Türki el-Faysal El-Qabas'a konuştu: İran'ın Süleymani'nin öldürülmesine verdiği karşılık bir tiyatrodur

Prens Türki el-Faysal, El-Qabas Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Abdullah Gazi el-Mudaf’ı ağırladı (Alqabas)
Prens Türki el-Faysal, El-Qabas Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Abdullah Gazi el-Mudaf’ı ağırladı (Alqabas)
TT

Türki el-Faysal El-Qabas'a konuştu: İran'ın Süleymani'nin öldürülmesine verdiği karşılık bir tiyatrodur

Prens Türki el-Faysal, El-Qabas Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Abdullah Gazi el-Mudaf’ı ağırladı (Alqabas)
Prens Türki el-Faysal, El-Qabas Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Abdullah Gazi el-Mudaf’ı ağırladı (Alqabas)

Abdullah Gazi el-Mudaf
Ortadoğu son iki hafta içerisinde İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin Bağdat’ta ABD’nin hava saldırısıyla öldürülmesinin ardından İran ile ABD arasında yaşanan ciddi gerginliğe tanık oldu. Bölgeyi neredeyse tamamen savaşa sürükleyen bu gerilim, Suudi Arabistan'ın eski İstihbarat Şefi Prens Türki el-Faysal’ın deyimiyle İran'ın verdiği ‘tiyatro’ karşılıkla geçici olarak sona erdi. Ancak önümüzdeki günlerde yeni olayların ve gelişmelerin yaşanması bekleniyor.
Aynı zamanda bölgede ve dünyadaki birçok krize tanıklık eden deneyimli bir diplomat olan Prens Türki, İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney’in ardından ülkenin neredeyse tüm dış politikasını yöneten 2 numarası olarak görülen Süleymani’ye yönelik suikastın akabinde yaşanan büyük propaganda kampanyası karşısında şaşırmıyor.


ABD'nin Irak'taki üslerinden birine uzak bir noktaya düşen İran füzesi

Karşılık verme tiyatrosu
Aynı zamanda Suudi Arabistan'ın eski Londra ve Washington büyükelçisi olan Prens Türki, Riyad'daki ofisinde el-Qabas'a verdiği röportajda, hükümetin içinde yer almadığından, basında gördüklerine ve yapılan açıklamalara bireysel değerlendirmelerde bulundu. İran'ın Süleymani’nin öldürülmesine verdiği karşılığı bir 'tiyatro' olarak niteleyen Prens Türki, "Buna rağmen ABD'ye uygun bir yanıt verdiklerini iddia ettiler. Fakat dünyanın gördüğü; ABD tarafına mesaj göndermek amacıyla fırlatılmış ve birkaçı, İran sınırları içerisine birkaçı ise Irak’taki boş arazilere düşen İran füzeleriydi. Sonuç olarak ABD hiçbir zarar görmedi. İran’ın 80 ABD’liyi öldürdüğü ve üslerini yerle bir ettiği şeklindeki tantanasına rağmen daha sonra geri adım atıp böyle bir şeyin gerçekleşmediğini itiraf ettiler” diye konuştu.


Prens Türki el-Faysal röportajı esnasında çekilen bir kare

Şarku’l Avsat’ın el Qabas’dan aktardığı habere göre, Prens Türki el-Faysal, ABD ile İran arasında çalan savaş tamtamlarının sesinin burada kesileceğini düşünmüyor. Bu tiyatronun ardından İran rejiminin ne gibi planları olduğuna dair herhangi bir fikri olmayan Prens Türki, “Konu henüz kapanmadı. Açıkçası İran devriminden bu yana geçen 40 yıl boyunca yaşadıklarımızı, bedevilerin ‘yüzsüz’ kişiler için kullandıkları ‘İbni Fehra’nın yüzü’ deyimi açıklayabilir. Bu kişi, onursuz veya rezil bir davranışta bulunsa bile umursamaz ve utanmaz. Aksine bunu büyük bir başarı ve önemli bir işmiş gibi göstermeye çalışır. İran yönetimi de utanmıyor. Bir Arap atasözü vardır; “Utanmadıktan sonra ne istersen yap.” Onlarda utanmıyorlar ve yaptıklarını da istedikleri gibi lanse etmeye çalışıyorlar.

Asıl amaçlarının üstünü örtüyorlar

İran ile ABD arasındaki vekalet savaşının bittiğini söyleyenleri, İranlıların nasıl davranacağını beklemeye davet eden Prens Türki el-Faysal, “Asıl amaçlarının üstünü örtüyorlar. Ancak bunun bir takım sonuçları olabilir. İki gün önce ABD’nin Irak’taki üssünün rasgele bombalandığına şahit olduk. Bu bombardımanın arkasında kim ya da kimler vardı, Allah bilir. Belki bundan sonra başka yerlerde başka kazalar da olacak” ifadelerini kullandı.
İran yönetiminin yıllardır diğer ülkelerdeki vekillere dayalı bir politika sürdürdüğünü söyleyen Suudi Arabistan’ın eski İstihbarat Şefi şöyle devam etti;
“İran demir pençeli kağıttan bir kaplana dönüştü. İran'ın kullandığı bu çelik pençeler, ister Lübnan’da ister Kuveyt’te ister Suudi Arabistan’da ister Türkiye’de isterse de Pakistan ve Afganistan'da olsun Hizbullah unsurlarıdır. Bunlar İran yönetimi tarafından vekalet savaşlarında onların yerine savaşmakla görevlendirilmişlerdir. Irak-İran savaşı sırasında Kuveyt’in eski Emiri rahmetli Şeyh Ahmed el-Cabir el-Sabah’a yönelik suikast girişimini unutmuyoruz. Aynı şekilde 1988’de Kuveyt Havayolları’na ait 422 sefer sayılı uçağın kaçırılmasının yanı sıra sorumluluğunu Hizbullah’ın üstlendiği Suudi Arabistan’ın el-Huber şehrindeki bombalı saldırıyı ve yine 1980’lerde Hizbullah tarafından  Suudi diplomatların Türkiye’de öldürülmesi gibi olayları da hatırlıyoruz.”


Prens Türki el-Faysal el-Qabas’a konuştu

İran'ın vekilleriyle ilgili konuştuğunda üzüntüye kapılan Prens Türki, “Maalesef İran yönetimi, dünyanın çeşitli bölgelerindeki Şii topluluklarını kutuplaştırma ve bunu kendi amaçları doğrultusunda kullanma konusunda başarılı oldu. Bu insanlar, İran’ın taleplerini bazen büyük bir özveriyle yerine getiriyorlar. Lübnan'da Hizbullah'a bakıyoruz. Nasrallah, Hamaney’in izinde olduğunu, maddi ve manevi her türlü desteğin İran'dan geldiğini ve bunları İran'ın amaçlarına hizmet etmek için kullandığını söylüyor” şeklinde konuştu.


Tahran’da karşı karşıya gelen güvenlik güçleriyle protestocular

Her gün yapılan protesto gösterileri
Prens Türki’nin Ukrayna yolcu uçağının füzeyle vurulması sonucu düştüğünün itiraf edilmesinin ardından başlayan protesto gösterilerinin yeni bir ayaklanma başlangıcı olup olmadığı konusunda bir fikri yok. Ancak Humeyni'nin İran’da yönetime gelmesinden bu yana, yıllardır rejime karşı yapılan protestoların artık kemikleşmiş olduğunu belirterek, “Fakat iki yıl önce yaşanan protestolar İran’da neredeyse her gün rejimi hedef alan gösterilere dönüştü. Elbette rejim de bunu güç kullanarak bastırıyor. Ancak olayların yayılması engellense de kökleri iltihaplı kalır. Ukrayna uçağına olanlar, İran halkının mevcut yönetimden duyduğu memnuniyetsizliği ortaya çıkardı. Bu memnuniyetsizliklerini de rejimin halkın uyanışını önlemek amacıyla kullandığı zulümden korkmadan dile getirdiler. İran halkının mermilere ve göz yaşartıcı gaz bombalarına aldırış etmeden polis ve Besiç Güçleri karşısında cesurca durduklarını gördük. İran halkında övgüye değer bir cesaret olduğunu itiraf etmeliyiz” dedi.


“Şeyh es-Sabah, babamız ve öğretmenimizdir. Ben Kuveytli bir Suudiyim”

Prens Türki el-Faysal el-Qabas gazetesine verdiği röportaja şöyle devam etti;
“Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, bizim babamız ve öğretmenimizdir. Yaptıklarını ve söylediklerini örnek alıyoruz. O, Kuveyt için ne kadar değerliyse bizim için de tıpkı Kral Selman bin Abdulaziz kadar değerlidir. Çok şükür Kuveytli çok arkadaşım var. Kendimi tıpkı Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın söylediği gibi ‘Kuveytli bir Suudi’ olarak görüyorum."


Türki el-Faysal, Kara Kutu’da

Ünlü gazeteci Ammar Taki’nin sunduğu Kara Kutu programı ekibi, şuan Prens Türki el-Faysal ile 1973-1977 yılları arasında Kraliyet Divanı Müsteşarlığıyla başlayan ardından 1977-2001 yılları arasında üstlendiği Suudi Arabistan İstihbarat Başkanlığı görevi ve 2005 yılına kadar Londra Büyükelçiliği, 2007 yılına kadar ise Washington Büyükelçiliği yaparak aktif olarak sürdüğü çalışma hayatını anlatacağı bir program hazırlıyor.


Prens Türki el-Faysal ve Abdullah Gazi el-Mudaf ayaküstü sohbet ederken

Suriye dosyası, Suudi Arabistan ve yönetimi için öncelikli bir konu olmaya devam ediyor
Prens Türki el-Faysal, yetkililerin ifadeleri, Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu’nun açıklamaları ve Suriyeli muhalefet liderlerinin Riyad'daki toplantılarının sonuçları çerçevesinde Suudi Arabistan'ın Suriye dosyasına ilgisinin azalmadığını teyit ederek, “Bu dosya, Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından temsil edilen Suudi Arabistan yönetimi için hala önemli bir önceliktir” şeklinde konuştu.



Suudi Arabistan, Irak'tan Kuveyt'e yönelik İHA saldırılarını kınadı

Kuveytli yetkililer olaya müdahale etmek için gerekli önlemleri derhal almaya başladı (KUNA)
Kuveytli yetkililer olaya müdahale etmek için gerekli önlemleri derhal almaya başladı (KUNA)
TT

Suudi Arabistan, Irak'tan Kuveyt'e yönelik İHA saldırılarını kınadı

Kuveytli yetkililer olaya müdahale etmek için gerekli önlemleri derhal almaya başladı (KUNA)
Kuveytli yetkililer olaya müdahale etmek için gerekli önlemleri derhal almaya başladı (KUNA)

Suudi Arabistan, Kuveyt’in kuzey kara sınırındaki iki noktaya Irak’tan gelen insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen saldırıyı en sert ifadelerle kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın dün yayımladığı açıklamada, ülkelerin egemenliğinin ihlal edilmesine ve bölge güvenliği ile istikrarının tehdit edilmesine kesin bir şekilde karşı çıkıldığı vurgulandı. Açıklamada ayrıca Irak hükümetine, Körfez ülkelerine yönelik bu tür tehditlere karşı sorumlulukla hareket etme çağrısı yinelendi.

Riyad yönetimi, Kuveyt hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade ederek, ülkenin egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik aldığı tüm önlemlere tam desteğini belirtti.

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan ise yaptığı açıklamada, cuma sabahı ülkenin iki sınır noktasının Irak’tan gelen, fiber optik kablolarla yönlendirilen iki bombalı insansız hava aracıyla (SİHA) hedef alındığını bildirdi.

El-Atvan, saldırı sonucu maddi hasar meydana geldiğini ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadığını belirterek, ilgili birimlerin olayla ilgili gerekli önlemleri derhal almaya başladığını kaydetti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı’nın, daha önce 4 Mart’ta Irak’ın Kuveyt’teki maslahatgüzarını çağırarak Iraklı gruplar tarafından ülke topraklarının hedef alınması nedeniyle protesto notası verdiği hatırlatıldı.

Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, Kuveyt’teki sınır noktalarını hedef alan saldırıları en sert şekilde kınadı. Budeyvi, bu tür saldırıların sürmesinin iyi komşuluk ilkeleri ile uluslararası hukuk ve teamüllerin açık ihlali olduğunu vurguladı.

Budeyvi ayrıca, Körfez İşbirliği Konseyi’nin Kuveyt ile tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik bütün adımlarını desteklediğini ifade etti.


Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Zelenskiy, Cidde’de gerçekleştirdikleri görüşmede başta Ortadoğu’daki gelişmeler ve Ukrayna krizi olmak üzere güncel bölgesel ve küresel meseleleri ele aldı. Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki ikili ilişkiler, iş birliği alanları ve bu alanların geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada toplantıyı “son derece verimli” olarak nitelendirdi. X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ülkesinin Suudi Arabistan ile güvenlik, enerji ve gıda alanlarında bir anlaşma üzerinde çalıştığını belirtti.

dfvbfd
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy arasında Cuma günü Cidde'de gerçekleşen görüşmeden bir kare (SPA)

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Devlet Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı Musad el-Ayban katıldı.

Ukrayna heyetinde ise Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ve Genelkurmay Başkanı Andriy Hnatov yer aldı.

frgtnytn
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, cuma günü Cidde’ye varışında (Mekke Bölgesi Emirliği)

Zelenskiy, cuma günü erken saatlerde Cidde’ye ulaşmış ve Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı Prens Suud bin Meşal bin Abdülaziz, Cidde Belediye Başkanı Salih et-Turki, iki ülkenin büyükelçileri ve yetkililer tarafından karşılanmıştı.

Öte yandan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Çekya Başbakanı Andrej Babiš’ten ikili ilişkilere dair yazılı bir mesaj aldı. Mesaj, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan tarafından, Cidde’de Çekya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Petr Fiala ile yapılan görüşme sırasında teslim alındı.


Kuveyt, Irak’tan yeni bir saldırı olduğunu duyurdu

İran’ın son saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)
İran’ın son saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)
TT

Kuveyt, Irak’tan yeni bir saldırı olduğunu duyurdu

İran’ın son saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)
İran’ın son saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)

Kuveyt, İran savaşı sürecinde son haftalarda benzerleri yaşanan saldırıların bir yenisinde, Irak’tan ülke topraklarına yönelik yeni bir saldırının düzenlendiğini duyurdu.

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud Abdulaziz el-Atvan yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeyindeki kara sınırında bulunan iki karakolun sabah saatlerinde saldırıya uğradığını bildirdi. Açıklamada, “Irak Cumhuriyeti’nden gelen iki adet patlayıcı yüklü insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirilen hain saldırı sonucunda maddi hasar meydana gelmiş, can kaybı ya da yaralanma yaşanmamıştır” ifadesine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, “Savunma Bakanlığı, ilgili birimlerin olaya derhal müdahale ederek gerekli tedbirleri aldığını teyit etmektedir” denildi.

Kuveyt’in açıklamasına ilişkin Irak tarafından henüz resmi bir yanıt yapılmazken, Kuveyt ve bazı Körfez ülkeleri son haftalarda Irak’tan kaynaklanan benzer saldırılardan şikâyetçi olduklarını dile getirmişti.

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu 14 Nisan’da yaptığı açıklamada, devletlerin egemenliğinin ihlal edilmesini ve bölge güvenliği ile istikrarının tehdit edilmesini kesin bir dille reddettiğini vurguladı. Açıklamada, Irak topraklarından havalanan İHA’larla Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine yönelik gerçekleştirilen saldırılar en sert ifadelerle kınanırken, Irak hükümetine bu tehditler karşısında sorumlulukla hareket etme çağrısı yapıldı.

Öte yandan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığı, Irak’ın Abu Dabi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Ömer el-Ubeydi’yi bakanlığa çağırarak kendisine sert ifadeler içeren bir protesto notası iletti. Notada, İran ile ABD arasında ateşkes ilan edilmesine rağmen Irak’tan kalktığı belirtilen İHA’larla Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki hayati tesislerin hedef alınması ‘terör saldırısı’ olarak nitelendirildi.

BAE, Dışişleri Bakanlığı Arap İşleri Dairesi Direktörü Ahmed el-Meraşide aracılığıyla iletilen notada, söz konusu saldırıları kesin bir dille reddettiğini belirtti. Açıklamada, saldırıların İran’a bağlı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiği, hedef alınan ülkelerin egemenliği ve hava sahasının ihlal edildiği, bunun uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın açık bir ihlali olduğu ifade edildi.