​‘İran istihbaratı Mevlevi suikastini azmettirdi’ iddiası

İranlı muhalif Mesud Mevlevi Vardancani
İranlı muhalif Mesud Mevlevi Vardancani
TT

​‘İran istihbaratı Mevlevi suikastini azmettirdi’ iddiası

İranlı muhalif Mesud Mevlevi Vardancani
İranlı muhalif Mesud Mevlevi Vardancani

Güvenlik kaynakları, 14 Kasım 2019'da İstanbul'da bir sokakta vurularak öldürülen İranlı muhalif Mesud Mevlevi Vardancani suikastini, İran'ın İstanbul Konsolosluğu’nda görevli iki istihbarat görevlisinin azmettirdiğini bildirdi. Reuters’ın iki Türk yetkiliye dayandırarak verdiği haberine göre cinayetle ilgili soruşturma devam ederken, olayla ilgili Türk ve İranlı yetkililer arasındaki temaslar da sürüyor.
DHA’nın 26 Kasım tarihli haberine göre Vardancani (32), bir arkadaşı ile birlikte Şişli’de sokakta yürürken vurulmuş ve hayatını kaybetmişti.
İHA tarafından yayınlanan görüntüler de ise Vardancani’nin öldürülme anı gözler önüne serilmişti.
Vardancani, ‘Kara Kutu’ isimli Telegram kanalı üzerinden  İran'daki hükümet üyeleri, yargı ve istihbarat servislerine karşı yolsuzluk suçlamaları yöneltmişti.
Türk polisi, cinayetin işlendiği dönemde olayı araştırıldığını ve Vardancani’nin geçmişi hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını bildirmişti.
Polis, 28 Kasım’da suikastçı olduğuna inanılan kişi ve onun saklanmasına yardımcı olan 4 kişiyi yakalamıştı.
Türk basınında, sonradan rejime muhalif olan Vardancani’nin İran istihbaratının eski bir çalışanı olduğu bilgisi yer almıştı.
Vardancani öldürülmeden 3 ay önce Ağustos ayında, İran Devri Muhafızları’nı eleştiren bir paylaşımda bulunarak,  “Yozlaşmış mafya liderlerinin kökünü kurutacağım. Ama bunu yapmadan önce beni öldürmemeleri için dua edin” ifadelerini kullanmıştı.
Reuters’a göre Türk yetkililerden biri, Türk hükümetinin konuyu İran ile gündeme getireceğini ve Türk savcıların dosyayı takip ettiğini söyledi.
Türk yetkiliye göre suikastin ardından gözaltına alınan Türk ve İranlı şüpheliler, İran konsolosluğunda görevli İranlı iki istihbarat görevlisinden aldıkları talimatla cinayeti işlediklerini verdikleri ifadelerde itiraf etti.
Diğer yetkili ise yakalanan şüphelilerin ifadelerini içeren kanıtların, suikastın azmettirilmesi ve koordinesinde İranlıların ciddi bir rolü olduğunu ortaya çıkardığını ifade etti.
Her iki Türk yetkili de, Ankara'nın kısa bir süre içerisinde Vardancani suikasti ve diplomatik pasaport sahibi kişilerin cinayette oynadığı rolle ilgili İran'a resmi bir yanıt vereceğini belirtti.
Reuters konuya ilişkin İranlı iki güvenlik kaynağının ifadesine de yer verdi.
Buna göre, Devrim Muhafızları Vardancani'yi insansız hava aracı projeleri için Türk firmalarıyla çalışmaması konusunda uyardı.
İranlı kaynaklar, Vardancani'nin ABD ve Avrupa ülkeleri çalışmak için de girişimlerde bulunduğunu da öne sürdü.
İranlı kaynaklardan biri, Vardancani'nin bazı belgeleri internet üzerinden yayınladığını, İran’ın Ankara Büyükelçiliği'nin temasa geçme taleplerini reddederek, bunun yerine ABD’liler ve İsrailli bir diplomatla bir araya geldiğini belirtti.
İkinci kaynak ise Vardancani’nin yabancı diplomatlarla temaslarının sonuçları konusunda uyarıldığını da sözlerine ekledi.
Farsça eğlence kanalı GEM TV’nin sahibi İran asıllı İngiliz vatandaşı Said Kerimiyan, Nisan 2017’de İstanbul’da kimliği belirsiz kişiler tarafından aracına açılan ateşle öldürülmüştü.
Kerimiyan’un aracına kurşun yağdıran saldırganların kullandığı araç ateşe verilmiş olarak bulunmuştu. Söz konusu saldırının failleri henüz yakalanmadı.



Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.


Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
TT

Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi ile ilgili son açıklamalarında hem hayatta olan hem de ölen İsrailli esirlerin serbest bırakılmasında Hamas'ın oynadığı rolü defalarca övdü.

Trump'ın tekrarlanan açıklamaları, en iyimser Amerikalıların ve İsraillilerin bile, özellikle Gazze Şeridi'ni harap eden iki yıllık İsrail savaşı göz önüne alındığında, tüm esirlerin, hayatta olan ve ölenlerin, bu kadar kısa sürede geri döneceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.

Bu arada, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı faaliyet gösteren beş Filistinli milis grubu kurmakla övünürken, iktidardaki sağ kanattaki çevreler, bu tür örgütlenmelerin en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiği ve daha fazla para ödeyecek birilerini bulmaları halinde muhtemelen kendilerine karşı döneceği ve İsrail'e düşman kesilebileceği gerekçesiyle, bu grupların rolüne ve onlara harcanan devasa miktardaki paraya karşı uyarıda bulunuyor.