Kızıldeniz ve Aden Körfezi için ortak adım: Arap ve Afrika Devletleri Konseyi kuruldu

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, dün katılımcı ülkelerin dışişleri bakanlarını kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, dün katılımcı ülkelerin dışişleri bakanlarını kabul etti (SPA)
TT

Kızıldeniz ve Aden Körfezi için ortak adım: Arap ve Afrika Devletleri Konseyi kuruldu

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, dün katılımcı ülkelerin dışişleri bakanlarını kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, dün katılımcı ülkelerin dışişleri bakanlarını kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne kıyısı olan sekiz ülkeyi temsilen Arap ve Afrika Devletleri Konseyi’nin kurulmasından övgüyle bahsederek, konsey tüzüğünün imzalanmasının önemli bir adım olduğunu ifade etti. Kral Selman bin Abdulaziz’in bu açıklamaları, Kızıldeniz ve Aden Körfezi sınırındaki Arap ve Afrika ülkelerinin dışişleri bakanları ile görüşmesi sırasında geldi. Toplantı sırasında bu ülkeler arasında ortak işbirliğini geliştirmenin yollarının yanı sıra bölgede güvenliği ve istikrarı sağlama gibi bir dizi konu ele alındı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, bu zor zamanlarda bölgedeki tansiyonun daha fazla yükselmemesi hususundaki umudunu dile getirerek, bölgenin karşı karşıya olduğu risk ve zorlukları aşmakla birlikte Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nin güvenliğini korumak için işbirliği içerisinde çalışılması gerektiğini vurguladı.
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Aden Körfezi ve Kızıldeniz'i çevreleyen ülkelerin dışişleri bakanlarını Riyad’da kabul etti. Toplantıya, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen el-Safadi, Eritre Dışişleri Bakanı Osman Saleh, Yemen Dışişleri Bakanı Muhammed el-Hadrami, Sudan Dışişleri Bakanı Esma Muhammed Abdullah, Cibuti Dışişleri Bakanı Mahmud Yusuf ve Somali Dışişleri Bakanı Ahmed İsa Avad katıldı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, Arap ve Afrika Devletleri Konseyi’nin tüzüğünün imzalandığı dışişleri bakanları toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, “Tüzüğün imzalanması, sekiz ülke liderliğinin bu hayati su yolu hususunda koordinasyona ve istişareye verdiği önemi gösteriyor. Kızıldeniz, Doğu Asya ülkeleri ile Avrupa arasındaki dünya ticaretinin ana geçiş noktası olarak kabul edilen bu su yolu, küresel ekonominin bütünü için ekonomik, ticari ve yatırım bağlamında oldukça önemli bir konumu temsil ediyor. Bölgede artan sorunların ve tehditlerin ışığında, ülkelerimiz arasındaki çaba ve koordinasyonu iki katına çıkarmamız gerekiyor. Bu konseyi, güvenlikle istikrarı korumak ve refahı temin edecek şekilde kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla kurduk” dedi.
Suudi Dışişleri Bakanı Abdullah, bu konseyin siyasi yönelimi hususunda ve Körfez İşbirliği Konseyi'ne (KİK) paralel bir yapılanma olup olmadığına ilişkin ise, “Bu konsey, Körfez İşbirliği Konseyi'ne paralel bir yapılanma olmayacak. Arap ve Afrika Devletleri Konseyi, farklı olmakla birlikte ortak bir çalışma sistemini temsil etmektedir. Zirve toplantılarının yanı sıra bir sekreterya ve diğer birtakım toplantılar yapılacak. Konsey, tüm alanları kapsayacak bir koordinasyon ve işbirliği girişimidir. Bununla birlikte, Arap ve Afrika Devletleri Konseyi’nin amacı ülkeler arasında koordinasyon sağlama ve çabaları birleştirerek ortak hareket etmektir. Bu konsey, bölge ülkelerinin güvenliğini, kazanımlarını, işbirliklerini ve istişarelerini tüm halkların çıkarlarını gerçekleştirecek şekilde koruma çabalarını temsil eder. Bölge ülkeleri ortak çıkarlara sahip olmakla birlikte benzer tehlikeler ile karşı karşıyadır. Ayrıca bölge şu zamanlarda oldukça hassas bir dönemden geçmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni bir askeri güç inşası konusunda herhangi bir düşüncenin bulunmadığını ifade eden bakan, bütün ülkelerin savunma gücüne sahip olduğuna ve bunun kolektif koordinasyon olarak geliştirilebileceğine işaret ederek, bu ülkeler arasında ikili bir koordinasyonun bulunduğunu belirtti.
Suudi Dışişleri Bakanı Abdullah toplantının açılışı sırasında yaptığı konuşmada, Arap ve Afrika Devletleri Konseyi Tüzüğü’nün onaylanmasının, Kral Selman bin Abdulaziz’in çağrıda bulunacağı zirve toplantısında ülke liderlerine sunulmasına bir hazırlık olduğunu belirtti. Ayrıca bu toplantının, ülkeler arasındaki işbirliğine ve yeteneklerin güçlendirilmesine en çok ihtiyaç duyulan bir zamanda yapıldığına vurgu yaptı.
Mısır ve Suudi Arabistan arasında önemli görüşme
Suudi Dışişleri Bakanı toplantının oturum arasında Mısır mevkidaşı ile görüştü. İki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve bu ilişkileri çeşitli alanlarda geliştirme yollarını gözden geçiren ikili, Libya krizinin tüm yönlerini ele alan kapsamlı bir çözüme ulaşmak için çaba göstermenin önemini vurguladı. İki bakan, ‘İran ve Türkiye'nin bölgedeki müdahaleleri ve Körfez bölgesindeki Arap devletlerinin maruz kaldığı tehditler de dahil olmak üzere, bölgesel sahnedeki gelişmelerin Arap Körfezi'nin güvenliğini ve istikrarını olumsuz etkilemesine izin vermemenin önemi üzerinde’ uzlaştı.
Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Hafız, toplantıda ayrıca bölgesel arenada meydana gelen son gelişmelerin ve özellikle Türkiye’nin Libya'ya askeri güç göndermesine ilişkin verilen yetki kapsamında Libya sahnesindeki artan gerilimlerin ele alındığını açıkladı. Ayrıca sözcü, tarafların iki ülke arasındaki mevcut krizler ve ortak koordinasyon yollarıyla ilgili görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.
Öte yandan Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi, Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’e selamlarını iletti. Amman'ın zorluklar ve tehditlere karşı dostlarının yanında olduğunu belirten es-Safadi, Kral Selman’ın Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ni çevreleyen Arap ve Afrika ülkelerinin dışişleri bakanları ile gerçekleştirdiği görüşmede, bölgedeki güvenlik ve istikrarı arttıracak şekilde ülkeler arasında ortak işbirliğini geliştirmenin yollarının ele alındığını söyledi.
Konsey 1 yıl sonra kuruldu
Arap ve Afrika Devletleri Konseyi, 8 ülkenin dışişleri bakanlarının Aralık 2018'de Riyad'da düzenledikleri toplantılarda bir anlaşmaya varmalarından bir yıl sonra kuruldu. Bu yeni oluşum, bu ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi ve bu hayati bölgede güvenliği, istikrarı, ticareti ve yatırımı artırmayı hedefliyor. Uluslararası ticaretin ana arterlerinden biri olarak kabul edilen bu konumun önemi, küresel ticaret hareketindeki yolu kısaltan Süveyş Kanalı'nın açılmasından sonra daha da arttı. Bu su yolu, Asya ve Afrika kıtalarını iki bin kilometreden daha fazla bir mesafeyle birbirinden ayırıyor ve Kızıldeniz'i, Babu’l Mendep Boğazı üzerinden Aden Körfezi'ne ve Arap Denizi'ne; Süveyş Kanalı üzerinden ise Akdeniz’e bağlıyor. Bununla birlikte bölge, korsanlardan veya terörist milislerden kaynaklanan bir dizi tehditle de karşı karşıya. Aynı zamanda ülkeler bu bölgeyi kontrol altına almak için birbiriyle yarışıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yapılan açıklamada, Arap ve Afrika Devletleri Konseyi’nin kuruluşundan duyulan memnuniyet dile getirildi. BAE Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, bu konseyin Kızıldeniz’e kıyısı olan ülkelerin yanı sıra bir bütün olarak bölgedeki ülkeler arasındaki istikrar, işbirliği ve koordinasyon mekanizmalarını geliştireceği kaydedildi. Ayrıca Konsey’in, ülkeler arasındaki koordinasyon ve işbirliği için gerekli kurumsal bir boyutu temsil ettiğinin belirtildiği açıklamada, Suudi Arabistan'ın diplomatik çabalarına ve konseyin kurulması hususunda oynadığı role övgüde bulunuldu.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.