Erdoğan ilk kez Libya'da Suriyeli savaşçıların olduğunu açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Reuters)
TT

Erdoğan ilk kez Libya'da Suriyeli savaşçıların olduğunu açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün ilk kez, eğitici kadronun yanı sıra Libya’da Türkiye destekli Suriyeli savaşçıların da olduğunu itiraf etti.
Reuters haber ajansına göre Erdoğan İstanbul’da yaptığı açıklamada, “Türkiye orada eğitimci kadrosuyla var. Ama orada Suriye Milli Ordusu’ndan insanlar da var” diyerek, eski adıyla Özgür Suriye Ordusu olarak adlandırılan muhalif savaşçılara atıfta bulundu.
Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından bugün yapılan açıklamada, Libya'da kalıcı ateşkes sağlamayı amaçlayan Cenevre'deki 5+5 formatındaki ortak askeri komite toplantılarının yeniden başladığı duyuruldu.
Bu gelişme, Fayiz es Serrac liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) kontrolünde bulunan Trablus Limanı’na, Halife Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu (LUO) güçlerinin saldırmasından sonra yaşandı.



Yaptırımları aşmaya yönelik bir mekanizma, Çin mallarının İran’a akışının sürmesini sağladı

Tahran'da, üzerinde ABD karşıtı bir reklam panosu bulunan yaya üst geçidinin yakınındaki caddede ilerleyen araçlar (AFP)
Tahran'da, üzerinde ABD karşıtı bir reklam panosu bulunan yaya üst geçidinin yakınındaki caddede ilerleyen araçlar (AFP)
TT

Yaptırımları aşmaya yönelik bir mekanizma, Çin mallarının İran’a akışının sürmesini sağladı

Tahran'da, üzerinde ABD karşıtı bir reklam panosu bulunan yaya üst geçidinin yakınındaki caddede ilerleyen araçlar (AFP)
Tahran'da, üzerinde ABD karşıtı bir reklam panosu bulunan yaya üst geçidinin yakınındaki caddede ilerleyen araçlar (AFP)

İranlı iki üst düzey kaynak ile konuyla ilgili bilgi sahibi üç kişinin Reuters'a verdiği bilgiye göre İran, petrol satışlarına yönelik yaptırımları aşmak ve aralarında askeri teçhizatın da bulunduğu milyarlarca dolarlık Çin malı satın almak için takasa benzer bir mekanizma kullandı.

Kimliklerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, İran petrolünün Çin'den ithal edilen ürünlerin finansmanında kullanılmak üzere tahsis edilen kredilerle takas edilmesine dayanan gizli ticaret mekanizmasının, ABD'nin nükleer programı nedeniyle İran üzerindeki ekonomik ve askeri baskısını artırdığı son birkaç yılda Tahran'a önemli finansman kanalı sağladığını belirtti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre kaynaklar bu mekanizmanın, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olan Çin'in İran petrolünü indirimli fiyatlarla satın almaya devam etmesine de imkân sağladığını bildirdi. Aynı zamanda İran'a mal ihraç eden banka ve şirketlerin uluslararası denetim veya yaptırımlara maruz kalmasının da önüne geçilmiş oldu.

Washington'un Çin'e yönelik ekonomik baskıyı artırması, misilleme endişelerini beraberinde getirdi. Ticaret kaynakları, ABD'nin temmuz ortasında İran limanlarına yönelik ablukayı yeniden uygulamaya başlamasından beri Çinli alıcılara sunulan İran ham petrolü miktarının azaldığını ifade etti.

ABD, iki ülke arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik anlaşmanın çökmesinin ardından 13 Temmuz'da İran limanlarına yönelik ablukayı yeniden uygulamaya koydu ve İran bandıralı gemilerin hareketlerine kısıtlamalar getirdi. Washington bu adımla, ülkenin başlıca döviz kaynağı olan petrol gelirlerinden İran'ı mahrum bırakmayı hedefliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, diplomatik girişimlerin sonuçsuz kalması ve askeri seçeneklerin azalmasının yanı sıra akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin yarattığı iç baskı nedeniyle savaşın sona erdirilmesi yönündeki çağrıların arttığı bir dönemde İran'a karşı benzeri görülmemiş bir “ekonomik savaş” başlatma sözü verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD yaptırımlarını reddederek, bunları “ekonomik terörizm” ve “insanlığa karşı suç” olarak nitelendirdi. Bakanlık, yaptırımların İranlıların ülkenin bağımsızlığını ve egemenliğini savunma kararlılığını etkilemeyeceğini vurguladı.


İsrail, Filistin yanlısı protestoların gölgesinde Slovenya’daki ilk büyükelçiliğini açtı

Filistin yanlısı yüzlerce gösterici, yeni büyükelçilik binasının önünde toplanarak kapatılmasını talep etti (Reuters)
Filistin yanlısı yüzlerce gösterici, yeni büyükelçilik binasının önünde toplanarak kapatılmasını talep etti (Reuters)
TT

İsrail, Filistin yanlısı protestoların gölgesinde Slovenya’daki ilk büyükelçiliğini açtı

Filistin yanlısı yüzlerce gösterici, yeni büyükelçilik binasının önünde toplanarak kapatılmasını talep etti (Reuters)
Filistin yanlısı yüzlerce gösterici, yeni büyükelçilik binasının önünde toplanarak kapatılmasını talep etti (Reuters)

İsrail, dün Slovenya’daki ilk büyükelçiliğini açtı. Avrupa Birliği üyesi küçük ülkeyle ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan bu adım, İsrail’in işgal altında bulunan Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim politikası nedeniyle bazı eski müttefikleriyle ilişkilerinin gerildiği bir dönemde gerçekleşti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Slovenya’nın başkenti Ljubljana’ya giderek açılış törenine katıldı. Ziyaret, mevcut sağcı Başbakan Janez Jansa döneminde Slovenya’nın İsrail politikasında yaşanan değişimin yansıması olarak değerlendiriliyor.

Saar, Slovenyalı mevkidaşı Tanja Fajon ile görüşmesinin ardından büyükelçiliğin açılışını “tarihi bir gün” olarak nitelendirdi. Şarku’l Avsat’ın Slovenya Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Saar, İsrail’i “Ortadoğu’daki tek demokrasi ve Avrupa’nın neredeyse tek gerçek ve samimi ortağı” olarak tanımladı.

Saar, “Bunun yanı sıra Avrupa’yı ve Avrupa’nın güvenliğini doğrudan ve dolaylı olarak savunuyoruz” diyerek, İsrail’in “Batı medeniyetini savunmanın ön cephesinde yer alan bir kale” olduğunu ifade etti.

Filistin yanlısı yüzlerce gösterici ise ziyareti protesto etmek amacıyla yeni büyükelçilik binasının önünde toplandı ve büyükelçiliğin kapatılmasını istedi.

Slovenya Dışişleri Bakanlığı’nın X platformundaki paylaşımına göre Tanja Fajon, “Bugün açılan büyükelçiliğin daha kapsamlı bir diyalog, daha güçlü bir iş birliği ve her şeyden önce halklarımızın yararına daha somut sonuçların elde edileceği yeni bir dönemin başlangıcı olmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Saar’ın Slovenya ziyareti, İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklamasından ve Fransa ile Kanada’nın benzer adımlar atacaklarını açıklamasından bir gün sonra gerçekleşti. Söz konusu adım, İsrail’in en yakın müttefiklerinden bazılarının politikalarına duyduğu rahatsızlığın sembolik bir ifadesi olarak görülüyor. Ayrıca Gazze’deki savaş nedeniyle İsrail hükümetinin giderek daha fazla uluslararası yalnızlığa sürüklendiğine ilişkin yeni bir gösterge niteliği taşıyor.

İsrail ise karara sert tepki göstererek Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunu kapatacağını açıkladı.


Trump’ın danışmanları, İran savaşının görev süresinin sonuna kadar sürebileceği konusunda uyardı

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump’ın danışmanları, İran savaşının görev süresinin sonuna kadar sürebileceği konusunda uyardı

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da aralarında bulunduğu üst düzey Beyaz Saray danışmanları, Başkan Donald Trump’ı İran’la çatışmanın başkanlık görev süresinin sonuna kadar devam edebileceği konusunda gizlice uyardı.

Şarku’l Avsat’ın WSJ’den aktardığına göre danışmanlar, Oval Ofis ve Durum Odası’nda yapılan kapalı toplantılarda Trump’a, Tahran’ın ABD’nin baskısına direnmeye devam edebileceğini ve bunun da çatışmanın Ocak 2029’daki başkanlık devir tesliminin ötesine uzamasına yol açabileceğini söyledi.

Gazetede yer alan bu uyarılar, Trump’ın savaşla ilgili kamuoyuna yaptığı açıklamalarla çelişiyor. Trump, dün savaşın kasım ayında yapılacak ABD ara seçimlerinin “hemen ardından” sona ermesini beklediğini söyledi. İran’ın seçimleri etkilemeye çalıştığını savunan Trump, Tahran’ın direnişini daha uzun süre devam ettiremeyeceğini ifade etti.

Trump ayrıca diplomatik görüşmelerin hâlâ bir seçenek olduğunu, ancak bunun tercih ettiği yol olmadığını ifade etti.