Putin eşcinsel evlilikleri Anayasayla yasaklamayı önerdi

Anayasada değişikliğe gidilerek Tanrı'dan bahsedilmesini ve eşcinsel evliliklerin etkin biçimde yasaklanmasını öneren Vladimir Putin, Moskova'daki Rus Ortodoks Patriği Kirill'le konuşurken (AP)
Anayasada değişikliğe gidilerek Tanrı'dan bahsedilmesini ve eşcinsel evliliklerin etkin biçimde yasaklanmasını öneren Vladimir Putin, Moskova'daki Rus Ortodoks Patriği Kirill'le konuşurken (AP)
TT

Putin eşcinsel evlilikleri Anayasayla yasaklamayı önerdi

Anayasada değişikliğe gidilerek Tanrı'dan bahsedilmesini ve eşcinsel evliliklerin etkin biçimde yasaklanmasını öneren Vladimir Putin, Moskova'daki Rus Ortodoks Patriği Kirill'le konuşurken (AP)
Anayasada değişikliğe gidilerek Tanrı'dan bahsedilmesini ve eşcinsel evliliklerin etkin biçimde yasaklanmasını öneren Vladimir Putin, Moskova'daki Rus Ortodoks Patriği Kirill'le konuşurken (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, eşcinsel evlilik yasağını Rusya Anayasasına ekleyerek güçlendirmeyi önerdi.
Rusya Devlet Başkanı'nın ülkenin kurucu metninde yapmak istediği değişiklik taslağında evlilik "erkek ve kadının birliği" şeklinde tanımlanıyor.
Bu değişiklik, Anayasayı daha da muhafazakarlaştıracak önerilerden sadece biri.
Diğer değişiklikler arasında Rusların "Tanrı inancına" özel atıf yapılması ve "ideallerini bize miras bırakan atalara" saygı gösterilmesi de yer alıyor.
Putin, Anayasanın güncellenmesi yönündeki önerisini ilk kez Ocak'ta yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında dile getirmişti. Parlamentonun yetkilerinin genişletilmesi ve demokrasinin güçlendirilmesinin gerekli olduğunu öne sürmüş, muhalefetse bu adımı Putin'in 2024'te sona erecek 6 yıllık görev süresi sonrasında iktidarda kalma çabasının bir parçası olduğunu söylemişti.
Kremlin kontrolündeki parlamento, Putin'in değişikliğe dair ilk tasarısını Rus mevzuatı gereğince zorunlu üç oturumun ilkinde hızlıca onayladı.
Parlamenterlere paralel olarak çalışan Kremlin çalışma grubunun önerilerini takiben, Putin 24 sayfalık ilave değişiklikleri 10 Mart'taki ikinci oturum öncesinde, Pazartesi günü parlamentoya sundu.
Parlamento muhtemelen gelecek hafta değişiklikleri nihai olarak oylayacak ve 22 Nisan'da halk oylamasına sunulması için gerekli zemin tesis edilmiş olacak.
Revize edilen Anayasaya eklenmesi önerilen diğer değişiklikler arasında Rusların "devlet kurucu" etnik grup olarak tanımlanması da yer alıyor.
İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyetlerin rolünün aşağılanmasının yasaklanması yönündeki teklifler üzerine, Putin "tarihi gerçeği" koruma sözü veren ve "halkın Anavatan'ı kahramanca korumasını küçümsemeyi" yasaklayan bir madde ekledi.​
Independent Türkçe'de yer alan habere göre, çalışma grubu üyelerinden birinin önerisi üzerine teklif edilen bir diğer değişiklikteyse, 2014'te Ukrayna'dan ilhak edilen Kırım bölgesinin gelecek liderler tarafından geri vermesi ihtimalinin önüne geçmek amacıyla, Rusya'nın hiçbir zaman hiçbir toprağını teslim etmemesi gerektiği belirtiliyor.
Rus Ortodoks Kilisesi'yle aynı çizgide bulunan ve Batılı liberal değerlerle ülkesi arasında mesafe koymayı amaçlayan Putin'in söz konusu kapsamlı Anayasa değişikliklerini, ülkesinin temel ahlaki ve jeopolitik değerleri olarak tanıdığı unsurları kutsallaştırarak koruma fırsatı olarak gördüğü belirtiliyor.
Devlet Başkanı geçen ay yaptığı konuşmada Kremlin'de bulunduğu sürece Rusya'nın eşcinsel evliliğini yasallaştırmayacağının sözünü vermiş, geleneksel anne-baba kavramlarının kendi ifadesiyle "1 numaralı ebeveyn" ve "2 numaralı ebeveyn"  ifadeleriyle alt üst edilmesine izin vermeyeceğini söylemişti.
Rusya'da eşcinsellik 1993'e kadar cezai bir suç, 1999'a kadarsa zihinsel hastalık olarak değerlendiriliyordu. Eşcinsel çiftlerin evlat edinmesiyse halen yasak.
Homofobi ülke genelinde yaygınlığını sürdürürken, Batılı hükümetler ve insan hakları aktivistleri Rus yetkilileri LGBT+ bireylere karşı tutumları nedeniyle eleştiriyor.
"Eşcinsel propagandayı" yasaklayan 2013 tarihli yasa, onur yürüyüşlerini engellemek ve hak savunucularını gözaltına almak için kullanılıyor.
Putin'in eşcinsel insanlara karşı önyargılı olmadığı iddia ediliyordu. Kendisiyse eşcinselliği ve akışkan cinsiyeti benimseme yönündeki Batı eğilimini, geleneksel Rus değerlerinden uzakta gördüğünü belirtiyor.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.