Faslı evsizler, koronavirüs kriziyle nasıl mücadele ediyor?

Barınmalarını sağlamak için sivil girişimler sürdürülüyor

Başkent Rabat’taki bir evsiz (Getty)
Başkent Rabat’taki bir evsiz (Getty)
TT

Faslı evsizler, koronavirüs kriziyle nasıl mücadele ediyor?

Başkent Rabat’taki bir evsiz (Getty)
Başkent Rabat’taki bir evsiz (Getty)

İlham et-Talibi
Koronavirüs salgının yayılmaması için evde kalmamız gereken bir zamanda peki evsiz insanlar ne yapıyor? Karantina, bu insanlar için ne anlama geliyor?
Atike, hayatın karantinaya girdiği dönemde Kazablanka sokaklarında yaşadığı günleri anlatırken “Sokaklar boşaldı, eskiden önlerinde dilendiğim camiler kapatıldı. İnsanlar salgından korkuyor” ifadelerini kullanıyor.
Oturduğu tek göz odalı evin kirasını ödeyemediği için ev sahibi tarafından kovulan Atike, iki çocuğu ile beraber sokaklarda uyumaya başlamış.
Şarku’l Avsat’ın aktardığına öre Independent Arabia’ya konuşan 24 yaşındaki bu bekar anne, “Salgın öncesinde çocuklarıma yiyecek bir şeyler ve ilaç alabilmek için dilenirdim, ancak artık onu da yapamıyorum. Astımım olduğu için salgına yakalanmaktan da korkuyorum” diyor. 
Komşularının yardımlarıyla hayatta kalan Atike, “Yaşadıklarıma rağmen, komşularım benden el ayak kesmedi. Durumları iyi olmasa da bana yardım etmeye çalışıyorlar” ifadelerinde bulunuyor.
Evlilik dışı çocuğa sahip olduğu için ailesi tarafından reddedilen Atike, bu sebeple akrabalarından da yardım isteyemeyeceğini “Beni kabul etmeleri imkansız. Bu beni çok üzüyor çünkü şuanda gerçekten yardıma muhtaç durumdayım” ifadeleriyle anlatıyor.

59 evsiz, ailelerine geri döndü
Ulusal Dayanışma Kurumu, sokaklarda yatan evsizlerin salgından korunmaları için barındırılması konusunda Aile, Dayanışma, Eşitlik ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı ile işbirliği içerisinde bir girişim başlattı.
Evsizler dosyasında uzman topluluklar ve yerel yetkililer de Ucda, Inezgane, Agadir, Tanca, Kazablanka, Rabat, Kuneytire gibi şehirleri kapsayan bu girişime katıldı.
Söz konusu bakanlığın resmi web sitesinde, evsizleri desteklemek için yürütülen girişimler sonucunda Kazablanka, Rabat ve Fakih bin Salih sokaklarında yaşayan 59 evsizin ailelerine geri döndürüldüğü bildirildi.
Aileleri olan evsiz çocuklar ve yaşça büyükler, can sağlıkları için ailelerine geri dönmeleri konusunda cesaretlendirildi. Bakanlık aynı zamanda yerel yetkililerle koordinasyon içerisinde barınma merkezlerinin açılması için teşvik girişimleri yürüttü. 

Sokakta kalma tehlikesi
Şehrin Çocukları Derneği Başkanı Musa Siraceddin, Kazablanka’daki evsizlerin salgının odak noktaları haline gelebileceğinin altını çizdi. Independent Arabia’ya konuşan Siraceddin, şu ifadelerde bulundu:
“Bazı evsizlerin eğitim kurumlarına aktarılması konusunda bazı topluluk ve yetkililerin yürüttüğü girişimler mevcut. Böyle bir sağlık krizinde karantina demek, insanların evde kalması anlamına gelir. Ancak evsiz insanlar hem kendi hem de toplum sağlığı için ciddi bir tehlike arz ediyor.”
Şuanda yürütülen girişimlerin yetersiz kaldığını, zirâ evsiz sayısının oldukça yüksek olduğunu söyleyen Siraceddin, bazı evsizlerin uyuşturucu kullandıklarına da değindi.

Barındırma faaliyetleri
Yetkililer ile sivil toplum kuruluşlarının insani ve sağlık yönlerini dikkate alan kapsamlı bir plan geliştirmelerini öneren Siraceddin, açıklamalarına şu şekilde devam etti:
“Bu fenomeni ortadan kaldırmak için kökten çözümler gerekiyor. Eğitimsizlikten, aileler tarafından ihmal edilmekten ve daha birçok zor şartlardan muzdarip olan bu sınıfın topluma kazandırılması gerekiyor.”
Altı aydır Tanca’da sokakta yaşayan, ancak karantina şartlarından dolayı Kazablanka’daki ailesinin yanına dönmek zorunda kalan 17 yaşındaki Vedii ise şöyle söylüyor:
“İnsanlar salgından korunmak için kendilerini evlere kapattı. Virüse yakalanmaktan korktuğum için sokakta yiyecek bulmak da çok zor bir hale geldi.”

500 evsizin temel ihtiyaçları karşılandı
Fas Gıda Hizmetleri Federasyonu (FMT), yaklaşık 500 evsizi barındırma girişimine katıldı. Bu girişim kapsamında Ayn eş-Şifa Vakfı’na nakledilen evsizlere giyinme, gıda ve barınma hizmetleri sağlandı.
Evsizler, sağlık krizi sonuna kadar sağlık personeli ve toplumsal destek tarafından denetlenen tıbbi analizlerden de faydalanabiliyor.
FMT ise bu girişimin Fas vatandaşları ile devlet kurumları arasındaki dayanışmayı yansıttığını vurguladı.
Sosyal medyada Nador, Muhammediye ve Sale şehirlerinden gelen üç evsiz çocuğun Kazablanka sokaklarında başıboş gezindiği görüntüleri yayılmıştı.
Çocuklara acıdıklarını ifade eden sosyal medya aktivistleri ise yetkililerden bu çocukların kurtarılması ve salgından himaye edilmesi çağrısında bulunmuştu.
6 Nisan itibariyle Fas genelinde 1113 vaka tespit edildi. Ülkede 71 hasta can verirken, 76 kişi taburcu oldu. 966 vaka tedavi altında.



Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.


İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.


Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.