Devrimin yıldönümü: İranlıların anlayış ve davranışlarında hangi değişiklikler yaşandı?

İran’ın dini lideri Ali Hameney (AFP)
İran’ın dini lideri Ali Hameney (AFP)
TT

Devrimin yıldönümü: İranlıların anlayış ve davranışlarında hangi değişiklikler yaşandı?

İran’ın dini lideri Ali Hameney (AFP)
İran’ın dini lideri Ali Hameney (AFP)

Hüda Rauf
11 Şubat Salı günü ile birlikte İran devriminin üzerinden 41 yıl geçmiş olacak. Bu süreçte bölgede hangi temel gelişmeler meydana geldi? Devrim bölgeyi nasıl etkiledi ve dünya ile nasıl bir ilişki kurdu?
Devrim meydana gelen herhangi bir devlette, siyaset, ekonomi ve toplumsal alanda yapısal değişimler meydana gelir. Bunun etkileri sadece devlet sınırları içinde değil sınırların dışında da hissedilir. İran’da Şah rejiminin devrilmesinin ardından İslami rejim kuruldu. Bununla birlikte bölgedeki ittifak haritası da değişti. İran rejiminin eğilimi doğrultusunda dostluklar düşmanlığa, düşmanlıklar dostluğa dönüştü. İslami rejim öncesi ABD müttefiki İran, devrim sonrası ABD düşmanı olurken, Sovyetlerin müttefiki Irak, ABD ile yakınlaştı. Bölge 8 yıl süren bir savaşa tanıklık etti. Bu savaş Arap İttifakı’nı bizzat böldü ve ayrışmalar başladı. İran bölgedeki Arap rejimlerine karşı pozisyon aldı.
Devrimin diğer etkilerinden bazıları da İran’ın nüfuz sağlama çabalarından kaynaklandı. Sınırların dışına İran ideolojisi, yeni fikirler, değerler ve kültür modelinin yayılmasını hedefleyen bölgesel bir düzen oluşturuldu. İran, devrim düşüncesini ve kurumlarını ihraç etme fikrini anayasa aracılığıyla yasalaştırdı ve dış politikasında bu yasayı takip etti.
Ancak İran devrimi sırasında farklı bir bölgesel bağlamda kurulan bu fikir ve hedefler, 40 yılı aşkın bir süredir değişen bölgesel ortama göre revize edildi mi? İran, dış politika araçlarını değiştirdi mi? İran ulusal çıkarlarını ne ölçüde elde etti ve devrimci yapıdan çıkarak doğal bir devlete dönüşebildi? İran rejiminin ittifak ve düşmanlık düzeni, bölgesel değişimlere uyum sağlayacak şekilde değişti mi?
Devrimci fikirler, değerler ve hedefler ile ilgili olarak, 1979 İran Anayasası önsöz ve birçok maddesinde, ülke sınırlarının ötesine uzanan ve misyonu ilahi mesajı taşımak ve ilahi hukukun üstünlüğünü dünyaya yaymak olan bir ideolojik ordunun kurulmasına ilişkin hükümler yer alıyor. Bu maddeler, devrim ihracı, mustazafların zaferi ve İmam Humeyni’nin İslam dünyası hükümeti çağrısı şeklinde tercüme edildi.
Bu kavramlar, İran'ın bölgesel politikasında gerekçe olarak kullanılmaya devam etti. Görünüşte bazı kavramlarda bir değişiklik olsa da devrimin ihracı artık bir terim değil bir hedef olarak var. Bu hedef de başka ülkelerin içişlerine karışma ve siyasi istikrarsızlaştırma yoluyla gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Tıpkı Yemen’de olduğu gibi mezhep temelli milis güçler oluşturuldu.
Ayrıca İran’da Humeyni dönemindeki ‘İslam dünyası hükümeti’ kavramı, Hamaney döneminde yerini ‘İslami uyanış’ anlayışına bırakmıştır. Hamaney daha önce yaptığı bazı konferans konuşmalarının merkezine halk protestolarını yerleştirmiş ve bölgede gerçekleşen halk protestolarının da İran Devrimi’nden esinlendiğini söylemişti. Bu elbette, siyasal İslam akımının reddettiği halk protestolarının realitesine aykırı bir söylemdir.
İran’ın süper güçler ve emperyalizm düşmanlığı pozisyonunda geçen 40 yılda bir değişim olmadı. Hem Humeyni hem de Hamaney döneminde bu pozisyon korundu. Ancak Batı ile ilişkileri tam kesmek çıkar alanlarının olmadığı anlamına gelmiyor. Örneğin İran-Kontra skandalında olduğu gibi bir yakınlaşma, Irak ve Afganistan’da yapılan iş birlikleri, nükleer anlaşmayla ilgili önce gizli görüşmeler yürütüp ardından bunun ilan edilmesi ve hatta ABD Başkanı Donald Trump döneminde bazı tutukluların serbest bırakılması bu kapsamda değerlendirilebilir.
İran, 1970’li yıllarda doğuda Sovyetler ve batıda ABD arasındaki askeri rekabete karşı olduğunu dile getirmek için ‘Ne Doğu ne Batı’ sloganını terk ederek Rusya ve Çin’in müttefiki oldu. İran aynı zamanda Hristiyan Ermenilere, Azerbaycanlı Şiilere karşı çatışmasında destek verdi. Bu destek, dış politikasında her zaman ideolojik değil bilakis uluslararası ilişkilerde olduğu gibi reel politik bir düzlemde hareket ettiğini gösteriyor.
İran, devrimin fikir ve ideolojisini kurumlara dönüştürmek yerine, bu politikanın on yıllar boyunca elde ettiği sonucun bir değerlendirmesini yaparak şu soruları sormalıydı:
Bölgesel bütünleşmeyi başarabildi mi ve böylece komşular tarafından kabul edildi mi? Saddam Hüseyin'in devrilmesinden bu yana Irak'ta güvenlik ve istikrar sağlayabildi mi? İran, Ortadoğu kaynaklarından yararlanmak ve bölgesel kalkınmayı sağlamak için çalışan bölgesel kurumların bir parçası haline mi geldi? İran bölgedeki herhangi bir güvenlik iş birliğinin bir parçası olmayı başarabildi mi? İran dış politikasının çelişkili doğası değişmediği için tüm bu hedefler gerçekleşmedi.
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığna göre İran, davranışlarının yasa dışı olarak tanımlandığı, kuşatıldığı ve izole edildiği bir dönemde devrimin 41’inci yıldönümünü kutluyor. Davranışları düşmanca bir hal aldı. Bölge dışında ittifaklar kurdu. Batı araştırma merkezlerinde İran ile ilgili yazılan makale ve tezlerde hem Körfez’deki petrol tesislerine hem de bizzat ABD’nin kendisine dronelarla düzenlediği saldırılara işaret edilerek, Tahran Ortadoğu bölgesinin istikrarı için tehlike olarak nitelendiriliyor.
Kuruluşundan bu yana İran’ın siyasal rejimi, kabul görmek ve meşru olabilmek için, coğrafi sınırlarının ötesine işaret sloganlar ve değerler üzerine inşa ettiği dış politikanın üzerini ‘ahlakilik boyası’ ile kapatmaya çalışıyor ancak perdenin arkasında sınırların ötesindeki arzularını yansıtan aktif bir yayılmacı politika var.



İran: Trump’ın teklifimizi reddetmesinin ardından arabulucular üzerinden gelecek yanıtı bekliyoruz

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)
TT

İran: Trump’ın teklifimizi reddetmesinin ardından arabulucular üzerinden gelecek yanıtı bekliyoruz

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın ABD Başkanı Donald Trump’tan teklifine ilişkin ilk tepkiyi aldığını, ancak henüz arabulucular üzerinden resmi bir cevap almadığını söyledi.

Arakçi, İran’ın ABD’nin nihai tutumunun arabulucular tarafından kendisine iletilmesini beklediğini ve bu doğrultuda karar alacağını belirtti.

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya yönelik sunduğu planı reddetmiş ve ara seçimlerin ardından İran’a yönelik hava saldırılarının yeniden başlayabileceğini öne sürmüştü.


ABD Hazine Bakanı, İran’ı ekonomik olarak izole etme girişimlerinin başarılı olduğunu açıkladı

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanı, İran’ı ekonomik olarak izole etme girişimlerinin başarılı olduğunu açıkladı

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dün (cumartesi) yaptığı açıklamada, İran’ı ekonomik olarak izole etmeye yönelik adımlar atılması için dünyanın farklı bölgelerine ekipler gönderdiğini belirterek İran bankaları ve havayolu şirketlerini hedef alan bir dizi kararı memnuniyetle karşıladı.

Bessent, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Benim talimatımla dünyanın farklı bölgelerine ekipler gönderildi. Bu ekipler ülkelerle temas kurarak İran rejimine karşı adımlar atılmasını talep etti” ifadelerini kullandı.

Bessent, “Bu çabalar sonuç veriyor” dedi.

Bessent, Türkiye ve Umman’ın İran özel havayolu şirketi Mahan Air’in seferlerini durdurduğuna, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ise İranlı havayolu şirketlerinin tüm seferlerini yasakladığına dikkat çekti.

BAE Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü perşembe günü yaptığı açıklamada, “İranlı havayolu şirketlerinin ülkeye ve ülkeden gerçekleştirdiği uçuşların bugünden itibaren ikinci bir duyuruya kadar askıya alındığını” bildirmişti.

Bessent ayrıca İran bankalarına yönelik alınan önlemlere de dikkat çekti.

BAE Merkez Bankası çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran’ın Melli Bankasının şubelerine karşı, “kara para aklama, terörizmin finansmanı ve silahların yayılmasının finansmanıyla mücadele kapsamında ihlaller” nedeniyle tedbirler alındığını duyurmuştu.

Türkiye Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da geçen hafta, yıllardır Batı yaptırımlarına tabi olan İran’ın Mellat Bankasının faaliyet iznini iptal etmişti.

Bessent, “İran yönetimi bile savaşın ekonomik sonuçlarını kabul etti. Riyalin değeri rekor düşük seviyelere geriledi” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı habere göre ABD Hazine Bakan Yardımcısı ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Birimi Başkanı Jonathan Burke, bu ay Ortadoğu ve Avrupa’da iki hafta süren bir ziyaret gerçekleştirdi. ABD Hazine Bakanlığının ayrıca 50’den fazla ülkenin temsilcileriyle görüşmeler yapıldı.

Bessent pazartesi günü CNBC’ye verdiği röportajda, “İran’ın tüm havayolu şirketleri 23 Eylül’den itibaren faaliyetlerini durduracak” demişti.

Bessent, “Bu uçaklar iniş yaparsa kimse onlara yakıt sağlayamayacak, iniş hizmetleri sunamayacak veya biletlerini satamayacak. Aksi takdirde dolar sisteminden çıkarılacaklar” ifadelerini kullanmıştı.

Bununla birlikte İran’daki küçük havayolu şirketleri, özellikle de ABD’nin baskısına uymayı reddeden Çin’e olmak üzere yurt dışı seferlerini sürdürmeye devam ediyor.


Trump’ın öneriyi reddetmesinin ardından İran Hürmüz’ü açmak için şartlarında ısrarcı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump’ın öneriyi reddetmesinin ardından İran Hürmüz’ü açmak için şartlarında ısrarcı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

İran, bugün (Pazar) Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemileri “yasa dışı güzergâhları kullanmaları” halinde uyardı. Tahran, ABD ile yaşanan çatışmanın tek çözümünün diplomasi olduğunu vurguladı. Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın boğazı yeniden açmayı ve çatışmayı sona erdirmeyi öngören önerisini reddetmesinden bir gün sonra geldi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, “Şartlarımız açık. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik atılacak herhangi bir adım bu şartların yerine getirilmesine bağlı” dedi. Arakçi, “Onları bu çıkmazdan çıkarabilecek tek yol müzakere yoludur” ifadelerini kullandı.

Trump ise İran’ın “ekonomisi can çekiştiği” için Hürmüz Boğazı’nı açmak istediğini belirterek ABD’nin boğaz üzerinde “tam kontrole” sahip olduğunu söyledi. Trump, “İran anlaşma istiyor, ben de anlaşma istiyorum ancak öneri kabul edilemez” dedi.

İran’ın boğazın yönetimi için oluşturduğu makam da gemileri bölgede “yasa dışı güzergâhları” kullanmaları halinde doğabilecek sonuçlar konusunda uyardı.

İran makamı, bu tür güzergâhların kullanılmasının “gemi, gemi sahibi, kaptan ve mürettebat açısından mali kayıplar ve can kaybı riskleri doğuracağını ve geminin gelecekte Hürmüz Boğazı’ndan geçişini ciddi şekilde kısıtlayacağını” bildirdi.