Sultan Kabus’un vefatı sonrası Arap Dünyası yasta

Sultan Kabus, Ocak 2001'de merhum Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat ile birlikte (AFP)
Sultan Kabus, Ocak 2001'de merhum Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat ile birlikte (AFP)
TT

Sultan Kabus’un vefatı sonrası Arap Dünyası yasta

Sultan Kabus, Ocak 2001'de merhum Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat ile birlikte (AFP)
Sultan Kabus, Ocak 2001'de merhum Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat ile birlikte (AFP)

Arap ülkeleri, Umman Sultanı Kabus bin Said’in vefatının ardından yas ilan etti. Yapılan açıklamalarda, Sultan Kabus bin Said’in bölgesel ve İslami meseleler konusundaki bilgece tutumunun yanı sıra yaklaşık 50 yıllık saltanatı boyunca ülkesini modernize etme yönündeki çabaları vurgulandı.
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebul Gayt, Arap ulusunun nevi şahsına münhasır bir hükümdarını kaybettiğini ifade ettiği açıklamasında, Sultan Kabus bin Said’in bölgeyi sarsan krizler ve çatışmalardan kaçınarak ülkesi için sürekli olarak ayrı bir çizgi benimsediğini söyledi. Sultan Kabus bin Said’in Arap diplomasisinde her zaman olumlu roller oynadığını ve geniş bir vizyon sahibi olduğunu dile getiren Ebul Gayt, onun bu vizyonunun kendisini küresel düzeyde çok saygın ve takdir gören bir lider haline getirdiği değerlendirmesinde bulundu.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan, yeni Umman Sultanı Heysem bin Tarık'a taziye mesajı gönderdi ve Sultan Kabus için başsağlığı dileklerini iletti. Şeyh Halife, üç günlük yas ilan edilmesi, bayrakların yarıya indirilmesi ve akşam namazının ardından merhum için ülkenin tüm camilerinde gıyabi cenaze kılınması yönünde talimat verdi.
Öte yandan BAE Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh Muhammed bin Raşit Al Maktum, Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed Al Nahyan ve BAE Yüksek Konseyi üyeleri Umman Sultanı’na başsağlığı dileklerini ilettiler. Şeyh Muhammed bin Raşit Al Maktum gönderdiği mesajda, “Vefa’nın, sevginin ve bilgeliğin sultanı vefat etti. Arap ve İslam milletinin başı sağ olsun” ifadelerini kullandı.
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife, Arap ve İslam dünyasının bilge bir liderini kaybettiğini belirttiği açıklamasında, Sultan Kabus’un Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi’nin (KİK) reformunda oynadığı rolü hatırlattı ve vermiş olduğu destekleri dile getirdi. Sultan Kabus’un Arap ve İslam dünyası meseleleri karşısında benimsediği asil tutuma işaret eden Al Halife, Umman’ın onun dönemi sırasında uluslararası arenada önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.
Kuveyt Sultan Kabus bin Said’in vefatı üzerine bayraklarını yarıya indirdi ve tüm devlet dairelerindeki çalışmaları 3 gün boyunca askıya aldı. Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ise ilettiği taziye mesajında, başsağlığı diledi ve oldukça yakın bir ilişkisinin bulunduğu değerli bir erkek kardeşini kaybettiğini söyledi. Sultan Kabus’un vefatının ardından dünyanın büyük adamlarından birini kaybettiği değerlendirmesinde bulunan Kuveyt Emiri, Arap ve İslam dünyasının hayatını ülkesine, halkına ve Arap ve İslam uluslarının meselelerine adayan bilge bir lideri kaybettiğini söyledi. Merhum Sultan Kabus’un Irak işgali sırasında Kuveyt’e yönelik olan tutumunu hatırlatan Şeyh Sabah, onun Kuveyt'i özgürleştirme sürecine katkılarını dile getirdi ve onun anısının “Kuveyt halkının hatırasında her daim taze kalacağını” ifade etti.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Sultan Kabus’un vefatı üzerine Arap ulusu ve kardeş Umman halkına başsağlığı dileklerini iletti. Sultan Kabus’un Umman Sultanlığı rönesansının öncüsü olduğunu dile getiren es-Sisi, onun Arap ve İslami meselelerin daimi destekçisi olduğunu belirtti.
Lübnan Başbakanı Saad Hariri, ülkede yas ilan etti. Cumhurbaşkanı Mişel Avn ise Lübnan'ın yaşadığı tüm zor koşullarda yanında olan bir dostunu ve kardeşini kaybettiğini söyledi.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas yaptığı açıklamada, Arap ve İslam ulusunun hayatını ülkesine ve insanlarına hizmet etmeye adamış en gözde liderlerinden birini kaybettiğini ifade etti.
Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi ise kraliyet ailesine, hükümete ve Umman Sultanlığı halkına en içten taziye dileklerini iletti ve gönderdiği mesajda merhum Sultan Kabus’un Yemen'e karşı benimsediği tutumlarını dile getirdi.
Ürdün Kraliyet Divanı, Sultan Kabus’un vefatı üzerine ülkede yas ilan etti. Ürdün Kralı 2. Abdullah ise Twitter hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımda, Sultan Kabus’un bilge liderlerden biri olduğunu ifade ederek, onun kendisi için bir ağabey ve babası için sevgili bir dost ve Ürdün için bir müttefik olduğunu belirtti.
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Sultan Kabus’un Ummanlıların gurur duyduğu modern bir Umman devletini kurmayı başardığını ve ülkesini bilgece dengeli bir konuma getirdiğini söyledi. Ayrıca bilgelik, ılımlılık ve anlaşmazlıkların üstesinden gelinmesine en çok ihtiyaç duyulan şu zamanlarda Sultan Kabus bin Said’in vefatının büyük bir kayıp olduğunu belirtti.
El Ezher Şeyhi İmam Ahmed Muhammed et-Tayyib, Sultan Kabus bin Said’in vefatı üzerine yas ilan etti ve onun insanlar arasında barış ve diyaloğun önde gelen savunucusu ve destekleyicisi olduğunu dile getirerek, tarihin onun bilge bir lider olduğuna tanıklık edeceğini söyledi.
Mısır Kıpti Kilisesi lideri Papa 2. Tavadros, Sultan Kabus bin Said’in Umman ve Arap dünyasında bilge bir lider olduğunu ifade ettiği açıklamasında, onun yarım yüzyıl boyunca Umman Sultanlığı'nın gücünün ve birliğinin sembolü haline geldiğini belirtti.
Öte yandan İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Sultan Kabus bin Said’in bilge ve saygı duyulan bir lider olduğunu söyledi. Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Sultan Kabus bin Said için başsağlığı dileklerini ifade etti ve onun dünya üzerinde barışın sembollerinden biri olduğunu söyledi. ABD’nin eski Başkanı George Bush, Sultan Kabus’un Ortadoğu'da dengeleyici bir güç olduğunu belirtti. Avrupa Komisyonu ve Avrupa Birliği'nin (AB) ortak açıklamasında ise Sultan Kabus’un eşsiz konumuna övgüde bulunuldu ve onun ‘halkının yaşam standartlarını iyileştiren eşi görülmemiş bir reform dönemi başlattığına’ dikkat çekildi.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.