Fakirlikten zenginliğe: İşte ünlülerin ışıltılı dünyaya yolculuğu

Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
TT

Fakirlikten zenginliğe: İşte ünlülerin ışıltılı dünyaya yolculuğu

Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu

Salah Ahmed
Dünyanın dört bir yanındaki ünlülere veya zengin insanlara baktığımızda, onların bir zamanlar sokağa çıktıklarında fark edilmeyen, sıradan insanlar olduklarını hayal etmek oldukça zor. Veya onların bir dönem yoksul olduklarını, diğer insanları etkileyen acıları çekmiş olabileceklerini hayal etmek de zor.
Tarih bu örneklerle dolu... Tıpkı annesi tarafından diğer kardeşleriyle birlikte yoksulluk içinde büyütülen Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu Cengiz Han gibi ya da köylü kökenli olduğu için kendisine karşı çıkan soylulara savaş açan Papa 3. Leo gibi. Miladi 923 yılında İhşid hanedanının kurucusu Muhammed bin Toğaç tarafından satın alınan Afrikalı bir köle olan Kafur’un Mısır ve Levant topraklarında hüküm süren İhşidi (Akşit) Devleti’nin dördüncü hükümdarı olduğu da unutulmamalı.
Bu kişiler bize aynı anda hem iyi birer örnek oluyor hem de zenginlik ya da yetenekten ya da her ikisi birden veya ikisi dışındaki faktörlerden kaynaklı şöhret kapısının, yetenek ve kararlılıkla donatılmış olarak girmek isteyen herkese açık olduğunu gösteren değerli bir ders veriyor. Ayrıca bunun şansla ilgili olmadığını da gösteriyorlar.

İşte Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre zorluklarla geçen hayatlarının ardından ışıltılı dünyanın kapısını aralayan ünlü isimler:
 
Albert Einstein
Einstein’ın Genel İzafiyet (Görecelik) Teorisi onu ‘tarihin en akıllı insanı’ yaptı. Hatta ölümünden sonra otopsisini yapan doktor dahi ailesinin haberi olmadan gelecekteki tıbbi ilerlemelere ışık tutması umuduyla onun beynini çıkardı. Ancak Einstein dört yaşına kadar konuşmayı bile öğrenememişti. İlkokul öğretmeni onu ‘dikkati dağınık ve odaklanamayan bir çocuk’ olarak tanımlamıştı. 1898 yılında Münih Teknik Üniversitesi’ne kayıt için başvuruda bulunmuş, ancak başvurusu ‘gelecek vaat etmeyen bir öğrenci’ olduğu gerekçesiyle reddedilmişti. Fakat başvurusunun reddedilmesinden yedi yıl sonra insanlığın bilimsel seyrini değiştiren İzafiyet Teorisi çalışmalarını tamamladı.
 
Salvador Dali
Küçükken tuhaf davranışları olan bir çocuktu. Okuldan atıldı ve ölümüne kadar akademik eğitimini tamamlayamadı. Bir süre hapiste yattı. Daha sonra gördüğü rüyaları tuvale yansıtabilmesi sayesinde şimdiye kadarki en ünlü ressam ve sürrealizmin (gerçeküstücülük) babası oldu.
 
Walt Disney
Amerikan animasyonunun öncüsü ve dünyanın en ünlü isimlerden biri olan Walt Disney, The Kansas City Star gazetesine çizer olarak iş başvurusunda bulundu. Ancak çizimleri yetersiz olduğu gerekçesiyle başvurusu reddedildi. Disney bu gazeteyi seviyordu ve bu kez muhabir olarak başvuruda bulundu. Fakat bu başvurusu da reddedildi. Gazetenin dağıtım kamyonunda şoförlük yapabilmek için başvurdu. Ama bu kez de o başarısız oldu. Ancak pes etmeyen Disney mezarından olsa bile tüm bunların intikamını aldı. Disney’in kurduğu dev şirket, ölümünden 20 yıl sonra gazeteyi satın aldı.
 
Bill Gates
Microsoft’un kurucuların olan Gates, Harvard Üniversitesi'nde öğrenciyken, derslere katılmayıp gecelerini poker oynayarak geçirmişti. Sonunda üniversiteden mezun olamadan ayrılmak zorunda kaldı. Fakat bu onun teknoloji dünyasına olan yolculuğunun başlangıcı olmuştu. Gates, bugün 100 milyar doları aşan servetiyle dünyanın en zenginleri arasına girmeye başardı.
 
Albert Camus
Cezayir asıllı Fransız yazar Camus, çok okunan ‘Yabancı’ ve ‘Veba’ gibi romanlarının yanı sıra kaleme aldığı diğer eserleriyle ünlendi. Genç yaşlarda verem (tüberküloz) hastalığına yakalanan Camus, çok sevdiği futbolu (Cezayir Üniversitesi takımında kaleci idi) bırakmak zorunda kaldı. Öğretmenlik, otomobil parçaları satıcılığı ve meteoroloji gibi pek çok alanda çalıştı. Camus, komünist olmasa da 1935 yılında ‘Avrupa ülkeleri ile Cezayir arasındaki eşitliği geri kazanmanın tek aracı’ olduğu gerekçesiyle Komünist Parti’ye katıldı.
 
Louis Armstrong
New Orleans'ta büyüyen Amstrong’un babası tarafından terk edilmelerinin ardından annesi geçim sıkıntısı yüzünden fahişelik yapmak zorunda kaldı. Cazın efsanesi olmadan önce Amstrong, gençliğinde hayatını kazanabilmek için çeşitli mesleklerde çalıştı.
 
Michael Moore
Çektiği politik belgesellerle bilinen Moore, Michigan Üniversitesi'ne kaydolsa da üniversiteyi bırakması bir yıldan fazla sürmedi. Moore, bir keresinde üniversiteyi bırakma nedenini ‘arabasını park edecek yer bulamamasına’ bağlamıştı.
 
James Brown
‘Soul müziğin babası’ olarak anılan Brown, tarihin en ünlü şarkıcılarından biri olmadan önce, çocukluğunda ve gençliğinde pamuk toplama, kömür işçiliği, mağaza temizlikçiliği, araba yıkayıcısı, eski pullar alım-satımı ve şarkı yarışmaları düzenlemek gibi çeşitli işlerde çalıştı.
 
J. K. Rowling
Ünlü ‘Harry Potter’ serisinin yazarı J. K. Rowling, okul günlerini şöyle anlatıyor;
“Sınıfı ‘aptallar’ ve ‘zekiler’ olarak ikiye ayıran bir öğretmenimiz vardı. Aptalları sağına, zekileri ise soluna oturturdu. Ben en sağda oturuyordum. Beni bahçede oturmaktan alıkoyan tek şey sınıfın duvarıydı.”
 
Marlon Brando
Küçük yaşlardan itibaren ele avuca sığmaz bir karaktere sahip olan Brando, hem okuldan ve hem de ordudan atılmayı da başarmıştı. Brando ne kadar haylaz bir çocuk olduğunu şu sözlerle itiraf etmişti;
“Silahımla kuşları öldürür, böcekleri yakardım. Araba lastiklerinin havasını boşaltır ve insanların ceplerinden para çalardım.”
Brando ünlü bir sinema oyuncusu olmadan önce bir süre su kanalı kazılarında çalıştı.
 
Sophia Loren
Gençliğinde dünyanın en güzel kadınlarından biri olarak kabul edilen ünlü İtalyan aktris Loren, küçükken kısa boylu ve cılız yapılı olması nedeniyle ‘kibrit çöpü’ lakabıyla çağrılırdı.
 
Madonna
Bir müşterinin üzerine yanlışlıkla jöle döküp kovuluncaya kadar New York’taki Times Meydanı’nda bir pastanede çalıştı. Şans yüzüne güldüğünde ve ilk şarkıları MTV müzik kanalında yayınlandığında bile, kanalın yetkililerinden biri onun hakkında ‘Bu kızın sanatsal bir geleceği yok’ ifadelerini kullandı.
 
Tom Cruise
Ünlü aktör ve film yapımcısı Cruise, bir otelde bellboyluk yaparken bir gün rahip olma hayalleri kuruyordu.
 
Meryl Streep
Üç kez Oscar Ödülü’nü kazanan ve 21 gibi rekor sayıda Oscar’a aday gösterilen ünlü oyuncu Streep’in kariyeri King Kong filminde rol alabilmek için katıldığı bir yarışmayla başladı. Ancak filmin yapımcısı, oğluna İtalyanca olarak “Onu nereden getirdin? O kadar çirkin ki, hiçbir rolde ekrana yakışmıyor” diyerek Streep’in filmde rol alma talebini reddetti. Streep ise İtalyanca konuşarak ‘çirkinliği’ için ondan özür diledi. Ardından Streep, üç Oscar Ödülü ve 21 adaylıkla sinema kariyerine devam etti.
 
Geçimlerini nasıl sağladılar?
Bu kişiler, şans kapılarını çalıncaya kadar uzun ya da kısa süreliğine de olsa çeşitli mesleklerde çalıştılar ve böylece önde meşaleyi taşıyan isimler oldular:
 
Charles Dickens
Dünyanın en ünlü romancılarından biri olan olarak kabul edilen Dickens, gençliğinde bir şişe fabrikasında çalışmıştı. Fabrikada yaptığı iş ise şişelere etiket yapıştırmaktı.
 
Winston Churchill
Okulda ortalamanın altındaydı ve Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi’ne kayıt olmak için üç kez sınava girmesi gerekti. Üçüncü denemede başarılı oldu. Churchill, siyasete girmeden ve başbakan olmadan önce Morning Post gazetesinde savaş muhabiri olarak çalıştı.
 
Diego Maradona
İnsanları şaşkına çeviren futbol yeteneklerinin konuşturana kadar son derece yoksul bir ailenin ferdi olarak Buenos Aires'ın eteklerindeki gecekondu mahallesinde yaşadı.
 
Cristiano Ronaldo
Bahçıvan bir baba, aşçı bir annenin oğlu olarak fakir bir ailede dünyaya geldi.
 
Oprah Winfrey
Madencilik, berberlik ve hizmetçilik yapan bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Winfrey,  televizyon ekranlarındaki kariyerine başlamadan ve şu anda beş milyar dolar olduğu tahmin edilen dev servetsini edinmeden önce gençliğinde çeşitli küçük mesleklerde çalıştı.
 
Meghan Markle
Televizyon dünyasına girmeden önce kaligrafi ile ilgileniyordu. Ardından şöhrete kavuşan ve iyi bir servet edinen Markle, Prens Harry ile evlenerek İngiltere Kraliyet ailesinin bir üyesi oldu.
 
Stephen King
King, profesyonel bir korku romanları yazarı olmadan ve muazzam bir servet edinmeden önce lise öğretmenliği yapıyordu.
 
Madeleine Albright
Bir dönemde ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği’ni ve eski ABD Başkanı Bill Clinton yönetiminin dışişleri bakanlığını yapan Albright, Colorado’da bir iç çamaşırı mağazasında tezgahtar olarak çalıştı.
 
George Clooney
Sinema oyuncusu ve siyasi aktivist olan Clooney, bir dönem bir tütün çiftliğinde işçilik yaptı. Daha sonra seyyar satıcılık, ayakkabı dükkanında tezgahtarlık ve sigortacı olarak çalıştı.
 
Johnny Depp
Hollywood’un aranan isimleri arasına girmeden önce Depp, geçimini kalem satarak sağlıyordu.
 
Beyonce
Hip-hop’ın kraliçesi, müzik yapımcısı ve ünlü dansçı Beyonce, bir röportajında çocukluğunda harçlığını çıkarabilmek için bir kuaför salonundaki yerleri süpürdüğünü söyledi.
 
Maya Angelou
ABD’li şair ve romancı Angelou, 1950'lerde San Francisco'da metro istasyonlarında çalıştı. Ardından Kahire’de İngiltere merkezli ‘The Observer’ gazetesinin Arapça versiyonun yazı işleri müdürlüğünü yaptı.
 
Sean Connery
Bir zamanlar 007 James Bond filmlerinin başrol oyuncusu Connery, bir mağazada tabutları cilalama işinde çalıştı.
 
Whoopi Goldberg
Ünlü komedi oyuncusu Goldberg, bir süre makyöz olarak çalıştı.
 
Sydney Crawford
Dünyanın en çok tanınan mankenlerinden biri olan Crawford, şöhret olmadan önce saati dört dolara mısır soyma işinde çalıştı. Ancak ‘süper model’ olduktan sonra Crawford saat başına 100 bin dolar alarak podyumlarda boy gösterdi.
 
Michael Crayton
Tıp fakültesinden mezun olan ünlü bilim kurgu romanı yazarı Crayton’ın kaleme aldığı Jurassic Park adlı roman 150 milyondan fazla sattı.
 
Brad Pitt
Dünyanın en tanınmış aktörlerinden biri olan Pitt, öğrenciyken harçlığını çıkarmak için striptiz kulüplerinde çalıştı.
 
Angelina Jolie
Genç yaşlarda depresyona giren Jolie, intihar etmeye karar verdi. Fakat ailesinin üzülmesini istemeyen Jolie, bunun bir intihar gibi görünmemesi için kiralık katil tuttu. Fakat kiralamak istediği katil bu konuyu bir kez daha düşünmesi için ona bir ay süre tanıdı ve bu talebini onaylaması için ona dönmesini istedi. Neyse ki Jolie bu kararından vazgeçti.
 
Rod Stewart
Ünlü İngiliz müzisyen Steawart, şöhret olmadan önce mezar kazıyıcılığı yaptı.
 
Sylvester Stallone
Amerikan sinemasının’ Rambo’su Stallone, New York’taki Central Park’ta Hayvanat Bahçesi'nde çalışıyordu ve kafeslerin temizliğiyle ilgileniyordu.
 
Danny DeVito
Amerikalı aktör, yapımcı ve yönetmen bir dönem kız kardeşinin sahibi olduğu salonda kuaför olarak çalıştı.
 
Sting
Dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı şöhreti öncesinde bir ilkokul öğretmeniydi.
 
Bruce Willis
Aksiyon filmlerinin aranan yüzü Amerikalı aktör, televizyon ve sinema dünyasına adım atmadan önce bir barda garson ve daha sonra bir kimya fabrikasında kamyon şoförü olarak çalıştı.
 
Russell Crowe
Avustralyalı sinema oyuncusu ve şarkıcı Crowe, Sydney’de bir restoranda garsonluk yaptı.
 
Youssou N'Dour
Özellikle Neneh Cherry ile düet yaptıkları ‘7 Seconds’ adlı şarkıyla adını duyuran şarkıcının sanat kariyeri, memleketindeki sünnet düğünlerinde şarkı söyleyerek başladı.
 
Jennifer Aniston
Çok bilinen ‘Friends’ adlı televizyon dizisinin yıldızı şöhrete kavuşmadan önce bir süreliğine gazetecilik ve bir barda garsonluk yaptı.
 
Jennifer Hudson
Muhteşem sesi keşfedilmeden ve dünyanın en ünlü şarkıcılarından biri olmadan önce Hudson, Burger King adlı fast food zincirinin restoranlarında çalıştı. Burger King, Hudson’a yıldızı parladıktan sonra ‘ömür boyu ücretsiz yemek’ hakkı tanıdı.
 
Kanye West
Ünlü rap yıldızı, bir süre Gap adlı süpermarketler zincirinde çalıştı. Görevi giysileri katlamaktı.
 
Bette Midler
Amerikalı aktris ve şarkıcı, ünlü olmadan önce bir meyve işleme tesisinde çalıştı.
 
