolaylaştırmaya hazır olduğunu da vurguladı.



Lübnan'daki ateşkes, İsrail ve Hizbullah arasında bir sınavla karşı karşıya

İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
TT

Lübnan'daki ateşkes, İsrail ve Hizbullah arasında bir sınavla karşı karşıya

İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)

Güney Lübnan’da üç hafta daha uzatılan ateşkes, İsrail ile Hizbullah arasında sınanmaya başladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah’ı İsrail’in Lübnan’la bir barış anlaşmasına ulaşma çabalarını baltalamaya çalışmakla suçlayarak, “Her türlü tehdide karşı tam hareket özgürlüğümüzü koruyoruz” ifadesini kullandı.

Buna karşılık Hizbullah, “Herhangi bir Lübnan hedefine yönelik her İsrail saldırısı, niteliği ne olursa olsun, sahadaki koşullara göre orantılı şekilde karşılık verme hakkını direnişe tanır” açıklamasında bulundu.

Bu arada, “Şarku’l Avsat”ın edindiği bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yetkilileri, geçen hafta ön görüşmelerin ilk turunun sonunda ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dağıtılan mutabakatları “genişletmeye” yönelik yeni bir belge hazırlamaya başladı. Söz konusu belgenin, Lübnan ve İsrail hükümetlerinin barış anlaşmasına ulaşmak için atması gereken “uygulama adımlarına ilişkin bir yol haritası”nın oluşturulmasına zemin hazırlaması hedefleniyor.


Suriye halkı "Tedamun Katliamı" şüphelisinin yakalanmasıyla sevinç yaşadı

Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)
Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)
TT

Suriye halkı "Tedamun Katliamı" şüphelisinin yakalanmasıyla sevinç yaşadı

Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)
Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)

Şam'ın "El-Tedamun" mahallesinin sokaklarında bayram tekbirlerinin sesleri yankılanırken, kadınlar tatlı dağıttılar. Bu sırada yetkililer, devrimin ilk yıllarındaki "El-Tedamun katliamı"nın baş şüphelisi, Beşşar Esed döneminde askeri istihbaratın eski bir üyesi olan "suçlu Emced Yusuf’un (40 yaşında) yakalandığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre katılımcılar, ellerinde "Allah büyüktür" yazılı pankartlar ve Suriye milli bayraklarıyla birlikte camiden mahallenin en doğu kesimindeki katliam alanına doğru yürüdüler. Kutlamalar diğer illere de yayıldı.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Yusuf’un yakalanmasının "hesap verebilirliğe doğru ve cezasızlığın ortadan kaldırılması yönünde güçlü bir adım olduğunu ve Esed sonrası Suriye'de ortaya çıkan yeni adalet modelini somutlaştırdığını" söyledi.


Irak'ta yeni başbakanın seçimi konusunda çıkmaz devam ediyor

Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)
Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)
TT

Irak'ta yeni başbakanın seçimi konusunda çıkmaz devam ediyor

Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)
Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)

Irak’ta ana Şii ittifakı, dün yeni başbakan adayı üzerinde uzlaşmaya varamadı. ABD baskısının, daha önce en güçlü aday olarak öne çıkan Nuri el-Maliki’nin şansını zayıflattığı belirtildi.

İran’la farklı derecelerde ilişkileri bulunan Şii grupları bünyesinde barındıran ve başlangıçta Maliki’yi aday gösteren “Koordinasyon Çerçevesi” adlı iktidar koalisyonunun liderleri, başbakanlık dosyasını sonuçlandırmak amacıyla hafta boyunca yoğun görüşmeler gerçekleştirdi ancak bir sonuca ulaşamadı.

Şarku’l Avsat’ın Irak resmi haber ajansından aktardığına göre, dün gerçekleşen toplantının ardından liderler, başbakan adayını “netleştirmek” üzere bugün yeniden bir araya gelecekler.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ocak ayında, iki dönem başbakanlık yapmış ve İran’la yakın ilişkileri bulunan Maliki’nin yeniden göreve gelmesi halinde Irak’a desteği durdurmakla tehdit ettiği hatırlatıldı.

Irak’ta en büyük Şii bloğun aday göstermesi, cumhurbaşkanının görevlendirmesiyle fiilen adayın başbakanlığa gelmesi anlamına geliyor. Ancak Trump’ın tehditleri Irak’ta siyasi dengeleri değiştirdi.

“Koordinasyon Çerçevesi” Maliki’ye verdiği desteği resmen geri çekmedi, buna rağmen liderlerin alternatif isimleri değerlendirdiği ifade edildi.

Bu isimler arasında mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hamid eş-Şatri ve eski Baas Partisi üyelerinin kamu görevlerine gelmesini engellemekle görevli komitenin başkanı (Yüksek Hesap Verebilirlik ve Adalet Komisyonu) Basim el-Bedri isimleri yer alıyor.

Irak’ın uzun süredir komşusu İran ile Tahran’ın başlıca rakibi olan ABD arasında denge politikası izlemeye çalıştığı vurgulandı.