İşte Sergen Yalçın'ın teknik direktörlük kariyeri

İşte Sergen Yalçın'ın teknik direktörlük kariyeri
TT

İşte Sergen Yalçın'ın teknik direktörlük kariyeri

İşte Sergen Yalçın'ın teknik direktörlük kariyeri

Beşiktaş'ın yeni çalıştırıcısı olması beklenen Sergen Yalçın, teknik direktörlük kariyerinde toplam 8 takımın başında görev alırken, bu takımların hiçbiri ile 2 sezonu tamamlayamadı.
Beşiktaş'ta Abdullah Avcı'nın görevden ayrılmasının ardından teknik direktörlük görevi için Sergen Yalçın ismi gündemde. Siyah-beyazlı yönetim dün gerçekleştirdiği toplantı ile takımı emanet edeceği ismi belirledi. 47 yaşındaki teknik adam ile prensip anlaşması sağlanırken, resmi açıklamanın yapılması bekleniyor. Futbol kariyerine Beşiktaş altyapısında başlayan ve uzun yıllar futbolcu olarak siyah-beyazlı ekibe hizmet eden Sergen Yalçın, teknik direktörlük kariyerine de yine Kara Kartal'ın altyapısında görev yaparak başladı. 47 yaşındaki teknik adam, Beşiktaş'ın 100. yıl şampiyonluğunda da kaptan olarak kadroda yer almış ve takımına önemli katkılarda bulunmuştu.
Yeni kariyeri de Beşiktaş altyapısında başladı
Sergen Yalçın, son olarak Eskişehirspor forması giyip kariyerini noktaladıktan sonra, yeni kariyerine tıpkı futbolculuğunda olduğu gibi Beşiktaş altyapısında merhaba dedi. Yalçın, 2009-2010 yıllarında siyah-beyazlı takımın altyapısında çeşitli kademelerde antrenör olarak görev aldı
İlk deneyim Gaziantepspor'da
Sergen Yalçın, ilk ciddi görevini ise Süper Lig'in 2013-2014 sezonunda Gaziantepspor'un başına geçerek aldı. Sezonun 12. haftasında Elazığspor karşılaşmasında ilk kez kulübede yer alan Yalçın'ın takımı, rakibini 3-1 mağlup etti ve sonraki hafta da Gençlerbirliği'ni deplasmanda aynı skorla geçerek adından söz ettirmeyi başardı. O zaman 41 yaşında olan genç çalıştırıcı, 26. haftada 3-0 kaybedilen Fenerbahçe maçıyla görevi bıraktı. Yalçın, Gaziantepspor'un başında ligde oynanan 15 maçlık periyotta 8 galibiyet, 3 beraberlik ve 4 mağlubiyet aldı. Sezonu Tahsin Tam ile tamamlayan Gaziantepspor, o dönem ligde kalmayı başardı.
Sivasspor ile kupada yarı final
Gaziantep defterini kapatan Sergen Yalçın, 2014-2015 sezonunda Sivasspor ile Süper Lig kariyerine devam etti. Sezonun 15. haftasında Roberto Carlos'un ardından göreve gelen teknik adam, lige Kasımpaşa beraberliği ile giriş yaptı. Sergen Yalçın yönetiminde sezonu 15. sırada tamamlayan Sivasspor, Ziraat Türkiye Kupası'nda ise Galatasaray ile yarı final oynama başarısı gösterdi. Sivasspor ile Sergen Yalçın'ın yolları 2015-2016 sezonunun 9. haftasında alınan Trabzonspor mağlubiyeti ile ayrıldı. Sivasspor, 9 maçta galibiyet yüzü görememişti.
Sezonu Gaziantepspor'da tamamladı
Sergen Yalçın bu kez aynı sezonun 32. haftasında Gaziantepspor'un başında Eskişehirspor'a karşı kulübede yer aldı. Yalçın yönetimindeki Gaziantepspor, Eskişehirspor ile 1-1 berabere kalırken, sonraki hafta Çaykur Rizespor'a 1-0 mağlup oldu. Son haftada Antalyaspor'u 2-0 mağlup eden Gaziantep ekibi, Süper Lig'i 36 puanla 14. sırada tamamladı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Sergen Yalçın, 3 maç için göreve geldiğini ve görevini tamamladığını belirterek, İstanbul'a döneceğini açıkladı.
Kayseri serüveni
Süper Lig 2016-2017 sezonunun 17. haftasında bu kez Süper Lig ekiplerinden Kayserispor, takımı Sergen Yalçın'a emanet etti. 5-0'lık M.Başakşehir yenilgisi ile Kayseri kariyerine başlayan Yalçın, 19. haftada Kayseri'de Fenerbahçe'yi 4-1 mağlup ederek dikkat çekti. Kayserispor bir sonraki hafta ise deplasmanda Galatasaray karşısında 2-1 galip gelmeyi başardı. Kayser, temsilcisi, o sezon Türkiye Kupası'na çeyrek finalde Fenerbahçe karşısında veda etti. Üst üste alınan mağlubiyetlerin ardından Kayserispor ile Sergen Yalçın'ın yolları 28. haftada alınan 2-1'lik Gençlerbirliği yenilgisiyle ayrıldı. Sezonu Mesut Bakkal yönetiminde tamamlayan sarı-kırmızılılar, 38 puanla 15. sırada yer aldı ve lige tutundu. Yalçın görevi bıraktığında Kayserispor 25 puanla 16. basamaktaydı.
Süper Lig'den 1. Lig'e
Sergen Yalçın, 2017-2018 sezonuna TFF 1. Lig ekiplerinden Eskişehirspor'un başında bulunarak başladı. Futbolculuk yaşantısını Eskişehirspor'da sona erdiren Sergen Yalçın, yeni takımıyla ilk 5 haftada 3 beraberlik, 2 mağlubiyet aldı. Eskişehirspor, Türkiye Kupası'na 3. Tur'da 3. Lig ekibi 24 Erzincanspor'a 4-2 yenilerek veda edince Sergen Yalçın görevinden istifa etti.
Konyaspor ile Süper Lig'e döndü
Eskişehirspor'un başında sezona kötü bir başlangıç yapan Sergen Yalçın'a, Süper Lig'den Konyaspor fırsat verdi. Yalçın, teknik direktörlük koltuğuna oturduğunda 24 hafta tamamlanmış ve Konyaspor ligde 21 puanla 16. sıradaydı. Sergen Yalçın yönetiminde ligi bitiren Konyaspor, topladığı 36 puanla 15. sırada yer alarak Süper Lig'de kaldı. Konyaspor'da Sergen Yalçın ve ekibi ile sezon sonunda yollar ayrıldı.
Alanyaspor ile kariyer zirvesi
Sergen Yalçın bu kez Süper Lig'de 2018-2019 sezonunun 13. haftasında oynanan Alanyaspor - Kayserispor maçında Alanyaspor yedek kulübesinde yer aldı. Mesut Bakkal'ın ardından göreve gelen Sergen Yalçın'ın ekibi, sezonu 44 puanla 9. sırada tamamladı. Yalçın, Alanyaspor ile teknik direktörlük kariyerinin en iyi lig sıralamasını yakaladı. Sezonun tamamlanmasının ardından yönetim ve Sergen Yalçın sözleşme için anlaşamayınca yollar ayrıldı.
Sivasspor mağlubiyeti Yeni Malatyaspor kariyerini bitirdi
2019-2020 sezonu öncesi Yeni Malatyaspor, takımın başına Sergen Yalçın'ı getirdi. Malatya ekibi, Yalçın yönetiminde UEFA Avrupa Ligi Elemeleri 2. Turu'nda Slovenya ekibi NK Olimpija'yı elemeyi başardı. Bir sonraki turda Sırp ekibi Partizan'a ilk maçta deplasmanda 3-1 mağlup olan Malatyaspor, rövanşı 1-0 kazansa da turnuvaya veda eden ekip oldu. Yeni Malatyaspor, Türkiye Kupası Son 16 Turu'nda alınan 4-0'lık farklı Sivasspor mağlubiyeti sonrası Sergen Yalçın ve ekibi ile yolları ayırdı. Sergen Yalçın, görevi bıraktığında Malatya ekibi 17 hafta itibariyle ligde 24 puanla 8. sırada yer alıyordu.
İstikrar yok
Kariyerinde toplam 8 takımın başında teknik direktör olarak görev alan Sergen Yalçın, bu takımların hiçbiri ile 2 sezonu tamamlayamadı. Henüz 47 yaşında olan Sergen Yalçın, çalıştırdığı ekipler ile uzun süreli bir istikrar yakalayamadı. Beşiktaş'ın prensip anlaşmasına vardığı Sergen Yalçın ile 1.5 yıllık sözleşme imzalaması bekleniyor.

 


Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM