​İstifa etmesinden bir yıl sonra Abdulaziz Buteflika nasıl yaşıyor?

Abdulaziz Buteflika'nın arşiv fotoğrafı
Abdulaziz Buteflika'nın arşiv fotoğrafı
TT

​İstifa etmesinden bir yıl sonra Abdulaziz Buteflika nasıl yaşıyor?

Abdulaziz Buteflika'nın arşiv fotoğrafı
Abdulaziz Buteflika'nın arşiv fotoğrafı

Cezayir halkı ve ordunun baskısı altında bir yıl önce görevinden istifa eden Cezayir eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika, başkentin kuzeyindeki Zeralda'da tıbbi ekipmanlarla donatılmış evinde yalnız yaşıyor.
2013'te felç geçiren ve sağlığı giderek kötüleşen Buteflika, o dönemden istifa ettiği ana kadar halkın arasına girmezken, 2 Nisan 2019'da halk ve ordu tarafından istifaya zorlandı.
2 Mart'ta 83 yaşında giren Buteflika, şuanda, 2013 yılından bu yana ikamet ettiği Akdeniz'in kıyısındaki Zeralda kentindeki evinde kalıyor. Çevresindeki kaynaklar, Buteflika'nın kız kardeşi ile birlikte tıbbi ekipmanlarının bulunduğu evde kaldığını söyledi.
Cezayir Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi Profesörü Muhammed Henad, AFP'ye yaptığı açıklamada, Buteflika'nın bazı ayrıcalıklara sahip olduğunu belirterek, günlük yaşamının ayrıntıları hakkında bilgi sızdırılmadığını belirtti.
Buteflika ile en son görüşen kişi olan ve eski Cumhurbaşkanı’nın hayatını kaleme alan 'Le Point' dergisinde çalışan Cezayirli gazeteci Ferid Aliyat, "Buteflika çok az ziyaretçi kabul ediyor. Hâlâ tekerlekli sandalyesinde ve hastalığı yüzünden konuşamıyor. Ancak Cezayir'de olup biten her şeyi idrak ediyor" şeklinde konuştu.
Ancak Buteflika'nın zor sağlık durumuna rağmen bazı entelektüeller ve akademisyenler, Şubat 2019'da başlayan Cezayir halk hareketinin ardından 20 yıllık görevinden olan Cezayir’in eski liderinin yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle daha sert kararlarla cezalandırılmasını istiyor.
Bu bağlamda halk hareketine yakın olan Henad, Cezayirlilerin Buteflika yargılanıncaya dek sayfaları çevirmeyeceğini söyledi.
Cezayir yargısı, yolsuzluk davalarına ilişkin olarak çok sayıda soruşturma açarken, eski siyasetçiler ve iş adamları Buteflika ve ailesini ayrıcalıklarından yararlanmakla suçlandı. Bu bağlamda Sosyolog Nası Cabi, mahkemenin sembolik de olsa eski Cumhurbaşkanı'nı Cezayirlilerin öfkesini dindirmek için onu yolsuzlukla suçlaması gerektiğini söyledi.
AFP'ye açıklamalarda bulunan Sosyolog, "Buteflika cezadan kaçamayacak" diyerek, bunun Cezayirlilerin talebi olduğuna dikkati çekti.
Cabi ayrıca, mahkemeye çağrıda bulunarak 1999 yılından Buteflika hükümetinde yer alan eski diplomat Abdulaziz Rehabi'nin de yargılanmasını talep etti. Sosyolog özel bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, "Eski Cumhurbaşkanı yolsuzluğun sorumluluğunu taşıyor. Üstünü örtmeye çalıştı. Mahkemesi sembolik olacak" diyerek, sağlığı sebebiyle Buteflika’nın cezaevine gönderilmeyeceğini bildirdi.
Bu bağlamda Abdulaziz Buteflika’nın sağlığının bozulmasının ardından “ikinci Cumhurbaşkanı” sayılan Said Buteflika ise hapis cezasına çarptırıldı.
Cezayir Askeri Mahkemesi, ülkeye ve orduya karşı koyduğu gerekçesiyle eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın kardeşi Said Buteflika’yı 15 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Buteflika'nın istifasının ardından Cezayir'de bir şeyler değişti mi?
Siyasi analist Husni Abdi, eski rejimden kalma kötü uygulamaların devam ettiğini belirterek, Buteflika dönemine ait sembollerin siyasette hala var olduğunu söyledi. Abdi açıklamasında, koronavirüs salgını sebebiyle halk gösterilerinin durduğunu, ancak eylemcilerin Cezayirlilerin 1962 yılında edinilen bağımsızlıktan bu yana en büyük gösterisine olan bağlılığının hala devam ettiğini söyledi.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.