​Ruhani, ABD yaptırımlarının yenilenmesiyle 200 milyar dolar zarar ettiklerini açıkladı

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün Tahran’nın batısındaki bir metro projesinin açılışına katıldı. (Cumhurbaşkanlığı Sitesi)
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün Tahran’nın batısındaki bir metro projesinin açılışına katıldı. (Cumhurbaşkanlığı Sitesi)
TT

​Ruhani, ABD yaptırımlarının yenilenmesiyle 200 milyar dolar zarar ettiklerini açıkladı

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün Tahran’nın batısındaki bir metro projesinin açılışına katıldı. (Cumhurbaşkanlığı Sitesi)
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün Tahran’nın batısındaki bir metro projesinin açılışına katıldı. (Cumhurbaşkanlığı Sitesi)

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilerek yeniden uygulamaya başladığı yaptırımların ardından İran gelirlerinde yaklaşık 200 milyar dolar zararın ortaya çıktığını açıkladı.
Ruhani, dün bir metro projesinin açılışında yaptığı konuşmada ABD'nin yaptırımları sebebiyle İran'ın kaynaklarında azalma yaşandığını belirtti. 2018-2019 yıllarındaki yaptırımlar olmasaydı ülkenin elinde 200 milyar doların olacağına değinen Ruhani aynı zamanda düşmanlarını da eleştirerek “Böyle bir durumda bazıları da ‘Yaptırımlar ne yaptı, yönetimin daha güçlü olması gerekmez miydi? diye soruyor” ifadelerini kullandı.
Ruhani, ülke yönetiminin ekonomik yaptırımların baskısı altında çeşitli sıkıntılarla karşılaştığını ancak en kötü yaptırımlarla karşı karşıya olsa da İran halkının “her yerde düşmana ihtiyatla karşı koyabildiğini gördüğünü söyledi.
İran hükümetinin karşı karşıya kaldığı ekonomik kriz, Ruhani’nin yeni görev dönemine başladığı Ağustos 2017'den bu yana şiddetleniyor. Zirâ ABD Başkanı Donald Trump, Mayıs 2018'de ülkesinin nükleer anlaşmadan çekildiğini açıklamış ve yaptırımları yeniden başlatmıştı.
ABD söz konusu çekilmenin ilk yılında İran’a çok ciddi bir yaptırım uygulamış, bu da yabancı şirketlerin İran ile ticari sözleşmelerinden çekilmelerine yol açmıştı.
ABD yönetimi çekilme kararının ilk yılının bitimine günler kala İran petrolünü ithal eden sekiz ülkenin muafiyetlerini dondurmuştu. Bu adım, nükleer programına yeni kısıtlamalar getirecek anlaşmayı kabul ettirmek için İran’ın ihracatını tamamen önleme hedefini taşıyordu.
ABD yaptırımları öncesinde günde yaklaşık iki buçuk milyon varil petrol ihraç eden İran’ın ham petrol ihracatı, yaptırımların yeniden uygulanmasının ardından yüzde 80’den fazla oranda küçüldü.
Geçen ay meclise yaklaşık 39 milyar dolar değerinde bir bütçe taslağı sunan Cumhurbaşkanı Ruhani, bu bütçenin petrol ihracatına bağımlılığı azaltarak ABD yaptırımlarına direnmeye hazır olduğunu belirtmişti.
Yerel haber ajansları, bu bütçenin günde 500 bin ila bir milyon varil arasında değişen petrol satışıyla gerçekleştirilebileceğini kaydederken, analistler ise İran'ın ihracatının günde yaklaşık 400 bin varile, hatta altına düştüğü tahmininde bulunuyor.
Bütçe ve Planlama Kurumu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Bakır Nobaht, geçen kasım ayında yaptığı açıklamada “Bu yıl ve gelecek yıl petrol ihracatından elde edilmesi beklenen gelir 10 ila 12 milyar dolar arasında değişiyor” demişti.
Söz konusu açıklama, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) konuyla ilgili açıklamasının ardından gelmişti. IMF, İran’ın ham ihracatındaki düşüş ışığında bütçe dengesini sağlayabilmesi için mevcut petrol fiyatlarını üç misline çıkarması gerektiğini bildirmişti.
İran'ın 2020-2021 bütçesini dengelemek için varil başına 194,6 dolar fiyat biçmesi gerekeceğini belirten IMF, İran’da 2019-20 bütçesinde gayrisafi yurt içi hasıladan yüzde 4,5 oranında, 2020-21’de ise yüzde 5,1 oranında bütçe açığı kaydedileceğini öne sürmüştü.
Analistler, İran'ın ABD yaptırımlarını ihlal etmekten endişe duyan alıcıları çekebilmesi için ham petrolü indirimli satmak zorunda kalacağı düşüncesinde.
Petrol tankerleri izleme şirketi Kepler tarafından kasım ayında yapılan açıklamada ihracatı gerileyen İran'ın en az petrol ihracatı yapan ülkeler arasında yer aldığı bildirilmişti. 



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe