Papa ve Ezher Şeyhi’nden ‘İnsani Kardeşlik Belgesi’ hedeflerine ulaşmak için kararlılık vurgusu

Papa Franciscus ile Ezher Şeyhi Tayyib, Roma’da bir araya geldi (Şarku’l Avsat)
Papa Franciscus ile Ezher Şeyhi Tayyib, Roma’da bir araya geldi (Şarku’l Avsat)
TT

Papa ve Ezher Şeyhi’nden ‘İnsani Kardeşlik Belgesi’ hedeflerine ulaşmak için kararlılık vurgusu

Papa Franciscus ile Ezher Şeyhi Tayyib, Roma’da bir araya geldi (Şarku’l Avsat)
Papa Franciscus ile Ezher Şeyhi Tayyib, Roma’da bir araya geldi (Şarku’l Avsat)

İtalya’nın Roma kentinde bir araya gelen Papa Franciscus ve El-Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib, İnsani Kardeşlik Belgesi’nde belirlenen hedefleri gerçekleştirme, bir arada yaşama ve kardeşlik değerlerini yaymanın önemine vurgu yaptı.
Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, görüşmede, “Büyük dini kurumlar, iyilik ilkelerini, sevgi ve barış değerlerini yaymakta büyük sorumluluk sahibidir. İnsani Kardeşlik Belgesi, insanlığı dünya barışına ve bir arada yaşamaya yönlendiren bir rehber ve şiddet ve aşırılıktan vazgeçmesi için vicdan sahiplerine yapılan bir çağrıdır” ifadelerini kullandı.
Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib ise Papa ile görüşmesinin ‘dünyadaki dinlerin takipçilerine, insani kardeşliğe bağlı kalmanın, kin ve nefret duygularından arınmanın, dünya kamuoyunda bir arada yaşama ve kardeşlik değerlerinin yayılmasını sağlayacak bütün kapıları çalmanın gerekliliğine dair bir çağrı’ olduğunu söyledi.
Papa Franciscus ile Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib arasında bir buçuk yılı aşkın ortak çabanın bir ürünü olan İnsani Kardeşlik Belgesi, Papa'nın geçtiğimiz Şubat ayında BAE'ye yaptığı ziyaret sırasında imzalandı.
Merkezi Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Ezher Kurumu’nun dünkü açıklamasında, “Ezher Şeyhi ve Papa Franciscus, belgeye olan uluslararası ilgiyi ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin Ezher’in kardeşliği korumaya yönelik çabalarına desteğini takdir etti. İkili ayrıca, belgenin hazırlanmasında rol alan uluslararası komisyonla işbirliğinden dolayı Abu Dabi Veliaht Prensi ve BAE Silahlı Kuvvetleri Yüksek Komutan Yardımcısı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın desteklerini takdir etti” ifadeleri yer aldı.
Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib, eski Danışmanı Muhammed Abdusselam’a ‘Yıldız Komutan’ nişanı takan Papa Franciscus’a teşekkür ederek, bunu ‘Mısır gençliğine ve El Ezher’in hoşgörü ve diyalogu geliştirmedeki yaklaşımına bir övgü olarak’ niteledi.
Çocukların internetteki tehlikelerden korunması
Öte yandan Roma’da önceki gün düzenlenen ‘Din Liderleri’ adlı konferansta konuşan Tayyib, ‘çocukların internet tehlikesine karşı korunması için gerekli adımların ivedilikle atılması’ çağrısında bulundu. Papa da bu konuyla ilgili olarak, teknoloji şirketlerinin temsilcilerinden, çocukları, pornografik sitelere kolay erişimine karşı önlem almaları hususunda sorumluluk üstlenmelerini istedi.
Konferansın son oturumunda “Dijital dünyada çocuğun saygınlığını arttırmak” ismiyle yapılan sunuma dini liderlerin yanı sıra 80’i aşkın ekonomist, psikiyatrist ve sosyal bilimci katıldı.
Ezher Kurumu’nun açıklamasında ifadelerine yer verilen Tayyib, konuşmasında, özellikle şiddetli çalkantılara maruz kalan 18 yaşın altındaki çocuklar ile ebeveynleri arasında düşünce ve beklentilerde ortaya çıkan uçuruma karşı duyduğu endişe sebebiyle konferansa katıldığını söyledi.
Tayyib, açıklamasının devamında, telefon kullanımından dolayı çocuklarda tembellik, uyuşukluk, kendini çevreden soyutlama, kayıtsızlık, şiddet belirtileri ve potansiyel düşmanlık eğilimi ve bunların tetiklediği psikolojik ve sosyal sorunlar gözlemlendiğini belirtti. Tayyib, kendisiyle aynı gözlemleri paylaşan Papa Franciscus ile birlikte İnsani Kardeşlik Belgesi’nin ilkelerinin hazırlanmasında söz konusu faktörleri göz önüne aldıklarını ifade etti.
Mısır merkezli Ortadoğu ajansının Sky News Arabic kanalından aktardığına göre, Papa Franciscus, konferanstaki konuşmasında, teknoloji şirketlerinin kendi ‘ahlaki sorumlulukları’ almaları gerektiğini belirterek, “Yatırımcıların ve yöneticilerin sorumlu kalmalarını sağlama ihtiyacı var, böylece reşit olmayanların ve toplumun yararı, maddi çıkara feda edilmez” dedi.

 


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.