Bu bilgiler, biyografiler ve internet dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan toplanmıştır.



Sydney Sweeney'nin gişe fenomeni sahneye taşınıyor

Hizmetçi'de zengin çift Nina ve Andrew'un evinde çalışmaya başlayan Millie rolünde, Euphoria'daki performansıyla iki kez Emmy'ye aday gösterilen 28 yaşındaki Sydney Sweeney var (Lionsgate)
Hizmetçi'de zengin çift Nina ve Andrew'un evinde çalışmaya başlayan Millie rolünde, Euphoria'daki performansıyla iki kez Emmy'ye aday gösterilen 28 yaşındaki Sydney Sweeney var (Lionsgate)
TT

Sydney Sweeney'nin gişe fenomeni sahneye taşınıyor

Hizmetçi'de zengin çift Nina ve Andrew'un evinde çalışmaya başlayan Millie rolünde, Euphoria'daki performansıyla iki kez Emmy'ye aday gösterilen 28 yaşındaki Sydney Sweeney var (Lionsgate)
Hizmetçi'de zengin çift Nina ve Andrew'un evinde çalışmaya başlayan Millie rolünde, Euphoria'daki performansıyla iki kez Emmy'ye aday gösterilen 28 yaşındaki Sydney Sweeney var (Lionsgate)

Lionsgate, önce geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan, ardından da gişede devleşen Hizmetçi'yi (The Housemaid) sahneye taşımaya hazırlanıyor. 

Freida McFadden'ın aynı adlı romanından uyarlanan ve başrollerini Sydney Sweeney'yle Amanda Seyfried'in paylaştığı psikolojik gerilim, dünya çapında 400 milyon dolarlık hasılat elde ederek yılın sürprizlerinden biri olmuştu. 

Lionsgate, 35 milyon dolarlık mütevazı bütçesine karşın büyük başarı yakalayan filmi, şimdi de Broadway'in deneyimli isimleriyle sahneye taşımayı hedefliyor.

Tiyatro oyunu, Pi'nin Yaşamı (Life of Pi) ve Paranormal Activity gibi yapımlara imza atan, Simon Friend ve Hanna Osmolska liderliğindeki yapım şirketi Melting Pot tarafından hazırlanıyor.

Oyunu ise Broadway'in sevilen yazarlarından Bekah Brunstetter kaleme alıyor. Yapım süreciyle ilgili takvim henüz netleşmese de uyarlamanın hem kitaba hem filme sadık kalması bekleniyor.

Hizmetçi'de Sweeney, zengin bir ailenin yanında çalışmaya başlayan ve o kusursuz görüntünün ardındaki karanlık sırları keşfeden genç bir hizmetçiyi canlandırmıştı.

"Tiyatro sahnesi için biçilmiş kaftan"

Lionsgate'in küresel ürünler başkanı Jenefer Brown, projeye dair heyecanını şu sözlerle paylaştı:

Hizmetçi, etkileyici karakterleri, gerilimi adım adım yükselten şaşırtıcı olay örgüsüyle, tiyatro sahnesine doğası gereği çok uygun. Bu proje, hit filmlerimizin yeni deneyimlere nasıl dönüştürülebileceğinin harika bir örneği.

Yapımcı Simon Friend ise filmin sürükleyici atmosferini sahnede daha da yoğunlaştırmayı hedeflediklerini belirterek, hikayenin tek bir mekanda geçmesinin tiyatro için büyük bir avantaj olduğunu vurguladı. Yazar Bekah Brunstetter ise oyunu; "kıskançlık, arzunun yarattığı acı ve bizleri birbirimize bağlayan travmalar gibi evrensel temaları keşfedeceğimiz, sürükleyici, duygusal ve tuhaf bir deneyim" diye tanımlıyor.

Bu arada, sinemaseverler için müjdeli bir haber daha var: Hizmetçi'nin devam halkasının çekimlerine bu yılın ilerleyen dönemlerinde başlanması ve filmin 17 Aralık 2027'de izleyiciyle buluşması planlanıyor.

