Fakirlikten zenginliğe: İşte ünlülerin ışıltılı dünyaya yolculuğu

Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
TT

Fakirlikten zenginliğe: İşte ünlülerin ışıltılı dünyaya yolculuğu

Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu

Salah Ahmed
Dünyanın dört bir yanındaki ünlülere veya zengin insanlara baktığımızda, onların bir zamanlar sokağa çıktıklarında fark edilmeyen, sıradan insanlar olduklarını hayal etmek oldukça zor. Veya onların bir dönem yoksul olduklarını, diğer insanları etkileyen acıları çekmiş olabileceklerini hayal etmek de zor.
Tarih bu örneklerle dolu... Tıpkı annesi tarafından diğer kardeşleriyle birlikte yoksulluk içinde büyütülen Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu Cengiz Han gibi ya da köylü kökenli olduğu için kendisine karşı çıkan soylulara savaş açan Papa 3. Leo gibi. Miladi 923 yılında İhşid hanedanının kurucusu Muhammed bin Toğaç tarafından satın alınan Afrikalı bir köle olan Kafur’un Mısır ve Levant topraklarında hüküm süren İhşidi (Akşit) Devleti’nin dördüncü hükümdarı olduğu da unutulmamalı.
Bu kişiler bize aynı anda hem iyi birer örnek oluyor hem de zenginlik ya da yetenekten ya da her ikisi birden veya ikisi dışındaki faktörlerden kaynaklı şöhret kapısının, yetenek ve kararlılıkla donatılmış olarak girmek isteyen herkese açık olduğunu gösteren değerli bir ders veriyor. Ayrıca bunun şansla ilgili olmadığını da gösteriyorlar.

İşte Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre zorluklarla geçen hayatlarının ardından ışıltılı dünyanın kapısını aralayan ünlü isimler:
 
Albert Einstein
Einstein’ın Genel İzafiyet (Görecelik) Teorisi onu ‘tarihin en akıllı insanı’ yaptı. Hatta ölümünden sonra otopsisini yapan doktor dahi ailesinin haberi olmadan gelecekteki tıbbi ilerlemelere ışık tutması umuduyla onun beynini çıkardı. Ancak Einstein dört yaşına kadar konuşmayı bile öğrenememişti. İlkokul öğretmeni onu ‘dikkati dağınık ve odaklanamayan bir çocuk’ olarak tanımlamıştı. 1898 yılında Münih Teknik Üniversitesi’ne kayıt için başvuruda bulunmuş, ancak başvurusu ‘gelecek vaat etmeyen bir öğrenci’ olduğu gerekçesiyle reddedilmişti. Fakat başvurusunun reddedilmesinden yedi yıl sonra insanlığın bilimsel seyrini değiştiren İzafiyet Teorisi çalışmalarını tamamladı.
 
Salvador Dali
Küçükken tuhaf davranışları olan bir çocuktu. Okuldan atıldı ve ölümüne kadar akademik eğitimini tamamlayamadı. Bir süre hapiste yattı. Daha sonra gördüğü rüyaları tuvale yansıtabilmesi sayesinde şimdiye kadarki en ünlü ressam ve sürrealizmin (gerçeküstücülük) babası oldu.
 
Walt Disney
Amerikan animasyonunun öncüsü ve dünyanın en ünlü isimlerden biri olan Walt Disney, The Kansas City Star gazetesine çizer olarak iş başvurusunda bulundu. Ancak çizimleri yetersiz olduğu gerekçesiyle başvurusu reddedildi. Disney bu gazeteyi seviyordu ve bu kez muhabir olarak başvuruda bulundu. Fakat bu başvurusu da reddedildi. Gazetenin dağıtım kamyonunda şoförlük yapabilmek için başvurdu. Ama bu kez de o başarısız oldu. Ancak pes etmeyen Disney mezarından olsa bile tüm bunların intikamını aldı. Disney’in kurduğu dev şirket, ölümünden 20 yıl sonra gazeteyi satın aldı.
 
Bill Gates
Microsoft’un kurucuların olan Gates, Harvard Üniversitesi'nde öğrenciyken, derslere katılmayıp gecelerini poker oynayarak geçirmişti. Sonunda üniversiteden mezun olamadan ayrılmak zorunda kaldı. Fakat bu onun teknoloji dünyasına olan yolculuğunun başlangıcı olmuştu. Gates, bugün 100 milyar doları aşan servetiyle dünyanın en zenginleri arasına girmeye başardı.
 
Albert Camus
Cezayir asıllı Fransız yazar Camus, çok okunan ‘Yabancı’ ve ‘Veba’ gibi romanlarının yanı sıra kaleme aldığı diğer eserleriyle ünlendi. Genç yaşlarda verem (tüberküloz) hastalığına yakalanan Camus, çok sevdiği futbolu (Cezayir Üniversitesi takımında kaleci idi) bırakmak zorunda kaldı. Öğretmenlik, otomobil parçaları satıcılığı ve meteoroloji gibi pek çok alanda çalıştı. Camus, komünist olmasa da 1935 yılında ‘Avrupa ülkeleri ile Cezayir arasındaki eşitliği geri kazanmanın tek aracı’ olduğu gerekçesiyle Komünist Parti’ye katıldı.
 
Louis Armstrong
New Orleans'ta büyüyen Amstrong’un babası tarafından terk edilmelerinin ardından annesi geçim sıkıntısı yüzünden fahişelik yapmak zorunda kaldı. Cazın efsanesi olmadan önce Amstrong, gençliğinde hayatını kazanabilmek için çeşitli mesleklerde çalıştı.
 
Michael Moore
Çektiği politik belgesellerle bilinen Moore, Michigan Üniversitesi'ne kaydolsa da üniversiteyi bırakması bir yıldan fazla sürmedi. Moore, bir keresinde üniversiteyi bırakma nedenini ‘arabasını park edecek yer bulamamasına’ bağlamıştı.
 
James Brown
‘Soul müziğin babası’ olarak anılan Brown, tarihin en ünlü şarkıcılarından biri olmadan önce, çocukluğunda ve gençliğinde pamuk toplama, kömür işçiliği, mağaza temizlikçiliği, araba yıkayıcısı, eski pullar alım-satımı ve şarkı yarışmaları düzenlemek gibi çeşitli işlerde çalıştı.
 
J. K. Rowling
Ünlü ‘Harry Potter’ serisinin yazarı J. K. Rowling, okul günlerini şöyle anlatıyor;
“Sınıfı ‘aptallar’ ve ‘zekiler’ olarak ikiye ayıran bir öğretmenimiz vardı. Aptalları sağına, zekileri ise soluna oturturdu. Ben en sağda oturuyordum. Beni bahçede oturmaktan alıkoyan tek şey sınıfın duvarıydı.”
 
Marlon Brando
Küçük yaşlardan itibaren ele avuca sığmaz bir karaktere sahip olan Brando, hem okuldan ve hem de ordudan atılmayı da başarmıştı. Brando ne kadar haylaz bir çocuk olduğunu şu sözlerle itiraf etmişti;
“Silahımla kuşları öldürür, böcekleri yakardım. Araba lastiklerinin havasını boşaltır ve insanların ceplerinden para çalardım.”
Brando ünlü bir sinema oyuncusu olmadan önce bir süre su kanalı kazılarında çalıştı.
 
Sophia Loren
Gençliğinde dünyanın en güzel kadınlarından biri olarak kabul edilen ünlü İtalyan aktris Loren, küçükken kısa boylu ve cılız yapılı olması nedeniyle ‘kibrit çöpü’ lakabıyla çağrılırdı.
 
Madonna
Bir müşterinin üzerine yanlışlıkla jöle döküp kovuluncaya kadar New York’taki Times Meydanı’nda bir pastanede çalıştı. Şans yüzüne güldüğünde ve ilk şarkıları MTV müzik kanalında yayınlandığında bile, kanalın yetkililerinden biri onun hakkında ‘Bu kızın sanatsal bir geleceği yok’ ifadelerini kullandı.
 
Tom Cruise
Ünlü aktör ve film yapımcısı Cruise, bir otelde bellboyluk yaparken bir gün rahip olma hayalleri kuruyordu.
 
Meryl Streep
Üç kez Oscar Ödülü’nü kazanan ve 21 gibi rekor sayıda Oscar’a aday gösterilen ünlü oyuncu Streep’in kariyeri King Kong filminde rol alabilmek için katıldığı bir yarışmayla başladı. Ancak filmin yapımcısı, oğluna İtalyanca olarak “Onu nereden getirdin? O kadar çirkin ki, hiçbir rolde ekrana yakışmıyor” diyerek Streep’in filmde rol alma talebini reddetti. Streep ise İtalyanca konuşarak ‘çirkinliği’ için ondan özür diledi. Ardından Streep, üç Oscar Ödülü ve 21 adaylıkla sinema kariyerine devam etti.
 
Geçimlerini nasıl sağladılar?
Bu kişiler, şans kapılarını çalıncaya kadar uzun ya da kısa süreliğine de olsa çeşitli mesleklerde çalıştılar ve böylece önde meşaleyi taşıyan isimler oldular:
 
Charles Dickens
Dünyanın en ünlü romancılarından biri olan olarak kabul edilen Dickens, gençliğinde bir şişe fabrikasında çalışmıştı. Fabrikada yaptığı iş ise şişelere etiket yapıştırmaktı.
 
Winston Churchill
Okulda ortalamanın altındaydı ve Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi’ne kayıt olmak için üç kez sınava girmesi gerekti. Üçüncü denemede başarılı oldu. Churchill, siyasete girmeden ve başbakan olmadan önce Morning Post gazetesinde savaş muhabiri olarak çalıştı.
 
Diego Maradona
İnsanları şaşkına çeviren futbol yeteneklerinin konuşturana kadar son derece yoksul bir ailenin ferdi olarak Buenos Aires'ın eteklerindeki gecekondu mahallesinde yaşadı.
 
Cristiano Ronaldo
Bahçıvan bir baba, aşçı bir annenin oğlu olarak fakir bir ailede dünyaya geldi.
 
Oprah Winfrey
Madencilik, berberlik ve hizmetçilik yapan bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Winfrey,  televizyon ekranlarındaki kariyerine başlamadan ve şu anda beş milyar dolar olduğu tahmin edilen dev servetsini edinmeden önce gençliğinde çeşitli küçük mesleklerde çalıştı.
 
Meghan Markle
Televizyon dünyasına girmeden önce kaligrafi ile ilgileniyordu. Ardından şöhrete kavuşan ve iyi bir servet edinen Markle, Prens Harry ile evlenerek İngiltere Kraliyet ailesinin bir üyesi oldu.
 
Stephen King
King, profesyonel bir korku romanları yazarı olmadan ve muazzam bir servet edinmeden önce lise öğretmenliği yapıyordu.
 
Madeleine Albright
Bir dönemde ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği’ni ve eski ABD Başkanı Bill Clinton yönetiminin dışişleri bakanlığını yapan Albright, Colorado’da bir iç çamaşırı mağazasında tezgahtar olarak çalıştı.
 
George Clooney
Sinema oyuncusu ve siyasi aktivist olan Clooney, bir dönem bir tütün çiftliğinde işçilik yaptı. Daha sonra seyyar satıcılık, ayakkabı dükkanında tezgahtarlık ve sigortacı olarak çalıştı.
 
Johnny Depp
Hollywood’un aranan isimleri arasına girmeden önce Depp, geçimini kalem satarak sağlıyordu.
 
Beyonce
Hip-hop’ın kraliçesi, müzik yapımcısı ve ünlü dansçı Beyonce, bir röportajında çocukluğunda harçlığını çıkarabilmek için bir kuaför salonundaki yerleri süpürdüğünü söyledi.
 
Maya Angelou
ABD’li şair ve romancı Angelou, 1950'lerde San Francisco'da metro istasyonlarında çalıştı. Ardından Kahire’de İngiltere merkezli ‘The Observer’ gazetesinin Arapça versiyonun yazı işleri müdürlüğünü yaptı.
 
Sean Connery
Bir zamanlar 007 James Bond filmlerinin başrol oyuncusu Connery, bir mağazada tabutları cilalama işinde çalıştı.
 
Whoopi Goldberg
Ünlü komedi oyuncusu Goldberg, bir süre makyöz olarak çalıştı.
 
Sydney Crawford
Dünyanın en çok tanınan mankenlerinden biri olan Crawford, şöhret olmadan önce saati dört dolara mısır soyma işinde çalıştı. Ancak ‘süper model’ olduktan sonra Crawford saat başına 100 bin dolar alarak podyumlarda boy gösterdi.
 
Michael Crayton
Tıp fakültesinden mezun olan ünlü bilim kurgu romanı yazarı Crayton’ın kaleme aldığı Jurassic Park adlı roman 150 milyondan fazla sattı.
 
Brad Pitt
Dünyanın en tanınmış aktörlerinden biri olan Pitt, öğrenciyken harçlığını çıkarmak için striptiz kulüplerinde çalıştı.
 
Angelina Jolie
Genç yaşlarda depresyona giren Jolie, intihar etmeye karar verdi. Fakat ailesinin üzülmesini istemeyen Jolie, bunun bir intihar gibi görünmemesi için kiralık katil tuttu. Fakat kiralamak istediği katil bu konuyu bir kez daha düşünmesi için ona bir ay süre tanıdı ve bu talebini onaylaması için ona dönmesini istedi. Neyse ki Jolie bu kararından vazgeçti.
 
Rod Stewart
Ünlü İngiliz müzisyen Steawart, şöhret olmadan önce mezar kazıyıcılığı yaptı.
 
Sylvester Stallone
Amerikan sinemasının’ Rambo’su Stallone, New York’taki Central Park’ta Hayvanat Bahçesi'nde çalışıyordu ve kafeslerin temizliğiyle ilgileniyordu.
 
Danny DeVito
Amerikalı aktör, yapımcı ve yönetmen bir dönem kız kardeşinin sahibi olduğu salonda kuaför olarak çalıştı.
 
Sting
Dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı şöhreti öncesinde bir ilkokul öğretmeniydi.
 
Bruce Willis
Aksiyon filmlerinin aranan yüzü Amerikalı aktör, televizyon ve sinema dünyasına adım atmadan önce bir barda garson ve daha sonra bir kimya fabrikasında kamyon şoförü olarak çalıştı.
 
Russell Crowe
Avustralyalı sinema oyuncusu ve şarkıcı Crowe, Sydney’de bir restoranda garsonluk yaptı.
 
Youssou N'Dour
Özellikle Neneh Cherry ile düet yaptıkları ‘7 Seconds’ adlı şarkıyla adını duyuran şarkıcının sanat kariyeri, memleketindeki sünnet düğünlerinde şarkı söyleyerek başladı.
 
Jennifer Aniston
Çok bilinen ‘Friends’ adlı televizyon dizisinin yıldızı şöhrete kavuşmadan önce bir süreliğine gazetecilik ve bir barda garsonluk yaptı.
 
Jennifer Hudson
Muhteşem sesi keşfedilmeden ve dünyanın en ünlü şarkıcılarından biri olmadan önce Hudson, Burger King adlı fast food zincirinin restoranlarında çalıştı. Burger King, Hudson’a yıldızı parladıktan sonra ‘ömür boyu ücretsiz yemek’ hakkı tanıdı.
 
Kanye West
Ünlü rap yıldızı, bir süre Gap adlı süpermarketler zincirinde çalıştı. Görevi giysileri katlamaktı.
 
Bette Midler
Amerikalı aktris ve şarkıcı, ünlü olmadan önce bir meyve işleme tesisinde çalıştı.
 
Bu bilgiler, biyografiler ve internet dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan toplanmıştır.



Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
TT

Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)

Bir Manchester United taraftarı, takımı üst üste 5. galibiyetini alma şansını değerlendiremeyince 500 gün sonra saçını ilk defa kestirme fırsatını kaçırdı.

29 yaşındaki Frank Ilett, Ekim 2024'te kulüp üst üste 5 maç kazanana kadar saçını kestirmeyeceğine yemin etmişti. Ancak United'ın geçen sezon yaşadığı zorluklar, beklediğinden daha uzun bir bekleme süresine yol açtı ve artık saçları komik derecede fazla uzamış durumda.

The United Strand adlı Instagram hesabındaki günlük video güncellemeleri milyonlarca görüntülenme alan Ilett, saçını, tedavi sonucu saçları dökülen genç kanser hastalarına peruk sağlayan hayır kurumu The Princess Trust'a bağışlamayı planlıyordu.

Ilett yemin ettiğinde United'ın teknik direktörü Erik ten Hag'dı ve Hollandalı çalıştırıcının görevden alınmasının ardından halefi Ruben Amorim geçen yılki sıkıntılı sezonda sadece üç kez üst üste kazanabildi.

Amorim'in ayrılmasının ardından Michael Carrick, Manchester City, Arsenal, Fulham ve Tottenham Hotspur'a karşı üst üste 4 galibiyet elde ederek, salı günü West Ham United deplasmanında 5. galibiyeti alma şansını yakaladı.

Ancak formdaki Çekiçler'e karşı United, Londra Stadyumu'nda sadece 1-1'lik bir beraberlik elde edebildi; Casemiro'nun golü iptal edildikten sonra Tomas Soucek'in perdeyi açan golünü Benjamin Sesko'nun 96. dakikada attığı golle eşitledi.

Ilett içinse, sosyal medyada milyonlarca takipçisiyle paylaşmayı planladığı, sonunda devasa saçlarından kurtulma fırsatı da suya düştü.

Ocak ayı başında görevden alınan Amorim'in yerine geçen eski United orta sahası Carrick, çocuklarının West Ham'ı yenmenin ek önemini kendisine anlattığını ve Ilett'in meydan okumasının onu gülümsettiğini söyledi.

Carrick, "Çocuklarım bu durumdan haberdar olmamı sağladı ama bu kesinlikle profesyonel düzeyde takım konuşmalarına girmeyecek" dedi.

Olan biteni anlayabiliyorum ve bu beni gülümsetiyor ama sonuçta bir etkisi olmayacak.

Independent Türkçe


İzlanda, Washington'da neden lobici tuttu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İzlanda, Washington'da neden lobici tuttu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yeni bir habere göre ABD Başkanı Donald Trump, Grönland ve İzlanda'yı o kadar çok birbirine karıştırdı ki Reykjavík tavsiye almak için Washington D.C.'de bir lobici tuttu.

Trump, ocak ayında Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmasında Grönland ve İzlanda'yı defalarca karıştırdı.

Başkan, Beyaz Saray'a dönmeden önce bile, Danimarka'nın yarı özerk bölgesi Grönland'ın ABD tarafından satın alınması için baskı yapıyordu. Trump, ülkenin "ulusal güvenlik" amacıyla Grönland'a ihtiyacı olduğunu öne sürerek, Rusya ve Çin gibi hasım ülkeler tarafından tehdit edildiği uyarısında bulunuyor.

Davos konuşmasında Trump, Avrupa ülkelerine atıfta bulunarak, "İzlanda konusunda bizim yanımızda değiller, bunu size söyleyebilirim" dedi. Ancak Avrupa liderleri Trump'ı Grönland konusunda eleştirmiş ve bir açıklamada, mineral bakımından zengin Arktik adasının "halkına ait olduğunu" yazmıştı.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın konuşmasında Grönland'a yanlışlıkla İzlanda demediğini asılsız bir şekilde iddia etti.

The Bulwark'ın salı günü yayımladığı bülten, İzlanda'nın ABD Büyükelçisi Svanhildur Hólm Valsdóttir'in, "Birleşik Devletler yönetimiyle ilişkilerde stratejik danışmanlık sağlaması" için Brownstein Hyatt Farber Schreck adlı lobi şirketini görevlendirdiğini ortaya koydu.

The Bulwark, Adalet Bakanlığı'nın geçen çarşamba tarihli dosyasında yer alan ve lobi şirketinin avukatlarından Jason Buckner'ın büyükelçiye yazdığı, anlaşmayı detaylandıran mektubu kaynak gösterdi. Anlaşma, gelecek 6 ay için aylık 25 bin dolarlık danışmanlık ücretini içeriyordu.

Dosyada Brownstein'in İzlanda hükümetine yardımcı olmak için yapacakları, yetkilileri ABD yönetimi paydaşlarıyla tanıştırmak ve İzlanda için "ortaya çıkan öncelikler konusunda yapıcı geri bildirim" vermek de dahil ayrıntılı olarak ele alınmıştı.

cfvgbhy
Trump, geçen ay Davos'taki konuşmasında ABD'nin Danimarka topraklarını satın alması için baskı yaparken Grönland ve İzlanda'yı defalarca karıştırmış gibi görünüyordu (Jonathan Nackstrand/AFP)​​​​​

Bu yeni ilişkinin Trump'ın son yorumlarıyla doğrudan ilgisi açık olmasa da The Bulwark, zamanlamasının ilginçliğine dikkat çekti.

Bültende şöyle dendi:

[Anlaşma] sadece Trump'ın kavgacı Davos konuşmasında Grönland yerine tekrar tekrar İzlanda demesinden bir hafta sonra gerçekleşmekle kalmadı, aynı zamanda ocak ayında Trump'ın İzlanda büyükelçisi adayı Billy Long, Temsilciler Meclisi'nden eski çalışma arkadaşlarına ülkenin kendisinin vali olarak atanmasıyla Amerika'nın 52. eyaleti olacağı konusunda şaka yapmıştı.

Long daha sonra yaptığı yorumlar için özür dileyerek, kâr amacı gütmeyen haber sitesi Arctic Today'e şunları söylemişti:

Ciddi bir şey yoktu, üç yıldır görüşmediğim bazı kişilerle birlikteydim ve [Louisiana Valisi'yle Grönland Özel Elçisi] Jeff Landry'nin Grönland valisi olmasıyla ilgili şakalaşıyorlardı ve benimle ilgili de şaka yapmaya başladılar. Eğer birileri bundan rahatsız olduysa özür dilerim.

Independent, yorum için Washington'daki İzlanda Büyükelçiliği'yle iletişime geçti.

Independent Türkçe


Muhteşem Marty, masa tenisi turizmini patlattı

1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
TT

Muhteşem Marty, masa tenisi turizmini patlattı

1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)

Muhteşem Marty (Marty Supreme) gösterime girdiği günden bu yana 147 milyon doların üzerinde hasılat elde ederek muazzam bir başarı yakaladı ve şimdi de yeni bir turizm ilgisine yol açıyor.

New York'ta geçen ve Marty Mauser'ın (Timothée Chalamet) para kazanmak için masa tenisi becerilerini kullandığı film, artık insanların seyahat etme biçimlerinde de kendini gösteriyor. Seyahat rezervasyon platformu Bokun'a göre, "masa tenisi şampiyonaları" ve "yakınımdaki masa tenisi maçları" için yapılan Google aramaları son bir ayda yüzde 5000 arttı. Filmin setlerinden birine benzeyen masa tenisi barı "Space Ping Pong NYC" için yapılan aramalarsa yüzde 2600 arttı.

1950'lerde geçen film, Bokun'a göre masa tenisi turizmi üzerinde de küresel bir etki yarattı.

Bokun'a göre, mayısta Londra'da OVO Arena Wembley ve Copper Box Arena'da düzenlenecek "2026 Dünya Takım Masa Tenisi Şampiyonası" aramaları, Google'da son 30 günde yüzde 5000 artarak fırladı.

Öte yandan "Amsterdam'da masa tenisi barı" aramaları yüzde 250, "Danimarka'da masa tenisi barları" aramalarıysa yüzde 79 arttı.

Bokun ayrıca, "masa tenisi brunch deneyimleri" aramalarının da yüzde 250 arttığını keşfetti.

Bokun'da Kıdemli Büyüme Pazarlama Müdürü Samuel Jefferies, verilerin seyahat sektörü için bir fırsata işaret etmesinin nedenini açıkladı.

Muhteşem Marty'nin vizyona girmesinin ardından canlı etkinlikler ve ilgili deneyimlere yönelik aramaların hızla artmasıyla birlikte, film ve televizyonun kültürel hızlandırıcılar işlevi görmeye devam ettiği açık. Niş ilgi alanlarını ana akıma taşıyor ve turistik mekanlara, etkinliklere ve deneyimlere yeni bir soluk getiriyor. Filmin vizyona girmesinden bu yana 'Dünya takımlar masa tenisi şampiyonası 2026' aramalarının yüzde 5000'den fazla artmasıyla, film canlı etkinlik turizmi üzerinde doğrudan bir etkiye sahip. Londra'da düzenlenen bu etkinlik, güçlü kültürel anların küresel turizmi nasıl artırabileceğini yansıtıyor. Daha da ilginci, Muhteşem Marty'nin yükselen sosyal spor deneyimleri trendi üzerindeki etkisi. Google arama trafiğinde küresel olarak masa tenisi barları ve masa tenisi mekanlarına yönelik aramalarda artış görülmesiyle, filmin 2026'daki seyahat deneyimleri ve seçimleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olacağını tahmin ediyoruz.

Independent Türkçe