Selame, Cenevre süreciyle ilgili ilerlemeye dikkat çekti

Gassan Selame, 6 Şubat’ta Cenevre’de düzenlenen Libya konulu basın toplantısında açıklamalada bulundu (Reuters)
Gassan Selame, 6 Şubat’ta Cenevre’de düzenlenen Libya konulu basın toplantısında açıklamalada bulundu (Reuters)
TT

Selame, Cenevre süreciyle ilgili ilerlemeye dikkat çekti

Gassan Selame, 6 Şubat’ta Cenevre’de düzenlenen Libya konulu basın toplantısında açıklamalada bulundu (Reuters)
Gassan Selame, 6 Şubat’ta Cenevre’de düzenlenen Libya konulu basın toplantısında açıklamalada bulundu (Reuters)

Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame, üç gün boyunca Cenevre’de görüşmeler gerçekleştirecek 5+5 askeri komite süreciyle ilgili iki heyetin ‘ateşkesi kalıcı hale getirmenin önemli olduğunu bildiklerini’ vurguladı.
Selame, 6 Şubat’ta Cenevre’de yaptığı basın toplantısında şunları söyledi:
“İki taraf arasındaki görüşmeler Cenevre toplantıları sırasında doğrudan yapılmadı. Biz bu yönde baskı da uygulamadık. Askeri süreç, Berlin Konferansı kararlarının uygulanmasında düzenlemeye çalıştığımız uygulamalardan biridir.”
BM Temsilcisi ağır silahlar, silahlı grupların akıbeti ve yerinden edilenlerin geri dönüşü konularında bir anlayış sağlamaya çalıştıklarına dikkati çekti. “Her iki taraftan da davet edilen kişilerin 26 Şubat’ta Cenevre’deki siyasi sürece katılmasını umuyoruz” ifadesini kullandı. Selame ayrıca bu ayın 9’unda Kahire’de ekonomik sürece katılanların da bir toplantısı olacağı bilgisini verdi.
Selame, 6 Şubat’ta kapalı petrol limanlarını yeniden açmak amacıyla ülkenin doğusundaki kabile liderlerinden gelen taleplerin bir listesini teslim aldı. BM Temsilcisi, Libya Ulusal Ordusu (LUO) ile ittifak halindeki kabile liderleriyle bir araya geldiğini ve taleplerini dinlediğini söyledi.
Dış toplantılar ve konferanslar yoluyla Libya krizine çözüm arayışına yönelik uluslararası çabalar hızlandırılırken ülkenin doğusunda ve batısında çatışan tarafların birbiriyle çelişkileri sürüyor.
Temsilciler Meclisi’ndeki siyasi partiler Libya’ya komşu ülkelere ‘daha fazla güven’ çağrısı yaptı.
Libya’ya komşu ülkeler, Libya meselesine özel bir önem gösterirken cumhurbaşkanlığı ve dışişleri bakanlığı düzeyinde toplantılar veya dünyaya açık kapsamlı temaslar çerçevesinde ülkenin daha büyük bir çöküşe tanık olmaması ve dış müdahalelerin engellenmesi için bir çözüm arayışına girişti.
Libya Temsilciler Meclisi üyesi Abdusselam Nasiyye, 6 Şubat’ta Cezayir’e, ‘ülkesindeki krize yönelik arabuluculuk rolü oynaması için fırsat verme ve Libya çözümündeki rolü hakkında siyasi yargılarda bulunmak için acele etmeme’ çağrısında bulundu.
Daha önce Ulusal Diyalog Komitesine başkanlık eden Nasiyye, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Cezayir’in Libya’da arabulucu rolü oynamasına izin verin ve siyasi yargılarda bulunmak için acele etmeyin. Cezayir, ülkeye olumsuz bir müdahalede bulunmadı. Ellerini Libyalıların kanlarıyla lekelemedi. Belki de Cezayir'in ulusal uyumdaki bilgeliği ve deneyimi, Libya sorununu çözmekte ve Libyalılara kan enjekte etmekte merhem olacaktır.”
Cezayir Dışişleri Bakanı Sabri Bukadum, geçen çarşamba günü başlayan Libya ziyareti sırasında ülkedeki krizi görüştü. Bukadum, LUO komutanı Mareşal Halife Hafter, Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve geçici hükümetteki mevkidaşı Abdulhadi el-Huveyc başta olmak üzere ülkenin doğusundaki yetkililerle bir araya geldi.
Libya Kabileleri ve Şehirleri Yüksek Konseyi Başkanı’nın Dışişleri Danışmanı Halid el-Guveyl, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Libya’ya komşu ülkeler, ülkedeki krizi çözmeyi hak ediyor” diyerek Mısır da dahil birçok Arap ülkesinin oynadığı role övgüde bulundu.
Cenevre’deki Siyasi Süreç Diyalog Komitesi’nin kurulmasından bu yana Temsilciler Meclisi’nin bazı üyeleri, ‘ülkedeki krizi uzattığı’ gerekçesiyle komitenin yararsız olduğunu belirtti. Bu çerçevede Ulusal Savunma ve Güvenlik Komitesi üyesi Tarık el-Caruşi, “Cenevre süreci, afetler ve güvenlik riskleri ile dolu olacak. Ayrıca Temsilciler Meclisi’nin konumu da zayıf olacaktır” dedi.
Caruşi, konseyin ikinci başkanı Milletvekili Dr. Ahmid Huma’nın Tunus’ta BM Temsilcisiyle yaptığı görüşmeye de değinirken “Komitelerde karar alma mekanizması oy birliği ile olacak ve uyumsuzluk durumunda oylamaya başvurulacak” ifadelerini kullandı. Yetkili ayrıca ‘oluşturulan komitenin, parlamentonun tamamen marjinalleşmesini sağlayacak mutlak güçten oluşan kurucu bir organı temsil edeceğini ve bu nedenle silahlı kuvvetlerin yasal bir kapsamı olmayacağını’ vurguladı.
Temsilciler Meclisi’nde, Cenevre diyalogunun yürütülmesi için bir mekanizma oluşturulduğunu söyleyen Tarık el-Caruşi, konseyin Cenevre sürecinin sonuçlarını onaylama hakkına başvurmadan önce 5+5 askeri güvenlik diyalogunun sonuçlarının beklenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Libya meselesini bölgesel sınırların dışına çıkarma fikri, Kaddafi’nin devrilmesinden bu yana yüzlerini batıya çeviren bazı Libyalı kesimlerden kaynaklanıyor. Trablus Komitesi, BM Temsilcisi Gassan Selame’nin açıklamasından hemen sonra Berlin Konferansı’nın çıktılarından biri olan ‘Ekonomik Diyalog’ komitesi toplantılarının Kahire’de yapılacağına dikkat çekti. Komite, Mısır topraklarında herhangi bir diyalogun yapılmasını kabul etmediklerini belirttiği açıklamada “Mısır ile savaş halindeyiz” ifadesini kullandı.
Sivil toplum kuruluşlarından oluşturulan Trablus Komitesi, Mısır’da yapılması beklenen ekonomik diyalogla ilgili BM Libya Destek Misyonu Başkan’ına gönderilen bir muhtırada, olası bir diyalogun, ‘Libya içinde veya İsveç gibi tarafsız bir ülkede ya da diğer İskandinav ülkelerinden birinde yapılması’ gerektiği belirtti.



Gazze Şeridi’ndeki direnişçi gruplar, ‘silahsızlanma’ planında değişiklik talep edilmesinin ardından yoğun saldırı bekliyor

Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)
Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)
TT

Gazze Şeridi’ndeki direnişçi gruplar, ‘silahsızlanma’ planında değişiklik talep edilmesinin ardından yoğun saldırı bekliyor

Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)
Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)

Gazze Şeridi’ndeki büyük Filistinli gruplardan çeşitli kaynaklar, İsrail’in Gazze Şeridi içindeki saldırılarını yoğunlaştırmasının beklendiğini belirtti. Bu beklentinin, Barış Konseyi planında yer alan silahsızlanma maddelerinde değişiklik yapılması talebinin ardından ortaya çıktığı ifade edildi.

Hamas’a bağlı üç kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sahada İsrail’in daha geniş çaplı bir askeri gerilime hazırlandığına dair göstergeler bulunduğunu belirtti. Kaynaklar, bu olası gerilimin polis ve güvenlik noktalarının hedef alınmasının, silahlı grup üyelerine yönelik saldırıların ve suikastların ötesine geçebileceğini dile getirdi.

Hamas’ın silahsızlandırılması, Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov tarafından sunulan planın en önemli maddeleri arasında yer alıyor. Söz konusu plan, Mladenov tarafından mart ayı sonunda Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde açıklanmıştı. Uluslararası ve bölgesel medyada yayımlanan maddelere göre plan, Filistinli hareketin tünel ağını imha etmesini ve sekiz ay içinde aşamalı olarak silah bırakmasını öngörüyor. Plan ayrıca, ‘Gazze Şeridi’nin silahlardan tamamen arındığının nihai olarak doğrulanması’ sonrasında İsrail güçlerinin tamamen çekilmesini içeriyor.

 Hamas ve İslami Cihad Hareketi’ne bağlı silahlı güçler Gazze’de konuşlandırıldı. (AFP)Hamas ve İslami Cihad Hareketi’ne bağlı silahlı güçler Gazze’de konuşlandırıldı. (AFP)

Son günlerde İsrail’in tırmanışı, polis güçlerine bağlı güvenlik unsurları ile sahadaki silahlı grup üyelerine yönelik saldırıların yoğunlaştırılmasıyla daha da arttı. Kaynaklara göre Hamas’a bağlı hükümet kurumlarındaki güvenlik personeline ve grupların askeri kanatlarına mensup silahlı unsurlara, alarm seviyesini en üst düzeye çıkarmaları yönünde talimat verildi. Aynı talimatlarda, tekrar eden hedef alınma girişimlerini önlemek amacıyla mümkün olan tüm güvenlik önlemlerinin alınması istendi.

Planda yapılan değişiklikler

Geçtiğimiz hafta Hamas heyeti, Kahire’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, iki gün önce Gazze Şeridi’ndeki gruplar adına ‘silahsızlanma planı’ önerisine yanıtını sundu. Kaynaklara göre, Nikolay Mladenov ile yapılan görüşmede iletilen yanıtta, ‘ikinci aşamaya geçilmeden önce İsrail’in ilk aşamadaki tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesini zorunlu kılacak değişikliklerin yapılması’ gerektiği vurgulandı.

Hamas kaynaklarına göre, İsrail’in söz konusu değişiklik talebini ‘hareketin silah bırakmayı reddettiği’ gerekçesiyle önümüzdeki dönemde saldırılarını artırmak için bir bahane olarak kullanabileceği değerlendiriliyor. Kaynaklardan biri, Hamas’ın ve diğer grupların planı farklı çerçeveler içinde incelemeyi sürdürdüğünü kaydetti.

İslami Cihad Hareketi’nden bir kaynak ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, özellikle İran ile bağlantılı gelişmelerin ardından İsrail’de tırmanış ihtimalinin artmasıyla birlikte, sahadaki savaşçılara izlerinin sürülmesini ve hedef alınmalarını önlemek amacıyla tüm gerekli güvenlik tedbirlerini almaları yönünde kesin talimatlar verildiğini ifade etti.

Öte yandan İsrail, cumartesiyi pazara bağlayan gece yarısı, Gazze kentinin doğusundaki Şeva Meydanı bölgesinde, özel İsrail birliklerinin ya da silahlı grupların sızmasını önlemek amacıyla kurulan bir kontrol noktasında bulunan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensubu dört silahlı kişiyi öldürdü.

Bir polis aracını hedef alan İsrail saldırısının gerçekleştiği yeri inceleyen Filistinliler (Reuters)Bir polis aracını hedef alan İsrail saldırısının gerçekleştiği yeri inceleyen Filistinliler (Reuters)

Hamas’a bağlı bir polis mensubu dün, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı girişinde aracının İsrail’e ait bir insansız hava aracı (İHA) tarafından hedef alınması sonucu hayatını kaybetti. Aynı gün, Han Yunus’un güneyindeki ‘sarı hat’ olarak bilinen bölgede bir genç de İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu öldürüldü.

Sahadaki kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, hedef alınan aracın Kassam Tugayları’na bağlı bir üyeye ait olduğunu, aracı kullanan kişinin ise daha önce önde gelen isimlerden birinin korumalığını yapmış polis memuru olduğunu belirtti.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail, 10 Ekim 2025’te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 718’den fazla Filistinliyi öldürdü.

Erdoğan ile görüşme

Bu arada Hamas dün yaptığı açıklamada, üst düzey bir heyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul’da bir araya geldiğini duyurdu. Görüşmede, Gazze Şeridi’ndeki gelişmeler, ateşkes anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi ve Kudüs’teki son durum ele alındı.

Hareketten yapılan açıklamaya göre, Hamas Liderlik Konseyi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki heyette Halid Meşal, Halil el-Hayye ve Zahir Cebbarin yer aldı. Cumartesi günü gerçekleşen görüşmede, Gazze Şeridi’ndeki gelişmeler ele alındı. Açıklamada ayrıca, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının güvence altına alınması, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve halkın temel ihtiyaçlarının karşılanmasının önemine vurgu yapıldı.

Açıklamada, Kudüs’teki durumun, özellikle de Mescid-i Aksa çevresindeki gelişmelerin ciddiyetine dikkat çekilerek, ‘ihlaller’ olarak nitelendirilen uygulamaların sonuçlarına karşı uyarıda bulunuldu. Ayrıca, esirlere yönelik idam cezasını içeren yasa tasarısına da karşı çıkılarak, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi.

Heyetin, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getirdiği ve Erdoğan’ın bu konudaki çabalarını takdir ettiği aktarıldı. Açıklamaya göre Erdoğan da Türkiye’nin Filistin halkının haklarına verdiği desteğin süreceğini ve bu konudaki tutumunun değişmeyeceğini vurguladı.


Masnaa Sınır Kapısı, ABD'nin Lübnan'a verdiği garantileri test ediyor

İsrail'in bombalamakla tehdit ettiği Suriye sınırındaki Masnaa Sınır Kapısı çevresinde Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı mensupları (EPA)
İsrail'in bombalamakla tehdit ettiği Suriye sınırındaki Masnaa Sınır Kapısı çevresinde Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı mensupları (EPA)
TT

Masnaa Sınır Kapısı, ABD'nin Lübnan'a verdiği garantileri test ediyor

İsrail'in bombalamakla tehdit ettiği Suriye sınırındaki Masnaa Sınır Kapısı çevresinde Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı mensupları (EPA)
İsrail'in bombalamakla tehdit ettiği Suriye sınırındaki Masnaa Sınır Kapısı çevresinde Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı mensupları (EPA)

Lübnan, İsrail'in altyapısına karşı düzenlediği bombardımanın ardından kendisine güvence veren ABD'ye yardım çağrısında bulundu. Bu çağrı, Tel Aviv'in Lübnan'ı Suriye'ye Cedide Yabus üzerinden bağlayan Bekaa'daki (doğu) el-Müsnefer Sınır Kapısı’nı hedef almaması için yapılırken, bu gelişme, İsrail'in sınır kapısını bombalamakla tehdit edip tahliye edilmesini talep etmesinin ardından yaşandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı kaynaklar, Lübnan'ın İsrail'in tehdidini ciddiye aldığını ve bunun endişe verici olduğunu açıkladığını söylediler. Bu durum, Cumhurbaşkanı General Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam tarafından yürütülen ve sabaha kadar süren Washington ile temasların yoğunlaştırılmasına neden oldu. Sile tatili için Washington'da bulunan ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa da temaslarda yer aldı. Avn ve Selam, İsa'dan ülkesinin İsrail nezdinde müdahale ederek uyarıyı geri çekmesini talep etti.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Avn, İsrail ile doğrudan müzakere çağrısını yineledi. Avn, “Müzakere taviz vermek değildir, diplomasi de teslim olmak değildir” diyerek, iç barışın ‘kırmızı çizgi’ olduğunu vurguladı.


UNIFIL: Hizbullah ve İsrail'in mevzilerimizin yakınındaki saldırıları "şiddetli bir karşılık doğurabilir"

Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nden bir asker (UNIFIL)
Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nden bir asker (UNIFIL)
TT

UNIFIL: Hizbullah ve İsrail'in mevzilerimizin yakınındaki saldırıları "şiddetli bir karşılık doğurabilir"

Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nden bir asker (UNIFIL)
Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nden bir asker (UNIFIL)

Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü (UNIFIL), dün Hizbullah ve İsrail'in kendi mevzilerinin yakınlarında gerçekleştirdiği saldırılar konusunda "ciddi endişe" duyduğunu ifade ederek, bu saldırıların "şiddetli bir karşılık doğurabileceğini" belirtti ve her iki tarafa da "silahlarını bırakmaları" çağrısında bulundu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Güç sözcüsü Candice Ardell yaptığı açıklamada, "Hem Hizbullah savaşçıları hem de İsrail askerleri tarafından mevzilerimizin yakınında gerçekleştirilen ve bir karşılık verilmesine yol açabilecek saldırılardan derin endişe duyuyoruz" dedi.

"Sahadaki tüm aktörlere, Birleşmiş Milletler personelinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olduklarını hatırlatıyoruz," diyerek, "Silahlarını bırakmalarını ve ateşkes için ciddi bir şekilde çalışmalarını rica ediyoruz, çünkü bu çatışmanın askeri bir çözümü yoktur ve uzaması her iki taraf için de daha fazla ölüm ve yıkıma yol açacaktır" ifadelerini kullandı.