Litvanya ve Norveç, Rusya ile casus takası yaptı

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda ve İstihbarat Başkanı Darius Jauniskis (AFP)
Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda ve İstihbarat Başkanı Darius Jauniskis (AFP)
TT

Litvanya ve Norveç, Rusya ile casus takası yaptı

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda ve İstihbarat Başkanı Darius Jauniskis (AFP)
Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda ve İstihbarat Başkanı Darius Jauniskis (AFP)

Rusya, Norveç ve Litvanya arasında gerçekleşen casus takası, Soğuk Savaş döneminde Berlin Duvarı yakınlarındaki Charlie kontrol noktasında casus takasını andırdı. Litvanya İstihbarat Başkanı Darius Jauniskis dün Vilnius’ta gazetecilere verdiği demeçte, Rusya’nın bir yandan Norveç, bir yandan da Litvanya ile casus takası yaptığını duyurdu. Rusya, casusluk suçlaması ile tutulan iki Litvanyalı ve bir Norveçliyi Vilnius’a teslim ederken, Litvanya’da aynı suçtan hapse atılan iki Rus ajanı iade etti.
Geçtiğimiz günlerde Litvanya medyasında yer alan haberde ismi açklanmayan bir kaynak, Vilnius hükümetinin 2017’den bu yana tutuklu bulunan Rus Nikolay Filipçenko ve Sergey Moisejenko’yu, Litvanyalı Jevgenij Mataitis ve Aristidas Tamosaitis’in yanı sıra Norveçli Frode Berg ile takas edeceğini belirtti.
Ajanlık suçlaması ile ikisi Rus, ikisi Litvanyalı ve bir Norveçli casusun takası Rusya-Litvanya sınırındaki güvenlik noktasında gerçekleşti.
Norveç Başbakanı Erna Solberg, Rusya’nın vatandaşlarını serbest bırakmasıyla ilgili memnuniyetini dile getirdi.
Solberg, konuya ilişkin açıklamasında, “Berg'in özgür bir şekilde evine dönebildiği için mutluyuz. Litvanya hükümetine işbirlikleri ve Berg’in serbest bırakılması çabalarından dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda ise dün, iki Rus’u affettiğini duyurdu. Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan kararname, cumhurbaşkanlığına ait internet sitesinden yayınlanırken, Nikolay Filipçenko ve Sergey Moiseenko isimli Rus ajanların yeni bir yasa uyarınca affedildiği aktarıldı.
Rusya’dan karşılık gecikmedi
Moskova ise atılan bu adama karşılık verdi. Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Direktörü Sergey Narişkin konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Edindiğim bilgiye göre simetrik yanıt verilecek” diyerek, Litvanya'nın casuslukla suçlanan iki Rusya vatandaşını affetmesine aynı şekilde yanıt vereceklerini ifade etti.
Norveçli Berg’in avukatı önceki gün yaptığı açıklamada, takas işleminin hızlı bir şekilde gerçekleşeceğini belirterek, “Pratik sorunların hızlı çözümlerine bağlı olarak takas bir veya iki gün içerisinde gerçekleşebilir” dedi. AFP’nin haberine göre avukat, Rusya’nın bu tür meselelere alışkın olduğunu, ancak Litvanya ve Norveç için bir ilk yaşandığını ifade etti.
Norveç vatandaşı olan eski sınır muhafızı Frode Berg, geçtiğimiz Nisan ayında nükleer denizaltılar hakkında bilgi topladığı gerekçesi ile 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Berg daha önce, Rusya ve Norveç arasındaki sınır anlaşmasının uygulamasını izlemek için görevlendirilmişti. Berg, Aralık 2017’de Rusya’nın başkenti Moskova'da Norveç adına istihbarat topladığı gerekçesiyle tutuklanırken, geçtiğimiz Ekim ayında ise af talep etti. Rus istihbaratı için çalışan Nikolay Filipçenko, üst düzey Litvanyalılarla çalışarak onlardan bilgi elde ediyordu. 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Filipçenko, bu karara itiraz etmezken, Sergey Moiseenko, Litvanya’da bulunan Siaulai’daki önemli bir askeri hava üssünde görev yapan bir Litvanyalıdan bilgi aldığı gerekçesi ile 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Litvanyalı Yevgeniy Mataitis 2016’dan beri tutukluydu.
Moskova’nın Kırım’ı ilhak etmesiyle 2014 yılında artan casusluk vakaları nedeniyle, Rusya ve yarım asrı aşkın bir süredir Sovyetler Birliği çatısında olan ancak şu an NATO- Avrupa Birliği (AB) üyesi olan Baltık devletleri arasında gerginlik had safhaya ulaştı.
Soğuk Savaş dönemini andıran casus takasları
Geçtiğimiz Şubat ayında, Rusya ve Estonya arasında casus takası yapıldı. Rusya'da ajanlık yaptığı gerekçesiyle 12 yıl hapse mahkum edilen Estonyalı iş adamı Rayvo Susi ile Rus ajan Artjom Zintsenko iki ülke sınırında takas edildi. Casusluk suçlamasıyla hüküm giyen şüpheliler, iki ülke başkanları tarafından affedilerek takas edilmeleri için onay verilmişti. Rusya, 2015 yılında da daha önce yakaladığı Estonya'nın istihbarat ajanı Eston Kohver'i Moskova adına ajanlık yapan Aleksey Dressen'le takas etti. Ajan değiş tokuşu Rusya-Estonya sınırında Piuza Nehri üzerindeki köprüde yapıldı. Dressen, 16 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.



İsrail Cumhurbaşkanı, Avustralya'daki Bondi saldırısının yaşandığı yeri ziyaret etti

Herzog, Bondi Pavilion'un önüne çelenk bıraktıktan sonra konuşuyor (Reuters)
Herzog, Bondi Pavilion'un önüne çelenk bıraktıktan sonra konuşuyor (Reuters)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı, Avustralya'daki Bondi saldırısının yaşandığı yeri ziyaret etti

Herzog, Bondi Pavilion'un önüne çelenk bıraktıktan sonra konuşuyor (Reuters)
Herzog, Bondi Pavilion'un önüne çelenk bıraktıktan sonra konuşuyor (Reuters)

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, dün yaptığı açıklamada, Yahudilerin "bu kötülüğün üstesinden geleceğini" belirterek, Sidney'deki Bondi Plajı'nda Yahudi bayramını kutlayan 15 kişinin ölümüne yol açan silahlı saldırının kurbanlarına başsağlığı diledi.

Bondi Pavilion'un önüne çelenk bıraktıktan sonra konuşan Herzog, "Terör, şiddet ve nefret karşısında, tüm inançlardan ve tüm milletlerden iyi insanlar arasındaki bağlar güçlü kalacaktır" dedi.

Bu arada, Filistin yanlısı göstericiler, İsrail Cumhurbaşkanı'nın ziyaretini protesto etmek için Sidney'de toplanmayı planlıyordu. Yetkililer ziyareti büyük bir olay olarak nitelendirmiş ve kalabalığı kontrol etmek için binlerce polis memuru görevlendirmişti. Polis, kamu güvenliği gerekçesiyle göstericileri Sidney'in merkezindeki bir parkta toplanmaya çağırmıştı, ancak protesto organizatörleri bunun yerine şehrin tarihi Belediye Binası'nda toplanmayı planladıklarını söylemişti.

Yetkililer, ziyaret sırasında polise nadiren kullanılan yetkiler verdi; bunlar arasında kalabalıkları dağıtma ve yer değiştirme, belirli alanlara erişimi kısıtlama, insanları ayrılmaya yönlendirme ve araçları arama yetkisi de bulunuyordu.

Yeni Güney Galler Emniyet Müdür Yardımcısı Peter McKenna, Channel Nine News'e yaptığı açıklamada, "Protesto organizatörleriyle yakın temas halinde olduğumuz için bu yetkilerden herhangi birini kullanmak zorunda kalmayacağımızı umuyoruz" dedi. "Genel olarak, tüm toplumu güvende tutmak istiyoruz... Toplum güvenliğini sağlamak için ancak bu amaçla, büyük sayıda polis memuru görevlendireceğiz" dedi. Avustralya'nın en büyük şehri olan Sidney'de yaklaşık 3 bin polis memuru görevlendirilecek.

Herzog, Bondi Plajı'ndaki ölümcül silahlı saldırının ardından Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'nin daveti üzerine Avustralya'yı ziyaret ediyor.

Herzog'un ziyareti, Filistin yanlısı grupların muhalefetiyle karşılandı ve Avustralya'nın büyük şehirlerinde protestolar planlandı. Filistin Eylem Grubu da beklenen protestolara getirilen kısıtlamalara karşı Sidney'deki bir mahkemede dava açtı.

Filistin Eylem Grubu yaptığı açıklamada, "BM Soruşturma Komisyonu'nun Gazze'de soykırımı kışkırttığı sonucuna varmasının ardından, bugün Isaac Herzog'un tutuklanmasını ve soruşturulmasını talep etmek için ulusal bir protesto günü olacak" ifadeleri yer aldı.

İsrail hükümetinin sert eleştirmeni olan Avustralya Yahudi Konseyi, pazartesi günü 1000'den fazla önde gelen Avustralyalı Yahudi akademisyen ve toplum figürünün imzaladığı açık bir mektup yayınlayarak Albanese'yi Herzog'a yaptığı daveti geri çekmeye çağırdı.


Trump yönetimi, İran'ın nükleer konuda tavizler vermesini bekliyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Maskat'taki görüşmelerin yapılacağı yere geldi (İran Dışişleri Bakanlığı- AFP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Maskat'taki görüşmelerin yapılacağı yere geldi (İran Dışişleri Bakanlığı- AFP)
TT

Trump yönetimi, İran'ın nükleer konuda tavizler vermesini bekliyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Maskat'taki görüşmelerin yapılacağı yere geldi (İran Dışişleri Bakanlığı- AFP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Maskat'taki görüşmelerin yapılacağı yere geldi (İran Dışişleri Bakanlığı- AFP)

İsrail medyası dün, Güvenlik Kabinesi'nin şu açıklamayı yaptığını bildirdi: "İran'ın İsrail'e zarar verme girişimlerine kararlı bir güçle karşılık vereceğiz."

Jerusalem Post gazetesinin bilgili kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi İran'a, iki taraf arasında yapılacak görüşmede İran heyetinin "somut öneriler" sunmasını beklediğini bildirdi.

İsrail gazetesi, iki kaynağa dayandırdığı haberinde, Amerikalıların İran'dan nükleer mesele ve diğer konularda "tavizler" vermesini beklediğini ifade etti.

Gazete, İsrail Güvenlik Kabinesinin İran rejiminin verdiği sözleri tutacağına güvenilemeyeceğine inandığını belirtti.

Jerusalem Post, askeri bir kaynağa atıfta bulunarak, “İran rejimi, verdiği sözlere güvenilemeyeceğini defalarca kanıtladı… Eğer İran egemenliğimize tecavüz etmeye veya vatandaşlarımıza zarar vermeye kalkışırsa, sonuçları ağır olacaktır… Kararlı bir güçle karşılık vereceğiz” ifadelerini aktardı.

Kaynak ayrıca, İsrail'in ABD ve İran arasındaki görüşmelerin İran'ın nükleer silah edinmesini engellemesi ve balistik füze programına kısıtlamalar getirmesi konusunda ısrar ettiğini de belirtti.

Jerusalem Post, güvenlik kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail askeri yetkililerinin yakın zamanda ABD'ye İran'ın balistik füze programının varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu, gerekirse İsrail'in Tahran'a karşı tek taraflı olarak harekete geçmeye hazır olduğunu bildirdiğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Jerusalem Post’tan aktardığına göre bir güvenlik kaynağı, “İran'ın balistik füzeler konusunda belirlediğimiz kırmızı çizgiyi aşması durumunda tek taraflı olarak karşılık vereceğimizi Amerikalılara bildirdik” dedi. Kaynak, İsrail'in henüz bu noktaya ulaşmadığını ancak İran içindeki gelişmeleri yakından izlediğini belirtti.

Cuma sabahı Maskat, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında dolaylı müzakerelerin bir turuna ev sahipliği yaptı ve iki taraf görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer daha sonra belirlenecek.


Meksika, Küba'ya insani yardım malzemeleriyle dolu iki gemi gönderdi

Küba'ya insani yardım taşıyan bir Meksika donanma gemisi (Reuters)
Küba'ya insani yardım taşıyan bir Meksika donanma gemisi (Reuters)
TT

Meksika, Küba'ya insani yardım malzemeleriyle dolu iki gemi gönderdi

Küba'ya insani yardım taşıyan bir Meksika donanma gemisi (Reuters)
Küba'ya insani yardım taşıyan bir Meksika donanma gemisi (Reuters)

Meksika Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Meksika'nın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun devrilmesinin ardından ABD'nin yoğun baskısıyla karşı karşıya kalan komünist ada ülkesi Küba'ya insani yardım malzemeleriyle dolu iki gemi gönderdiğini duyurdu.

Meksika, ABD Başkanı Donald Trump'ın Küba'ya petrol tedarik eden herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulayacağına dair tehdit etmesinin ardından, 814 tonluk bu yardım sevkiyatının, ABD Başkanı Trump'ın yaptırımlarına maruz kalmadan Küba'ya petrol göndermenin yollarını araştırdığı bir dönemde gerçekleştiğini bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı, Küba'ya malzeme taşıyan iki donanma gemisinin dün yola çıktığını ve dört gün içinde adaya varmasının beklendiğini açıkladı.

Yardım paketinin taze ve toz süt, et, tahıl, pirinç ve kişisel hijyen malzemeleri içerdiğini belirten yetkili, bin 500 ton daha gıda yardımının sevk edilmeyi beklediğini ifade etti.

Zaten zor durumda olan Küba ekonomisi, 3 Ocak'ta ABD'nin Karakas'a düzenlediği ve Maduro ile eşi Cilia Flores'in uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılanmak üzere ABD'ye götürüldüğü baskının ardından Venezuela'dan petrol tedarikinin durması nedeniyle daha da kötüleşti.