İngiltere ve Fransa'dan İran adımı

İngiltere Başbakanı Boris Johnson dün Almanya'nın başkenti Berlin'de gerçekleştirilen Libya konulu uluslararası konferansa katıldı (EPA)
İngiltere Başbakanı Boris Johnson dün Almanya'nın başkenti Berlin'de gerçekleştirilen Libya konulu uluslararası konferansa katıldı (EPA)
TT

İngiltere ve Fransa'dan İran adımı

İngiltere Başbakanı Boris Johnson dün Almanya'nın başkenti Berlin'de gerçekleştirilen Libya konulu uluslararası konferansa katıldı (EPA)
İngiltere Başbakanı Boris Johnson dün Almanya'nın başkenti Berlin'de gerçekleştirilen Libya konulu uluslararası konferansa katıldı (EPA)

İran Meclis Başkanı Ali Laricani, Fransa, İngiltere ve Almanya’nın İhtilaf Çözüm Mekanizması’nı aktif edeceklerini duyurmalarının ardından Tahran’ın ‘adil olmayan’ önlemlerle karşılaşması halinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliğini gözden geçireceğini duyurdu. Fansa ve İngiltere ise İran’ın nükleer silah edinmesini engelleyecek uzun vadeli bir çerçeve tanımlanması gerektiği konusunda mutabık kaldılar.
Fransa, İngiltere ve Almanya yaptıkları resmi açıklamalarla İran'ı nükleer anlaşmadaki taahhütlerini ihlal etmekle suçlamış ve 2015 yılında İran’la dünya güçleri arasında imzalanan nükleer anlaşmanın 36’ıncı maddesinde yer alan İhtilaf Çözüm Mekanizması’nı aktif hale getirdiklerini duyurmuşlardı. İran, ABD’nin yeniden yaptırımlar uygulaması ve Avrupa Birliği'nin (AB) nükleer anlaşmadaki yükümlülüklerini ‘yerine getirmemesi’ üzerine geçen mayıs ayından bu yana nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltmaya yönelik attığı adımları aynı maddeye dayandırıyordu.
Söz konusu mekanizma, anlaşmanın tarafları arasındaki ayrışmayı çözmek için İran, Rusya, Çin, Almanya, Fransa, İngiltere ve AB’yi içeren ortak bir komitenin kurulması anlamına geliyor. Ancak böyle bir durum, BMGK’nın 2231 sayılı kararının yürürlükten kaldırılmasına, karar kapsamında askıya alınan önceki kararların geri dönmesine ve 41’inci maddenin 7’inci fıkrasında belirtildiği üzere BMGK’nın 1929 sayılı kararı kapsamında BM’nin yeniden İran’a yaptırımlar uygulamasına yol açabilir.
İran Devlet Televizyonu’nda açıklamalarda bulunan Meclis Başkanı Laricani, “Eğer Avrupalı güçler, İhtilaf Çözüm Mekanizması’nı aktif hale getirmek için haksız bir yaklaşım sergilerlerse UAEA ile iş birliğimizi gözden geçireceğimizi açıkça söylüyoruz” ifadelerini kullanırken İran Meclisi’nin bu konudaki taslağı da hazırladığının altını çizdi.
Sorunları başlatan taraf olmayacaklarını ancak adımlarını da orantılı ve adil bir şekilde atacaklarını belirten Laricani, “İran tehdit etmiyor fakat ABD’nin nükleer anlaşma konusundaki İran karşıtı davranışlarının üzerinden bir buçuk yıldan uzun bir süre geçmesine rağmen Avrupa yalnızca siyasi açıklamalar yapmakla yetiniyor” diyerek Avrupa ülkelerinin tutumlarını eleştirdi.
İran'ın geçen hafta nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltmaya yönelik beşinci ve son adımı olan anlaşmadaki zenginleştirilmiş uranyum miktarı kısıtlamalarına uymayacağını açıklamasının ardından Avrupa ülkeleri İhtilaf Çözüm Mekanizması’nı aktif hale getireceklerini duyurdular. İran, nükleer anlaşmanın uygulanmasını izleyen UAEA ile işbirliği yapmaya devam edeceğini açıkladı.
Üç Avrupa ülkesi halen 2015 nükleer anlaşmasının başarılı olmasını istediklerini ve ABD’nin ‘azami baskı’ politikasına katılmadıklarını belirtirken Tahran, anlaşmanın diğer tarafları eğer İran ekonomisine zarar veren ABD yaptırımlarından koruma sağlarlarsa nükleer anlaşmayla ilgili atılan adımları tersine çevirebileceği sinyalini verdi.
İngiltere Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada dün Başbakan Boris Johnson ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un nükleer anlaşmaya olan bağlılıklarını bir kez daha yineledikleri ve İran'ın nükleer silah edinmesini önleyecek uzun vadeli bir çerçeve tanımlanması gereği üzerinde mutabık kaldıkları belirtildi.
Reuters’ın aktardığı açıklamada, Berlin’de görüşen iki liderin mevcut gerilimle yüzleşmenin diplomatik bir yolunu bulmak için uluslararası ortaklarla birlikte çalışmanın önemi konusunda hemfikir oldukları bildirildi.
Reuters’ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) yakın Tesnim Haber Ajansı’ndan aktardığı bilgilere göre bir grup İranlı milletvekili dün yaptıkları ortak açıklamayla Avrupalı güçleri İran'a yönelik ‘düşmanca yaklaşımlarını durdurmamaları halinde olacaklar’ konusunda uyardılar. Milletvekilleri, “Aksi takdirde, İran milletinin temsilcileri olarak nükleer anlaşmada kalıp kalmayacağımıza ve UAEA ile işbirliğine devam edip etmeyeceğimize karar vereceğiz” ifadelerini kullandılar.
İranlı milletvekilleri, nükleer anlaşmayı ‘ruhsuz’ ve ‘saçma’ olarak nitelerken reformist kanadın önemli isimlerinden Tahran Milletvekili Mahmud Sadıki, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’ndan (NPT) çıkış için bir taslak üzerinde çalıştıklarını belirtti.
1970 tarihli NPT, nükleer silahların yayılmasını engellemeyi ve imzacı tarafların barışçıl amaçlarla nükleer enerji geliştirme hakkını güvence altına almayı hedefliyor.
Diğer yandan İran Rejim Lideri Ali Hamaney cuma günü Avrupa ülkelerine sert eleştirilerde bulundu. Söz konusu ülkeleri ‘Trump’ın hizmetkarları’ olarak niteleyen Hamaney, Batı ile Tahran arasındaki nükleer anlaşma krizi gibi devlet işlerinde son sözün Meclis’e değil kendisine ait olduğunu vurguladı.
Tesnim, çok sayıda milletvekilinin hükümete İngiltere ile diplomatik ilişki düzeyini azaltmaya çağıran bir bildiri imzaladıklarını aktardı. İranlı yetkililer, İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi’ni yasa dışı bir toplantıya katılmakla suçlamış ancak İngiliz Büyükelçi suçlamaları reddetmişti. Bu konu, geçtiğimiz günlerde iki ülke arasında gerginlik yarattı.
Bir diğer gelişmede ise İran İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Muhammed Cevad Azeri Cehromi dün yaptığı açıklamada, İran’ın iki uydu fırlatmaya hazırlandığını söyledi. İranlı Bakan, Zafer 1 ve 2 uydularının yakında uzay üssüne gönderileceğini duyurdu.
Alman Haber Ajansı’nın (DPA) haberine göre Cehromi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “İranlı genç bilim insanlarının çabalarıyla test aşamalarından başarıyla geçen Zafer 1 ve 2 uyduları yakında yörüngeye fırlatılmak üzere uzay üssüne gönderilecek” ifadelerini kullandı. İran'ın yarı resmi haber ajansı Fars, ‘Zafer’ adı verilen uyduların tamamen yerli üretim olduğunu aktardı.
Buna karşın ABD, İran'ın nükleer savaş başlıkları fırlatmak için uyduları fırlatmakta faydalandığı teknolojiyi kullanmasından endişeli. Tahran ise suçlamaları reddediyor. Aynı şekilde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran'ı Kıtalararası Balistik Füze (KABF) geliştirmek için uydu fırlatma sistemlerini kullanmakla suçlamıştı.
İngiltere, Fransa ve Almanya 4 Aralık'ta yaptıkları açıklamayla İran'ı nükleer savaş başlıkları taşıyabilecek balistik füzeler geliştirmekle suçladılar. Üç ülkenin BM temsilcileri, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e İran'ın füze programının 2015 yılında İran ve dünya güçleri arasında imzalanan nükleer anlaşmayı onaylayan 2231 sayılı BM kararı ile ‘uyumlu olmadığını’ bildiren bir mektup gönderdiler.
İran’ın yanıtı balistik füze programını ilerletmeye kararlı olduğu yönündeydi. İran'ın BM Büyükelçisi Macid Taht Revançı, Genel Sekreter Guterres'e yazdığı mektupta “İran, balistik füzelerle ilgili faaliyetlerini sürdürmeye ve uzaya araç göndermeye kararlı” ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de Avrupalı güçlerin müdahalesini kınayarak durumu ‘ABD zorbalığına boyun eğme’ olarak niteledi.
Zarif, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“BMGK üyesi üç Avrupa ülkesinin füzelerle ilgili son söylemeleri, nükleer anlaşmadaki taahhütlerinin askeri düzeyde dahi yerine getirememiş olmalarını örtbas etmek için dillendirdikleri umutsuz bir yalandan ibarettir.”



Trump, İran'la iş yapan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngören emri imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, İran'la iş yapan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngören emri imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın dün, İran'la iş yapan ülkelere yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladığını açıkladı.

Bu durum, iki ülke bu hafta görüşmeler yapmış olmasına rağmen, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerginliğin arttığı bir dönemde ortaya çıkıyor.


Trump, İran ile yapılan görüşmeleri övdü ve görüşmelerin önümüzdeki haftanın başlarında yeniden başlayacağını doğruladı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, İran ile yapılan görüşmeleri övdü ve görüşmelerin önümüzdeki haftanın başlarında yeniden başlayacağını doğruladı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran arasında Umman'da yapılan dolaylı görüşmelerin ardından Washington'un İran konusunda "çok iyi görüşmeler" gerçekleştirdiğini söyledi ve iki tarafın "önümüzdeki haftanın başlarında" tekrar bir araya geleceğini doğruladı.

Trump, hafta sonu için Florida'daki Mar-a-Lago'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilere şunları söyledi: "İran hakkında çok iyi görüşmeler yaptık ve İran'ın bir anlaşma yapmak istediği anlaşılıyor."

"Önümüzdeki haftanın başlarında tekrar görüşeceğiz" dedi.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin başlamasından önce ABD elçisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı kabul etti (AP)Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin başlamasından önce ABD elçisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı kabul etti (AP)

Görüşmelere katılan İran heyetine başkanlık eden İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada "çok olumlu bir atmosfer" olduğunu belirterek, "Müzakerelerde bulunduk ve karşı tarafa görüşlerimizi ilettik" dedi ve iki tarafın "müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını" ifade etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)

Arakçi, görüşmelerin yalnızca nükleer meseleye odaklandığını ve Amerikalılarla başka hiçbir konuyu görüşmediklerini vurguladı. ABD ise İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin de ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor.

İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerin devam etmesi için Washington'dan ülkesine yönelik "tehditlerini" durdurmasını istedi ve müzakerecilerde izlenecek yolu her iki başkentle de istişarede bulunduktan sonra belirleyeceklerini açıkladı.

Müzakerelerin sona ermesinden kısa bir süre sonra Washington, İran'ın petrol sektörüne yönelik yeni yaptırımlar açıkladı; bu yaptırımlar 15 kuruluşu, iki şahsı ve 14 gemiyi hedef alıyordu.

Bunlar, ABD'nin haziran ayında İsrail'in İran'a karşı başlattığı 12 günlük savaş sırasında İran'ın nükleer programının kilit noktalarına yönelik saldırılarından beri yapılan ilk görüşmelerdi.

 Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, müzakerelerin başlamasından önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede (AP)Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, müzakerelerin başlamasından önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede (AP)

İran devlet televizyonu görüşmelerin dolaylı olarak yapıldığını bildirirken, Umman Dışişleri Bakanlığı Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad el-Busaidi'nin her heyetle ayrı ayrı görüştüğünü gösteren fotoğraflar yayınladı.

Ancak ABD haber sitesi Axios, iki kaynağa dayanarak, Umman'da Arakçi, Witkoff ve Kushner arasında doğrudan görüşmelerin gerçekleştiğini bildirdi.

Umman Dışişleri Bakanı “X” platformunda yaptığı açıklamada, “Bugün Maskat'ta İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında çok ciddi görüşmeler yapıldı” ifadelerini kullandı. Bakanlık görüşmelerin “İran ve Amerika'nın pozisyonlarını netleştirmek ve olası ilerleme alanlarını belirlemek açısından faydalı olduğunu” vurguladı.

Arakçi daha önce de ülkesinin “herhangi bir aşırı talep veya Amerikan provokasyonuna karşı egemenliğini ve ulusal güvenliğini savunmaya hazır olduğunu” teyit etmişti.

X platformunda şunları yazdı: “İran, açık gözlerle ve geçen yılın acı hatırasıyla diplomasiye giriyor… İyi niyetle görüşmeler yürütüyoruz ve haklarımızı kararlılıkla savunuyoruz.”

Sıfır nükleer kapasite

Washington'da, Beyaz Saray sözcüsü Caroline Leavitt perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD heyetinin İran ile "sıfır nükleer yetenek" konusunu görüşeceğini söyledi. Leavitt, Trump'ın "diplomasi dışında birçok seçeneği bulunduğunu" belirterek, "tarihin en güçlü ordusunun başkomutanı" olduğunu vurguladı.

Görüşmeler, Washington'un Ortadoğu'daki askeri varlığını güçlendirdiği, USS Abraham Lincoln uçak gemisini ve saldırı grubunu bölgeye konuşlandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; İran ise saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağını belirtmişti.

Umman'ın resmi haber ajansı tarafından yayınlanan bir videoda, Ortadoğu'daki operasyonları denetleyen ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) komutanı Amiral Brad Cooper'ın ülkesinin heyetine katıldığı görüldü.

Görüşmeler, İran'da binlerce kişinin ölümüne yol açan protestoların yaygın bir şekilde bastırılmasından haftalar sonra yapıldı.

İranlı yetkililer, protestolara katılan "isyancılar"ın yanı sıra çoğunluğu güvenlik personeli ve sivillerden oluşan yaklaşık 3 bin kişinin öldürüldüğünü kabul etti.

İnsan hakları örgütleri ise daha yüksek rakamlar bildirdi. ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA, çoğunluğu protestocu olmak üzere 6 bin 941 kişinin ölümünü belgelediğini ve 51 bin gözaltı kaydettiğini belirtti.

Perşembe günü Trump, "Müzakere ediyorlar...saldırmamızı istemiyorlar" dedi ve ABD'nin bölgede "büyük bir filo" konuşlandırdığını söyledi.

Protestocuları desteklemek amacıyla İran'a saldırmakla tehdit ettikten sonra, ABD Başkanı odağını nükleer programa çevirdi.

Batı ülkeleri ve İsrail, İran'ı nükleer bomba edinmeye çalışmakla suçluyor; Tahran ise bu iddiayı reddederek sivil nükleer program hakkını savunuyor.

Görüşmeler başlamadan önce, Çin Dışişleri Bakanlığı, İran'ın egemenliğini, güvenliğini, ulusal onurunu, meşru haklarını ve çıkarlarını koruma konusunda İran'a desteğini teyit ederek, tek taraflı zorbalığa karşı olduğunu belirtti.

Gerginliğin artma riskleri

İran, yaptırımların kaldırılması için yalnızca nükleer meseleyi görüşmek istediğini ısrarla belirtiyor ve füze programı veya bölgedeki silahlı gruplara, özellikle Lübnan Hizbullahı'na, Filistin Hamas hareketine ve Yemen'deki Husilere verdiği destekle ilgili herhangi bir müzakereyi reddediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters) ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “Görüşmelerin somut sonuçlar vermesi için, balistik füzelerinin menzili, bölgedeki terör örgütlerine verdikleri destek, nükleer programları ve kendi halklarına karşı tutumları gibi belirli noktaları içermesi gerektiğini” kesin bir dille ifade etti.

 ABD merkezli Savaş Çalışmaları Enstitüsü ise “Tahran'ın ABD taleplerini karşılamada uzlaşmaz tavrını sürdürmesi, İran ve ABD'nin diplomatik bir çözüme ulaşma olasılığını azaltıyor” değerlendirmesinde bulundu.


Maskat görüşmeleri sona erdi… Devamı diğer başkentlerde yapılacak istişarelere bağlı

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
TT

Maskat görüşmeleri sona erdi… Devamı diğer başkentlerde yapılacak istişarelere bağlı

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi

Umman Sultanlığı'nda bugün gerçekleştirilen İran ve ABD arasındaki görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, iki tarafın bugünkü görüşmelerde dile getirilen mesajlar konusunda her iki ülkenin başkentleriyle istişarede bulunduktan sonra görüşmelere devam etme konusunda anlaştığını açıkladı.

İran ve Amerikan heyetleri, Umman arabulucusu Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi aracılığıyla mesaj alışverişinde bulundular. El-Busaidi, bugünkü görüşmelerin "çok ciddi" olduğunu ve her iki tarafın pozisyonlarını netleştirmeye ve ilerleme kaydedilebilecek olası alanları belirlemeye yardımcı olduğunu söyledi.

Arakçi, görüşmelerin atmosferinin "iyi" olduğunu ve bir sonraki oturumun tarih ve yerinin birkaç gün içinde belirleneceğini ifade etti.

Washington, Tahran ile yapacağı görüşmelerde İran'ın nükleer programını, balistik füzelerini, bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği ve kendi halkına yönelik muamelesini de ele almak istiyor. Ancak İran, yalnızca nükleer konuları görüşmek istiyor.