Washington, FBI ajanının İran’da öldüğünü iddia etti

Bob Levinson
Bob Levinson
TT

Washington, FBI ajanının İran’da öldüğünü iddia etti

Bob Levinson
Bob Levinson

ABD, 2007 yılında İran’da kaybolan FBI’ın eski ajanı Bob Levinson’ın “muhtemelen” öldüğünü duyurdu. İran yönetimi ise söz konusu şahsın “birkaç yıl önce” ülke topraklarını terk ettiğini ileri sürdü.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “Konuyla ilgili soruşturma devam ediyor. Bob Levinson’ın bir süre önce öldüğüne inanıyoruz” dedi. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Levinson ailesinin “Bob’un İran’da gözaltında tutulduğu sırada öldüğü yönündeki trajik haberi dünya ile paylaşmasının cesurca bir hareket” olduğunu belirtti. Pompeo yaptığı açıklamada “İran, 13 yıldan uzun bir süre önce kaçırılan Bob’a ne olduğunu kesin olarak biliyor” dedi. Pompeo’nun bu açıklamasıyla birlikte Washington, Levinson ailesi tarafından bir gün önce açıklanan ölüm haberini ilk kez resmi olarak tanımış oldu.
Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada Levinson’ın ölümünü resmi olarak kabul etmemiş, “Bize onun öldüğünü bildirmediler. Ancak birçok kişi bunun böyle olduğuna inanıyor” diyerek üzüntüsünü ifade ederek bunun “bir ihtimal” olduğunu ima etmişti.
Beyaz Saray, Levinson’ın ölümüyle ilgili sorumluluğun doğrudan Tahran yönetimine ait olduğu belirtmeden ve Tahran’ı suçlamadan, İran yönetiminden Bob Levinson’a ne olduğuna dair tam bir açıklama yapmasını istedi. Beyaz Saray aynı zamanda İran İslam Cumhuriyeti’ne “haksız yere alıkonulan onlarca ABD’liyi serbest bırakma” çağrısında da bulundu.
Diğer yandan Tahran yönetimi perşembe günü, Levinson ailesinin İran makamları tarafından gözaltında tutulduğu sırada öldüğü yönünde yaptığı açıklamanın ardından, 2007 yılından bu yana kayıp olan Levinson’ın nerede olduğu konusunda “hiçbir şey bilmediğini” yineledi. ABD Başkanı Donald Trump ise söz konusu bilgilerin “cesaret verici olmadığını” söyledi. “Levinson’ın yıllardır hasta olduğunu” belirten Trump onu ABD’ye geri getirmeyi başaramadığını itiraf etti.
İran’ın BM Misyonu Medya Sorumlusu Ali Rıza Mir Yusufi, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “İranlı yetkililerin Levinson’ın nerede olduğu hakkında hiçbir şey bilmediğini ve İran tarafından tutulmadığını sürekli olarak yinelediğini ve bu durum hiç değişmediğini” kaydetti.
Levinson ailesi yaptığı açıklamada, “kısa bir süre önce ABD’li yetkililerle bilgi alışverişinde bulunduklarını, harika bir eş ve baba olan Bob’un İran’da gözaltındayken öldüğü bilgisinin kendilerine ulaştığı” bilgisine yer verdi.
Ailenin açıklamasında, 1948 doğumlu Levinson’ın ne zaman ya da nasıl öldüğünün bilinmediği vurgulanarak, Bob’un ölümünün İran’da patlak veren Covid-19 salgınından önce meydana geldiğine işaret edildi. Levinson’ın ölümü eğer resmi olarak teyit edilirse ABD ve İran arasındaki gergin ilişkilerin daha derin bir hal alması muhtemel görülüyor.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, geçen hafta yaptığı açıklamada İran’ı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınından etkilenme riski nedeniyle tüm ABD vatandaşlarının “derhal serbest bırakılması” çağrısında bulunmuştu. Pompeo açıklamasında Levinson’ın serbest bırakılması gerektiğini de vurgulamıştı. Pompeo “İran rejiminden Levinson’ın geri dönüşünü sağlamak için ABD’ye verdiği sözleri yerine getirmesini istiyoruz” dedi.
Daha önce, 2016 yılının başlarında, ABD’nin eski Başkanı Barack Obama yönetimi, Levinson’ın artık İran’da olmadığına inandığını belirtmişti. Washington yönetimi, 2007 yılında Arap Körfezi’ndeki Kiş Adası’nda kaybolduğundan bu yana Robert Levinson’ın ABD hükümeti adına çalışmadığını sürekli olarak vurguluyor. Levinson’ın kaybolduğu sırada 10 yıldan uzun süredir FBI’dan emekli olduğu belirtiliyor.
Ancak Washington Post Gazetesi, Levinson’ın Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) için çalıştığını ve İran’ın nükleer programı hakkında bir muhbirle buluşmayı planladığı bilgisine yer verdi. İranlı yetkililer, Levinson’ın ülkeyi terk ettiğini ve Tahran’ın şahısla ilgili hiçbir bilgisinin bulunmadığını defalarca vurguladı.
FBI’a göre Levinson, İran güvenlik birimleri tarafından en uzun süreyle gözaltında tutulan ABD’li rehineydi. Levinson’ın ortadan kaybolması CIA koridorlarında büyük bir skandal olarak yankılandı. ABD’li yetkililerin konu hakkında bilgilendirilmesinden bu yana konuyla ilgili haberler sürekli gizli olarak tutuldu.
CIA’nin üç kıdemli ajanı konunun dışında tutulurken bir diğeri disipline yönlendirildi ve CIA içindeki bazı çalışma prensipleri yeniden düzenlendi. Levinson’ın arkadaşlarının ve ailesinin yanı sıra ne CIA, ne de hükümet yetkilileri Levinson’ın CIA’daki misyonunun ne olduğunu açıklamadı. Diğer ajanlar, Levinson’ın misyonunu açıklamamış olsa bu sırrın sonsuza kadar saklı kalacağını belirtiyor.
ABD istihbaratının Levinson’ın ölümü hakkındaki kanaati, ne zaman ve nasıl öldüğü konusundaki büyük gizeme rağmen yıllardan beridir Levinson ailesi üyelerinin bu yönde şüphelerinin bulunduğu yönünde. Çoğu araştırmacı, Levinson’ın İran Devrim Muhafızları’nın yüksek eğitimli küçük bir hücresi tarafından gözaltına alındığına inanıyor. Ani bir biçimde ortadan kaybolan ajan hakkında istihbarat sağlayan kimselere ABD hükümetinin vereceği milyonlarca dolar ödül yerine intikam alınacağından korktukları için gizlemeyi tercih ettikleri düşünülüyor.
İran hükümeti, eğer yaşasaydı bu ay 72 yaşına basacak olan Levinson’ın kendileri tarafından kaçırıldığını hiçbir zaman kabul etmedi. FBI tarafından Levinson’ın ortadan kaybolmasının yıl dönümünde, 9 Mart’ta yapılan açıklamada “Son 13 yıl boyunca Levinson’ın kaybolmasının sorumluluğuna dair tek güvenilir kanıt, Levinson’ın İran hükümeti için çalışan unsurlar tarafından kaçırıldığına işaret ediyor” ifadesi kullanıldı.
Levinson, FBI’dan emekli olduktan sonra, uyuşturucu çeteleriyle mücadelede ve organize suç operasyonlarında kıdemli soruşturmacı olarak, son derece karmaşık bir düzenlemeyle CIA ajanlarıyla birlikle çalışmaya başladı. Levinson yurt dışındaki casusluk operasyonlarını yönetme yetkileri olmamasına rağmen İran hükümetinin faaliyetleri de dahil olmak üzere istihbarat toplamaya zorlandı.
Levinson, 9 Mart 2007 tarihinde Kiş Adası’nda kayboldu. Levinson, bir yolsuzluk olayını araştırmak için hareket ettiği adada CIA ile olan sözleşmesini de yenilemeye çalışıyordu.
Levinson en son 2010 yılında yayınlanan, ABD’nin Guantanamo Cezaevinde tuttuğu mahkumlar gibi turuncu bir mahkum elbisesi giydiği ve Batılı bazı rehineler için yardım istediği bir video klipte canlı olarak görülmüştü.
Video ve fotoğraflar Levinson’ın kimler tarafından kaçırıldığını aydınlatmaya yardımcı olmadı. Videoya eşlik eden müzik, Afganistan’da yaygın olan Peştun düğünlerindeki müziği andırıyordu. Ancak FBI müfettişleri, videonun İran hükümetine çalışan bir grup istihbarat servisi tarafından hazırlandığı görüşünde.



Trump, İran'la iş yapan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngören emri imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, İran'la iş yapan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngören emri imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın dün, İran'la iş yapan ülkelere yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladığını açıkladı.

Bu durum, iki ülke bu hafta görüşmeler yapmış olmasına rağmen, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerginliğin arttığı bir dönemde ortaya çıkıyor.


Trump, İran ile yapılan görüşmeleri övdü ve görüşmelerin önümüzdeki haftanın başlarında yeniden başlayacağını doğruladı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, İran ile yapılan görüşmeleri övdü ve görüşmelerin önümüzdeki haftanın başlarında yeniden başlayacağını doğruladı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran arasında Umman'da yapılan dolaylı görüşmelerin ardından Washington'un İran konusunda "çok iyi görüşmeler" gerçekleştirdiğini söyledi ve iki tarafın "önümüzdeki haftanın başlarında" tekrar bir araya geleceğini doğruladı.

Trump, hafta sonu için Florida'daki Mar-a-Lago'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilere şunları söyledi: "İran hakkında çok iyi görüşmeler yaptık ve İran'ın bir anlaşma yapmak istediği anlaşılıyor."

"Önümüzdeki haftanın başlarında tekrar görüşeceğiz" dedi.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin başlamasından önce ABD elçisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı kabul etti (AP)Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin başlamasından önce ABD elçisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı kabul etti (AP)

Görüşmelere katılan İran heyetine başkanlık eden İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada "çok olumlu bir atmosfer" olduğunu belirterek, "Müzakerelerde bulunduk ve karşı tarafa görüşlerimizi ilettik" dedi ve iki tarafın "müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını" ifade etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)

Arakçi, görüşmelerin yalnızca nükleer meseleye odaklandığını ve Amerikalılarla başka hiçbir konuyu görüşmediklerini vurguladı. ABD ise İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin de ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor.

İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerin devam etmesi için Washington'dan ülkesine yönelik "tehditlerini" durdurmasını istedi ve müzakerecilerde izlenecek yolu her iki başkentle de istişarede bulunduktan sonra belirleyeceklerini açıkladı.

Müzakerelerin sona ermesinden kısa bir süre sonra Washington, İran'ın petrol sektörüne yönelik yeni yaptırımlar açıkladı; bu yaptırımlar 15 kuruluşu, iki şahsı ve 14 gemiyi hedef alıyordu.

Bunlar, ABD'nin haziran ayında İsrail'in İran'a karşı başlattığı 12 günlük savaş sırasında İran'ın nükleer programının kilit noktalarına yönelik saldırılarından beri yapılan ilk görüşmelerdi.

 Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, müzakerelerin başlamasından önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede (AP)Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, müzakerelerin başlamasından önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede (AP)

İran devlet televizyonu görüşmelerin dolaylı olarak yapıldığını bildirirken, Umman Dışişleri Bakanlığı Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad el-Busaidi'nin her heyetle ayrı ayrı görüştüğünü gösteren fotoğraflar yayınladı.

Ancak ABD haber sitesi Axios, iki kaynağa dayanarak, Umman'da Arakçi, Witkoff ve Kushner arasında doğrudan görüşmelerin gerçekleştiğini bildirdi.

Umman Dışişleri Bakanı “X” platformunda yaptığı açıklamada, “Bugün Maskat'ta İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında çok ciddi görüşmeler yapıldı” ifadelerini kullandı. Bakanlık görüşmelerin “İran ve Amerika'nın pozisyonlarını netleştirmek ve olası ilerleme alanlarını belirlemek açısından faydalı olduğunu” vurguladı.

Arakçi daha önce de ülkesinin “herhangi bir aşırı talep veya Amerikan provokasyonuna karşı egemenliğini ve ulusal güvenliğini savunmaya hazır olduğunu” teyit etmişti.

X platformunda şunları yazdı: “İran, açık gözlerle ve geçen yılın acı hatırasıyla diplomasiye giriyor… İyi niyetle görüşmeler yürütüyoruz ve haklarımızı kararlılıkla savunuyoruz.”

Sıfır nükleer kapasite

Washington'da, Beyaz Saray sözcüsü Caroline Leavitt perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD heyetinin İran ile "sıfır nükleer yetenek" konusunu görüşeceğini söyledi. Leavitt, Trump'ın "diplomasi dışında birçok seçeneği bulunduğunu" belirterek, "tarihin en güçlü ordusunun başkomutanı" olduğunu vurguladı.

