Kabe İmamı Sudeys’ten koronavirüs konuşması ve duası

Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanı ve Kâbe İmamı Şeyh Abdurrahman bin Abdulaziz es-Sudeys
Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanı ve Kâbe İmamı Şeyh Abdurrahman bin Abdulaziz es-Sudeys
TT

Kabe İmamı Sudeys’ten koronavirüs konuşması ve duası

Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanı ve Kâbe İmamı Şeyh Abdurrahman bin Abdulaziz es-Sudeys
Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanı ve Kâbe İmamı Şeyh Abdurrahman bin Abdulaziz es-Sudeys

Bismillahirrahmanirrahim
Belayı def eden ve vebayı kaldıran Allah’a hamd olsun. Salat ve selam, Nebilerin sonuncusu, seçilmişlerin efendisi, Haniflerin İmamı Nebimiz ve Efendimiz Muhammed (sav)’e olsun.
Allah sizi korusun, bildiğiniz üzere şu an dünyada büyük bir salgın var. Şüphesiz bu salgın da musibet ve imtihanımızın bir parçasıdır.
Allah, Kur’an-ı Kerim’de (mealen) şöyle buyuruyor; “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara 2/155).
Suudi Arabistan, yani mübarek Hicaz toprakları da bu salgından nasibini almıştır. Hepimizin üzerine vacip olan; önlemlerimizi almamız ve Allah’ın kazası ve kaderine razı olmamızdır. Allah şöyle buyuruyor; “Şüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık” (Kamer 54/49), “Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez.” (Tegabun 64/11), “Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.” (Hadid 57/22).
Görüldüğü üzere bu salgın da Allah’ın takdiri çerçevesindedir; “Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir!” (Araf 7/54)
Kulların vazifesi, Allah’a olan imanlarını güçlendirmek, Allah’a güvenerek tevekkül etmektir. Unutmamak gerekir ki; Allah’ın verdiği musibetlerden sadece Allah’a sığınılabilir. Ayrıca tüm Müslümanların, salgından korunmak için önleyici tedbirler alması ve sağlık otoritelerince tavsiye edilen kurallara uyması vacip hükmündedir.
Bu mübarek topraklarda yönetimde olan Suudi Arabistan Krallığı da, vatandaşlarının canını ve sağlığını korumak için birçok önleyici tedbir almış durumdadır. İslam dininde, yöneticilerin, yetkileri altında olan ve ülkelerinde ikamet eden insanların hayatlarını ve sağlıklarını korumaları emredilmiştir. Nitekim Suudi Arabistan yönetimi, İslam Şeriatının ilkelerinden referans alarak, salgının büyümesinin önüne geçmiştir. Hanif İslam fıkhındaki ilkelerden biri de; ‘def-i mefasid celb-i menafiden evladır’ ilkesidir. (kötülüğü def etmek menfaat sağlamaktan önce gelir.) ve yine fıkıh usulünde; “Meşakkat teysîri celbeder’’ (İslam hukukunda kolaylık prensibi) kaidesi bulunmaktadır.
Ayrıca; “Önlem almak tedaviden iyidir” ilkesi de bilinmektedir.  
Suudi Arabistan yönetiminin aldığı tedbirler, Harem-i Şerif ve Mescid-i Nebevi’ye ziyaret gerçekleştirecek Müslümanların can sağlığını önemsemesi ile ilgiliydi. Keza bu kararlar, kutsal Mekke ve Medine şehirlerinin ahalisinin sağlığı için de son derece önemliydi. Bizim hepimizin üzerine düşen vazife ise, Ulu’l-Emre (yöneticilere) yardımcı olmak, emirlerine itaat etmektir. Nitekim reaya yöneticilere şu ayet uyarınca itaatle sorumludur; “Ey iman edenler, Allah’a itaat edin. Peygamber’e ve sizden olan ulu’l-emre de (idarecilere) itaat edin.” (Nisa 4/59)
Allah onları korusun, idarecilerimiz bu süreçte, insanları salgından koruma amacıyla son derece doğru kararlar almıştır. Allah onlardan razı olsun ve ecirlerini arttırsın. “Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.” hadisi gereğince Devlet reisi de bir çobandır ve ahaliden sorumludur. Dolayısıyla bizim de, alınan önlemlere uymamız, evlerimizde kalmamız gerekir. Salgın anında bulunduğumuz yerleri terk etmemiz, salgının daha da büyümesine sebebiyet verebilir. Karantina kararlarının, Kuran’da ve peygamberimizin Sünnetinde çok sayıda dayanağı bulunmaktadır. Allah Azze ve Cel şöyle buyuruyor; “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın” (Bakara 2/195), “Kendinizi helâk etmeyin. (öldürmeyin) Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir” dolayısıyla; Salgınla mücadelede bizim de büyük sorumluluğumuz vardır. Devlet tarafından alınan önlemlere ve kararlara uymamız hepimizin menfaatinedir. Bedenimizi ve canımızı korumamız, mekasıdu şeria’nın (İslam hukukunun amaç ve hedeflerinin) başında gelir. Allah’a hamdolsun ki; bu hususta, yöneticilerimizin öngörülü tutum takınmasıyla, büyük ölçüde başarılı olunmuştur. Aynı şekilde hepimizin, sağlam ve güvenilir kaynaklardan gelen bilgilere, resmi cihetlerin açıklamalarına itimat etmemiz gerekir.
