Irak'ta hükümetin istifası protestocuları ikna edecek mi?

Irak'ta hükümetin istifası protestocuları ikna edecek mi?
TT

Irak'ta hükümetin istifası protestocuları ikna edecek mi?

Irak'ta hükümetin istifası protestocuları ikna edecek mi?

Ahmed el-Hüseyn
Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi'nin istifasını sunması, yeni hükümeti de oluşturacak olan en büyük parlamento bloğuna dair tartışmaları alevlendirdi.
Muhtemel başbakanın kim olacağı yönündeki sızıntıları yorumlayan gözlemciler, hükümeti oluşturan bloğa dair tartışmaların, protestocuların isteklerini ikinci plana atmak için yapıldığı ve politik güçlerin erken seçimi engellemek için ellerinden geleni yapacağı yönünde görüş belirtiyor.
Başbakan Abdülmehdi’nin istifa dilekçesini parlamentoya sunduğunu bildirmesi protestoları dindirmedi. Göstericiler; mezhebi ve siyasi kotalara dayalı mevcut siyasi yapının değişmesi, parlamentonun fesih edilerek yeni bir komisyonla uluslararası gözetim altında erken seçime gidilmesini istiyor. 
İstifa müzakereler için ön şart
Göstericilere göre başbakanın istifası tek başına yeterli olmasa da bir başlangıç sayılabilir. Taleplerinin başbakanın istifasıyla sınırlı olmadığını bildiren göstericiler, bu durumun talepler yerine getirilene kadar gösterileri daha da arttıracağı yönünde hemfikir. Bağdat’taki protesto öncülerinden Ali Miyah; “Başbakanın istifası göstericilere göre ana gündem değildi, müzakerelerin başlayabilmesi için bir ön şarttı sadece, halkın talepleri karşılanana kadar gösteriler devam edecektir” yorumunda bulundu.
Ülke genelinde taleplerin benzeştiğini söyleyen Miyah, “Halk mevcut durumun değişmesini istiyor, anayasal haklarımız çerçevesinde, 2003’ten beri ülkenin kaynaklarını boşa harcayan yozlaşmış bütün siyasetçilere karşı başkaldırımız söz konusu. Adil bir seçim yasası ile uluslararası gözlemcilerin katılımıyla erken seçime gidilmesini istiyoruz” dedi.
Gazeteci aktivist Muhammed Mahmud da hükümetin istifasının protestoları dindirmek bir yana daha da alevlendireceği görüşünde. Yeni hükümetin oluşturulmasının talepler karşılanmadığı sürece ikna edici olmayacağını savunan Mahmud, “Başbakanın istifası yeterli değil, yeni hükümet de sokağın baskısı altında olacak. Halk gösterileri sürdürmekte kararlı, çünkü sadece başbakanın değil mevcut tüm siyasi aktörlerin gitmesini istiyoruz. Mezheplere dayalı olmayan yeni, adil bir seçim kanunu ile erken seçime hazırlanılması gerekiyor, partiler üstü temiz nezih bir seçim komisyonu oluşturulmalı. Siyasi tartışmaları izliyoruz, her şeyden önce protestocuların ölümüne neden olanlar hesap vermelidir” diye konuştu.
Alternatif üzerinde uzlaşma yok
Fetih Koalisyonu liderlerinden Amir Fayiz, Başbakan Abdülmehdi’nin alternatifinin kim olacağı yönünde bir uzlaşıya varılamadığını bildirdi. Basına açıklamada bulunan Fayiz, “Başbakan Abdülmehdi’nin yerini alacak kişi belirlenemedi. Alternatif şahsiyetler üzerinde henüz siyasi bir uzlaşma gerçekleşmedi, parlamento istifasını kabul ederse mevcut hükümet, geçici hükümet olarak görevine devam edecektir. Cumhurbaşkanı Berhem Salih’in de en büyük blokun adayına hükümeti kurma görevini vermesi beklenir” dedi.    
“Geçici hükümetin süresi sınırlı olacaktır”
Siyasi Düşünceler Merkezi başkanı İhsan Şammari Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, kendisine bir alternatif arayışı olduğu yönündeki haberlerin Başbakan Abdulmehdi’nin istifasında etkili olduğunu ileri sürdü. Yeni kurulacak hükümetinin ömrünün altı ay ile bir yıl olacağını öngören Şammari, “Siyasi bloklar uzun süreli bir hükümetin kurulması taraftarı değil, bu konuda neredeyse bir anlaşma var. Yeni hükümetin erken seçimlere kapı açan bazı yasaları değiştirmesi bekleniyor. Bu da altı ay ila bir yıllık bir süre olarak öngörülüyor, dolayısıyla yeni hükümetin seçiminde en büyük parlamento blokunun dikkate alınmama ihtimali var. Göstericilerin ve mevcut durumu muhafaza etmek isteyenlerin uzlaşabileceği bir hükümet senaryosu söz konusu” dedi.
Göstericileri oyalıyorlar
Gözlemciler, siyasi güçler tarafından yeni hükümeti oluşturacak en büyük parlamento bloğuna dair tartışmaların, göstericilerin erken seçim taleplerinin üzerini örtmek için yapıldığı görüşünde.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre gazeteci yazar Kasım Sincari, “Parlamentodaki kitleler göstericilerin erken seçim taleplerini örtmek için, mevcut en büyük siyasi blokun tekrar hükümet kurması yönündeki tartışmaları basın yoluyla alevlendirmeye çalıştığını” düşünüyor. “Göstericileri eski tartışmaları alevlendirerek oyalıyorlar, bu durum göstericilerin erken seçim taleplerini görmezden gelmek için seçilmiş bir yöntem gibi gözüküyor. Mevcut siyasiler eğer adil bir seçim yasası ile erken seçimin olması durumunda siyasi ağırlıklarını ve etkilerini kaybedeceklerinin farkındalar, dolayısıyla erken seçimi engellemek için ellerinden geleni yapacaklardır” yorumunda bulunuyor.
Cumhurbaşkanı’nın ancak seçimlerden sonra hükümeti kurma yetkisini en büyük bloka verebileceğini belirten Sincari, anayasaya göre hükümetin istifası durumunda aynı görevin aynı bloka verilemeyeceğini savunuyor.
Öte yandan, Başbakanlık Basın Sözcüsü Saad el-Hadisi, başbakanın istifasının resmi olarak parlamentoya ulaştığını, hükümetin istifanın parlamentoda kabul edileceği süreye dek tüm salahiyet ve yetkiye haiz olduğunu, istifanın kabul edilmesi durumunda, yenisi kurulana kadar hükümetin anayasal çerçevede geçici olarak görevini sürdüreceğini kaydetti.
Başbakan Abdülmehdi Cuma günü istifa ettiğini açıklamış, Bakanlar Kurulu da istifayı görüşmek ve yeni yol haritası belirlemek üzere  30 Kasım Cumartesi günü olağanüstü bir toplantı gerçekleştirmişti.
Necef’te yaşayan Irak’ın en büyük Şii din otoritesi Ayetullahuzma Sistani, parlamentoyu seçimlerini gözden geçirmeye davet etmiş, Başbakan Abdülmehdi de bu çağrıya uyarak istifa ettiğini açıklamıştı.



Libya: Silahlı bir grubun kapattığı petrol boru hattı yeniden açıldı

Şerara petrol sahası (Libya Haber Ajansı)
Şerara petrol sahası (Libya Haber Ajansı)
TT

Libya: Silahlı bir grubun kapattığı petrol boru hattı yeniden açıldı

Şerara petrol sahası (Libya Haber Ajansı)
Şerara petrol sahası (Libya Haber Ajansı)

Libya Ulusal Petrol Kurumu, yaptığı açıklamada, silahlı bir grubun birkaç gün önce kapattığı petrol boru hattının yeniden açıldığını duyurdu. Kurum, kapatma nedeniyle 95 milyon dolar tutarında kayıp yaşandığını belirtti.

Boru hattı, Libya’nın güneybatısındaki Şerara petrol sahasını Akdeniz kıyısında bulunan Zaviye ihracat terminaline bağlıyor.

Ulusal Petrol Kurumu dün yaptığı açıklamada, Şerara-Zaviye boru hattındaki 7 numaralı vananın yeniden açıldığını ve petrol pompalama işlemlerine tekrar başlandığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı nilgiye göre boru hattının işletilmesini, Libya Ulusal Petrol Kurumu ile İspanyol Repsol, Fransız TotalEnergies, Avusturyalı OMV ve Norveçli Equinor şirketlerinin ortak girişimi olan Akakus Petrol Operasyonları Şirketi yürütüyor.

Kurumun açıklamasına göre silahlı bir grup pazartesi günü vanayı kapatmış ve bu durum üretim oranlarında sert düşüşe yol açmıştı. Kurum, vanayı kapatan tarafın kimliği veya talepleri hakkında ayrıntı vermedi.

Libya’da petrol ve doğal gaz tesislerinin kapatılması, son yıllarda sosyal talepler, güvenlik tehditleri veya siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle sıkça yaşanan bir durum haline geldi.


Sudri, Kuzey Kurdufan’daki çatışmaların seyrini değiştirdi

Sudan ordusuna bağlı askerler, 17 Ağustos’ta Gedaref kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılıyor (AFP)
Sudan ordusuna bağlı askerler, 17 Ağustos’ta Gedaref kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılıyor (AFP)
TT

Sudri, Kuzey Kurdufan’daki çatışmaların seyrini değiştirdi

Sudan ordusuna bağlı askerler, 17 Ağustos’ta Gedaref kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılıyor (AFP)
Sudan ordusuna bağlı askerler, 17 Ağustos’ta Gedaref kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılıyor (AFP)

Kuzey Kurdufan cephelerinde dikkat çekici bir saha değişimi yaşandı. Sudan ordusu, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile yaşanan çatışmaların ardından Kuzey Kurdufan eyaletindeki stratejik Sudri kentinin kontrolünü yeniden ele geçirdiğini açıkladı. Bu gelişme, ordunun eyaletteki varlığını ve kontrolünü güçlendirirken HDK’nın yayılım alanını daralttı ve böylece eyaletteki çatışma haritası ordunun lehine değişti.

Kara birliklerinin ilerleyişi, insansız hava araçlarıyla (İHA) yürütülen saldırıların yoğunlaşmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Eyalet makamları, HDK’yı Beyaz Nil’in başkenti El-Ubeyyid’e yönelik saldırılar düzenlemekle suçladı; saldırılarda 2 kişinin öldüğü, yaklaşık 20 kişinin yaralandığı bildirildi. Buna karşılık Kurucu ittifakı, orduyu Mezrub’a düzenlenen ve 9 kişinin ölümüne, 24 kişinin yaralanmasına yol açan bir saldırıyla suçladı. Ancak iki tarafın anlatımı da bağımsız olarak doğrulanmadı.

Şarku’l Avsat’ın Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nden (BMMYK) aktardığına göre çatışmaların artmasıyla her gün 400’den fazla Sudanlı Doğu Çad’a geçmeye başladı. Bu sayının, son aylarda kaydedilen günlük ortalamalardan yaklaşık 20 kat fazla olduğu belirtilirken, Sudanlıların çatışma, bombardıman ve İHA saldırılarından kaçarak bölgeyi terk ettiği ifade edildi.


Erbil, Uluslararası Koalisyon tarafından durdurulan yardımların yerine geçecek alternatifler arıyor

Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)
Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)
TT

Erbil, Uluslararası Koalisyon tarafından durdurulan yardımların yerine geçecek alternatifler arıyor

Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)
Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Peşmerge Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Uluslararası Koalisyon’un daha önce bölge muhafız güçlerine tahsis ettiği mali yardımları durdurduğunu duyurdu.

Açıklama, IKBY’nin, daha önce iki ana parti olan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) bağlı iki ayrı güç şeklinde örgütlenen Peşmerge güçlerini tek çatı altında birleştirmeyi başarmasından bir haftadan kısa süre sonra geldi. Karar ayrıca, ABD güçlerinin ay sonunda Irak’tan çekilmesinin arifesinde alındı.

Yardımlar sona erdi

Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Korgeneral Bahtiyar Muhammed Sıddık yaptığı açıklamada, “Uluslararası Koalisyon tarafından Peşmerge güçlerine sağlanan mali yardımların süresi, iki taraf arasında daha önce imzalanan anlaşma uyarınca sona erdi. Ağustos ve Eylül 2026 aylarına ilişkin mali yardımlar, anlaşma kapsamında yapılan son ödeme oldu” dedi.

Sıddık, “Mutabakat zaptı 21 Eylül 2022 ile 21 Eylül 2026 tarihleri arasında yürürlükteydi. Süresinin dolmasıyla birlikte Koalisyon tarafından sağlanan mali ödemeler de durduruldu” ifadelerini kullandı.

Sıddık ayrıca bakanlığın, Koalisyon tarafından Ağustos ve Eylül 2026 ayları için sağlanan yardımların, anlaşma kapsamında son ödeme olarak geçen perşembe günü dağıtıldığını daha önce açıkladığını belirtti.

dfgthy
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerini tek çatı altında birleştirme töreninde yaptığı konuşma sırasında (IKBY Başkanlığı)

Kürt yetkili, Erbil yönetiminin Bağdat’taki Irak hükümetinden, Peşmerge mensuplarının maaşlarının Irak güçlerinin maaşlarıyla eşitlenmesi yoluyla söz konusu yardımların telafi edilmesini talep ettiğini söyledi.

Mali yardımların yanı sıra Washington, geçen yıl Irak hükümetinin onayıyla Peşmerge güçlerine 105 milimetre çapında 24 adet M119 tipi hafif ve orta sınıf obüs teslim etmişti. Söz konusu teslimat, Uluslararası Koalisyon’un, DEAŞ’a karşı mücadelede Kürt ortak güçlerinin savunma kapasitesini güçlendirme planları kapsamında gerçekleştirilmişti. Bu adım, Bağdat’taki bazı siyasi gruplar ve siyasetçilerin tepkisini çekmişti.

Yardımların uzatılması

Kürt yetkililer, Uluslararası Koalisyon güçlerinin Irak’tan çekilmesi konusunda ciddi güvenlik endişeleri ve rahatsızlık dile getiriyor. KDP lideri Mesud Barzani de daha önce birçok kez çekilmenin doğurabileceği risklere ve DEAŞ’ın Irak’taki faaliyetlerini yeniden canlandırma ihtimaline karşı uyarıda bulunmuştu.

Barzani’nin medya danışmanı Kifah Mahmud, yardımların durdurulmasının ‘normal’ olduğunu belirterek, bunların ‘sonuçta imzalanan bir mutabakat zaptı kapsamında sağlandığını ve söz konusu anlaşmanın artık sona erdiğini’ söyledi. Mahmud, yardımların büyük bölümünün Bağdat’taki federal hükümet tarafından kesilen Peşmerge maaşlarının telafisi amacıyla kullanıldığını kaydetti.

Mahmud, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Erbil’in yardımları almasının temel nedenlerinden birinin Bağdat’ın Peşmerge güçlerini, Irak Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki Iraklı askerlerin sahip olduğu haklarla eşit kapsamda değerlendirmemesi olduğunu belirtti. Mahmud, Irak Anayasası’nın Peşmerge’yi ülkenin askeri yapılanmasının bir parçası olarak kabul ettiğine dikkat çekti.

Mahmud, Bağdat’ın tutumunun ‘anayasanın uygulanmasındaki aksaklıklar, anayasanın uygulanmasına ilişkin yanlış yorumlar ve bölge yönetimine karşı kısa vadeli bir yaklaşım’ gibi sorunlardan kaynaklandığını ifade etti. Bunun da IKBY ile Bağdat arasında yaşanan sorunların daha da büyümesine yol açtığını söyledi.

Bununla birlikte Mahmud, Peşmerge maaşlarının artırılması ve diğer güvenlik güçlerinin maaşlarıyla eşitlenmesi konusunda ‘ciddi bir yaklaşımın işaretlerinin’ görüldüğünü belirtti. Mahmud, özellikle Ali ez-Zeydi’nin federal hükümet başkanlığını üstlenmesinden bu yana komisyonların, IKBY güçlerinin maaşları da dahil olmak üzere taraflar arasındaki ihtilaflı dosyaları çözmek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.

Olası uzatma

Mahmud, Bağdat’ın Kürt tarafının taleplerine yanıt vermemeyi sürdürmesi halinde “Uluslararası yardımların durdurulması Peşmerge maaşlarını önemli ölçüde etkileyecek” dedi. Mahmud bu durumun, ‘ABD’yi yardım mutabakatını iki veya dört yıl süreyle yenilemeye yöneltebileceği’ değerlendirmesinde bulundu.

IKBY Bakanlar Kurulu Sekreteri Amanc Rahim de geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, bölge hükümeti heyetinin 2027 bütçe yasa tasarısı konusunda federal hükümetle devam eden görüşmeler sırasında, 148 bin Peşmerge mensubunun maaşları için mevcut ödeneklere 450 milyar dinarlık artış yapılmasını resmen talep ettiğini belirtmişti.

Rahim, basına yaptığı açıklamada, “Artış, Peşmerge güçleri mensupları ile Irak askeri güçlerindeki meslektaşları arasında maaş ve mali ödenekler açısından tam eşitlik sağlanmasını amaçlıyor” ifadesini kullanmıştı.

frgthy
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Peşmerge Bakanlığı yetkililerinin Bağdat’ta düzenlenen bir güvenlik koordinasyon toplantısı sırasında çekilmiş fotoğrafı (Arşiv – Hükümet medyası)

Kürtçede ‘ölümle yüzleşenler’ anlamına gelen Peşmerge, IKBY’yi korumakla görevli resmi askeri güç olarak kabul ediliyor. Tarihsel olarak Kürtlerin haklarını savunmak amacıyla dağlarda silahlı direniş hareketleri şeklinde ortaya çıkan Peşmerge, 2003 sonrasında ise örgütlü ve donanımlı bir güvenlik kurumuna dönüştü.

Peşmerge, başta DEAŞ’a karşı savaş olmak üzere kritik çatışmalara katıldı ve Uluslararası Koalisyon’un başlıca stratejik ortaklarından biri oldu.

IKBY, 2026 yılında tarihi bir adım atarak tüm askeri birliklerinin Peşmerge Bakanlığı çatısı altında kapsamlı biçimde birleştirilmesinin tamamlandığını duyurdu. Erbil yönetiminin ifadesiyle bu adım, KDP ile KYB arasındaki onlarca yıllık siyasi bölünmeye son vererek Peşmerge’yi ‘kurumsal ve birleşik bir orduya’ dönüştürmeyi amaçlıyor.