Independent Türkçe, Variety, Screen Daily


Çin mahkemeleri, yapay zeka karşısında işçileri koruyor

2024 itibarıyla Çin fabrikalarında halihazırda 2 milyondan fazla robot çalışıyordu (Reuters)
2024 itibarıyla Çin fabrikalarında halihazırda 2 milyondan fazla robot çalışıyordu (Reuters)
TT

Çin mahkemeleri, yapay zeka karşısında işçileri koruyor

2024 itibarıyla Çin fabrikalarında halihazırda 2 milyondan fazla robot çalışıyordu (Reuters)
2024 itibarıyla Çin fabrikalarında halihazırda 2 milyondan fazla robot çalışıyordu (Reuters)

Çin mahkemeleri, yapay zeka atılımlarında işçilerin haklarının korunmasını önceliyor.

Ülkenin Hangzhou şehrinde geçen ay görülen davada, bir teknoloji şirketi çalışanının, yerine yapay zeka destekli bir yazılım getirileceği gerekçesiyle işten atılması hukuka aykırı bulunmuştu.

Dava dosyasında adı Zhou diye geçen işçi, kalite kontrol süpervizörü olarak çalışıyordu.  Ancak firma, Zhou'nun yerine yapay zeka destekli bir program kullanmayı ve onu aylık 25 bin yuanlık (yaklaşık 167 bin TL) maaşını 15 bin yuana (yaklaşık 100 bin TL) düşürecek yeni bir pozisyona geçirmeyi teklif etmiş; Zhou bu teklifi reddedince işten çıkarılmıştı.

Mahkemenin açıklamasında yapay zekanın gelişiminin "istihdamı artırmaya ve insanların geçim koşullarını iyileştirmeye yönelik kullanılması gerektiği" belirtilmişti:

İş hukuku, işverenlerin teknolojik değişiklikler yapmasına ve faaliyetlerini modernize etmesine izin vermektedir ancak bu süreçte, işçilerin meşru hak ve menfaatlerinin korunması da göz önünde bulundurulmalıdır.

Zhou'nun avukatı Jiang Şiaotong, kararın emsal nitelikte olabileceğine dikkat çekmişti:

Artık emsal teşkil eden bir dava oluşturulduğuna göre, insanlar meşru hak ve çıkarlarını savunmak için hukuka başvurmaya çok daha istekli.

Bu, Çin'de yapay zeka nedeniyle işten çıkarmalar karşısında açılan davalarda işçilerin lehine karar verilen üçüncü davaydı.

New York Times'ın analizinde, Pekin yönetiminin yapay zekaya büyük yatırımlarla, bunun yaratabileceği işsizlik sorunu arasında bir denge kurmaya çalıştığına dikkat çekiliyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'ndan Matt Sheehan, Pekin yönetimini "otoriter" diye nitelerken, Çin hükümetinin halkın düşüncelerine, endişelerine ve eleştirilerine dikkat ettiğini vurguluyor.

Asya devinde robotlar ve yapay zeka, ülkenin en büyük iki istihdam sektörü olan imalat ve yemek dağıtımında şimdiden köklü bir dönüşüm yarattı.

Çin İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bu değişiklikleri göz önüne alarak ocak ayında yaptığı açıklamada, "yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisinin detaylıca inceleneceğini, önemli sektörlere yönelik hedefli istihdam desteği sağlanacağını" duyurmuştu.

Çinli yapay zeka şirketi iFLYTEK'ten Liu Cong da Xinhua'ya açıklamasında, sektörün istihdam ekosistemini ve meslek yapısını kökten değiştirdiğini belirtmişti:

İnsan-makine işbirliği ve akıllı yetkinleştirme ile tanımlanan yeni bir istihdam paradigması şekilleniyor.

Independent Türkçe, New York Times, Xinhua 


Almodóvar, Cannes'a 9 dakikalık alkışla döndü

Bitter Christmas keder, yaratım süreci ve yas temalarını işliyor (Sony Pictures Classics)
Bitter Christmas keder, yaratım süreci ve yas temalarını işliyor (Sony Pictures Classics)
TT

Almodóvar, Cannes'a 9 dakikalık alkışla döndü

Bitter Christmas keder, yaratım süreci ve yas temalarını işliyor (Sony Pictures Classics)
Bitter Christmas keder, yaratım süreci ve yas temalarını işliyor (Sony Pictures Classics)

İspanyol sinemasının usta ismi Pedro Almodóvar, 2024 Venedik Film Festivali'nde kazandığı Altın Aslan'ın ardından çektiği ilk film Bitter Christmas'la (Amarga Navidad) Cannes Film Festivali'ne geri döndü. 

Dünya prömiyerini festivalin ana yarışma bölümünde gerçekleştiren film, Cannes izleyicisinden büyük ilgi gördü.

Grand Théâtre Lumière'de gerçekleşen galada, 76 yaşındaki yönetmene yönelik yoğun ilgi gözlerden kaçmadı. Filmin gösterimi sonrasında izleyiciler, Almodóvar'ı 9 dakika boyunca ayakta alkışladı. Duygusal anlar yaşayan usta yönetmen, mikrofonu aldığında şöyle dedi:

Bu kadar sıcak bir kitleyle daha önce başka hiçbir yerde karşılaşmadım. Buraya gelip o kapıdan içeri girmek ve şu koltuklarda oturmak benim için hep bir hayaldi... Bir gün artık buraya gelemeyecek olmak beni derinden yaralayacak.

Galaya katılanlar arasında Juliette Binoche, iki kez Altın Palmiye kazanan Ken Loach ve Almodóvar'ın vazgeçilmez oyuncusu Rossy de Palma gibi sinema dünyasının önde gelen isimleri yer aldı.

Sanatçı kimliğine derin bir bakış

Almodóvar'ın Cannes'daki 11. filmi, aynı zamanda ana yarışmada gösterilen 8. yapımı.

Başrollerini Leonardo Sbaraglia ve Bárbara Lennie'nin paylaştığı Bitter Christmas; kendi hayat hikayesini bir senaryoya dönüştürmeye çalışan yönetmen Raúl'la kült film yapımcısı Elsa arasındaki karmaşık ilişkiyi ele alıyor. 

Film, kurmaca üretirken gerçek hayattan yararlanmanın doğurduğu etik sorunları sorgularken, yönetmenin kendi kariyerinin geç dönemine dair otobiyografik izler taşıyor.

Eleştirmenler, filmi Almodóvar'ın zihnine açılan büyüleyici bir pencere diye nitelendiriyor. 

Hollywood Reporter yazarı David Rooney, yapımı "hem müdavim hem de yeni oyunculardan oluşan harika bir kadroya sahip; görsel stiliyle büyüleyen ve Alberto Iglesias'ın müzikleriyle güçlenen yoğun bir melodram" diye tanımlarken, Deadline eleştirmeni Pete Hammond ise filmin, yönetmenin kendi sanatçı kimliğiyle örtüşen yönlerine dikkat çekiyor.

Almodóvar'ın Cannes geçmişi

Almodóvar, kariyerinde Annem Hakkında Her Şey (Todo sobre mi madre) ve Dönüş (Volver) gibi filmleriyle sayısız prestijli ödül kazanmış olsa da Cannes'ın en büyük ödülü Altın Palmiye'yi henüz kucaklayamadı. 

ABD hakları Sony Pictures Classics tarafından satın alınan Bitter Christmas, festivalin ana yarışmasında büyük ödül için iddialı adaylar arasında yer alıyor.

Yönetmen, Yandaki Oda'yla (The Room Next Door) ilk İngilizce uzun metrajını çekip Venedik'ten ödülle dönmüştü. Bitter Christmas ise Almodóvar'ın ana dili İspanyolcaya güçlü dönüşü niteliğinde; yönetmenin imzası haline gelen canlı renk paletini ve etkileyici set tasarımlarını yeniden beyazperdeye taşıyor.

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter