Brexit’in kazananı: Boris Johnson

İngiltere Başbakanı Boris Johnson (Reuters-Arşiv)
İngiltere Başbakanı Boris Johnson (Reuters-Arşiv)
TT

Brexit’in kazananı: Boris Johnson

İngiltere Başbakanı Boris Johnson (Reuters-Arşiv)
İngiltere Başbakanı Boris Johnson (Reuters-Arşiv)

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, kavgacı kişiliği dışında iyimser ve esprili olması nedeniyle birçok kişinin sempatisini kazanmayı başardı. Johnson, 2016 yılındaki referandumda İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) çıkışı (Brexit) için yürüttüğü ve daha sonra Başbakan olarak başarılı bir şekilde yönettiği kampanya nedeniyle tarihe adını yazdıracak. Johnson, geçtiğimiz Aralık ayında yapılan erken genel seçimlerde, Muhafazakâr Parti’yi 1980’li yıllardaki Margaret Thatcher günlerinden beri elde edemediği büyük başarıya taşıyarak, çok sayıda seçmeni kendine çekebileceğini de gösterdi. ‘Brexit’i gerçekleştirme, yasaları ve düzeni koruma ve kamu hizmetlerine yatırım yapma’ vaatleriyle partisinin Avam Kamarası’nda İşçi Partisi’nden onlarca yıldır alamadığı koltukları geri almasını sağladı.
Sıra dışı bir politikacı olan Boris Johnson, her ne kadar ABD Başkanı Donald Trump’ın izinden gitmekle ve popülistlikle suçlansa da saati gelince ‘Brexit’ meyvelerini toplamaya başlayacak. Fransız basınında ‘çocukken dünyanın kralı olmak isteyen adam’ diye anılan Johnson, bu zafer anı için uzun bir süre bekledi. Öte yandan Brüksel ile yapılacak yeni bir ticaret anlaşmasının müzakere sürecinde daha büyük zorluklarla karşılaşılması bekleniyor. Ancak Londra'nın eski Belediye Başkanı Johnson, bu konuda da başarıya ulaşabileceğine inanıyor.
1964’te New York’ta dünyaya geldi
Alexander Boris de Pfeffel Johnson, 1964’te New York’ta dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını Almanya’nın başkenti Berlin’de geçiren Johnson, daha sonra İngiltere’de Elit Eton Okulu'na ardından üniversite eğitimini tamamlamak üzere Oxford Üniversitesi'ne gitti.
The Times gazetesinde çalışmaya başlayan Johnson, haberlerinde ‘uydurma bilgiler’ olduğu gerekçesiyle işten kovuldu. Ardından Brüksel'de sağcı eğilimli Daily Telegraph gazetesinde muhabirlik yapmaya başladı. Daily Telegraph’da, AB’de olanlarla ilgili abartılı tasvirler kullandığı ‘Avrupa mitleri’ yazarak ünlü oldu.
Daha sonra 1990'lı yıllarda uzman konuk olarak katıldığı bir talk şovda, zekâsı ve zayıf yönlerini eleştirmekten çekinmeyen kişiliği sayesinde halk tarafından ‘Boris’ adında vatansever bir figür olarak tanındı.
Londra Boris’e teslim edildi
Siyasetteki ilk yıllarında ise evlilik dışı ilişkisi ile ilgili yalan söylediği için 2004'te Muhafazakârların gölge hükümetindeki Hazine Bakanı pozisyonundan kovuldu. Ancak 2008 yılında gözlemcilerin sıra dışı olarak nitelediği bir zaferle, çoğunluğun İşçi Partisi’ne oy verdiği çok kültürlü bir şehir olan başkent Londra’nın belediye başkanı oldu.
Johnson, dağınık sarı saçları, nev-i şahsına münhasır tarzı ve kendini bir aptal gibi göstermeye çalışmasıyla diğer siyasetçilerden oldukça farklı bir çizgi çizdi. Johnson, bir keresinde Victoria Park’taki çelik halatla (zipline) 20 metre yükseklikten ellerinde İngiltere bayraklarıyla karşı tarafa geçmeye çalıştı. Göçmen yanlısı görüşleri ile Muhafazakâr Parti’nin diğer üyelerinden oldukça farklı bir çizgi çizen Johnson, sosyal liberal tutumlarıyla Londra çevrelerinde büyük ses getirdi. Ancak, yıllarca kaleme aldığı makalelerinde önyargılar olduğuna dair suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Johnson, 2018 yılında yazdığı bir makalede kadınların istediğini giyebileceklerini söylemesine rağmen peçeli Müslüman kadınları ‘posta kutularına’ benzetmiş ve eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Buna karşın Johnson kendisine yapılan ırkçılık suçlamalarını reddederken, destekçileri de onun bazen ortalığı biraz karıştırmayı sevdiğini söylediler.
Biri evlilik dışı olmak üzere 5 çocuğu olduğu düşünülüyor
Johnson’ın iki kez evlenip boşanmış olması, özel hayatına dair güven vermeyen bir imaj çizmesine neden olurken, biri evlilik dışı olmak üzere 5 çocuğu olduğu düşünülüyor. Başbakanlık Konutu olarak kullanılan Londra'daki Downing Sokağı 10 Numara’da kız arkadaşıyla birlikte yaşayan Johnson’ın bu sıra dışı imajı, başkalarının kariyerini mahvedebilecek skandalların görmezden gelinmesine izin veriyor. Johnson, Brexit referandumunun ardından iki yıl Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron o dönem yaptığı bir açıklamada, “Onu ciddiye almayanlar hata yaparlar” ifadelerini kullandı. Hala Brexit’i uygulamanın zorluğu konusunda ciddi olmamakla suçlanan Johnson, tüm bu eleştirileri reddediyor. Ancak Brüksel ve ABD ile yeni bir ticaret anlaşması için başlayacak olan müzakereler başbakanlığı boyunca karşılaşabileceği en zor süreç olabilir. Bununla birlikte Brexit’in uygulanması ve ilgili sorunlar hakkındaki dosyalar da onu bekliyor. İngiltere Başbakanı’nın şimdi, Brexit’i başarmaktan daha fazlasını yapabildiğini göstermesi gerekiyor.

 


İran: Trump’ın teklifimizi reddetmesinin ardından arabulucular üzerinden gelecek yanıtı bekliyoruz

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)
TT

İran: Trump’ın teklifimizi reddetmesinin ardından arabulucular üzerinden gelecek yanıtı bekliyoruz

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın ABD Başkanı Donald Trump’tan teklifine ilişkin ilk tepkiyi aldığını, ancak henüz arabulucular üzerinden resmi bir cevap almadığını söyledi.

Arakçi, İran’ın ABD’nin nihai tutumunun arabulucular tarafından kendisine iletilmesini beklediğini ve bu doğrultuda karar alacağını belirtti.

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya yönelik sunduğu planı reddetmiş ve ara seçimlerin ardından İran’a yönelik hava saldırılarının yeniden başlayabileceğini öne sürmüştü.


ABD Hazine Bakanı, İran’ı ekonomik olarak izole etme girişimlerinin başarılı olduğunu açıkladı

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanı, İran’ı ekonomik olarak izole etme girişimlerinin başarılı olduğunu açıkladı

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dün (cumartesi) yaptığı açıklamada, İran’ı ekonomik olarak izole etmeye yönelik adımlar atılması için dünyanın farklı bölgelerine ekipler gönderdiğini belirterek İran bankaları ve havayolu şirketlerini hedef alan bir dizi kararı memnuniyetle karşıladı.

Bessent, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Benim talimatımla dünyanın farklı bölgelerine ekipler gönderildi. Bu ekipler ülkelerle temas kurarak İran rejimine karşı adımlar atılmasını talep etti” ifadelerini kullandı.

Bessent, “Bu çabalar sonuç veriyor” dedi.

Bessent, Türkiye ve Umman’ın İran özel havayolu şirketi Mahan Air’in seferlerini durdurduğuna, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ise İranlı havayolu şirketlerinin tüm seferlerini yasakladığına dikkat çekti.

BAE Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü perşembe günü yaptığı açıklamada, “İranlı havayolu şirketlerinin ülkeye ve ülkeden gerçekleştirdiği uçuşların bugünden itibaren ikinci bir duyuruya kadar askıya alındığını” bildirmişti.

Bessent ayrıca İran bankalarına yönelik alınan önlemlere de dikkat çekti.

BAE Merkez Bankası çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran’ın Melli Bankasının şubelerine karşı, “kara para aklama, terörizmin finansmanı ve silahların yayılmasının finansmanıyla mücadele kapsamında ihlaller” nedeniyle tedbirler alındığını duyurmuştu.

Türkiye Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da geçen hafta, yıllardır Batı yaptırımlarına tabi olan İran’ın Mellat Bankasının faaliyet iznini iptal etmişti.

Bessent, “İran yönetimi bile savaşın ekonomik sonuçlarını kabul etti. Riyalin değeri rekor düşük seviyelere geriledi” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı habere göre ABD Hazine Bakan Yardımcısı ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Birimi Başkanı Jonathan Burke, bu ay Ortadoğu ve Avrupa’da iki hafta süren bir ziyaret gerçekleştirdi. ABD Hazine Bakanlığının ayrıca 50’den fazla ülkenin temsilcileriyle görüşmeler yapıldı.

Bessent pazartesi günü CNBC’ye verdiği röportajda, “İran’ın tüm havayolu şirketleri 23 Eylül’den itibaren faaliyetlerini durduracak” demişti.

Bessent, “Bu uçaklar iniş yaparsa kimse onlara yakıt sağlayamayacak, iniş hizmetleri sunamayacak veya biletlerini satamayacak. Aksi takdirde dolar sisteminden çıkarılacaklar” ifadelerini kullanmıştı.

Bununla birlikte İran’daki küçük havayolu şirketleri, özellikle de ABD’nin baskısına uymayı reddeden Çin’e olmak üzere yurt dışı seferlerini sürdürmeye devam ediyor.


Trump’ın öneriyi reddetmesinin ardından İran Hürmüz’ü açmak için şartlarında ısrarcı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump’ın öneriyi reddetmesinin ardından İran Hürmüz’ü açmak için şartlarında ısrarcı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

İran, bugün (Pazar) Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemileri “yasa dışı güzergâhları kullanmaları” halinde uyardı. Tahran, ABD ile yaşanan çatışmanın tek çözümünün diplomasi olduğunu vurguladı. Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın boğazı yeniden açmayı ve çatışmayı sona erdirmeyi öngören önerisini reddetmesinden bir gün sonra geldi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, “Şartlarımız açık. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik atılacak herhangi bir adım bu şartların yerine getirilmesine bağlı” dedi. Arakçi, “Onları bu çıkmazdan çıkarabilecek tek yol müzakere yoludur” ifadelerini kullandı.

Trump ise İran’ın “ekonomisi can çekiştiği” için Hürmüz Boğazı’nı açmak istediğini belirterek ABD’nin boğaz üzerinde “tam kontrole” sahip olduğunu söyledi. Trump, “İran anlaşma istiyor, ben de anlaşma istiyorum ancak öneri kabul edilemez” dedi.

İran’ın boğazın yönetimi için oluşturduğu makam da gemileri bölgede “yasa dışı güzergâhları” kullanmaları halinde doğabilecek sonuçlar konusunda uyardı.

İran makamı, bu tür güzergâhların kullanılmasının “gemi, gemi sahibi, kaptan ve mürettebat açısından mali kayıplar ve can kaybı riskleri doğuracağını ve geminin gelecekte Hürmüz Boğazı’ndan geçişini ciddi şekilde kısıtlayacağını” bildirdi.