Mali'de askeri kışlaya terör saldırısı: 20 ölü

Malili askerler bu ayın başında Kâdci Köyü’nde devriye görevindeler (Reuters)
Malili askerler bu ayın başında Kâdci Köyü’nde devriye görevindeler (Reuters)
TT

Mali'de askeri kışlaya terör saldırısı: 20 ölü

Malili askerler bu ayın başında Kâdci Köyü’nde devriye görevindeler (Reuters)
Malili askerler bu ayın başında Kâdci Köyü’nde devriye görevindeler (Reuters)

Mali’nin Segou vilayetinde bulunan askeri bir kışlaya dün terörist tarafından yapılan saldırıda 20 Mali askeri hayatını kaybetti. Saldırının gerçekleştiği yer, El Kaide’nin Mağrip’te faaliyet gösterdiği bölge olan Moritanya sınırına yakın bir bölgede yer alıyor.
Askeri ve diğer mahalli kaynakların Şarkul Avsat’a verdiği bilgide, motosikletli ve kimliği belirsiz onlarca silahlının, sabahın erken saatlerinde Sokolo şehrindeki askeri kışlaya saldırdığı bildirildi.
Silahlı militanlar Mali jandarma unsurlarıyla girdikleri şiddetli çatışmanın ardından askeri kışlayı kontrol altına almayı başararak, gelen ilk bilgilere göre, Mali birliklerinden en az 20 kişinin öldüğü, ölü sayısının artma ihtimalinin bulunduğunu gösteriyor.
Yerel kaynaklar, saldırıyı gerçekleştirenlerin bazı silahları, gıda maddelerini ve askeri teçhizatı ele geçirdiklerini, geri çekildikleri sırada askeri üsse ateşe verdiklerini doğrularken, saldırıda ölenlerinin tamamının asker olduğunu ifade ettiler.
Terör saldırısına uğrayan bölgeye Mali ordusu ve jandarma kuvvetlerinden destek birlikleri sevk edildi. Fransız Barkhane kuvvetleri tarafından bölgedeki çalılıklar ve ormanlara çekilen saldırganların peşinden hava keşif operasyonları düzenlendi.
Bu arada, herhangi bir gruptan saldırının üstlenildiğine dair bir açıklama gelmezken, saldırıyı Amadou Koufa liderliğindeki çoğunluğu Fula etnik kökenli savaşçılardan meydana geldiği kabul edilen Macina Kurtuluş Cephesi’nin gerçekleştirdiğine inanılıyor.    Nusret El İslam vel Muslimin grubuyla ittifak eden dört silahlı İslami gruptan biri kabul edilen Macina Kurtuluş Cephesi, El Kaide’ye bağlılık sözü vermişti.  Macina Kurtuluş Cephesi esas olarak Mali’nin merkezinde aktif olmakla birlikte, batıda Moritanya sınırına, doğuda ise Burkina Faso sınırına kadar nüfuz elde etmektedir. Mali hükumetinin adaletsiz ve marjinalleştirme siyasetinden muzdarip olan Fula etnik kökenli birliklerin saflarındaki yüzlerce savaşçının, güvenlik zafiyetinden, ırka ve etnisiteye dayalı gerilimden faydalandığı düşünülüyor.
Bu saldırı son üç gün içinde Mali’nin merkezine yapılan ve 11 kişinin ölümüne sebep olan iki saldırının ardından gelen üçüncü saldırıydı. Mali ordusundan yapılan açıklamada, ülkenin merkezindeki Dionjan Köyü’nde ve aynı bölgedeki Buri Köyü’nde askerleri hedef alan saldırıya işaret edilerek 23 Ocak’ın ülkenin merkezindeki silahlı kuvvetler için zor bir gün olduğu söylendi. 
Mali, 2012 yılından bu yana aktif olan terörist gruplar nedeniyle güvensizlikten muzdarip. 2013’ün başlarında Fransa’nın liderliğindeki uluslararası askeri müdahaleden önce El Kaide ülkenin kuzeyindeki geniş bölgeleri kontrol altına almıştı. Fransızlar bu harekâtla El Kaide’ye güçlü darbeler indirerek, örgütün önde gelen liderlerinin çoğunu öldürdü.
Fakat bu harekâttan sonra başlayan gerilla savaşları fakir ve kırılgan Afrika ülkesini yıkılmanın eşiğine getirerek, bu durum komşu Nijer ve Burkina Faso’yu da kapsayacak şekilde genişledi. Son yıllarda sahadaki veriler değişerek, terörist gruplar yerel ordulara ve uluslararası kuvvetlere zarar verebilecek güce ulaşarak daha organize hale geldi.
Nijer, Mali ve Burkina Faso sınırları arasındaki üçgende aktif olan DEAŞ’ın Büyük Sahra’daki yapılanması son iki yılda güçlü bir yükseliş gösterdi. Fransızlar, örgütü Afrika’nın sahil bölgesindeki en büyük düşmanları olarak tanımladılar. Örgüt bundan yaklaşık iki ay önce Mali ve Burkina Faso arasındaki sınır yakınına düzenlediği ve iki askeri helikopterin çarpıştığı saldırıda 13 Fransız askerini öldürdü. Örgüt ayrıca yıllar önce Nijer’in Mali sınırı yakınında Amerikan Özel Kuvvetlerinden 3 askerlerin öldürüldüğü pusuyu kabul etti.
Fransızlar son zamanlarda, Barkhane Operasyonu kapsamında Afrika sahil bölgesinde 4 bin 500’e ulaşan askeri gücünü, 220 askerden oluşan yeni bir birlikle takviye etme kararı aldı. Fransızlar, Afrika sahillerindeki terörizmle mücadele etmek için özel bir Avrupa askeri birliğinin oluşturulması yönünde baskı yaparken, Amerikalılar sahil bölgesi de dahil olmak üzere Afrika’daki askeri varlıklarını azaltmayı amaçlıyor.



Trump'a yönelik geçmiş soruşturmaları inceleyen ABD'li savcı görevinden ayrıldı

ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)
ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)
TT

Trump'a yönelik geçmiş soruşturmaları inceleyen ABD'li savcı görevinden ayrıldı

ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)
ABD Adalet Bakanlığı (Reuters)

ABD Adalet Bakanı Todd Blanche yaptığı açıklamada, Miami'deki federal başsavcı olarak ABD Başkanı Donald Trump hakkında yürütülen geçmiş ceza soruşturmalarını denetleyen Jason Reding Quiñones'in görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Florida Güney Bölgesi Başsavcısı sıfatıyla görev yapan Quiñones, Trump'ın Adalet Bakanlığını siyasi rakiplerinden intikam almak amacıyla kullanma girişimlerinin merkezinde yer alan isimlerden biriydi. Ofisine, Trump'ın 2021 yılında başkanlık görevinden ayrılmasının ardından gizli belgeleri ele alış biçimine ve 2016 başkanlık seçimleri sırasında seçim kampanyasının Rusya ile temaslarına ilişkin ceza soruşturmalarını inceleme görevi verilmişti. Diğer bazı dosyalar da bu kapsamda değerlendirilmişti. Ancak söz konusu girişimler şimdiye kadar somut bir sonuç vermedi.

Quiñones'in dün gerçekleşen istifası, salı günü düzenlenen ara seçimlerin ardından Adalet Bakanlığından ayrılan ikinci üst düzey yetkili oldu. Seçimlerde Trump'ın Cumhuriyetçi Partili müttefikleri Kongre'deki kontrolü kaybetti. Böylece Adalet Bakanlığı, öne çıkan iki girişimi olan geçmiş soruşturmaların yeniden incelenmesi ve yükseköğretim kurumlarının hedef alınması konularında üst düzey yönetim desteğinden yoksun kaldı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Adalet Bakanlığının Sivil Haklar Biriminin başında bulunan Harmeet Dhillon da perşembe günü görevinden istifa etmişti.

Quiñones'in istifa gerekçesi ise henüz açıklığa kavuşmadı. Quiñones, X hesabından yayımladığı açıklamada, istifasının dün itibarıyla yürürlüğe girdiğini belirterek, görev yaptığı makamda hizmet vermiş olmaktan gurur duyduğunu ifade etti.

Quiñones'in ofisi ayrıca, ABD yönetiminin Küba'ya yönelik baskı politikasının önemli ölçüde arttığı bir dönemde, Küba'nın eski Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında da ceza suçlamalarında bulunmuştu.


Rubio, Paris'te G7 Dışişleri Bakanları toplantısına katılacak

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde. (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde. (AP)
TT

Rubio, Paris'te G7 Dışişleri Bakanları toplantısına katılacak

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde. (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde. (AP)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Bakanlığın açıklamasına göre, gelecek hafta Fransa'ya giderek G7 dışişleri bakanları toplantısına katılacak. Ziyaret, Ortadoğu ve Ukrayna'daki savaşlarla bağlantılı sorunların giderek derinleştiği bir dönemde gerçekleşecek.

Rubio'nun Fransa ziyareti, Demokratların Kongre'de kontrolü ele geçirmesinin ardından gerçekleşiyor. Cumhuriyetçiler açısından ağır bir yenilgi olarak değerlendirilen bu sonuç, Donald Trump'ın başkanlık döneminin son iki yılında karşılaşacağı engelleri artırabilecek nitelikte.

Kongre seçimleri sonuçlarının ABD dış politikasına nasıl yansıyacağı henüz netlik kazanmazken, önümüzdeki pazartesi ve salı günleri düzenlenmesi planlanan G7 toplantısı, Washington'un müttefiklerine yeni yönetimin politikalarını ve önceliklerini değerlendirme fırsatı sunacak.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanlığı, kısa açıklamasında Rubio'nun 8-10 Kasım tarihleri arasında Paris'i ziyaret edeceğini ve G7'deki mevkidaşlarıyla gerçekleştireceği görüşmelerde “ABD'nin çıkarlarını ilerletmeyi” hedeflediğini bildirdi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı, toplantıların lojistik nedenlerle Marsilya'dan başkent Paris'e taşındığını açıkladı. Söz konusu karar, Fransa genelinde hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestoların haftalar boyunca devam etmesinin ardından alındı.

Ukrayna dosyasının yanı sıra G7 ülkelerinin (İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya ve ABD) dışişleri bakanlarının Ortadoğu'da istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları da ele alması bekleniyor.

Toplantıya Suudi Arabistan, Mısır, Güney Kore, Brezilya ve Ukrayna'dan da temsilciler katılacak.

Paris'teki toplantı öncesinde, ABD arabuluculuğunda Rusya ile Ukrayna arasında 10-11 Kasım tarihlerinde Abu Dabi'de görüşmeler yapılması planlanıyor.

Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada, Rusya ile Ukrayna konusunda ve “tüm Avrupa'yı kapsayan” bir anlaşmaya varılabileceğini öngördü.

Trump'ın özel temsilcisi ve damadı Jared Kushner ise Trump'ın Avrupalı liderlerle yaptığı görüşmelerde, “kalıcı barış için gerekli koşulların oluşturulmasına yardımcı olabilecek daha geniş kapsamlı bir Avrupa güvenlik mimarisine” duyulan ihtiyaç konusunda ilerleme kaydettiğini söyledi.

Fransa'nın G7 dönem başkanlığı yıl sonunda bitecek. Dönem başkanlığını daha sonra ABD devralacak.

Rubio'nun ziyareti, siyasi geleceğine ilişkin spekülasyonların sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor. Rubio, Trump'ın olası halefleri arasında gösterilen isimlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Ancak Rubio, görevinden ayrılmayı planladığı yönündeki haberleri yalanladı. New York Times'a verdiği demeçte, planının Trump'ın başkanlık görev süresinin sonuna kadar onunla birlikte çalışmak olduğunu belirtti.


ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran'la bağlantılı işlemler nedeniyle Kanadalı şirketlere yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran'la bağlantılı işlemler nedeniyle Kanadalı şirketlere yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)

ABD Hazine Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan bir duyuruya göre, Washington yönetimi dün İran'la bağlantılı yeni yaptırım kararları aldı.

ABD Hazine Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Bakanlığa bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC), İran rejiminin, yaptırım kapsamındaki bağlantılı kuruluşların ve diğer aktörlerin İran'a para transferi yapmasını ve İran'dan varlık çıkarmasını sağlayan, Kanada merkezli sekiz para transfer şirketini yaptırım listesine aldı” ifadelerini kullandı.

Yaptırımlar, söz konusu şirketlerin dolar merkezli finans sisteminden fiilen dışlanmasını, ABD'de bulunabilecek varlıklarının dondurulmasını ve ABD'li kişi veya kuruluşlarla her türlü işlem yapmalarının yasaklanmasını öngörüyor.

Bu karar, Washington yönetiminin Tahran üzerindeki baskıyı sürdürdüğü bir dönemde, ABD Hazine Bakanlığının İran'ın Amerikan yaptırımlarını aşmasına yardımcı olmakla suçladığı ABD dışındaki şirketlere yönelik son adımı oldu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, “Kanada, İran rejimine ve vekil unsurlarına yaptırımları delme hizmeti sunan yasa dışı finansal aracılar için güvenli bir liman olamaz. Hazine Bakanlığı, İran rejiminin finansal kanallarını dünyanın neresinde olursa olsun tespit etmek ve devre dışı bırakmak için çalışacaktır” dedi.

ABD Hazine Bakanlığı, Ontario ve Britanya Kolumbiyası eyaletlerinde faaliyet gösteren ve yaptırım listesine alınan şirketleri şöyle sıraladı:

Divers Trade (Million Exchange adıyla faaliyet gösteriyor)

1380079 BC Ltd.

Top BC Technician

Nia Nations Currency

2397639 Ontario Ltd. (Farah Exchange adıyla faaliyet gösteriyor)

CCC

B Galaxy

Darwish Exchange

ABD Hazine Bakanlığı ayrıca, Mali Suçları Araştırma Ağı'nın (FinCEN), kripto para borsası MEXC'nin de İran, Kuzey Kore ve Rusya'ya yönelik yaptırımların aşılmasıyla bağlantılı işlemler nedeniyle ABD finans sisteminden çıkarılmasına yönelik bir karar aldığını bildirdi.

Hazine Bakanlığının kara para aklamayla mücadeleden sorumlu birimi olan FinCEN, bu kararın ABD finans kuruluşlarının Seyşeller'de kayıtlı MEXC Global'i içeren para transferlerini gerçekleştirmesini yasakladığını açıkladı.

FinCEN'e göre MEXC Global, İran, Kuzey Kore ve Rusya ile bağlantılı en az 16 milyar dolar tutarında yasa dışı işlemi ve yaptırım kapsamındaki diğer taraflarla gerçekleştirilen para transferlerini kolaylaştırdı.