Bu arada, tüm güvenlik güçlerimize, bu mübarek topraklarda güvenliğin sağlanması için gösterdikleri üstün çabadan dolayı teşekkür etmek isteriz. Allah, sınırlar boyunca ve ülkenin her noktasında görev yapan güvenlik güçlerimizden razı olsun.
Onlar bu ülkenin vatandaşlarını ve bu ülkede yaşayan diğer insanları, tehlikelere karşı korumak için gece gündüz görevlerinin başındadır. Bizim de bu mübarek topraklarda güvenliğin sağlanması için, güvenlik güçlerine yardımcı olmamız dini vazifelerimizdendir.
Aynı şekilde, sağlık sektöründe çalışan kahraman kardeşlerimize olan minnettarlığımızı da ifade etmek isteriz. Allah, toplumun sağlığını korumak için zor şartlar altında mücadele veren bu insanların yardımcısı olsun. Hepimiz, sağlık çalışanları ile dayanışma halinde olmalı, işlerini kolaylaştırmalı ve zorunlu olmadıkça onları meşgul etmemeliyiz. Ayrıca, salgından korunmamız için verdikleri tavsiyelere de birebir uymakla yükümlüyüz.
Toplum ve devlet bu zor süreçte bütünleşmelidir, yöneticilerimizle birlikte hareket etmeli, gerçekleri içermeyen söylentilere, halkı paniğe sevk eden yalan haberlere itibar etmemeliyiz. Hepimiz iyimser olmalı ve ümidimizi muhafaza etmeliyiz, Allah’ın izniyle yakın bir zamanda bu musibet sona erecektir. Allah’a hamdolsun ki; salgının dünya genelinde hafiflediğine dair emareler belirmeye başlamıştır. Şu anda elimizden Allah’a sığınmak dışında bir şey gelmez, içten bir şekilde dua etmeliyiz, zira dua büyük bir silahtır. “Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim” (Mümin 40/60), Rabbimiz’e belayı def etmesi için yalvarmalıyız, “Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık.” (En’am 6/42) “Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya” (En’am 6/43)
Allah’a duamız; bu ülkeyi, tüm Müslümanları ve yeryüzündeki tüm insanları bu salgından koruması yönündedir. Eğer Allah’ın evrensel sünnetine (kurallarına) uyulursa ve insanlar doğadaki dengeyi korursa bu salgın da Allah’ın izniyle sona erecektir.
Ey tüm mülklerin sahibi; bizi vuran musibeti sonlandır, çünkü aciz kaldık
Ey üzüntü ve kedere bulanan kişi, iyimser ol, Allah zail edecektir kederini
Allah zorluklardan sonra kolaylıklar verir, bu belayı da keşfedecektir
Ey Celal ve İkram sahibi Rabbimiz, senden bu ümmetin üzerindeki musibeti kaldırmanı niyaz ediyoruz. Allah’ım, bizden kıtlığı, faizi, zinayı, depremleri, zorlukları, görünen ve görünmeyen fitneleri zail eyle. Allah’ım, delilikten, cüzzamdan ve kötü hastalıklardan sana sığınırız. Ey rabbimiz, ülkemizden, İslam ülkelerinden ve tüm yeryüzünden her türlü salgını ve kötülüğü kaldır.
Şüphesiz mübarek Ramazan-ı Şerif ayı yaklaşmakta, hepimiz Allah’a dönmeli, tövbe etmeli, günahlarımız için bağışlanma dilenmeliyiz. Bu mübarek aya nasuh bir tövbe ile girersek, Allah üzerimizdeki karanlıkları giderecektir. Yüzümüzü Allah’a dönersek bize acıyacaktır. Allah Latif, bağışlayıcı ve en yüce merhamet sahibidir. Nitekim şöyle buyuruyor; “De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Zümer 39/53), Allah’a Esma-i Hüsnası ve yüce sıfatları ile, Müslümanların ülkelerini her türlü kötülükten ve salgından korumasını, ve cömertliğiyle bize nazar etmesini niyaz ediyoruz.
Allah Hadim el-Haremeyn (Kâbe ve Mescid-i Nebevi’nin hizmetkârı) Kral Selman’ı ve güvenilir veliahtını korusun. Nitekim Dünya Müslümanları, Suudi vatandaşları ve ülkede yaşayan yabancıların hayatını korumak için aldıkları önlemler son derece önemliydi. Ayrıca diğer ülkelerin istikrarı için de önemli çabalar sarf ettiler.
Medine-i Münevvere Emiri (valisi) ve yardımcısına da, Mescid-i Nebevi’ye gösterdikleri ilgi ve ihtimam için teşekkür etmek isterim. Allah sevaplarını arttırsın ve onlardan da razı olsun.
Ey Müslümanlar, umutsuzluğa kapılmayın, iyimser olun, inşallah yakın zamanda Allah’ın yardımı ve desteğiyle bu salgından kurtulacağız.
O içinde bulunduğumuz durumu en iyi bilendir ve âlemlerin rabbidir. Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a olsun, salat ve selam Allah’ın peygamberi Hz. Muhammed’e, onun Ehl-i Beyt’ine ve Ashabına olsun.
Selam üzerinize olsun.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.