Görüşmeler, Washington'un Ortadoğu'daki askeri varlığını güçlendirdiği, USS Abraham Lincoln uçak gemisini ve saldırı grubunu bölgeye konuşlandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; İran ise saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağını belirtmişti.

Umman'ın resmi haber ajansı tarafından yayınlanan bir videoda, Ortadoğu'daki operasyonları denetleyen ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) komutanı Amiral Brad Cooper'ın ülkesinin heyetine katıldığı görüldü.

Görüşmeler, İran'da binlerce kişinin ölümüne yol açan protestoların yaygın bir şekilde bastırılmasından haftalar sonra yapıldı.

İranlı yetkililer, protestolara katılan "isyancılar"ın yanı sıra çoğunluğu güvenlik personeli ve sivillerden oluşan yaklaşık 3 bin kişinin öldürüldüğünü kabul etti.

İnsan hakları örgütleri ise daha yüksek rakamlar bildirdi. ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA, çoğunluğu protestocu olmak üzere 6 bin 941 kişinin ölümünü belgelediğini ve 51 bin gözaltı kaydettiğini belirtti.

Perşembe günü Trump, "Müzakere ediyorlar...saldırmamızı istemiyorlar" dedi ve ABD'nin bölgede "büyük bir filo" konuşlandırdığını söyledi.

Protestocuları desteklemek amacıyla İran'a saldırmakla tehdit ettikten sonra, ABD Başkanı odağını nükleer programa çevirdi.

Batı ülkeleri ve İsrail, İran'ı nükleer bomba edinmeye çalışmakla suçluyor; Tahran ise bu iddiayı reddederek sivil nükleer program hakkını savunuyor.

Görüşmeler başlamadan önce, Çin Dışişleri Bakanlığı, İran'ın egemenliğini, güvenliğini, ulusal onurunu, meşru haklarını ve çıkarlarını koruma konusunda İran'a desteğini teyit ederek, tek taraflı zorbalığa karşı olduğunu belirtti.

Gerginliğin artma riskleri

İran, yaptırımların kaldırılması için yalnızca nükleer meseleyi görüşmek istediğini ısrarla belirtiyor ve füze programı veya bölgedeki silahlı gruplara, özellikle Lübnan Hizbullahı'na, Filistin Hamas hareketine ve Yemen'deki Husilere verdiği destekle ilgili herhangi bir müzakereyi reddediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters) ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “Görüşmelerin somut sonuçlar vermesi için, balistik füzelerinin menzili, bölgedeki terör örgütlerine verdikleri destek, nükleer programları ve kendi halklarına karşı tutumları gibi belirli noktaları içermesi gerektiğini” kesin bir dille ifade etti.

 ABD merkezli Savaş Çalışmaları Enstitüsü ise “Tahran'ın ABD taleplerini karşılamada uzlaşmaz tavrını sürdürmesi, İran ve ABD'nin diplomatik bir çözüme ulaşma olasılığını azaltıyor” değerlendirmesinde bulundu.


Maskat görüşmeleri sona erdi… Devamı diğer başkentlerde yapılacak istişarelere bağlı

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
TT

Maskat görüşmeleri sona erdi… Devamı diğer başkentlerde yapılacak istişarelere bağlı

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi

Umman Sultanlığı'nda bugün gerçekleştirilen İran ve ABD arasındaki görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, iki tarafın bugünkü görüşmelerde dile getirilen mesajlar konusunda her iki ülkenin başkentleriyle istişarede bulunduktan sonra görüşmelere devam etme konusunda anlaştığını açıkladı.

İran ve Amerikan heyetleri, Umman arabulucusu Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi aracılığıyla mesaj alışverişinde bulundular. El-Busaidi, bugünkü görüşmelerin "çok ciddi" olduğunu ve her iki tarafın pozisyonlarını netleştirmeye ve ilerleme kaydedilebilecek olası alanları belirlemeye yardımcı olduğunu söyledi.

Arakçi, görüşmelerin atmosferinin "iyi" olduğunu ve bir sonraki oturumun tarih ve yerinin birkaç gün içinde belirleneceğini ifade etti.

Washington, Tahran ile yapacağı görüşmelerde İran'ın nükleer programını, balistik füzelerini, bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği ve kendi halkına yönelik muamelesini de ele almak istiyor. Ancak İran, yalnızca nükleer konuları görüşmek istiyor.