Joker’in devam filmi için 5 olası senaryo: Arthur Fleck’in hikayesi nasıl devam eder?

Joker, ödül sezonunun en iddialı yapımları arasında yer alıyor (Fotoğraflar: Warner Bros.)
Joker, ödül sezonunun en iddialı yapımları arasında yer alıyor (Fotoğraflar: Warner Bros.)
TT

Joker’in devam filmi için 5 olası senaryo: Arthur Fleck’in hikayesi nasıl devam eder?

Joker, ödül sezonunun en iddialı yapımları arasında yer alıyor (Fotoğraflar: Warner Bros.)
Joker, ödül sezonunun en iddialı yapımları arasında yer alıyor (Fotoğraflar: Warner Bros.)

Joker filmiyle ilgili ne düşünürseniz düşünün, Arthur Fleck’in, Suçun Palyaço Prensi’nin başka bir temsili olduğuna itirazınız olmayacaktır ve ileriye dönük ciddi bir potansiyeli olduğuna...
Ortada henüz somut bir şey olmasa da yönetmen Todd Phillips daha önce Joker’e bir devam filmi gelmesinin ihtimal dahilinde olduğunu söylemişti. Haliyle herkes bu olası filmin konusunu tahmin etmeye çalışıyor.
Arthur’un DC’nin güncel zamanına taşınıp Robert Pattinson’ın canlandıracağı Batman’le karşı karşıya gelmeyeceğini biliyoruz, yani çoklu evren spekülasyonları konu dışı. Ama bu durum, Joker evreninde anlatılacak başka hikayeler olmadığı anlamına gelmiyor.
Joker birçok yönüyle Batman mitosunun dışına çıksa da, hikayeyi belirleyen ana hatlar arasında The Killing Joke gibi çizgi roman etkileri var. Collider, potansiyel bir devam filmi için 5 teori sıraladı.
1. Joker, Gotham’ın ihtiyacı olan kahraman oluyor
Arthur Fleck’in metroda zengin Gothamlıları vurduğu ve insanların bunu kutladığı anda, Todd Phillips bizi Suçun Palyaço Prensi’yle Kara Şövalye arasında farklı bir dinamiğe çıkan bir yola sokuyor.
Film boyunca Joker’in, köhnemiş Gotham’ın kenara itilmişlerinin şehrin finansçılarına ve politikacılarına karşı isyanına ilham olan rastlantısal bir anti-kahramana dönüştüğünü görüyoruz
İnsanlar protesto ve gösteriler sırasında palyaço maskeleri takıp makyaj yapmaya başlıyor. Son olarak film insanların polisle çatıştığı, palyaço maskeli bir figürün Thomas ve Martha Wayne’i vurduğu ve Joker’in Gothamlı protestocular tarafından kurtarıcı olarak selamlandığı şehir çapında bir ayaklanmayla bitiyor.
Bu, potansiyel bir devam filmi açısından ne anlama geliyor? Öncelikle Joker, etrafı çete üyeleriyle sarılı sıradan bir suçlu değil, Gotham’ın bütününe yayılmış bir fikir olacak. Bunun için Joker’in FOX dizisi Gotham’daki versiyonu Jerome Valeska karakterine bakabiliriz.
Jerome, Gotham’ın elitlerine dönük eleştirileri ve saldırıları sonucunda kısa sürede onu bir idol haline getiren takipçiler ediniyor. Joker 2 bu fikrin peşinden giderse, bu Batman’i kökten değiştirir. Bruce Wayne adi suçlular yerine kendininkinden daha büyük bir fikre ve ebeveynlerini öldüren adamı seven bir şehre karşı mücadele etmek zorunda kalır.
Hatta Joker’in etkisi sıradan yurttaşları düzene karşı ayaklanmaya teşvik edebilir, “halk düşmanları listesini”, “palyaçonun takipçilerine” dönüştürerek Batman’in kendi düşmanlarını yarattığı fikrini de tersine çevirebilir.
2. Birden fazla Joker
Bu teori filmin ilk fragmanı çocuk yaşta bir Bruce Wayne gösterdiğinden beri internette dolaşıyor.
İnsanlar Arthur ve Bruce arasındaki yaş farkına ve bunun aralarındaki mücadeleyi karmaşıklaştıracağına işaret etmekte gecikmemişti. Çözüm mü? Arthur "gerçek" Joker değil ama gerçeği her kimse, ona ilham veriyor.
Bahsedildiği gibi Joker bize, daha Joker ismini almadan ünlenmeye, Gotham için kaos ve isyanın simgesi haline gelmeye başlayan, ismiyle müsemma kötü adamının bir versiyonunu sunuyor. Filmin sonunda palyaço kostümünde bir adam Thomas ve Martha Wayne’i öldürüyor, çünkü bu ikili Joker “hareketinin” karşısına aldığı her şeyi temsil ediyor.
Eğer birisi Joker’den aldığı ilhamla Thomas Wayne kadar önemli bir şahsiyeti öldürebiliyorsa, neden bir başkası Arthur yaşlandıktan (veya filmin sonunda koyulduğu Arkham Tımarhanesi'nde kaldıktan) sonra Joker’in maskesini devralmasın?
Adalet Birliği’nin (Justice League) Geoff Johns ve Jason Fabok’un hazırladığı 42. sayısının sayfalarında gösterildiği üzere, DC Evreni’nde bir, iki değil, üç farklı Joker olduğunu biliyoruz. Joker’in devam filmi pekala Arthur’un simge haline geldikten sonra farklı Gothamlıları Suçun Palyaço Prensi’nin maskesini devralmaya teşvik etmesini ele alabilir.
"Üç Joker" teorisi, çoğunlukla Batman’le savaşan karakterin suç dehasından, suç dehasınınsa palyaçodan farklı olabileceğini gösterdiğine göre, Joker’den tek bir tane olmak zorunda değil. Hatta filmde Wayne’lerin sinema salonunun çıkışında öldürüldüğü sahnenin hemen öncesinde bununla ilgili bir ipucu var. Hangi filmi mi izliyorlardı?
Zorro’nun oğlunun pelerini devraldıktan sonra bir kazaya uğraması ve kendisinin yerine eşcinsel ikiz kardeşi Ramon'un yeni Zorro olmasına izin vermek zorunda kalmasını anlatan Zorro, The Gay Blade’i. Bir sonraki Joker böyle bir hikayeyi tercih eder mi? Muhtemelen hayır ama belki Arthur’un ikizini görebiliriz.
3. Joker, Bruce’un akıl hocası oluyor
Joker gerçeklik ve fanteziyle çokça oynuyor. Filmin pek çok yerinde gördüklerimizin gerçek olmadığına inandırılıyoruz.
Arthur’un, komşusu Sophie’yle ilişkisinin kendi hayal ürünü olduğunu ve bunun annesinin, Arthur’un Thomas Wayne’in oğlu olduğuna inanmasına yol açan akıl hastalığıyla ilişkili olduğunu biliyoruz. Her ne kadar Arthur’un Wanye’in gayrımeşru çocuğu değil, evlatlık olduğunu öğrensek de, Thomas’la yüzleşmek için Wayne Malikanesi’ne gittiğinde Arthur genç Bruce Wayne’le karşılaşıyor.
Filmin sonunda gördüğümüz üzere Thomas ve Martha ölerek Bruce’u yetim bırakıyor.
İkisini birlikte gördüğümüz sahnede Arthur, Bruce’a sempatik yaklaşıyor. Artık ikisi de yetim olduğuna göre Joker’in devam filminde Arthur’un genç Wayne mirasçısını aynı sistem ve toplumun kurbanı olarak görüp onunla ilgilendiğini görebiliriz.
Bu Arthur’un Bruce’a bir tür akıl hocası haline geldiği, ona Wayne Malikanesi dışındaki hayatı gösterdiği, geleneksel can düşmanlarının arasında bir baba-oğul ilişkisinin oluştuğu bir senaryonun önünü açabilir. Bruce’un maskeli bir suç savaşçısı yerine Joker’in müridi olarak yetişmesi acayip oldurdu, değil mi?
Ne yazık ki bu, bu tip bir ilişkiye muhtemelen izin vermeyecek Alfred’in filmin sonunu göremeyeceği anlamına gelirdi. Aslında Batman mitosunda Yarasa’yla Palyaço arasında bir tür dostluk denenmemiş değil, Gotham TV dizisinde Bruce’un, Jerome Velaska’yla ahbap olduğunu görüyoruz.
Jerome'un kardeşi Jeremiah’nın kendisini defalarca öldürmeye çalıştığını bilmesine rağmen... Tabii nihai olarak Jerome’un gerçek yüzü ortaya çıkıyor ve Bruce onunla savaşıyor, bu da aslında Joker 3’e bile konu olabilirdi.
4. Beyaz Şövalye yolu
Joker’in önemli kısmı Thomas Wayne’in Gotham belediye başkanlığı seçim kampanyası ve halkın bu kalburüstü Gothamlı’nın kendi çıkarlarını savunacağı inancıyla geçiyor.
Thomas’ın ölümü ve Arthur’un kahraman kabul edilmesiyle Joker 2, Sean Murphy’nin sınırlı sayıda basılmış çizgi roman dizisi Batman: Beyaz Şövalye (Batman: White Knight) üzerine kurulabilir.
Bu sınırlı üretim çizgi roman serisi, Batman ve Joker’in rollerinin tersine döndüğü, Gotham’da suçun yumruklarla durdurulamadığı alternatif bir gerçekliği ele alıyordu. Bu gerçeklikte Batman, düşman olarak görüldüğünden çoğunlukla Arkham Tımarhanesi'nde tutulurken Joker, Jack Napier adında başarılı bir politikacı.
Thomas Wayne’in ölümü ve Gotham’ın kaosa sürüklenmesiyle Arthur’un sıradan insanların sevilen temsilcisine dönüşmesini hayal etmek güç değil. Tıpkı rastlantı eseri bir siyasi hareketin simgesine dönüştüğü gibi Arthur, farkında olmadan kendini belediye başkanı adayı olarak bulabilir.
Bruce büyüyüp yarasa kostümünü giyene kadar Gotham, Joker ve takipçileri tarafından yönetilen bir şehri sevmeye koşullanmış ve alışmış olabilir.
Bu daha önce görmediğimiz harika bir alternatif evren hikayesi olabilirdi: Ya düşman Batman ise? Ya Batman’in suçla savaşarak koruduğu halk şimdi, Pelerinli Süvari’nin statükoyu sekteye uğratmasından olumsuz etkileniyorsa?
5. Arthur hiç Joker olmadı
Filmin son sahnesinde Arthur’u Arkham Tımarhanesi'nde kendinden sorumlu sosyal hizmet görevlisiyle konuşurken görüyoruz.
Arthur görevliye filmdeki olayları aktarıyormuş gibi görünüyor. Çünkü öte türlü Arthur’un bir polis aracından alınıp protestocular tarafından havaya kaldırılması ve akabinde polis arabasının üstünde dans etmesinden hemen önce Arkham’a tıkılı bulunması tuhaf olurdu.
Murray Frankin’i öldürmesinden sonra içeri alınmış olabilirdi ama bu daha da önce, Joker hareketini başlatan metro cinayetlerinden hemen sonra da olmuş olabilirdi.
Bu da Joker’in üçüncü perdesini Arthur’un bir yalanı veya sanrısına dönüştürebilirdi. Filmin önceki sahnelerinde Arthur’un Sophie’yle olan sahneleri hayal etmesi göz önünde bulundurulursa bu gayet ihtimal dahilinde. Joker karakterinin köken hikayesiyle ilgili yalan söylediğini Independent Türkçe'de yer alan habere göre, Kara Şövalye’de (The Dark Knight- Christopher Nolan) yara izlerinin nasıl olduğuyla ilgili iki farklı hikaye anlatmasından da biliyoruz.
Bu bir devam filmi için ne anlama gelebilir? Arthur’un herkes tarafından sevilmeyi arzuladığını pekala biliyoruz ve eğer olaylar tasavvurunda gerçekleştiyse, palyaço imgesiyle şiddet ve cinayet hayalleri de çoktandır aklındaydı diyebiliriz.
Eğer Joker 2 bu yoldan gitmeyi tercih ederse basitçe çizgi romanlardan birinin, işsiz kalan Arthur’un tehlikeli bir çeteye, mesela Kırmızı Başlıklı Kız Çetesi'ne (Red Hood Gang) girip suça sürüklendiği ve kimyasallarla dolu bir çukura düştükten sonra bildiğimiz Suçun Palyaço Prensi’ne dönüştüğü köken hikayesini uyarlayabilir. (Alan Moore’un Batman: The Killing Joke'unda olduğu gibi - ç.n.)



Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
TT

Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)

Owen Scott ABD Muhabiri 

Coldplay konseri sırasında öpücük kamerasına yakalanarak kötü bir ün kazanan insan kaynakları yöneticisi, "hikayesini geri kazanma" konuşmasının biletleri için 875 dolar talep ediyor.

53 yaşındaki Kristin Cabot, evli patronu Andy Byron'la sarmaş dolaş görüntülerinin stadyum ekranlarında canlı yayımlanması üzerine aniden eğildikten sonra Nisan 2025'te internet mimine dönüşmüştü.

Artık viral olan videoda Coldplay'in solisti Chris Martin stadyum hoparlörlerinden "Ya gizli ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" demişti.

Olayın ardından Cabot ve Byron dünya çapında manşetlere taşınmış, birçok kişi ilişkileri hakkında spekülasyonlar yürütmüştü.

Artık Cabot, "hikayesini" nasıl geri kazandığını anlatan konuşmalar yapıyor ancak onun söylediklerini dinlemek isteyen katılımcıların 875 dolar gibi dudak uçuklatan bir ücret ödemesi gerekiyor.

Etkinliğin açıklamasında, "Medyanın olumsuz merceği altındaki kadınların uzun süredir maruz kaldığı toplumsal ayıplamanın şiddetini Cabot ilk elden deneyimledi; aynı durumdaki erkekler genellikle bundan paçayı sıyırıyor gibi görünüyor" ifadeleri yer alıyor.

Cabot, Byron'la birlikte Jumbotron'da yakalandığında eşinden ayrılmıştı ancak patronu evliydi.

İki çocuk annesi Cabot skandalın ardından verdiği bir dizi röportajda, bu mim yüzünden "iş bulamadığını" söylemişti.

New York Times'a verdiği röportajda skandaldan "birkaç High Noons"u (alkollü içki markası -çn.) sorumlu tutan Cabot, daha sonra Britanya gazetesi The Times'a kendisini "kızıl harfle" (Scarlet Letter; zina yaptığı için boynuna kızıl bir "A" harfi asılarak toplumdan uzaklaştırılan bir kadını konu alan Nathaniel Hawthorne romanı -çn.) damgalanmış gibi hissettiğini açıklamıştı.

PRWeek'in 2026 Kriz İletişimi Konferansı’nda yapacağı konuşmasının ana konusu, bu mecazi "kızıl harfi" nasıl üstünden attığını açıklamak olacak gibi görünüyor.

Cabot'ın internette yükselen eleştirilere karşı koymak için hizmetlerinden yararlandığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, kendisine sahnede eşlik edecek.
 

Görsel kaldırıldı.Öpücük kamerası videosunun ardından işe aldığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, Cabot'a sahnede eşlik edecek (PRWeek)


Etkinliğin açıklaması şöyle devam ediyor:

Bu oturumda Astronomer'ın eski insan kaynakları direktörü Cabot ve onun halkla ilişkiler temsilcisi, sektörün efsane ismi Dini von Mueffling, Cabot'ın kendi hikayesini kontrol altına alıp yeniden yazmasını sağlayan (hem kısa hem de uzun vadeli) stratejileri paylaşacak.

16 Nisan'da Washington D.C.'de düzenlenecek konferansta başka şirketler ve hayır kurumları da etkinlikte konuşma yapma hazırlıklarını sürdürüyor.

Bu oluşumlardan biri, LGBTQ+ bireylerin intiharını önlemeye odaklanan, kâr amacı gütmeyen Trevor Project.

ABD'nin başkentinin göz alıcı halkla ilişkiler etkinliğine katılan bir diğer şirket Blackbird.AI ise yapay zekanın krizleri büyütme tehlikesi üzerine bir konuşma yapacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy