Ali Koç: Adalete güvenerek suç duyurusunda bulunuyoruz

Ali Koç: Adalete güvenerek suç duyurusunda bulunuyoruz
TT

Ali Koç: Adalete güvenerek suç duyurusunda bulunuyoruz

Ali Koç: Adalete güvenerek suç duyurusunda bulunuyoruz

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Kulüpler Birliği toplantısı sonrası gündeme dair açıklamalar yaptı. Ligin dizayn edildiğine dair açıklamalarda bulunanlarla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını söyleyen Ali Koç, “6222 sayılı yasayı sinekleri öldürmek için değil, bataklığı kurutmak için kullanmamız gerekiyor” diye konuştu.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, basın mensuplarına gündeme dair açıklamalarda bulundu. Kulüpler Birliği'nin başkanlığına gelen Mehmet Sepil ve yeni yönetime hayırlı olsun diyerek sözlerine başlayan Ali Koç, “Mehmet Başkan'a, Mecnun Başkan'a ve Hasan Başkan'a bu sorumluluğu aldığı için teşekkür ediyoruz. Türk futbolunun içinde bulunduğu duruma bakarsak bu dönemde Kulüpler Birliği'ne önemli görevler düşüyor. Marka değeri ve federasyonla olan ilişkiler adına da önemli görevler düşüyor. Süper Lig'de artısı eksisi neyse, iyisiyle kötüsüyle tüm riskleri alan kulüplerdir. Transfer yapan, seyirciyle muhatap olan, medyayla muhatap olan, bu değerin gerçek sahibi kulüplerdir. Avrupa'da olan kulüpler sahibi olduğu bir sistem yok şu anda. Ama sağlıklı modelleri göz önünde bulundurarak, tekerleği yeniden keşfetmeden, er ya da geç bu noktaya gelinecek tohumları atmamız gerekiyor” dedi.
“Açıklamalarım, Kayserispor'un 3 puanına gölge düşürmesin”
Kulübün resmi sitesinden yapılan açıklamaya değinerek sözlerini sürdüren Ali Koç, “Benim asıl konuşmak istediğim başka bir konu var. Bunu yayınlayacak ve yayınlamayacak olan kuruluşlar olacaktır. Yayınlara teşekkür ederim, yayınlamayanların da canı sağolsun. Pazar akşamı Kayserispor ile bir maçımız vardı. Bu söyleyeceklerim de Kayserispor'un 3 puanına gölge düşünmesin. Bizim açımızdan yoğun tartımalar, hakem hatalarıyla ilgili değerlendirmeler devam ediyor. Şunu tekrar söylemek istiyorum, biz sıcağı sıcağına, daha durumu hazmetmeden, adrenalini yüksek bir ortamda açıklama yapmıyoruz. Daha aklıselim davranabilmek için tartışmalı bir konuda açıklama yapacaksak tüm pozisyonları değerlendirip bir açıklama tarzını benimsedik. Zaman zaman taraftarımız bunu tenkit edebilir ama doğru olanın bu olduğunu düşünüyorum. Biz açıklamamızı maç gecesi yapmadık ve kanalları gezmedik. Dün bir açıklama yaptık ve bunu yaparken de kimseyi ve hiçbir kulübü hedef almamaya özen gösterdik. Yalnız bugün biraz daha bu konuya açıklık getirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Açıklamaların ardından Ersun hocayı arayıp çekincemi söyledim”
Trabzonspor ile Göztepe arasında oynanan maçın ardından bir televizyon programında yapılan yorumlara değinen Ali Koç, “Bizden 1 gün önce rakibimiz Trabzonspor'un Göztepe ile bir maçı vardı. Bu maçta verilen hakem kararları ve hakem hataları iddiaları tartışılırken, değerlendirilirken, ne yazık ki bir kanal, bu kanalın spor müdürü ve bir hakem eskisi bu maçta yaşananları, sanki lig dizayn ediliyor ve işler organize ediliyor tarzında açıklamalarda bulundu. Hatta bir adım öteye gidildi ve bu açıklamalar Fenerbahçe ile bağdaştırıldı, hatta bir adım öteye gidildi ve şahsımla bağdaştırıldı. Fenerbahçe kollanıyormuş, lig dizayn ediliyormuş. Aslında bunun ana hedefi, ana amacı hakemleri ve MHK'yi etkilemekti. Ertesi gün bizim maçımız vardı ve o sabah hocamızı arayıp, 'Hocam dün yapılan tartışmalar, değerlendirmeler var, bunun altında bir amaç var. Çocuklar dikkat etsinler, kart görmesinler. Bu maçın gidişatından ve hakeminden son derece endişeliyim' dedim. Keşke kayıt alsaydım, size dinletseydim. Korktuğumuz başımıza geldi. Yapmak istedikleri etkiyi yaptılar ve bizim açımızdan garip bir maç oldu. Tabii golleri atacaksın ve hakem kararlarına kalmayacaksın. Gol yollarındaki talihsizliğimiz, hatta beceriksizliğimiz bu şekilde bir hakem yönetimini haklı kılamaz. Başarılı olduklarını düşünüyoruz. Birisi yüzde 100, 3 tane verilmeyen penaltımız var. Golden önce net faul var. Hiçbir pozisyonda VAR'a gidilmiyor. Bu VAR'ın altyapısını kulüpler ödedi. Kullanılmıyorsa neden var. Sert bir maçtı. Rakibimiz 86. dakikaya kadar kart görmedi. Bizim lehimize yapılan bir hata var. Kalecimiz Altay'ın cezalandırılmaması. Belki burada bir suçluluk duygusu vardı. Neresinden bakarsanız çorba bir maçtı” diye konuştu.
“6222 Sinekleri öldürmek için değil, bataklığı kurutmak için kullanmalıyız”
Kayserispor maçında alınan mağlubiyetin ardından herkesin sustuğunu söyleyen Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, “Lig dizayn ediliyor, örgütlü işler var diyen arkadaşlar ne oldu? Neden iddialarını somut gerekçelerle ispatlamadılar. Kim dizayn ediyormuş, kim organize ediyormuş? Ertesi gün bu kişiler sustu. Çünkü Fenerbahçe 3 puan alamadı, lider olamadı, arayı açamadı ve birden bire ligimiz temiz hale gelmiş oldu. Bizim yaptığımız açıklamaya dikkat etmenizi rica ediyorum, hiçbir takımı hedef almıyoruz. Ama bu sorumsuzluğun son bulması lazım, savcılarımızın, TFF'nin 6222'den harekete geçmesini istiyoruz. Başından beri Türk futbolunun temizlenmesini savunan bir duruşla buraya geldik ve hala aynı noktadayız. Bu federasyonun son durak olduğunu ve başarılı olması gerektiğini ifade ettik. Ama bugün insanları ayrıştıran, birbirine düşman eden bazı medya mensuplarının yaptıklarına çok dikkat etmek gerekiyor. İnsanlar sosyal medyada birbirine giriyor, yarın öbür gün bu iş tribünlere ve sokaklara yansıyacak, olan taraftarlara olacak. Ama bu insanlar yaptıklarıyla kalacak, futbola ne gibi katkıları olduğu sorgulanmayacak. Biz Türk adaletine güvenerek bu ortamı oluşturanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Kabul edilir ya da edilmez, bunu zaman gösterecek. Biz Fenerbahçe olarak kendimizi sorumlu olarak kabul ediyoruz. Bunda da elimizden geldiğince bu gibi şahısların üzerine gideceğiz. 6222, sinekleri öldürmek için değil bataklığı kurutmak için kullanılırsa fayda sağlar. Bu doğrultuda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz. 10 hafta oynandı ve köprünün altından çok sular akacak. Ama bu geldiğimiz 10 haftada tüm kulüplerin yaptığı şikayetleri değerlendirirsek hepimizin silkelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Kulüpler Birliği'nin yeni başkanı ve yönetimi de hayırlı olsun” diyerek sözlerini sürdürdü.
“Teknolojiye inanan bir kulübüz”
Bugünkü toplantıda hakemlerle ilgili bir konuşma olmadığını da söyleyen Ali Koç, “Ben daha önce söylediğimi tekrar etmek istiyoruz. Her devre her kulübün 2'şer hakkı olmalı. Voleybol ve teniste olduğu gibi. MHK'nin açıklamasını da yeterli bulmuyorum. Ama her kulübün 2'şer hakkı olursa, daha adil bir şekilde teknolojiyi kullanabiliriz. Teknolojiye inanan bir kulübüz ve inanan bir başkanım. Ama teknolojiyi kullanan insanlara da inanmalıyız ki, teknolojinin faydalarından yararlanabilelim” dedi.
Geride kalan 10 haftada üzücü bir tespit olduğunu da söyleyen Ali Koç, “Kasti demek istemiyorum, tesadüf hiç demek istemiyorum. Geçen yıl da söyledim, hakemlere mesaj vermenin şekilleri vardır, bunlardan birisi de atama yöntemidir. Bizim kazandığımız maçlarda görev alan hakemler, bir sonraki hafta ya da 1-2 hafta maç alamıyorlar, ama puan kaybettiğimiz maçlarda görev almış. Art niyetli düşünürsek, buradan sonuca varabilirsin. Ama biz adalete, haklı rekabete inanmak istiyoruz. Kitleler buna inanmazsa, çok kaotik bir durumla karşılaşabiliriz. 21 Mayıs'ta yaptığım açıklamada hakem hatalarının çok olduğunu ve sezon sonunda da çok sıklaştığını ifade ettim. İnsanların gönlünde, aklında, zihninde, Türkiye'de oynanan futbolun adil şartlarda oynandığını düşünmesi, futbolun hayrınadır. Geçen sene bunu düşündürtmeyen şartlar oluştuğu için böyle bir yorumda bulunmuştum” diyerek sözlerini tamamladı.

 


Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM